YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







Neler Oluyor Allah Aşkına Dmitriy Andreyevic?!
Yazar: FIRAT SARIOĞLU | Tarih: 06/04/2010 | Saat: 13:56

İki adam karşılıklı oturmuşlar. Kamera kendilerini profilden çekiyor. Aralarında ufak bir masa var, daha doğrusu bizim ilkokullardaki sıraya benzer bir şey, ensiz. Adamlardan sol taraftaki ellerinin üç veya dört parmağının uçlarını – baş parmak boşta - sıranın kenarına dayamış. Kendinden çok emin, mağrur bir tavrı var. Hatta karşısındakine olan üstünlüğü o kadar bariz ki, sanki biraz da mütevazi görünmeye çalışıyormuş da gücünü gizleyemiyormuş havası veriyor. Önündeki sıraya nazikçe dokunuyormuş gibi duran parmak uçları ve gerilmiş kol ile vücudu “Aslında bir Sibirya kaplanı kadar vahşi olabilirim ha” diyor sanki.

Sağ taraftaki adam sandalyesini sıraya iyice yaklaştırmış. Omuriliğine paralel giden bir doğru çeksek, o doğrunun oturduğu sandalyenin yüzeyiyle paralel giden bir diğer doğrunun normali olduğunu görürüz, o derece dik duruyor. Dirseklerini sıraya dayamış, elleri birbirine kavuşacakmış gibi, tam değil ama biraz sıkılmış vaziyette duruyor. Dik durmasına duruyor ama sanki dik durmasına izin verildiği için durabiliyor.

Soldaki adam yüzünde - evet o sırada bir diğer kamera yüzünü çekiyor – hafif bıkkın, yine neyi beceremediniz der bir ifade ile “Chto proiskhodit Dmitriy Andreevich?” diye soruyor. Kelimesi kelimesine Türkçe'ye çevirsek anlamını bulmaz, şöyle demiş oluyor: “Yahu yine neler oluyor, neler dönüyor Dmitriy Andreyevic?”

Dmitriy Andreyevic, dirseklerini temas ettikleri noktadan hiç ayırmadan ama ellerini çok dikkatli hareketlerle kullanarak karşısındaki üstada durumu anlatıyor. Üstad “Bakın böyle olmaz, şöyle yapacaksınız, böyle olmalı” gibisinden tatlı bir iki azar ile nasihat karışımı laf ediyor Dmitriy Andreyevic'e. İkisinin de aynı takımdan olduğu, birinin diğerine hesap soruyormuş gibi yapmasına rağmen aslında sevdiği ve kolladığı hissine kapılmakta pek zorlanmıyorsunuz.

Rusya Federasyonu'nun Teplo Ozersk denilen bir kasabası var. Daha doğrusu varmış. Buradaki yerel idare hem şehir merkezi ısıtmasına büyük zam yapmış hem de öyle bir fiyatlandırma usulü getirmiş ki sonuç itibariyle eviniz ne kadar büyükse, yani ne kadar zenginseniz, metrekare başına düşen ısınma ücretiniz düştüğü için neredeyse büyük evi olan daha ucuza ısınıyormuş gibi bir sonuç ortaya çıkmış. Bir emekli bağırıyor ekranda kameraya: “Bütün emekli maaşım ısınmaya gitti, ben neyle geçineceğim?!” Diğer üç beş tanesi devlet dairesindeki veznenin orada, kamerayı görünce bağırıp çağırıyorlar.

Haberi dinliyorum. Şehir meclisine gidip olayı protesto edenlerden veya şehir meclisindeki muhalif delegelerle görüşenlerden bahsetmiyor. Sorunun çözümü için en ideal yol seslerini 'yükseklere' duyurmak. Devlet televizyonunun kamerasini görünce - kamera buraya gelip çekim yapabildiğine gore yukarılar bu olayın protestosuna sıcak bakıyor olmalı – basıyorlar yaygarayı.

Teplo Ozersk, google maps beni yanıltmadıysa Rusya Federasyonu'nun Yahudi Otonom Bölgesi'nde bir kasaba. Yahudi Otonom Bölgesi'nin güney komşusu Çin. Pasifik Okyanusu ile arasında sadece bir eyalet, Khabarovsk Eyaleti (daha doğrusu Khabarovskiy Kray, hadi biz eyalet diyelim) var.

Tamam, Putin son zamanlarda düşüş eğilimi gösteren popülaritesini tamir etmeye yönelik bir şov yapıyor olabilir. Olabilir ama, Moskova'dan altı yedi saat dilimi uzakta olan, bu herkesin unuttuğu kasabanın ısınma sorununu neden vatandaşlar kendileri, yerinde çözemiyorlar da Moskova'daki 'modern çar' oranın 'gubernatorunu' (governor kelimesi ile akraba olduğunu zannediyorum bu kelimenin) Moskova'ya çağırıp fırçalar gibi yaparak çözüyor? Dünyanın en büyük ülkesi böyle yönetilebilir mi?

2010 yılında bir bakıyorsunuz ki adamdaki hal, tavır herşey çar bile değil, bildiğiniz Rus Hakanı modunda. Rus Hakanı nedir demeyin, Rus hükümdarlarının bir resmi ünvanı da 1600 - 1700'lere kadar Hakan'dır - Türki milletlerle içiçe olmalarından dolayı. Diğer taraftan şu da var: O koltukta Rus Hakanı Putin değil de Allahın bir meleği dahi otursa, her problem 'merkezde' çözülecekse, memleketin hangi problemine kaç yılda sıra gelir?

Dünyada iki tane Avrasya gücü var. Bunlardan biri müslüman olduğu halde Avrupa'ya uzanmış, diğeri ise hristiyan olduğu halde Asya'ya yayılmış. Birbirinden çok farklı görünseler de, hikayeleri bazı noktalarda çok ayrışıyormuş gibi görünse de aslında aynı dertten muzdaripler: Bürokrasinin hakimiyetindeki merkezi yönetimlerden vazgeçemiyorlar. Hem gıpta hem de nefretle baktıkları Batı'nın gelişmişliğinin kökündeki iktisadi hikayeyi ve bu hikayenin kilit unsuru 'yerel yönetimlerin gücünü' görseler de uygulayamıyorlar.

İkisinin de köklerinde parçalanma korkusu ve dış unsurlardan ziyade kendiyle aynı olana güvenmeme dürtüsü var. Biri Türk beyliklerine bölünmüş Anadolu'dan sıyrıldı, diğeri Moğol istilasından sonra irili ufaklı prensliklere bölünmüş coğrafyasında güçlenip hem komşu prenslikleri dize getirdi hem de Moğol boyunduruğunu kırdı. İkisinin de özünde eski beylik veya prensliklerin bulunduğu yerlere göz açtırmama, merkezi otoriteye bağlama anlayışı vardır. Başka diyarları fethettiklerinde daha esnek davranırken, eski beyliklerin veya prensliklerin bölgelerini tam anlamıyla merkezi otoriteye bağlamışlardır.

Neden koca Avrupa'da iki mega şehir varken, nüfus ve ekonomik güç bakımından daha zayıf durumdaki bu iki Avrasya gücünün herbirinde birer mega şehir var?

Rusya'da herhangi bir ana tren istasyonuna girin, duvarda demiryolu sisteminin - eski Sovyet ülkelerini de kapsayan - ana hatlarını gösteren haritasını göreceksiniz. Bütün yollar Moskova'ya çıkar. Neden?

Neden bu iki Avrasya gücünün ekonomilerinin yüzde 60'ından fazlası sadece birer şehirde dönüyor?

Neden Teploozersk'teki fakirlerin ısınma problemi oradaki şehir meclisinde çözülemiyor da 7000 kilometre ötede oturan Rus Hakanı'nın iki fırça atmasıyla çözülebiliyor? Herkes sesini Hakan'a nasıl duyuracak?

Hiç kimse kusura bakmasın. Ne Rusya ne de Türkiye bu saçma sapan yönetim usulünü hak etmiyor. Bu iki ülkenin de artık tepelerinde oturan ve hiçbirşey yapmadan memleketin ürettiğinin ciddi bir kısmına gerek rüşvet gerekse 'hukuki' yollarla el koyan bir bürokrat sınıfına ihtiyacı yok. Türkiye bence Rusya'dan bir adım önde. Demokrasisi daha işler vaziyette ve halkı daha çalışkan. Ayrıca uluslararası pazarda rekabete cesaret eden girişimci bir sınıftan da bahsedebiliyoruz artık. Kusura bakmayın ama Türkiye İstanbul ve Anadolu'nun yeni gelişen şehirlerindeki girişimcileriyle, gençleriyle, dinamik insanıyla artık zincirlerini kırmak istiyor. Solcu aydın olmak artık halka gerizekalı deyip dine uzak durmak değil. Solcu bir aydın olmanın tanımı şu artık: Türk halkına (veya Türkiye diyelim) gerizekalı demeyi bırakıp onun müthiş dinamizmini açığa çıkaracak değişimin önünü tıkamamak ve bu değişimin doğru bir şekilde gelişmesini sağlamak; bütün bunları yaparken de dinin hayatın kabul edilmesi gereken bir parçası olduğunu teslim etmektir.

Belki farkında değiliz ama tarihin çok önemli bir aşamasına tanıklık ediyoruz. Bu aşamanın sonunda hala bir kenara savrulmamış olanlar şunu diyebilecekler kendilerine: "Hayatımda eskisine göre daha az palavra ve daha az tembellik var".



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(tac@yahoogroups.com)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>