YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







OKUYAN KOALA

SONUN BAŞLANGICI
Yazar: ZAFER ATUN | Tarih: 17/02/2019 | Saat: 19:58

Bir ülke düşünün, adı Osmanlı olsun; kötü yönetim yüzünden devamlı toprak kaybetsin, müsriflikler yüzünden hazinesi boşalsın ülke dışına el açsın borç istesin abuk subuk faizlerle borçlansın, borçlandıkça batsın.

Ülkede yaşayanlar en temel ihtiyaç maddelerini bile yurtdışı kaynaklı edinebilsinler, tabi ki parası olanlar. Parası olmayan, o zaman da aç bugün de aç. Fakat o zamanlar ülkede patates, soğan, patlıcan, salatalık almak için ülke tebası kuyruklara girmiyordu. Ülke kuyruklar ile daha o zamanlar tanışmamıştı. Amaç o zamanlar da önce fakirleştirmek sonra da köleleştirmek idi.

Neden bu hale düştüler, tabi ki Chp yüzünden !

Ülkenin bu baskıcı ve parasız zor döneminde ülkesini seven, milliyetçilik duyguları ileri seviyede, cesur ve bilgili bir önder, Mustafa Kemal bu duruma dur demek için ülke çapında görüşünü paylaşan arkadaşları ile örgütlenme içine girdi. Tüm zorluklara tüm olanaksızlıklara tüm işbirlikçilere karşın bu örgütlenme ve direniş başarılı oldu.

Bu arada ülke emperyalistler tarafından işgal edilmiş, bölünmüş, parçalanmış, halkına olmadık baskı ve zulümler reva görülmüştü. O zamanlar ülkenin tebası canı için, yaşayabilmek için yedisinden yetmişine el birliği ile emperyalistlere karşın top yekün mücadele içine girmişti. Bugünkü gibi birçok şey lafta kalmıyordu. (Vatan face’de kurtarılmıyordu) Çünkü, mevzu bahis olan canıydı yani son aşamadaydı. Ve ülke insanları önderleri sayesinde başarılı oldular ülkelerini işgal eden düşmanlarını ülkelerinden söküp attılar.

Yeni bir yönetim şekli kurdular adı Cumhuriyetti.

Amaç halkın kendi kendini yönetmesi, bağımsız olması, kendi seçtiği insanlar tarafından çoğulcu bir şekilde yönetilmesiydi. Başlangıçta her şey çok güzel gelişti. Ülkede sanayi hamlesi eğitim hamlesi ve birçok gerçek anlamda devrimler gerçekleştirildi. Ülke insanları insan olduklarını hissettiler onlar artık köle değil, özgür bağımsız, geleceklerine güvenle bakabilen umutlu insanlardı. Bu ülkenin yükseliş dönemiydi.

Ülkenin önderinin zamansız ölümü ile ülke yasa boğuldu. Ülke insanları günlerce yas tuttular. Tüm dünya ülkelerinden, tüm ülke başkan ve liderleri ülkemize gelerek ulu öndere son vazifelerini yapıp saygılarını gösterdiler. Ancak bu zamansız ölüm tüm emperyallerin ekmeklerine yağ sürmüş neredeyse bir zil takıp oynamadıkları kalmıştı.

Hazırlamış oldukları ve uygulanması sekteye uğrayan emperyalist planlar tekrar devreye alındı ve uygulanmaya geçildi. Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin yükseliş dönemi çok partili döneme kadar sürdü sonra durağanlığa girdi. Siyaset bir iş olmaya başladı. Parası olanın yapacağı bir iş. Ülke gençleri Natoya girmek adına adını bilmediğimiz ülke Kore’ye ölmeye gönderildiler. Kan bedelini Nato’ya girerek aldık ülkemizde pıtrak gibi Amerikan üsleri açılmaya başlandı.

Amerika bizim dostumuzdu. Hatta o derece dosttuk ki MAH milli emniyet teşkilatı riyaseti (Mit) çalışanlarının maaşlarını bile dostumuz Amerika ödüyordu. 80’li yıllara kadar olan sürede tüm emperyal ülkeler (Abd, İngiltere, Fransa, Almanya vb) ülkemize yerleşmişlerdi. 80 yılından itibaren 80 darbesi ile, Türkiye bilinçli bir şekilde çöküşe geçti.

Çöküşün gerçekleşebilmesi adına milli değerler Vatan, Bayrak, Andımız, İstiklal marşımız, Milli Sanayi kuruluşları bilinçli bir şekilde aşındırılmaya başlandı. Tartışmaya açtırıldı. İş başındaki hükümet iktidarı süresince eğitim sistemini hallaç pamuğu gibi atarak içinden çıkılmaz bir hale getirerek çocuklarımızı gençlerimizi, eğitimsizliğe, cahilliğe mahkum etti.

Ülke okullarının birçoğu İmam Hatipe evrildi. Müfredatlar değiştirildi. Sınıfta kalmak kaldırıldı. Bilgisiz cahil bir nesil hedeflendi ve bunda başarılı da olundu.

Ülkenin belli başlı üniversitelerinden mezun olan gençler ülkede bir gelecek görmediklerinden ötürü yurtdışına göçtüler. Ülke son 10 yılında muhteşem bir beyin göçüne yanında ülke burjuvazisinin de sermaye göçüne şahit oldu.

Ülke insanlarının cahilliğinden yararlanılarak, Cumhuriyet yıkıldı ve yerine Başkanlık sistemi geçirildi. Tüm bu gelişmelere karşın ülke insanı halen Cumhuriyet ile parlamenter demokrasi ile yönetildiğini zannediyor. Gözünün önünde olan biteni idrak edemiyor. Düşünemiyor Neden, Niçin sorusunu sormayı beceremiyor.

Günümüzde ülkede, ülke insanı patates, soğan kuyruğuna girip 3 saat bekliyorsa birçok şey bitirilmiş demektir. Cumhuriyeti 100 sene yaşatmayı beceremedik. Basiretsiz ve beceriksiz siyasetçiler yüzünden ülke patates, soğanı dahi ithal eder hale getirildi.

Ülkenin yağmalanmadık yeraltı ve yerüstü kaynağı kalmadı. Sınırlar yol geçen hanına ülke civar ülke insanlarının gettosu haline getirildi. Üstüne bir de AB ve Amerika tarafından bu insanları ülkelerine göndermeyin kendi toplumunuza entegre edin baskısı yapılmakta. Ülke genetiği daha çabuk ve hızlı bir şekilde bozulmaya çalışılmaktadır. Bunda bugüne kadar başarılı da oldular. Ülke insanı Suriyeli bir göçmenden bile daha kötü koşullarda yaşamaya başladı. Ama biz büyük ülkeyiz onlar da misafirlerimiz geri dönecekler aldatmacası ile 6 milyon Suriyeli ülkede ikamet eder oldu. Bu göçün yaratacağı, şimdiye kadar yarattığı sosyal patlamalar ısrarla ve inatla tüm ülke insanlarından saklanıp sansürleniyor.

Artık son düzlükteyiz aslında son var olma savaşındayız. Ne kadar farkındayız tartışılır.

Son yerel seçimler sonrasında iki partili başkanlık sistemi tüm ağırlığı ile fiiliyata geçer, ülke bölünür (Eyaletlere) insanlar daha da cahilleştirilir. Ardından kölelik sistemi legal hale getirilir. İnsanlar karın tokluğuna yaşamaya çalışmaya devam ederler. Ama mutsuz, ama umutsuz.

Sokaktaki vatandaşa da neden tanzim satış kuyruğunda 3 saattir bekliyorsun bunun sebebi ne diye sorduğunda, sana hepsi bu Chp yüzünden der sen de dumur olursun. Çünkü algı operasyonu bir parti üzerinden tüm ağırlığı ile sokaktaki insana uygulanmıştır.

İkinci dünya savaşı esnasında hitlerin propaganda bakanı Göbelsin Alman halkını kandırma, uyutma taktiği ile bugün maruz kaldığımız algı operasyonu taktiğinin aynı olması hatta kopyası olması manidar değil mi.

O dönem Almanyasının sonu ortadayken.

 

Zafer ATUN
17/02/2019

 

 



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>