YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







TÜRKİYE'NİN 2020 EKONOMİK SIKINTILARI
Yazar: KORAL ÇEPNİ | Tarih: 19/05/2020 | Saat: 14:34

Koral Çepni

Salgın Türkiye’yi önümüzdeki aylarda ciddi ekonomik sıkıntılara itecektir. İlk çeyrekte Mart ayında başlayan sıkıntılara rağmen kabaca yıllık %5 büyüyen ekonomi, 2. çeyrekte keskin bir düşüşe geçecektir. GSYH’sının hemen %60’ına gelen ülkemizin çarpık hizmetler sektörü salgından en olumsuz etkilenecek sektör olacaktır.  Bir yandan sert bir fren yapacak olan iç turizm, diğer yandan neredeyse sıfırlanacak olan dış turizm vardır. Ülkemize gelen turistlerin normal paket harcamaları dışında çarşı pazarda yaptıkları alışverişleri, otel dışında harcadıklarını da değerlendirmek gerekir. Hizmet sektörünün önemli parçaları olan berberler, kuaförler, lokantalar, sinemalar, konser salonları, yolcu taşımacılığı da 2. çeyrekte durma noktasında olacaktır.

Hizmet sektörünün yanısıra 2. Çeyrekte inşaat sektörü de hemen durma noktasında olacaktır. GSYH’daki payı %9-10 arasında olan inşaat sektörünün çimentodan, beyaz eşyaya kadar sanayi sektörüne de olumlu katkıları akıldan çıkartılmamalıdır.                

Sanayi sektörü Nisan ayında %61 kapasite kullanabilmiştir. Çeyrek ortalaması %65 gibi olabilir ve GSYH’dan payı %23 kadardır. Ülkemizde onlarca insanın işsiz kaldığı, ancak sınırlı sosyal yardımlarla hayatlarını sürdürebildikleri unutulmamalıdır. Dolayısıyla gıda ve zorunlu ihtiyaçlar dışında sanayi ürünlerine genelde talep çok düşük kalmaya devam edecektir. Yurt dışı talep te özellikle AB’de beklenen %7 gibi bir ekonomik küçülme ve düşük petrol fiyatları ile çok sınırlı olacaktır. Kısacası ihracat yoluyla büyümeye bir katkı beklememeliyiz. Ancak sanayimizin genel yapısı gereğince ithalatımız azalarak da olsa devam edecek ancak düşüş oranı ihracattan az olacaktır. Bu da yıl içinde TL değerinin aşağı yönlü baskı altında kalması için ek bir neden ve yıl sonu beklenenin üstünde bir cari açık yaratacaktır. Düşen emtia fiyatlarının ve azalan ithalatın turizmden kaybolan geliri kompanse edebileceğini tahmin etmiyorum.

Bu yıl tüm çeyreklerde pozitif büyüme gösterecek tek sektörün tarım olduğuna inanıyorum. Tarımın GSYH’daki payı %7 kadardır. Ancak çiftçinin yanlış fiyat ve dış ticaret politikalarıyla küstürülmemesi önemlidir. Küsen çiftçi ekim azaltacak, önümüzdeki yıllarda katlanacak sorunlara yenisini ekleyecektir. 

İyimser bir yaklaşımla 3. çeyreğin 2. çeyrekten %50 daha iyi geçeceğini, son çeyreğin ise 1. çeyreğe yakın olacağını düşünürsek, bu yıl ekonomik küçülmenin beklentilerin üzerinde -2 ile -5 arasında bir yerde oluşacağından hareket edebiliriz.

Ekonomik büyümenin olmadığı bir ortamda yatırım da olmayacaktır. Yatırım yapılırsa da kapasite artışından, ARGE’den çok kalite iyileştirmeye ve verimlilik artışına odaklanılacaktır. Yatırım olmayınca yeni istihdam da olmayacaktır. Her yıl 1 milyona yakın insana iş bulmak zorunda olan Türkiye ekonomisinde işsizlik %20’lere doğru artacaktır. Gerçek işsizlik bunun iki katı olarak düşünülebilir. Yüksek işsizlik talebi daha da baskılayacak, düşük talep dönüp istihdam artışını bir kere daha sınırlayacak bir fasit daire oluşturabilir. Küresel ekonominin yılın son çeyreğinde canlanmasıyla başta petrol olmak üzere emtia ve enerji fiyatları artmaya başlayacaktır. Artan ithal girdi maliyetleri ve borç yüküyle şirketler ürünlerine zam yapmak zorunda kalacaklardır. TL’nin aşırı değer kaybı enflasyonu bir noktada düşük talebe rağmen tıpkı 2018’de olduğu gibi körükleyecek ve 2020’yi büyük bir ihtimalle düşük büyüme, yüksek enflasyonla kapatacağız(son TCMB anketine göre 2020 sonu $/TL 7,02).

TL’nin %20 civarında değer kaybı Şubat ayı itibariyle 170 Milyar$ olan özel sektörün döviz açığı şirketlerin bilançolarına 34 MilyarTL gibi ek bir kur farkı gideri ekleyecektir. Sermaye yapısı son derece zayıf olan şirketler ek borçlanmaya gidecekler, bilançoları daha da bozulacaktır. Bazı şirketler piyasadan çekilmek zorunda kalacaklardır. Diğer yandan faizlerin aşırı düşük tutulması ve tasarruflara enflasyon altında bir getiri sağlanması yatırımcıları yanlış yönlendirecek, normal zamanlarda yatırım yapmayacakları düşük getirili olanakları değerlendirmeye başlayacaklardır. Faizler tekrar artmaya başlayınca kar eşiği düşük faize bağlı olan yatırımlar zarar edeceklerdir. Sermaye yeterince verimli kullanılmamış olacaktır. Tabii bir başka risk de bireysel yatırımcının eksi reel getiride finans sisteminden tamamen çıkması ve sermayeyi yastık altına taşımasıdır. Mayıs 2020’de 127 Milyar$ kadar olan bireylere ait döviz mevduatının yarısının bile yastık altına kaçmasının ülke ekonomisinde yaratabileceği olumsuzlukları düşünün.

Krizden çıkış yurt içinde istihdamın, hizmet ve inşaat sektörlerinin, yurt dışında ise genel talebin düşük kalmasından dolayı yavaş olacaktır. Bu şartlarda şirketler kredi kanallarını açık tutmaya özel bir önem vermek zorundadırlar. Pazarlama faaliyetleri farklı sektörleri, farklı coğrafyaları kapsayacak şekilde olmalıdır. Nakit akışı mutlaka pozitifte kalmalıdır. Şirketin bir kısmını halka arz etmek, ortak almak, başka bir şirketle birleşmek düşünülmelidir. Üretimde farklı kalitede, farklı özelliklerde farklı ürünleri üretebilecek esneklik sağlanmalıdır. Hesaplı risklere girilmeli, başta döviz riski olmak üzere tüm riskler korunma altına alınmalıdır. Krizden sağlam çıkabilen şirketler pazarlarını büyütmüş, daha sağlıklı bir finansal yapıya ulaşmış olanlar olacaktır.

19 Mayıs 2020   



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>