YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







“Bekleyişler farklı”
Yazar: FATİH ÖZGÜR | Tarih: 10/10/2010 | Saat: 13:41

Güngör Uras MİLLİYET’teki köşesinde “Bekleyişler Farklı” ara başlığıyla 6 Ekim günü şöyle yazıyordu: “Şu bir gerçek ki, anayasa değişikliği isteyenlerin belli bekleyişleri var.

- Kürtler özerkliğe imkân verecek yeni bir yapılanma arayışında.

- Geleneklere ve dine bağlı çevreler, tarikatlara, dini faaliyetlere daha müsamahalı, inançlara saygılı bir yaşam biçimi özlemindeler.

- Bugünkü iktidar, geleceği düşünmeden yönetim gücünü artıracak düzenlemeler arayışında.

- Şu da bir gerçek ki, Atatürkçülük, laiklik, fikir hürriyeti, ilim bilim adamları, sosyal güvenlik, gelir dağılımının iyileştirilmesi, çağdaş eğitim, bilim, kültür gibi konular, “dolgu maddesi” olarak ileride belki gündeme gelir. Şimdilik gündemde bile değil.

Onun içindir ki, TÜSİAD yönetimi, ”Bize yeni bir anayasa gerekli“ derken, TÜSİAD üyelerinin yeni anayasanın temelini teşkil edecek ilkeler konusundaki görüş ve önerilerini açıklıkla ortaya koymasında yarar vardır.”

Gerçekten de şimdilerde ülkemizde “Yeni bir Anayasa” istemeyen yok da, istedikleri yeni anayasanın “nasıl”, hangi unsurlarla “yeni” tanımına layık olacakları; böyle bir “yeni”nin “neden” gerektiğini açık yüreklilikle ortaya koyan yok.

Bu tipler, AYM Başkanı Kılıç’ı saymazsak, yürürlükteki anayasamızın “Kırmızı Çizgileri” olan “değiştirilmesi teklif bile edilemez” maddeleri için ise ağızlarındaki baklayı henüz çıkarmadılar; Kılıç ise sözlerini tam da “çevir kazı yanmasın” denilecek bir şekilde tevile kalktı…

Bir de, hakkını yemeyelim, Recep bey, YÖK’ün İç-Dış Mahkeme kararlarını hiçe sayıp emrivaki ile açtığı “üniversitelerde türban serbestliği” kapısından girip “kamusal alanda da dini simgeleri serbestleştirme niyeti” somutlaşıyor. Başbakanın “7-8- sene evvel kamusal alan mı vardı” sözlerini; “namazı yasaklıyor muyuz ki başörtüsünü yasaklayalım” ifadesindeki “dini vecibelere vurguyu” görmezden gelemeyiz ki bu ise ilköğretimde de türban demektir, biline…. 

İktidarın şimdi yapmakta oldukları, 12 Eylül referandumundan alınan cesaretle, Güngör Uras’ın yukarıdaki paragrafındaki gibi, “Federal Yapı” içinde Kürtlere “Azınlık hakları” ve “Bölgesel Özerklik” verilmesini isteyen emperyalizmi tatmin edecek ve içerideki sessiz çoğunluğu uyandırmayacak emrivakilere zemin hazırlamaktan öte gitmiyor.

Oysa 12 Eylül’de kimisinin “yetmez ama…” diyerek kimininse gerçekten 12 Eylül’ü tasfiye edecek sanarak EVET dediği değişikliklerde ana fikir “demokratikleşme” ve “özgürlükleri genişletmek” değil miydi?

Öyle olduğu kuşkusuz olduğuna, göre şimdi seçime giderken beklenen ilk adımlar siyasi partiler yasasından seçim barajına, seçim yasalarına, bir dizi “demokrasiyi işletecek zaruri adımlar” değil mi?

Öte yandan fiilen “Kuvvetler Birliği” düzeni yaratan değişikliklere karşı demokrasi söyleminde samimi olanların bu duruma karşı çıkmaları beklenmeli değil mi?

Bütün güçlerin tek elde toplanması sonucunda doğmakta olan durumun demokrasi ile bağdaşması, böylece “üstünlerin hukukunun sonlandırılması” hiç mümkün olur mu?

Mevcut tabloyu iyi okumalıyız: Kendi zenginini, medyasını, bürokratını ve en sonunda yargısını yaratan, basında muhalif sesleri en marjinal düzeye indirmekle kalmayıp sürekli baskılayan, dikensiz gül bahçesi mucidi, bağımsız yargı güvencesinin ruhuna Fatiha okutan düzenlemeleri elde ettikten sonra çağdaş padişah benzetmesine bir adım daha yaklaşmış bir yönetimden nasıl demokrasi çıkacak, gerçekten izahı zor bir durum!

Sanki ülkenin, ulusun çıkarları sadece Irak’ın fiilen bölünüp bir Kürt devletinin kurulmasında; Sanki bize en lazım olan Tek Millet, Tek Devlet, Tek Bayrak, Tek Lisan anlayışını sulandırıp iki milletli iki dilli bir federatif yapıda; Sanki halkın refahının yolu “Tam bağımsız, egemen Türk Devletinden” vazgeçmekten geçiyor gibi değil mi, yapılanlara bakınca?

Acaba bu böyle olduğu için mi bütün muhalif sesler kısılıp, kuşku duyulanlar, bütün muhalifler Silivri’de toplanıyor?  Acaba “birilerinin istediği demokrasi” uzun tutukluluklar yoluyla mı kurulmakta ülkemizde? Acaba o nedenle mi Milli Ordu dahil, bütün Ulusal varlıklar, yargısız infaz ile acımasız bir itibarsızlaştırılma kampanyasına maruz?

Bütün bu nedenlerle Haziran seçimlerine giderken başta iktidar ve sözüm ona demokrasi adına onu destekleyenler, önce seçim yasalarında demokratikleşmenin yolunu açmalı; saniyen seçimden sonra millete, milletten alacaklarını sandıkları güçle(!) dayatmaya hazırlandıkları yeni anayasa önerilerini, Güngör Uras’ın çok güzel sıraladığı sorularına yanıt olacak sarahatte kamuoyuna izah etmelidirler.

Yoksa en ileri saftorikler ile en cıvık yalakalar bile yapılanları izah edemeyecekler…



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>