YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







OKUYAN KOALA

TÜRKİYE BATIYOR MU?
Yazar: ZAFER ATUN | Tarih: 15/08/2018 | Saat: 21:23

https://zaferatun.files.wordpress.com/2018/08/bcd2161f-45cc-4841-be4f-6934fab3ac96.jpeg?w=584

Yerli yabancı herkes bu soruyu soruyor. Türkiye battı mı yoksa toparlayabilecek mi. Bunu şimdilik hiç kimse bilmiyor. Kara cumadan sonra haftabaşı neler olacağına endekslenmiştik hep birlikte. Haftasonu merkez bankasından bir aksiyon gelmedi. Gece 7,23’ü gören dolar sabah 6,85 civarlarındaydı; ama gün içi kur büyük bir dirençle 6,80-7.00 aralığında kaldı. Borsa 92,685 puana gerilerken, hisse senetleri günlük %2,5 değer kaybetti. Bir başka deyişle, birkaç günde 98 bin puandan yaklaşık beş bin beş yüz puana yakın zarar ettirdi. Düşüş ise sürecek gibi duruyor.

Bugün; USD/TL günü %8,71 prim yaparak 6,9925 Liradan EURO/TL ise %8,87 prim yaparak 7,9727 Liradan günü kapattı.

2 Ocak 2017 gününden (MB $ kuru 3,54) 13 Ağustos 2018 gününe (MB $ kuru 6,89) kur farklarından devalüasyon olayını hesaplarsak % 95 devalüasyon (para değer kaybetmiş) olmuş. Bir buçuk yılda cebimizdeki 100 liranın 95 lirası buharlaşmış, cebimizde sadece 5 Lira kalmış. Bu türbülanstan er geç çıkacağız. Yalnız ekonomide, en can sıkıcı ve üzücü kısım Türkiye’nin beş yıllık CDS'lerinin Arjantin (434,18) ,Yunanistan (389,76) ve Brezilya (252,13) CDS'lerini geçerek 562 puana erişmesi oldu. 6 günde içine girdiğimiz türbülans yüzünden CDS’lerimiz %63 değer yitirdi. (7 Ağustos 344 puan – 13 Ağustos 562 puan) Türkiye CDS’lerinin değerlerinin düşmesi neticesinde ülke olarak çok daha fazla maliyetlere katlanarak borçlanabileceğiz. Almanya’nın 10,80 ile borçlanabilmesine karşın, biz 562 puandan borçlanabiliyoruz. (CDS bir ülkenin aldığı borcun %4,55’i kadar sigorta primi kesilmesi anlamına geliyor.) Almanya 1000 birim borç aldığında CDS değeri 10.800 olurken, Türkiye 1000 birim borçlandığında 532.000 değerinden borçlanabiliyor aradaki fark tek kelime ile korkunç.

Ülkenin bu duruma düşmesi bir günde bir ayda bir yılda olmadı.

Bir çok olumsuzluğun süreç içerisinde kronikleşmesi,

* Bol likidite olması ile birlikte bu likiditenin amaca uygun kullanılmaması,
* Yapısal reformların yapılmaması,
* Yönetimsel zaafiyetler,
* Yanlış uygulanan ekonomik kararlar,
* Bağımlı bir merkez bankası,
* Bazen doğru kararlar alınmakla birlikte uygulamada geç kalınması,
* Doğrudan vergi alınamaması yüzünden dolaylı vergilerin %70 ulaşması,
* Kayıt dışının kayda alınamaması,
* Beton ekonomisinin tıkanması,
* Faizlerin sebep değil sonuç olduğunun anlaşılmaması,
* Ülkeye giren ve çıkan kaynağı ve sahibi belirsiz kara paranın aflar çıkartılarak aklanması ve ülkenin kara para cennetine dönüşmesi,
* Özel sektör borçlarının neredeyse devlet borçlarını ikiye katlaması bu şirketlerin borçlarını ödeyememe durumunda bankacılık krizi yaşanabileceği olasılığı,
* Vergi afları ile vergi ödemeyenlerin ödüllendirilmesi,
* Devlet kurumlarının ölçüsüz, hesapsız ve denetimsiz harcama yapmaları ve bir türlü tasarrufa geçememeleri,
* Yap-işlet-devret yoluyla yapılan köprü, otoyol ve hastane gibi projelere verilen müşteri garantisi yüzünden bu projelerin tutmayan hedefleri ve aradaki farkın devlet tarafından sübvanse edilmesi fakat bu meblağların dövize endeksli olması yüzünden cari açığın kat be kat artması.
* Yanlış uygulanan dış politikalar ve siyaset,
* Parasını verdiğimiz halde alamadığımız F-35 uçakları (bu gece Trump F35’lerin Türkiyeye teslimatını durduran belgeyi imzalayarak onayladı),
* Rusyadan S400 füze alım anlaşmasını imzalamakla birlikte halen füzeleri almayıp bir şey yapmadan beklememiz,
* Amerika’ya sattığımız demir, çelik ve alüminyuma ekstradan %50 ek vergi konması ve bizim tepki göstermememiz,
* Sınır bölgesinde ABD tarafından eğitilmiş ve ağır silahlar ile donatılmış yetmiş bin kişilik bir kürt pkk/pyd grubunun her an bir sıcak çatışmaya hazır beklemesi,
* ABD tarafından Adalet ve İçişleri bakanlarımızın ABD’deki olmayan mal varlıklarının dondurulması bizim de mütekabiliyet uyarınca aynı karşılığı verip başka tepki vermememiz,
* Tahvil faizlerinin % 25 ulaşması,
* Her yüz kişiden 85’nin bir şekilde borçlu olması ve son döviz artışları sonucunda borçlarını ödeyemez hale gelmeleri,

Ulusal egemenliğimize yapılan saldırılar karşısında gerek ekonomik gerekse siyasi katı ve kesin kararlar almayıp pasif kalmamız ilk akla gelen gelişmelerdi.

Bir de şunu düşünün neden 24 Haziran’da seçime gidildi, hem de süresinden bir buçuk yıl önce. Kaybetme riskine karşın seçim neden yapıldı. Çünkü beklemeye tahammül yoktu, ekonomi patlamak üzereydi ve bugün patladı elimizde kaldı. Bu er geç olacak olan olayla sanki sürpriz olmuş gibi veya Amerika kaynaklı gibi, olan biteni hayretler içerisinde seyretmenin, suçu sağa sola atmanın ve öfkelenmenin bir anlamı yok. Beklenen bir gelişmeydi ve gerçekleşti.

Yerli bankalar ile birlikte yabancı finans kurumlarının da alacakları büyük önem taşıyor. Türk şirketlerinin İspanyadaki bankalara 83,3 milyar dolar, Fransız bankalarına 38,4 milyar dolar, İtalyan bankalarına ise 17 milyar dolar borcu bulunmakta. Bu yüzden Türkiye’de yurt dışından borç almış olan şirketler iflas ederse Avrupa bankacılık sistemi de zarar görür. Kurdaki her bir kuruşluk artış bütçeye 2 Milyar TL’lik ek bir yük getiriyor. Türkiyenin ekonomisinin istikrarsızlaşması ise kimseye bir yarar sağlamayacak. Aksine Amerika’nın Türkiye’ye açtığı bu karma savaşta (siyasi ve ticari) yarın hedefte İran, Çin ya da Almanya’nın olmayacağının hiçbir garantisi yoktur.

Tüm bu olanlara tüm bu olumsuzluklara karşın ülke olarak tek vücut olarak, birleşerek, aklımızı, bilgi ve deneyimleri kullanarak bu kısır döngüden ve açmazdan çıkabiliriz. Yeter ki doğru ve mantıklı kararlar verebilelim. Sanayicisi, işçisi, çiftçisi, köylüsü, memuru, öğrencisi, emeklisi, genci ve yaşlısı olarak bu topraklardan başka gidecek bir yerimiz yok, burada doğduk burada öleceğiz. Ata’mın gösterdiği yoldan sapmadan yılmadan kararlılıkla giderek bu çıkmazlardan açmazlardan kurtulabilir yeniden doğabiliriz yeter ki kendimize güvenip doğru adımları atabilelim.

Zafer ATUN
13/08/2018



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(zaferatun.wordpress.com)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>