YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







BEREKETLİ TOPRAKLAR

İnsan İnsanı Neden Aşağılar
Yazar: İBRAHİM ORTAŞ | Tarih: 21/06/2020 | Saat: 11:37

İnsan  İnsanı Neden Aşağılar

Prof. Dr. İbrahim Ortaş, Çukurova Üniversitesi, iortas@cu.edu.tr

https://www.facebook.com/iortas, Tweeter İbrahim ORTAŞ @iortas

İnsanı İnsanı Aşağılıyor

Bu sabah bir arkadaşım facebook sayfasında “Dostlarımız alçaklaşmışsa düşmanlarımızı sevin” ifadesini paylaştı. Arkadaşım ne yaşadı bilmiyorum ancak bazen insan çileden çıkıyor veya çıkabiliyor. Maalesef insanlık ciddi kişilik erozyonu sorunu yaşıyor O kadar çık çıkar ilişkilerine ve küçük kıskançlıklar yaşanmaya başlanıyor ki doğal olarak ister istemez insanda karşı tepkilerde oluşuyor. Maalesef dünya geneline bakıldığında dünyada insanlar arasında toplumsal bir sözleşme oluşturma konusunda ciddi çelişki ve çatışmalar yaşanmaktadır. Başta siyaset olmak üzere iktidar ilişkileri insanı başka baka mecralara taşıyabilmektedir. Normalinde her insan iyidir ancak durduğu yer insanı farklı tutum almaya maalesef yönlendiriyor. Çoğu zaman ak kara, kara da ak olabiliyor. Anında dün öyle düşünüyordum, bugün kararımı değiştirdim. Veya anlamadan, okumadan arkadaşlarım nasıl düşünüyorsa bende öyle düşünüyorum deyip birçok olumsuzluğa bilmeden nedende olabiliyor.

İnsanlık Vicdanını mı Kaybetti?

Son yılarda insanlar birbirleri hakkında olmadık suçlamalarda bulunması, birbirine komplo kurması bazen akıl erdirilemiyor. Günde birkaç kadının özellikle yakınları tarafından öldürülmesi karşısında insan bu kadar vicdanını kaybedemez diyor. Ancak bu kadar olumsuzluklara rağmen insanın halen anlaşılmayan geometrisi yanında anlaşılabildiği kadarı ile insanın kendine öz saygı sorunu bütün bu olayları ve çelişkileri tetikliyor gibi geliyor bana. Mümin Sekmen’e ait aşağıdaki ifadeyi hatırlıyorum “Kendisi gibi olan bir insanı sever ama ona saygı duymakta zorlanır. Çünkü̈ onda kendi iç̧ eksiklerini ve kusurlarını görür.  Kendisinden çok farklı ve üstün olana saygı duyar ama bu defa da onu sevmez. Çünkü̈ kendisine yetersizliklerini hatırlatır“ diyordu. Yani insan, yani türdaşımız, yani bizim gibi konuşan ve çoğu zamana aynı sofrayı da paylaştığımız her kim ise sizin ile konuşan ve sizin gibi iş tutan ancak diğer taraftan arkanızda sizi çekiştiren kendisi ile çelişen insanoğlu. Sevdiğini tam sevemeyen, saygı duyduğunu belirttiği insana anında sırtını dönen, sevmediğine derinden saygı duyan bu çelişkili insan yaşam başarısı sorunlu, komplekslerini atammış insan olması gerekir.

İnsan Hep İnsanı Anlamak İstemiştir

Dün Hukuk Fakültesinde okuyan oğlum Erkin Can Ortaş’a; sizin çalıştığınız materyal insan. İnsanı anlamak ve insanla çalışma çok zor bir iş. Geriye doğru bakılırsa insanlık tarihi içinde felsefe, edebiyat, psikoloji, din, ahlak hukuk hep insana dair sorunları işlemiştir. İnsan dair çok sayıda değerli sözler geçmişte söylenmiştir. Şöyle ki;

Nasreddin Hoca’ya sordular:

-Hocam adam olmanın en kısa yolu nedir?

Hoca seçkin bir toplantıda çok lafı gereksiz görüp şöyle cevap verdi:

-Adam gibi konuşanı dinlemek ve dinleyene konuşmak.

Mevlana “Nice insanlar gördüm üstlerinde elbise yok...  Nice elbiseler gördüm içlerinde insan yok...”  İnsanlar arasındaki düşünsel ve üretkenlik farklılıkları dahi birçok konuyu anlatır.

Benzer bir ifade ile Nazım Hikmet “"İnsanlar istedikleriyle ve düşündükleriyle değil, yaptıklarıyla değerlidir" der. 

Eğitimli, Kültürel Yeterliliği Olan İnsanalar Ortamdan Çeklince, Yetersizler İle De Sorunlar Çözülmemektedir.

 Halende insan insan ile uğraşıyor, küçük çıkarları veya kendini aşamadığı için küçük kıskançlıklar ve yetersilikle bazen o kadar büyük sorunlar yaratıyor ki. Çoğu insan insanın önünden kaçıp kendini inzivaya çekmek zorunda kalmaktadır. İyi eğitim almış, gezmiş, görmüş, tarih, coğrafya bilgisi olan, soyut düşünme becerisi kazanmış, erdem sahibi, mütevazı,  halden anlayan insanalar ortamdan çekilince ortalık bu defa birleşik kaplar misali yeterli eğitim almamış, bilmediğini bilmeyen, alt yapısı yetersiz insanlara kalmakta. Kültürel alt yapısı yetersiz, eğitimi yetersiz bu insanlar ile de bilim, sanat, felsefe, değişim, üretim, sorunlar çözülmüyor. Dünya geneline baktığımızda her toplumda başarının ve başarısızlığın, gelişmişlik ile gelişmememişlik ilişkileri tamam ortamın ve yönetimlerin yeterliliği olan ve olmayan insanlara bağlı olduğu görülecektir. Maalesef nüfusumuzda 7.8 milyar ve sorunlarda aynı oranda artı. Son yıllara dünyanın yönetilmesi artık taşınamamaktadır.

İnsan olmak birazda kendi kendisi ile yüzleşmektir.

İnsan yaşamının belli bir dönemde özellikle bilincinin oluştuğu dönemde geçmişi ile hesaplaşırken geçmişin geçmişte kaldığını ve önünde yaşanması gereken yeni bir dönemin açıldığını görebiliyor.  İnsanın kendi iç zenginliğinin farkına vararak geleceğini anlamlı yaşamasında yine geçmişinde aldığı öğretiler ile geleceğini buluşturma sentezine bağlıdır. Bu sentezi doğru yapabilen yaşamın geri kalanı mutlu yaşarlar. Yoksa kendi kafasında kurguladığı kurgu ile uğraşır durur.

Gerçi yaşanacakların çeşitli çelişki ve zorlukları da içinde barındıracaktır. Ancak insanın kendi içinde derinleşerek geleceğe umut ve şevk ile bakması gerekir. Buda sanırım kendi aşmak veya kendini yenilemek ile mümkündür. Kendini geliştiren, kendi kendini aşa(bile)nler yaşam yolculuğunu daha rahat atlatabilmektedirler.

Herkes Yaşadığı Dünyayı Anladığı Ölçüde Yaşamsal Yol Haritasını Çizer

Evet, İnsan Olmak

Çalışmak, üretmek ve düşünme ile olur.

İnsan seven, sevilen, yaşama anlam katarak sağlanır.

İnsan, hedef koyan, amacı olan, inanan ve inancı uğrunda çaba sarf eden ilerleyendir. Tabii bazısı bilinçle ve planlama ile geleceğini kurgular, kimi daha küçük bir amaç ile yapar, kimi de geldiği gibi günün getirdikleri ile akıntı boyunca yol alır gider. Tabii sonuçta 70-80 yıllık yaşam maratonu nasıl tamamladığın önemlidir. Arkadan da bıraktıkların içinde en çok anlanın ne olmasını istiyorsan ona göre çalış çabala. Sonuç herkesin kendi kararında. Tabii verdiği kararının bilincindeyse. 

Yine de dostlar alçaklaşmasın, düşmanda olmasın bu dünyada. İnsanla insanca konuşsun anlaşsınlar... Yine de insanlık kazanacak diyelim.

17 Haziran 2020, Adana, İbrahim Ortaş Korona Günlüğü



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>