YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







“Dışişlerinden ABD Elçisine balans ayarı”
Yazar: FATİH ÖZGÜR | Tarih: 11/02/2010 | Saat: 17:39

06.Şubat.2010 Cumartesi günü HÜRRİYET Gazetesindeki bir haber başlığı çok düşündürücü mahiyetiyle dikkatimi çekti; sizlerle paylaşmak istedim. Haber başlığı şöyle idi:“Dışişlerinden ABD Elçisine balans ayarı”  

Haberi okuduğumuzda anladığımız ise şu oluyordu: ABD Büyükelçisi Jeffrey’in  Sabah gazetesiyle yaptığı söyleşide dış politikadan Ergenekon'a, ordunun siyasetteki rolüne kadar birçok konuda görüşlerini dile getirmesi Dışişlerini kızdırmış!

Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Diplomatik teamüller uyarınca Büyükelçilerin görev yaptıkları ülkelerin iç politikası hakkında yorumlarda bulunmamaları beklenir.” Denilerek devam edilmiş: “Bu itibarla, Sayın Jeffrey’nin de bu konuya daha büyük bir hassasiyetle yaklaşmış olması ve Türk iç siyasi yaşamı hakkında beyanlarda bulunmaktan kaçınması gerekirdi”

Bu açıklama için söylenecek söz de İngilizce bir deyim ki şöyle: Good morning after supper. (Akşamdan sonra sabah şerifleriniz hayırlar olsun)

“Stratejik Müttefik” diye yere göğe koyamadığımız, Kendi ülkemizin muhalefet liderlerine adeta kan davalısı gibi davranırken “Ruh İkizi” gibi, “Kanka” olmakla öğündüğümüz; Askerimizin başına çuval geçirmesini hazmettiğimiz; Ülkemizde yeni azınlıklar üretmekten, Devlet yapımızı değiştirmeye; Bizi kanımızla kazandığımız Kıbrıs’ı feda etmekten, Atalarımıza küfredip topraklarımıza göz dikmekten asla vazgeçmeyen Ermenistan ile dost(!) olmaya itmeye, her türlü sıkıntının teşvikçisi görünmekten kaçınmayan  Sam Amca’ya haddi bildirilmedikçe, elçisinin böyle açığa çıkan davranışları ne ilktir ne de son olacak!

Yeri geldi, bugün sütunumu Mahiye Morgül’e terk ediyorum. O’nun “Asimetrik darbeyle silinen TSK hafızası” başlıklı makalesi yukarıdaki konu dahil, pek çok meselenin nedenini ve bertaraf edilme şeklini bize gösteriyor. Birlikte okuyalım:

             “Asimetrik darbeyle silinen TSK hafızası

            Bugün 22.Ocak.2010; Genel Kurmay Basın sözcüsü açıklama yaptı, 26 gün devam eden “kozmik arama” sonucu tek madde halinde halka duyuruldu: “Suç kanıtı bulunamadı fakat uzun  yıllar onca emekle hazırlanmış bütün askeri planlar bütün geçerliğini kaybetti.”

            Bu kadar basitmiş meğer. Ağlamak istedim ağlayamadım.

            Uzun yıllar, onca emekle; Yani Türkiye Cumhuriyeti Ordusunun bütün bilgi birikimi, bütün hafızası, bütün deneyimi, bütün savaş stratejileri, bütün savunma planları yok oluverdi 26 günde, öyle mi? İnanılır gibi değil!

            Asker nasıl eğitilir, subay nasıl savaş planları yapar, düşmanın taktikleri nasıl deşifre edilir…Yok artık bunlar, öyle mi? Peki ne öğreteceksiniz yeni nesillere?

            26 günde TSK’nın, İstiklal Harbi dahil, bütün askeri hafızasını yüklediği bilgisayar hard disklerini virüs mü yedi?

            2001 de Washington’da, “İkiz Kuleler”le aynı günde vurulan Beyaz Saray’ın arkasındaki Savunma Bakanlığı binasını anımsadım; uzaktan kumandalı bir uçak belli bir binaya girdirilmiş, geleneksel silahlara göre yapılmış bütün savaş planları yok edilmişti.

            Bunu isteyen ABD’nin düşmanları değil, kendi içindeki “Füze Kalkanı” silahlarını üreten “Global Savaş Lobisi” yani büyük silah patronlarıydı.

Yapılan Amerikan “İç Darbe”siydi.

Ertesi hafta Amerikan Senatosunda “Füze Kalkanı” projesi için istenen bütçe onaylandı.

Peki sonra? Füze Kalkanı silahlarını satacak başka ülkeler gerekiyordu. Bunların Polonya, Çek Cumhuriyeti ve Türkiye gibi NATO Ülkeleri olmaları da gerekiyordu.

Fakat bu ülkelerde NATO savaş planları geleneksel silahlara göre yapılmış değil miydi?

NATO Ülkelerinde de konvansiyonel silahlara göre yapılmış askeri planların yok edilmesi gerekiyordu ki bu yeni ve pahalı silahlar onlara da satılabilsin.

Hem de “Ulusal Direnç noktaları”nın kırılması gerekiyordu. (Bu konu ‘Silivri Mahkemesi’ne yeni bir bakış getirir.)

Birkaç ay önce Türkiye’ye füze kalkanı satmaya giriştiklerinde Genel Kurmay Başkanımız tarafından şöyle bir yanıt verilmişti: “ Bizim savaş planlarımız konvansiyonel silahlara göre yapılmıştır, füze kalkanı işimize yaramaz.”

Bu cevap sanki şöyle bir karşı yanıt buldu: “Yaa öyle mi…Al sana, Arınç’a suikast yapacakmışsınız gibi elimizi kolumuzu sallayarak gireriz kozmik hafızanıza..Hem daha önce savunma planlarınız ne varsa, onları yapan beyin gücünüzü de çeker alırız..Hem artık sizi sivil mahkemede yargılanmaya da gerek kalmaz. Ondan sonra isterseniz alın, askeri mahkemede beraat ettirin.” Hazin şeyler geliyor aklıma.

Sırada ne var tahmin edersiniz; Geleneksel silahların toplanıp yok edilmesi. Osmanlı Ordusunun elindeki bütün silahları almaktan farkı yok bunun. Türk Ordusunun silahsızlandırılmasıdır bu, ya da Ordunun dağıtılması…

Ya sonra? “Profesyonel Vurucu Güç” yani Özel Ordu; Yaşar Büyükanıt’ın da telaffuz ettiği “bu kadar askere gerek yok, profesyonel vurucu güç yeter” dediği, yani paralı Amerikan askeri olma süreci.

İç güvenliği polise devretmiş olarak; Vatan savunmasından çekilmiş olarak; Küresel sermayenin paralı askeri! Hem de füze kalkanı silahlarını bize, bizim paramızla aldırıp, bunların nasıl kullanılacağının, eğitimini de Amerikalı subaylardan öğrenme maliyeti de bizden…

19 Ocak 2010 tarihli Cumhuriyet gazetesinde YÖK eski yöneticilerinden konuk yazar İsa Eşme’nin yazısını anımsadım. Diyor ki; Mesleki Teknik Eğitim Fakülteleri, MEB 2.12.2009 tarih ve 2009/15546 sayılı kararnamesiyle kapandı, kapanırken de 70 yıllık Teknik Öğretmenlik meslek bilgisi, deneyim birikimi de beraber yok oldu. Öğretmenliğin bir uzmanlık mesleği olduğunu ortaya koyan 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu çiğnendi. Öğretmen yetiştirme, formasyon sertifikasına indirildi.

Şimdi 15 yıl geriye dönelim. Biliyoruz ki Dünya Ticaret Örgütü bunları Tansu Çiller’e 1995’de imzalatmıştı; “Güvenlik ve savunma dâhil, eğitim, sağlık, diyanet, ulaşım, bankacılık benzeri bütün kamu hizmetlerinin özel sektöre devredilmesi…” (GATS diye geçer.)

Öğretmenliği formasyon sertifikasına indirgedikleri gibi, giderek askerliği de sertifikalı kurslara kadar indirecekler, ABD’deki gibi... Bütün askeri liseler kapanacak. Çekirdekten öğretmen yetiştirme bitirildiği gibi çekirdekten asker de yetişmeyecek. Bu yüzden “asker nasıl yetiştirilir”  bilgisinin hafızalardan silinmesi gerekiyor. Tıpkı İsa Eşme’nin belirttiği, “teknik öğretmen nasıl yetiştirilir?” bilgisinin yok edildiği gibi…

Dev silah teknolojisinin dayatılmasına karşın, toplumumuzda ilkelleşmeye doğru bir sürecin tetiklendiği, aşiretlerin nüfus cüzdanlarına yazıldığı günlere getirildik. Her aşiret kendi savunmasını kendisi yapacaksa ne bu füze kalkanları, değil mi? Hayır, onlar birbirlerine düşürülecek!

Anayasa Mahkemesi oybirliğiyle bir karar verdi; asker sadece askeri mahkemelerde yargılanır, çok ilginç! Hangi dağda kurt öldü, demeyeceğim. Diyeceğim ki, artık TSK’yı darbecilikle suçlamaya gerek kalmadı, çünkü en büyük darbeyi beyninden yedi.

Post modern darbedir bu; son model, asimetrik Amerikan darbesi. Birine suikast yapacakmış gibi suçlanıp, suçsuzluğunu ispat için  “seni 90 yıldan beri hiçbir zaman öldürmeyi düşünmedim, istersen aç beynimin içine bak.” Deyip yattığı ameliyat masasından hafızasını kaybetmiş olarak kalkmak gibi…

Ulusça her konuda hafızamız siliniyor, yetmiyor, çocuklarımız gittiği okulda otizm (zihinsel engelli) ediliyor. Anne-babalarımız daha erken yaşta Alzheimer ediliyor.

Bütün bu olanları artık çok hızlı düşünmemiz gerekiyor.

Ey halkım, hafızası yok edilmiş bir koloni olmak bize göre değildir, bunu hatırlatmak isterim ve otizm yapan o kitapları yakarak uyanışı başlatmanızı dilerim.

22.1.2009 Mahiye Morgül”.



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>