YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







VİRÜS SORUNU MU JEOPOLİTİK SORUNLAR MI?
Yazar: KORAL ÇEPNİ | Tarih: 17/03/2020 | Saat: 19:16

Koral Çepni

                            VİRÜS SORUNU MU, JEOPOLİTİK SORUNLAR MI?

             Sıkıntılarını 2018 başından itibaren hissettirmeye başlayan ekonomik şartlar özellikle son 18 ayda ekonominin paydaşlarını altında ağ olmayan bir ip cambazına dönüştürmüş durumdadır. TL’nin son 24 ayda %60’ın üzerinde değer kaybetmesi üzerine TÜFE aynı dönemde toplam %33 kadar artmıştır. Bu olumsuz gelişmenin temelinde ilk başta jeopolitik nedenler yatarken, sonradan devreye virüs etkisi girmiş bulunuyor. Önümüzdeki dönemde hangi sorunun ön plana çıkacağını doğru değerlendirebilmek, kısa ve orta vadeli kararlarda belirleyici olacaktır.           

             Herkesin beklentisi virüsün etkisinin kısa vadeli olması(1 yıla kadar). Salgının ilk çıktığı yer olan Çin’den başlamak üzere kademe kademe doğudan batıya doğru sağlıkta düzelme sağlandıkça ekonomi de toparlanacaktır. Ancak bugün için turizm sektörünün tamamında, hizmetler sektöründe, özellikle AVM’lerde konuşlanmış perakendede, dayanıklı tüketim mallarında, inşaat ve gayri menkullerde, reklamlarda, yatırımlarda önemli gerilemeler beklenmelidir. Tüketicinin temel ihtiyaçlarını karşılayan sektörlerde üretimin aksamaması, tarladan perakendeye ürün akışında sorun olmaması önemlidir. Ancak unutulmaması gerekir ki virüsü yenmekle ekonomik büyüme birbiriyle çelişen iki olgudur. İnsanlar salgının yaygınlaşmasını önlemek amacıyla izolasyona gittikçe talep daha da düşecek, istihdam sonunda olumsuz etkilenecek, GSYH ister istemez düşecektir. Virüs insanların tüketim davranışlarını olumsuz yönde etkileyecektir. Her türlü eğitim biriminin geçici olarak da olsa kapanması GSYH üzerindeki olumsuz baskıyı arttıracaktır. Sorun küresel olduğu için ihracat da iç piyasa kadar etkilenecektir. Gelişmelerin küresel bir deflasyona gidip gitmeyeceği henüz belli değildir.  Böyle bir ortamda her ne kadar kredi faizlerinin düşmesi önemliyse de, asıl önemli olan bireylerin ve kurumların nakde erişimlerinde sıkıntı yaşamamalarıdır. Bankalar riskli sektörlerde kredileri geri çağırmak gibi bir yanılgıya düşmemeli, devlet bankalara bu konuda gerekli desteği sağlamalıdır. Ancak yurt dışı kökenli yatırımcılar TL varlıklarından çıkarak yatırımlarını “güvenli limanlara” taşıyıp TL’nin baskı altında kalmasına yol açabileceklerdir. Yaşadığımız dönemde prestij projelerine yer yoktur. Herkesin beklentisi 2. çeyrekten sonra virüsün etkisinin azalacağı ve son çeyrekte ekonomilerin trend büyüme rotasına geri dönebileceğidir. Dönüş belli bir telafi talebi olacağı için “V” şeklinde hızlı olacaktır.

             Türkiye’nin uzun vadeli sıkıntıları ise jeopolitik nedenlere dayanmaktadır. Libya, Doğu Akdeniz, Kuzey Irak, Suriye(hatta belki Suriye’deki Şii milisler üzerinden İran), AB, Rusya(Suriye ve Libya’da sonuçta karşı taraflardayız), ABD ön plana çıkan sıkıntılı ilişkilerdir. En azından 2023 seçimlerine kadar bu sorunların halledilmesini beklememeliyiz. ABD politika değişikliğine gitmediği sürece Suriye’nin doğusunda artık “devletimsi” bir Kürt yapılaşması oluşmuştur. İdlib’de 4000km2 kadar bir alan Suriye güçlerine terkedilmek pahasına ateşkes sağlanabilmiştir. Suriye’nin saldırıları er veya geç Fırat’ın hem doğusunda, hem batısında tekrar tekrar yaşanacaktır. Ülkemizdeki göçmenlerin çok büyük bir kısmının hiçbir zaman geri ülkelerine dönmeyeceklerini, önemli bir kısmının ise imkan olsa da Avrupa’ya bile gitmeyecekleri düşüncesine katılıyorum. Kıbrıs konusu halledilmeden ne Libya, ne Doğu Akdeniz’de bir sorun çözülebilir. Bu olumsuzluklar Türkiye’nin çok ciddi bir yetişmiş insan gücünü, çok kısıtlı sermayesini, sınırlı teknolojisini jeopolitik sıkıntıların olduğu alanlara odaklamak zorunda bırakmaktadır. Bunun yanı sıra genç işsizlik %25’te, tarım yeterince desteklenemediği için perişan durumda, şirketler ağır sosyal ödemeler ve vergiler altında sermaye birikimi yapamamakta, enflasyon ve TL’nin değeri zorla belli bir düzeyde tutulabilmektedir. Rusya’ya Türk Akımı, nükleer santral, Turizm ve tarım ürünleri ihracatımızla göbekten bağlılığımız Suriye ve Libya’da tamamen karşımıza almamızı güçleştirmektedir. ABD’den ise er veya geç yaptırım gelecektir. Halk Bankası tarafından gelecek cezanın tutarı belirsizdir. Türkiye son 1 yılda kendini küresel finans piyasalarından soyutlayarak belki parasının üzerindeki muhtemel spekülatif atakları sınırlandırmış ancak dış dünyadan para akışını da yüksek nominal TL faizlerine rağmen engellemiştir. Petrolün fiyatının Ocak ayının ilk haftasından beri yarıdan aşağısına inmesi Körfez bölgesinde hala kalan yardıma hazır ülkelerin imkanlarını da sınırlamıştır. Önümüzdeki dönemde TL’nin değer kaybettikçe enflasyonun artması da normal karşılanmalıdır.

             Türkiye virüsün ekonomisinin üzerinde yarattığı olumsuzlukları diğer ülkelerle birlikte 2020 yılında çözecektir. Ancak jeopolitik sıkıntılar Türkiye’nin kendi yarattığı yanlış politikalar sonunda oluşan sorunlardır ve bir çıkmaz sokaktır. Bunların çözümü ise ekonomiden dış politikaya, hukuktan adalet mekanizmasının işleyişine, basının serbestisinden kurumsal şeffaflığa kadar bu güne kadar uygulanan politikaların tam tersine bir yaklaşım gerektirmektedir. Böyle bir gelişmenin ancak 2023 sonrasında(veya erken bir genel seçimden sonra) o zamanki şartlar el verirse oluşabileceğini düşünüyorum. Yatırımlar da ancak o zaman artacaktır. 

17 Mart 2020     



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>