YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







ULUSAL BİRLİK

Evet Simonum Hayır Özgürüm!
Yazar: NURİ CELAL TOROĞLU | Tarih: 31/08/2010 | Saat: 22:29

Emniyet Genel Müdürlüğü'ne teknolojiye sokan, İstihbarat Daire Başkanlığı'nı yıllarca yöneten Hanefi Avcı'nın ilk çocukluk yıllarından beri Anadolu'nun klasik muhafazakarlığı ile şekillenen bir hayatı olmuş hep. Yani toplumun değer yargılarının doğrudan veya dolaylı olarak dini kurallara göre belirlendiği bir çevrede büyümüş. Işık evlerinde kalmış, çocuklarını 28 Şubat'ın inadına Samanyolu kolejine yollamış. Muhafazakar çevrelere hep yakın olmuş bir insan...

Kitabı okurken tüm yaşamını Emniyet'e atamış bir insanı görüyorsunuz, araştıran, okuyan, çok donanımlı, hukuk fakültesini bitirmiş, teknolojiyi takip eden, öğrenen ve öğrendiği ile kalmayıp uygulayan aynı zamanda da vicdanlı ve mesleğine aşık bir insan. Bazı konularda aynı fikirde olmasam da "Makamından güç alan değil ama makamına güç veren bir insan" olduğunu anlıyorsunuz.

kitabın adı şuradan geliyor; Simon üst düzey bir PKK yöneticisi ve suçsuz olduğunu bile bile örgüt kararı diye kendi kız kardeşi hakkında ölüm kararı veriyor. Hanefi Avcı'nın ilk İstanbul yıllarındaki güzergahı üzerinde olan Haliç ise o zamanlar pis kokusu ile ünlü. Avcı kokudan nefret ediyor, her geçişinde burnunu kapatıyor, ama sonradan görüyor ki orada yaşayan insanlar, parklarda yürüyenler, mangal yapanlar bu kokudan etkilenmiyorlar, o pis kokuların içerisinde çevrelerine uyum sağlayarak yaşamlarını sürdürüyorlar. Simonlaşmışlar...

Yazdıklarının çoğunun söylenti olduğu, belgesi olmadığı söyleniyor ya bazı yatay-dikey geçişlerle cemaatçi/yandaş/paydaş medya yazarlarınca, külliyen YALAN! Kitap baştan sona isimlerle, belgelerle, olaylarla dolu. Bir istihbaratçı titizliği ile dosyaları çalışarak, bağlantıları ortaya koyarak tüm resmi önünüze koyuveriyor.

Özal zamanında bizzat Özal tarafından göz yumulan hayali ihracatın nasl yapıldığına, devletin nasıl zarara uğratıldığına, yolsuzluk ekonomisinin ülkeyi nasıl teslim aldığına varıncaya kadar her şeyi çok net ve akılcı bir dille anlatıyor. Ülkenin nasıl soyulduğunu, Büyük Türk Büyüklerinin bu işten nasıl nemalandıklarını, siyasetçilerin her daldan "çıkar ve para" söz konusu olduğunda nasıl iş birliği yaptıklarını anlıyorsunuz.

Ülkemizde son yıllarda meydana gelen, askere karşı, bazı emniyet yetkililerine karşı, Ergenekondan tutuklu bazı kişilere karşı, siyasetçilere karşı ortalığa saçılan "görüntülerin", "telekulakların", "özel hayat görüntülerinin" ve herşeyden ama herşeyden önemlisi kurulan "komploları" birbir anlatıyor. Hem de belgesiyle.

Mesela cemaatle sorunlu olan emniyetçilerin davaları ya da 90'dan fazla askeri personelin tutuklanması ile ilgili davaların nedense iki saatte 7 klasör evrakı okuyup, binlerce telefon konuşmasını süzgeçten geçirip iddianame hazırlayabilen aynı savcıya verildiğini anlatıyor bizlere...

Çok daha önemlisi de Özel Yetkili Mahkemelerin büyük çoğunluğunun (tümü?), hakim ve savcılarının cemaat üyelerinden oluşturulduğunu, tüm davaların nasıl bu mahkemelere, savcılara ve hakimlere yönlendirildiğini de açık açık anlatıyor. İsimlerle, belgelerle...

PKK, Dev-Sol, Hizbullah gibi örgütlerin Ergenekon tarafından yönetidiği iddiasının nasıl bir zırva olduğunu, aynı şekile Danıştay cinayeti, Hrant Dink'in öldürülmesi, Zirve Yayınevi cinayetlerinin Ergenekon ile ilişkilendirilemeyeceğini, çok net bir şekilde açıklıyor. Hem de bu örgütlerin 30 yıllık dokümanlarını, yapılarını, ideolojilerini, iddianamelerdeki çarpıklıkları, yanlışları, gizli tanıkların ipe sapa gelmez ifadelerini irdeleyerek...

Mesela bir ara gündemimizi meşgul eden kazılarla ilgili çok önemli bir detayı gözler önüne seriyor. Her kazıda hep el bombası ya da roket atar, lav silahı bulunmasının nedenini anlatıyor. Bunların ürkütücü, kitleleri etkileyen silahlar olduğunu ama nerede üretildiği, kime satıldığı, nereden geldiği gibi bilgileri araştırmanın mümkün olmadığını öğreniyorsunuz. Dünyadaki tüm örgütlerin öncelikle tabanca ve tüfek elde ettiğini ama bunların yakalanması durumunda nerede üretilip, kime satıldığına kadar her türlü bilgiye ulaşılabileceğini ifade ediyor.

Ergenekon ile ilgili belgelerde özellikle çarpıtmalar, eklemeler, çıkarmalar yapıldığını birbir anlatıyor. Bunları da cemmatin imamlarının koordinasyonunda, polis ve hukukçu imamlar eliyle iddianameler hazırlandığını, daha sonra da seçilen dokümanların neede bulunması gerekiyorsa oraya konularak orada bulunmasının sağlandığını anlatıyor.

Ve diyor ki;

"Ben bu kitapla birlikte açıkça ifade ediyorum ki tüm bu işleri cemaat yapıyor, bunu artık herkes bilsin. Son zamanlarda gündemi meşgul eden tüm iddiaları yayan cemaattir, onlardan bilgi alan, onlara adına konuşan da cemaatin adamlarıdır. Tarafsız basın mensubu, devletin polisi, savcısı numarasını artık kimse yutmasın."

Sanırım başka söze gerek yok... Ama şöyle bağlamak istiyorum;

Ülkemizdeki Evet Efendimci Simonlara ise Hanefi Avcı'nın aktaracağım şu sözleri yeter sanırım;

"İnsanın sahip olduğu en önemli şey özgürlüğüdür. Hiç kimsenin emrinde, izninde olmadan özgürce düşünmek, karar vermek ve davranmak insanı insan yapan unsurdur. Başkalarının emrinde olanlar ne yaparsa yapsın hayattan yeterince tat alamayacaklardır."

12 Eylül'de vereceğimiz karar da aslında bu;

Evet Simon olmaya devam mı? Yoksa Hayır Özgür Birey olmak mı?



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(www.celaltoroglu.com ve milliyet blog da yayınlanıyor.)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>