YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







TÜRKİYE NEREYE GİDİYOR?
Yazar: MAHMUT TEBERİK | Tarih: 21/09/2010 | Saat: 21:30

12 Eylül referandumu: Yüzde elli sekiz evet, yüzde kırk iki hayır. Her şey o kadar açık oynandı, ama bazıları göremediler, görmek istemediler gidişatı.

Ve Burhan KUZU ilk bombayı patlattı: “Türkiye’ye yakışan başkanlık sistemidir”.

Ve ikinci şok pek yakında yaşanacak. ‘Yetmez ama evet’çiler; 12 Eylülcülerin zamanaşımı nedeniyle yargılanamayacağını öğrenecekler bir iki ay içerisinde.

Ve bu arada sessiz ve derinden Antik termal kenti Allianoi’nin üzerine kum dökülmeye başlanmış. Çevre Bakanı destekliyor, çevreciler, tarihçiler, arkeologlar karşı çıkıyordu. Mesele mahkemelikti. Mahkeme muhkeme beklenmeden üzeri kumla örtüldü, yakında sulara gömülecek. Çünkü 12 Eylül’de mahkemelerin yerindelik denetimleri halkımızın oylarıyla kaldırıldı.

Peki bu noktaya nasıl gelindi? Kapitalist sistem 90’lı yılların başında küreselleşme sürecini başlattı. Bu süreçte öncelikle bakış açıları, paradigmalar, yani insanların ülkesine, dünyaya ve evrene baktığı pencereler ve gözlükler değiştirildi, bozuldu. Bu süreçte emek yoktu, sermaye yoktu. Emek-sermaye çelişkisi bitirilmişti. Etnik yapılar yeniden keşfedildi. Mezhepler tekrar gün yüzüne çıkarıldı. Çevre, kadın hareketleri (feminizm), vb. kavramlar adeta fetişleştirildi. Yerel dinamikler, farklı renkler, vb. söylemlerle ulus devletler tu kaka edildi. Bu süreçte en baskın iki unsur ise din ve milliyetçilik oldu. Emek- sermaye yerine dinci, milliyetçi bakış açıları hakim oldu. İnsanlar cemaatlerin emir eri durumuna düşürüldü.

İnsan, evrendeki tüm canlılardan daha özel, daha farklı bir yaratık. İnsan, “düşünüyorum, o halde varım” diyen, konuşan, üzülen, sevinen, duygusal, seven ve sevilen kendine özgü bir yaratıktır. Peki, bizim insanımız “düşünüyorum, o halde varım” diyebiliyor mu? İçi boş, ne idüğü belirsiz bir demokrasi söylemi öne çıkarıldı. Üretim ilişkileri ne durumda, çarklar nasıl dönüyor, sermaye birikimleri ne durumda, vb. soruların yanıtları ya hiç verilmedi ya da çarptırıldı. Günümüzde Pareto Kanunu işliyor sanki. Kabaca söylersek; dünyada üretilen zenginliğin yüzde sekseni, yüzde yirminin elinde. Geriye kalan yüzde seksen ise yüzde yirmi ile yetinmek zorunda bırakıldı. Yüzde seksene yüzde yirmi yeter mi? Yetmez. Peki ne yapmalı? O halde sadaka vereceksiniz. Kömür kuyruklarında bekleterek, makarna paketlerini göstererek ruhunu satın alacaksınız. Size minnettar edeceksiniz fakir fukarayı.

Marks diyor ki: “İnsan, temel güdüleri doğrultusunda ve önce çıkarlarına göre hareket eden bir varlıktır; insanın ideolojik-siyasal-kültürel dönüşümü ancak ondan sonra başlar. İnsanlar ayakta kalma güdüsüyle yaratılmıştır. Sınıfsal bilinçlerinden önce ekonomik veya çıkar bilinçleri” gelir. Ve Maslow’un ihtiyaçlar teorisi kabaca der ki: Karnı doymayan, evi barkı olmayan insanın yurttaşlık bilinci olmaz, birey olarak gelişemez.

Bu dünyadan umudu kesince de öbür dünyaya yatırım yapar. Sonra da, "TANRI, iradesini hakim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır; yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için TANRI'yı kullanırlar." diyen Giordano Bruno’nun sözü gerçek olur.

Kenya Kurucu Devlet Başkanı: "Batılılar geldiklerinde ellerinde incil, bizim elimizde topraklarımız vardı. Bize, gözlerimizi kapayarak dua etmesini öğrettiler. Gözümüzü açtığımızda ise; bizim elimizde incil, onların elinde topraklarımız vardı."

Peki bizde ne oldu? Kendilerine çağdaş laik demokrasiyi, bize ise içerideki işbirlikçileri ile birlikte ılımlı islamı layık gördüler. Dünyanın diğer ülkelerinde renkli devrimleri denediler, bizim ülkemizde ise cemaatler eliyle ülkemizi ele geçirmeye çalışıyorlar. Evet, liboşların söylediği gibi Türkiye’de büyük bir değişim yaşanıyor. Ama bu değişimin yönü, özgürlükten, ilericilikten yana değil, muhafazakarlık ve tutuculuktan yana oluyor. Dünyanın nasıl döndüğünü unutturdular bize. Beynimizi kirlettiler. El kirlendiğinde sabunla yıkamak kolay da, beyin kirlendiğinde temizlemek zordur. Hal böyle olunca da Türkiye’de siyaset uç noktalara kaydı. Türkiye’de merkez bitiyor. Merkez sağ bitti, yok oldu. Merkez sol ise direniyor. Merkez sol, CHP çok eleştiriliyor. Peki CHP ne yapsın? Türkiye’de hiç girilmemesi gereken, çok tehlikeli üç alan parsellenmiş. CHP bu üç alanda at koşturabilmek için;

  • MHP’den daha mı Türkçü olsun?
  • BDP’den daha mı Kürtçü olsun?
  • AKP’den daha mı dinci olsun?

Ve bir soru daha: Talep vardı da CHP talebe yetişemedi mi? Patronlar şeyh, çalışanlar mürit oldu. Çağdaş ve modern işçi işveren ilişkisi yok edildi. İnsanlar bırakın yoksulluğu, açlık sınırının altında çalışmak zorunda bırakıldı. Daha da kötüsü, en temel insan haklarından olan sağlıklı yaşama ve çalışma hakkı elinden alındı insanların ve işsiz bırakıldı. Kapitalizmin küreselleşme olarak adlandırılan bu yeni evresinde sınıfsal (emek-sermaye) ve mekansal (geri kalmış yerler-gelişmiş yerler) eşitsizlikler belki de tarihin hiçbir döneminde görülmediği kadar derinleşmiştir.

Süreç; Sanayi Devrimi sonrası işçi ve işveren arasındaki pazarlığa dayalı bireysel iş ilişkilerinden işçi sendikaları ile işveren ya da işveren sendikaları arasındaki pazarlığa dayalı toplu iş ilişkilerine evrimleşen çalışma ilişkilerinin, gerisin geriye kapitalizmin erken dönemlerinde görülen karanlık koşullardan daha da kötü bir duruma doğru devrildiği rahatlıkla söylenebilir. Bunun adı kölelik düzenidir. Evet, gidişat, kim ne derse desin kölelik düzenidir. Bu düzenden çıkışın yolu ise; Promehus’un sönmeyen ateşini taşıyacak yeni Spartaküs’lerden geçmektedir.



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(Yeni Adana Gazetesi)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>