YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







HEM NALINA HEM MIHINA...

MAKUS TALİH
Yazar: METİN ATAMER | Tarih: 25/12/2019 | Saat: 19:42

Türkiye, tarihinde ne yazık ki hep kanallarla uğraşmış bir ülkedir. Yakın bir tarihimizde 1840 larda Osmanlı devleti zamanında, Kızıl deniz ile Akdeniz’in bir kanal vasıtası ile birleştirilmesi konusu, yine uçuk bir Fransız tarafından ortaya konulmuştu. Ferdinand De Lesseps, Mısır valisi Mehmet Ali paşa nın oğluna ders veriken çılgın projesini devamlı valiye aktarırmış. Padişah’a kadar uzanan bu istek, Osmanlı tarafından uzun süre itibar görmemiş. Mehmet Ali Paşa’ın  vefatından sonra Vali olarak atanan oğlu Hidiv Sait paşa göreve geldiğinde, Lesseps Fransa dan, kraliçe vasıtası ile, Mısır’a elçi atamasını istemiş. Mısır’a elçi olarak gönderilen Lesseps, projesine birde yakın destek Mısır Valisi Hidiv Sait paşadan alınca, hemen işe koyulmuş. Projeyi kabul eden Vali ikna olunca, 1859 senesinde Suveyş kanalı inşaatı fiilen başlamış olur. 

Bu inşaatta 55,000 insan fiilen ellerinde kazma ve kürekle çalışmış olduğu bir hakikattir.   Osmanlı Devleti yapımı konusunda ne kadar kesenin ağzını açtığını bilmemekle birlikte 10 sene süren bu süreçte, mutlaka parasal destek verildiğini düşünmekteyim. 

Hatta açılışı için kanalın tam ağız kısmına Vali Sait Paşa’nın savunduğu bir kadın heykelin yapılması fikrini, Sultan Abdülaziz Han kabul eder. Aslında Lesseps in olmasa olmaz konularından bir tanesi de bu kanalın girişinde bir kadın heykelinin konulması olmuş. Osmanlı, yine ünlü bir Fransız heykeltraş olan  Bertholdi’ye, bir kadın heykeli sipariş verir. Ücretini de Osmanlı Devleti peşin öder.  Osmanlı aynı dönemlerde, 1856 larda, Düyunu Umumiye kanunu ile oluşturulan, vergilerin toplanması ve borçların ödenmesi konusunda Osmanlı’yı bir kıskaca alan yabancı ülkelerin gözetimcileri, Süveyş Kanalının borçlarını da garanti kapsamına çektiklerini görmekteyiz. 

Kanalın yapımı 10 sene sürmüş. Çok zorluklarla ve bilhassa kumla uğraşan insanlar bu inşaatta birçok hayatlar sönmüş. Sonunda kanalın açılması 1869 yılı ağustos ayında, bir çok davetliler huzurunda yapılmış. Hatta davetli olan ülkelerin Kral ve Kraliçelerinden yüklü bağışlar da toplanılmış. Ancak bu paralar, kanalın gelirine girmemiştir. Mısır valisi Sait Paşa bu süreç içinde vefat etmiş ve yerine  Vali olarak İsmail Paşa atanmış. Mısır Valisi İsmail Paşa, Padişah Abdulaziz ile görüşerek, Hünkarı, İslami açıdan bu kadın heykelinin kanalın girişinde kullanılmasının gereksiz olduğuna ikna etmiştir. Bu nedenle 350 parçadan oluşan heykelin ücreti ödenmiş olmasına rağmen alınmaktan vaz geçilmiş olduğunu biliyoruz. 

Süveyş Kanalı tarihsel süreçte çeşitli hadiselere, işgale , tahribe, hatta ülkeler arası savaşlara sebep olmuş bir kanal olduğunu hatırlamaktayız. Böyle bir su yolunun yapılmasına öncülük edenler , inşaatında çalışanlar, sonunda açılan 160 kilometrelik kanaldan fayda sağlayanlar, projenin fikir babası Lesseps i her zaman anarlar. Ancak bu çok önemli su yolu bile birkaç kez ülkeler arası harplere de sebep olduğunu unutmamak gerekir. 

Istanbul’da mevcut olan İstanbul Boğazı da bir su yoludur. Burada Karadeniz’den Akdeniz ve okyanuslara kadar bu su yolu ile çıkış bulunmaktadır. Yıllarca bu boğazdan ticari gemiler mal getirip mal götürdüler. Kıyısı olmayan ülkelerin savaş gemileri bu kanalı kullanarak Karadeniz e çıkmaları, uluslararası antlaşmalarla kısıtlanmıştır. Uluslararası antlaşmaları hiçbir taraf ülke, yok sayması kolay değildir. Ekonomik güçlü değilseniz, diğer ülkelerle aranızdaki ilişkiler olumlu değilse, virgül bile değiştirmek kolay olmaz. 

Gelin bakalım Türkiye olarak bizim komşu ülkelerle ilişkilerimiz nasıl ? Uluslar arası antlaşmalarla bağlı olduğumuz ülkelerle aramız nasıl ? Müslüman ülkelerle aramızdaki ilişkiler nasıl ? Hiç birine çok iyi diyebilir miyiz ? 

Ne kadar acı bir gerçek, hiç birine olumlu cevap verememenin üzüntüsü içindeyim. Şimdi ise bir başka su yolu için kendi içimizde fikir ayrılıklarına düşmekteyiz. Ancak şu bir gerçek ki bu tasarlanan su yolu sadece bizi değil, ülkemizin deniz canlılarının  geleceği için tehlike çanları çaldığını görmezden gelen bir yönetimle karşı karşıyayız, diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

Metin Atamer 



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>