YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







OSMAN HAMDİ BEY - OSMANLI'NIN MODERN SANATÇISI...
Yazar: HAMİT SERBEST | Tarih: 09/07/2018 | Saat: 23:03

Osman Hamdi beyi ve geçmişte böyle bir ressamımız olduğunu hiç duymamıştım, ta ki “Kağlumbağa Terbiyecisi” tablosu ortaya çıkıncaya kadar. O zaman bazı bilgileri bilgisayarıma kaydetmiştim ama yazma fırsatı bulamamıştım. 27 Haziran 2018 tarihli “Osman Hamdi Bey’in eserleri X-ışını ile görüntülendi” başlıklı haberini okuyunca eski defterleri karıştırdım hemen. Benim arşivdeki bilgilerden önce “Osman Hamdi Bey’in eserleri, “Osman Hamdi Bey Tablolarının Bilimsel Analizleri ve Konservasyonu” projesi kapsamında X-ışını görüntüleme tekniği kullanılarak incelendi” haberinin ayrıntılarını önce okuyalım.

“Türk resim sanatı tarihinde önemli bir yere sahip olan Osman Hamdi Bey’in Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi Koleksiyonu’nda bulunan eserleri, “Osman Hamdi Bey Tablolarının Bilimsel Analizleri ve Konservasyonu” projesi ile incelenerek elde edilen bilgiler “Görünenin Ötesinde Osman Hamdi Bey” sergisi kapsamında 31 Aralık 2018 tarihine kadar sanatseverlerle buluşuyor. Bu proje ile Osman Hamdi Bey’in bu eserleri yaptığı sırada kullandığı teknikler keşfedildi

http://www.sakipsabancimuzesi.org/tr/sayfa/sergiler/gorunenin-otesinde-osman-hamdi-bey

Bu çalışmanın sonuçlarının “MAGAZİN” haberleri arasında verilmesi toplumumuz adına bir utanç gerçekten. Ama aynı zamanda Osman Hamdi Bey’in neredeyse bir asır önce yaptığı tabloların konularının seçimindeki temel dürtüyü açıklamaktadır.

Haberde projenin iki yıl sürdüğü ve sonunda açılan sergide, sanatçının boyama teknikleri, malzemeleri ile eserlere uygulanan restorasyon çalışmalarının sunulduğu belirtilmiş. Yapılan analizler sonucu, Osman Hamdi Bey’in eserlerinde gözle görülenden daha fazlası olduğu görüldüğü bildiriliyor. Proje boyunca gerçekleştirilen çalışmalar ile Osman Hamdi Bey’in kullandığı pigmentler, boya tekniği, fırça darbeleri, resme başlamadan önce tuvalin üzerinde yaptığı çalışmalar ile ilgili gözle görülemeyen kızılötesi spektroskopi ile detaylar ortaya çıkarılmış.

Osman Hamdi Beyin adının duyulması, tanınması Profesör Mustafa Cezar’ın araştırmaları sonucu olmuştur. Buğra Değerci tarafından (http://bugraderci.blogspot.com/2012/11/bir-cinayet-ve-bir-iflasn-hikayesi.html)anlatıldığı üzere; Profesör Mustafa Cezar bir araştırma sırasında, Şişli'de mühürlü bir evde, sanatsal değerinin yanında tarihi değeri de yüksek olan, kırktan fazla tablonun varlığını öğrenir. Köşkün sahibinin resme meraklı bir sanat sever olan Saim Birkök olduğu; ancak işlediği cinayetten dolayı Sultanahmet Cezaevi'nde yatmakta olduğu anlatılır. Profesör, izin alarak hakim eşliğinde köşke girer ve "Kaplumbağa Terbiyecisi" başta olmak üzere beş tanesi Osman Hamdi Bey'e ait kırk tabloyu gün yüzüne çıkarır. Sahibinin ölümünden sonra Resim Heykel Müzesi'ne teslim edilen “Kaplumbağa Terbiyecisi”, 20 yıl kadar sonra, açık artırmayla Erol Aksoy'un eline geçer ve İktisat Bankasının koleksiyonuna eklenir.

Ancak, İktisat Bankasının iflası sonucu TMSF tarafından el konulan tablo tekrar satışa çıkarılır. Müzayede başladığında çekişme yeni kurulan iki müze arasında geçer; İstanbul Modern ve Pera Müzesi. Rakam öyle mertebelere çıkar ki; son teklif olan 5 trilyon lirayı gösterecek tabela yoktur. Demek ki müzayedeyi gerçekleştirenler bile bu kadarını beklemiyordur. Kaplumbağa Terbiyecisinin yeni sahibi Pera Müzesi olur. Ödenen 5 trilyon, Türk resim sanatı için bir rekordur. Bu yüksek ücret, tablonun ününe ün katar. Günümüzde, sokaktaki vatandaştan profesörüne, üniversite öğrencisinden ev hanımına kadar herkesin bildiği bir yapıta dönüşmüştür Osman Hamdi Bey'in "Kaplumbağa Terbiyecisi". “Puzzle”ları, reprodüksüyonları yok satıyor, dizi sahnelerinde, karikatürlerde karşımıza çıkıyor. Türkiye'nin bir nevi Mona Lisa'sı haline gelmiş durumda.

Aslında Kaplumbağa Terbiyecisi'nin bir de ikizi vardır. Osman Hamdi Bey, birçok oryantalist ressam gibi beğendiği tabloyu bir kez daha çizmiştir. Şimdiye kadar anlatılan 1906 yılında çizilen ilk tablonun hikayesidir. 1907 yılında ise resmi tekrar çizmiş ve bu hali de bir şekilde Londra'ya kadar gitmişti. Erol Simavi 1984 yılında bu resmi 100 bin dolara satın alıyor. Halen Belma Simavi'nin koleksiyonunda bulunan tablo, Sakıp Sabancı Müzesinde sergileniyor.

Resmin iki versiyonu arasında farklar var; kaplumbağaların sayıları ve yerleri, duvarda asılı olan Allah ve Muhammed yazılı tablo, yerde duran vazo ve pencere kemeri gibi.

 

Osman Hamdi bey hakkındaki kaynaklardan sadece üç tanesini verdim ve bu özet bilgilerden öğrendiklerim dahi yazının başında yazdıklarım nedeniyle utanmama yetti.

Osman Hamdi Bey, 20. yüzyılın son döneminde, sanat ve kültür alanında yenileşme ve batılılaşma akımının öncüsü olmuş ve gerçek anlamda uluslararası ün kazanmış bir sanatçımızdır.

Paris’te hukuk eğitimini sürdürürken resme olan tutkusu sebebiyle Paris Güzel Sanatlar Okulu’na (Ecole des Beaux Arts) devam etmiştir. Modern anlamda ilk Türk ressamlarından birisidir ve Türk resminde figürlü kompozisyon kullanan ilk ressamdır.

Osman Hamdi Bey, ilk Türk arkeoloğudur. Nemrut Dağı Tümülüs’ünde, Lagina’da bulunan Hekate Tapınağı’nda kazılar yapmıştır. En önemli arkeolojik kazısı Sayda (Sidon-Lübnan) kazısında kral mezarlığı kazılarıdır. Bu lahitlerin arasında İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen dünyaca ünlü İskender Lahti’nin bulunması Osman Hamdi Bey’e uluslararası bir ün kazandırmıştır.

Osman Hamdi Bey’in 1881 yılında Müze-i Hümayun’a müdür tayin edilmesiyle Türk müzeciliğinde yeni ve verimli bir devre açılmıştır. Müzeciliğimizi ilk kez modern anlamda ele almaya başlayan Osman Hamdi Bey’in Müze-i Hümayun’da gerçekleştirdiği ilk işlerden birisi, yürürlükte bulunan “1874 Asar-ı Atika Nizannamesini” 1883 yılında yeni baştan düzenleyerek eserlerin yurt dışına çıkmasını yasaklayan maddeler koydurmak olmuştur. Böylece batı ülkelere Osmanlı topraklarından eser akışı engellenmiştir. Eserlerin kaydedilmesi, onarılması, nem ve rutubetten uzak ve sağlıklı bir şekilde korunup sergilenebileceği gerçek anlamda bir imparatorluk Müze Binası yapılması için dönemin yöneticilerinden aldığı destekle, bugünkü İstanbul Arkeoloji Müzesinin ilk kısmını 1899’da, ikinci kısmını 1903’te ve üçüncü kısmını 1907’de tamamlayarak ziyarete açmıştır.

1 Ocak 1982’de Sultan II. Abdülhamid tarafından Sanayi-i Nefise Mektebinin Müdürlüğüne atanmıştır. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinin temeli sayılan “Sanayi-i Nefise Mektebi Alisi”ni kurmuş ve bugün İstanbul Arkeoloji Müzelerinin Eski Şark Eserleri Binası olarak hizmet veren binayı, Sanayi-i Nefise Mektebi olarak 2 Mart 1883 tarihinde öğretime açmıştır.

Osman Hamdi Bey, devlet işleri ile arkeoloji ve müzecilik çalışmalarını sürdürürken ressamlığını hiç ihmal etmemiştir. “Kaplumbağa Terbiyecisi”, “Arzuhalci”, “Kuran Okuyan Hoca”, “Silah Taciri”, “Leylak Toplayan Kız”, “Şehzadebaşı Camisi Avlusunda Kadınlar”, “Feraceli Kadınlar”, “Mimozalı Kadın”, “Ab-ı Hayat Çeşmesi”, “Mihrap” gibi tabloları onun en ünlü yapıtları arasındadır. Resimlerinde; Türk sanatı, kültürü, mimarisi, çinili panoları, duvarlar, halılar, süslemeli objeler, örtüler, kandiller, rahleler, türbe mekanları, hat levhaları, aile porteleri, insan figürlerini kullanmış, Osmanlı kadınının iç ve dış mekanlardaki yaşayışını resmetmiş; Doğu/Batı, inanç/aşk, yaşam/ölüm gibi ikilemlerin izini sürmüştür.

Osman Hamdi Bey tüm bunları, sanatı ve sanatçıyı önemsemeyen, başka medeniyetlerden kalan tarihi eserlere değer vermeyen, modernleşmeye karşı çıkan bir toplumda başarmıştı. Devlet kurumları ve hatta toplumun kendisi, sürekli yeni engeller çıkarmış, değişime ve modernleşmeye ayak diremişti.

İşte meşhur “Kaplumbağa Terbiyecisi” tablosundaki kaplumbağalar; devletin hantal işleyen bürokrasisi ve değişime direnen, ağır aksak ilerleyen toplumun kendisiydi. Yaşlı derviş ise kendisi ve derviş de olsa sabrının bir sonu olduğunu göstermiş oluyor.

Osman Hamdi Beyin bu başkaldırıcı tavrı resimlerinde de açıkça görülüyordu. Örneğin, “Kuran Okuyan Adam” tablosu dindar birisinin rahleye yerleştirdiği Kuran-ı Kerim’i okuyuşunu resmetmişti.

Bu haliyle dine çok bağlı bir görüntü veren ressam aynı ortamda bir resim daha çizmiş ve bu sefer rahleye güzel bir kadın çizmişti.

İki resimde anlatılanlar o kadar zıt ki, aynı kişinin bu resimleri yaptığına inanmak gerçekten zor.

Ancak, özgeçmişinden de anlaşıldığı gibi, içinde yaşadığı dönemin koşullarına rağmen bunları yapabilmiştir. Kanımca, toplumun her konudaki bağnazlığına isyanını resimleriyle anlatmış demek yanlış olmayacak.

[1] http://www.istanbularkeoloji.gov.tr/arama?_Dil=1

[2 ]http://www.ressamlar.gen.tr/osman-hamdi-bey-kimdir-hayati-biyografisi/

[3] https://www.istanbulsanatevi.com/sanatcilar/soyadi-h/hamdi-osman/osman-hamdi-bey-hayati-eserleri/



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>