YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







DUYARLI YURTTAŞ

20 TEMMUZ BARIŞ ve ÖZGÜRLÜK BAYRAMI
Yazar: MEHMET ALİ SULUTAŞ | Tarih: 19/07/2010 | Saat: 22:23

 

                               “Bence, Kıbrıs Türk halkının Türkiye tarafından garantisi ön planda

                                                yer alan hayati bir konudur. Bundan ne feragat edilebilir,

                                                                    ne de fedakârlık gösterilebilir.”  Dr. Fazıl Küçük

 

Gırbız, Kıprıs ve Kıbrıs; hepsi de halkın dillendirdiği sözler. Hemen yakınımızdaki kocaman ve çok önemli bir adanın adıdır Kıbrıs. “ŞANLI 20 TEMMUZ:  ÇUVALI  BAŞIMIZDAN  ÇIKARDIĞIMIZ GÜN” başlıklı yazısında Mustafa Köse’nin söylemiyle, “Akdeniz’de Mersin  sahillerimize yakın olan, işaret parmağıyla bir yerleri gösteren bir ele  benzeyen Kıbrıs adası,  gerçekte  neyi  gösteriyor?” Elbette Anadolu’yu; “Ben Anadolu’nun bir parçasıyım” dercesine...

Gerçekte de öyle değil mi? Amerika, Yunanistan ve İsrail’in veya başka bir ülkenin askerî bakımdan Kıbrıs’a güçlü bir şekilde yerleşmesi hiç şüphe yok ki Türkiye için bir tehdittir. KKTC’de kurulacak olan üslerle, “Ne yapacağı belli olmayan Türkiye’ye askerî müdahalenin ucu gösterilmektedir.” Türkiye’nin yurtseverlerine göre “Türkiye’nin savunması Kıbrıs’tan başlar”. Yayılmacılar da, “Türkiye’ye saldırı Kıbrıs’tan başlar” diye düşünmektedirler.

“Kıbrıs adası, jeopolitik açıdan Akdeniz'de çok önemli bir  konumdadır. Türkiye'ye yakınlığı, İskenderun ve Mersin Körfezleri’ni kontrol etmesi, Akdeniz'in doğusundaki deniz ulaşımı, İsrail ve Suriye'nin liman ve sahillerinin güvenliği, Türk boğazları ve Süveyş Kanalının emniyeti, Ortadoğu petrolleri ile petrol nakliyatı Kıbrıs'ın önemini arttırmaktadır. Yunan adaları, Ege bölgesi devamı, Anadolu’nun güneyden kuşatılmasını tamamlayabilecek  yerdir.”

Türkiye’nin amiral gemisi Kıbrıs, işte bu jeopolitik önemi nedeniyle, tarih boyunca çeşitli kavimlerin istilasına uğramıştır. M.Ö. 1450'den itibaren, Mısırlılar, Hititliler, Fenikeliler, Asurlular, Persler, Büyük İskender, Romalılar, Bizanslılar, Araplar, Haçlılar, Venedikliler ve Osmanlılar idaresinde kalmıştır. 300 yıl Osmanlılarda kalan ada, 1877-78 Osmanlı-Rus harbinde, Osmanlıları destekleme sözü veren İngiltere'ye 1878'de geçici olarak bırakılmıştı.

            Çocukluğumun 1930’lu ve 40’lı yıllarında, Silifke ile Gülnar arasında gidip gelirdik ailecek. Kışın Silifke’de kent, yazın Gülnar’da köy yaşamı diyebiliriz o serüvene. Çoğunlukla baba işçiliğine devam eder, biz üç erkek kardeş ana gözetim ve denetiminde, okullar kapanıp ekin tarlalarında anızda kalan başakların toplanıp kiralık evin bahçesinin bir köşesinde yığılıp üstü toprakla örtüldükten sonra Haziran sonlarında yayan yapıldak düşerdik yollara, 1222 m yükseklikteki köye ulaşmak için 2-gün-2- gecede. Yollar toprak, motorlu taşıt yok. Olsa da binecek para yok. Yol öylesine yapılmış işte, ormancının, savcının aracı geçer belki diye.

Savaş ve kıtlık yılları: Bu Silifke-Gülnar gidiş gelişlerimizde Torosların doruklarına ulaştığımızda, özellikle Kayrak köyü tepesini aşarken gece vaktinde anamız gösterirdi güney tarafımızdaki denizin bir yerinde ışıldayan bir yeri, “Orası Gırbız işte!..” diye. Horoz seslerinin bile duyulduğu söylencesinin dilden dile dolaştığını da aktarırdı rahmetli anamız. Yıllar sonra okulda öğrendim o adanın Kıbrıs olduğunu. Daha neler öğrendim neler!..

“Burası Kıbrıs Radyosu Yayın Korporasyonu” diye duyduğumuz ve ‘ırado’ denilen, ama doğrusunun ‘radyo’ olduğunu öğrendiğim, sınıf arkadaşımın postacı babasının satın alıp evlerine getirdiği pille çalışan bir kutudan, Türkçe şarkılar da dinlerdik, ortaokul yıllarında.

O yayının bulmacasını bile çözüp gönderirdim, adımın okunarak istediğim şarkının çalınması için… Başka bir armağan verirler miydi hatırlamıyorum. İlkokul yıllarında da çarşıda kahvelerin duvarında veya babası tenekeci olan bir arkadaşımın evinde de büyükler açtıklarında dinlerdik tek Ankara Radyosu’nu. O zamanlarda Kıbrıs Radyosu diye bir yayın duymazdık.

Silifke’de çok Kıbrıslı vardı. Öğretmenlerimden biri de Kıbrıs kökenli bir ailedendi. Gırbız eşeği nasıl güçlüdür, Gırbız Zeybeği nasıl oynanır daha çocuk ve gençken öğrendim.

Bolu’ya bağlı, Köroğlu Dağları’nın doruklarında, ilin en az gelişmiş ve en az nüfuslu ilçesinin de Kıbrısçık olduğunu daha yeni öğreniyorum. Bu nedenle diyorum, kendim için;

“Öğrenciliği hiç bitmeyen bir eğitimci” diye. Üniversitede okurken Kıbrıslı Türk mücahit arkadaşlarımızla, Adadaki Rumların Türklere karşı yaptıkları soykırım türü zalimliklerin öykülerini dinledik; Kıbrıs konulu toplantı ve gösterilere katıldık.

Kıbrıs’ı 1571'de (Rumlardan değil) Venediklilerden alarak kurtaran Türkler, Doğu Akdeniz’i korsanlardan koruyarak Adaya 300 yıl egemen olmuşlar. Adadaki azınlık Rumlar ibadet etme, çalışma, kültürlerini sürdürme, dillerini konuşma konularında özgür bırakılmışlar. Ada 1878'de geçici olarak İngiliz yönetimine kiraya verilmiş. Rumlar, İngilizlere ve Türklere savaş açıp adayı hep Yunanistan'a bağlamak istemişler ve istemektedirler de...

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Mersin Başkonsolosluğu 20 Temmuz 2010 Salı günü KKTC Barış ve Özgürlük Bayramı münasebetiyle düzenlenen etkinliklere ve resm-i kabule hem öncülük hem ev sahipliği yapacak. Bu birliktelik aynı zamanda KKTC Mersin Başkonsolosu Sayın Oya Tuncalı’nın veda resm-i kabulü olacaktır. (324) 237 2482-3

KKTC’deki otellerin hepsinin adları yabancı. Birinin adına ‘Thermal Hotel & SPA’ da eklenmiş. Bildiğim kadarıyla, Fransızca ‘thermal’ ve İngilizce ‘spa’ (sıpa okunuyor), her ikisi de Türkçede ‘kaplıca’ demektir. Neden ‘kaplıca’ diye yazmazlar acaba? Hele bir de ‘spa’yı cahilce büyük harflerle ‘SPA’ diye yazanlar var ki anlayana aşk olsun! SPA İngilizce ‘Subject to particular average’ kavramının baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır.

Sanatçılı Oteller - Sonuçları filtrele” diye bir başlık var ki evlere şenlik. Sonuçları incele/ süz/ gözden geçir demek varken “ Sonuçları filtrele” demek ne kadar doğrudur siz karar verin. “Konsept: Yarım Pansiyon -Oda Kahvaltı- Herşey Dahil- Tam Pansiyon Plus başlığı da ayrı bir salata. Burada yanlış kullanılan “konsept” yerine ‘seçenekler’ denip, “Herşey” ayrı, “Dahil”deki ‘a’ şapkalı ‘â’ ve “Plus” yerine ‘Artı’ diye yazılmış olsaydı sesimiz çıkmazdı. Hele bir Ultra Herşey Dahil Oteller sınıfı var ki, gidecek olsam bile gitmem. “Ultra” yerine yazılıp söylenecek Türkçe sözcük mü kalmadı?

“En Çok Tercih Edilen Bölgeler (menu)” yazısı bir başka başlık. Parantez içindeki yabancı sözcüğün işi ne orada Allah aşkına? Ne de güzel düzenlemişler, ama ‘liste’ anlamına kullandıklarını sandığım,  o “menu” sözü bir çuval inciri berbat etmiş. Turizmciler, otelci ve aracılar hiç mi denetle(t)mezler neler yazdıklarını ya da yazdırdıklarını acaba?..

Özlemle andığımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi,

“Ulusal duygu ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin ulusal ve zengin olması, ulusal duygunun gelişmesinde başlıca etkendir. Türk di­li, dillerin en zenginlerindendir; yeter ki dil bilinçle işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk ulusu, dili­ni de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.”

 

Gırbız Mı, Kıprıs Mı?” başlıklı yazıma gönderilen yorumlardan bazıları:

 

Dost Merhaba! Kıbrıs adasının adı adada bulunan bakırdan gelir. Copper - İngilizce  telaffuzunun  etkisiyle ada halkı kelimeyi Kıprıs yapmıştır. Sevgiyle, İlyas Halil  12.11.2009

----------------

Harika!.. Merak etmiştim de araştırmalarım kısır kalmıştı. Neden Kıprıs dendiğini de öğrenmiş oldum, var olasın, ağabey!.. Saygımla, mas 12.11.2009
-------------------------------------
Yüreğine, diline sağlık. Dünyada eşi benzeri olmayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetimizi ilelebet yaşatacağız.  Sedat Kutlu 12.11.2009 Heyamola! Kıbrıs için bir mola!.. mas 13.11.2009

-----------------------------------------

Sevgili Mehmet Ali, Gerçekten bilgi bütünlüğü sunmuşsun. Dilleri irdelerken senin yazındaki bir öbek ilgimi çekti. Kıbrıs, Türkiye'nin amiral gemisidir, dediğin doğru.  Kıbrıs'a sahip çıkacak bilinç ve yönetime bir an önce ulaşmamız gerekiyor. Sevgiyle, Şükran Akal 14.11.2009

-----------------------------

Günaydın sevgili Şükran, sağ olasın yorumun için. Bu ‘resepsiyon’ kavramı için daha Türkçe bir kavram olmalı ya da türetilmeli. Has ve hoş kalasın, sevgili arkadaşım. MAS 15.11.2009



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>