YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







GOCA ARDICI GÖLGE BASTI
Yazar: VELİ BİLİCİ | Tarih: 26/04/2018 | Saat: 22:35

İlkbaharın  başındayız, boş zamanlarını geçirmek ya da görmek istediği biriyle görüşmek için halkın uğrak yeridir kozun dibi. Bazen de hesaplaşmak istendiğinde kozların paylaşıldığı meydan yeridir,  kozun dibi. Hele Cuma günleri küçük bir mahşeri andırır. Bakmayın şimdilik az sayıda insanların olduğuna, yayla zamanı geldiğinde bu kozun dibi ve mevcut meydanın tamamını tıklım tıklım dolduran her yaştan insan kalabalığını gördüğünüzde tüm düşünceleriniz değişir… Bu düşünceler arasında yoğun bir hayal ortamındayım, onca insanlar arasında  “yayla zamanı” deyince, çocukluk arkadaşım Ali’nin sözlerini yankılanır hissettim kulağımda. Birbirleriyle sohbet eden onca insan arasında yalnızım, şimdi gönlüm Ali ve Ali’nin Karabiberi ile baş başa …

               Ali, on yedi on sekiz yaşlarında yağız bir delikanlı, Karabiber, on  altı on yedi yaşlarında  bir ceylan, bir kınalı keklik.  Ali’nin gönlünde Karabiber, Karabiberin gönlünde Ali, taht kurmuşlar, cevherin en güzelinden. İki taht arasında hayli zor çileler var çekilmesi gereken, hayli çetin yollar var aşılması gereken…

              “Ali, bunun farkında, çekiyor çilesini,

                Susuyor, bunca derde çıkarmıyor sesini.

                İlahi aşk yolunda bir umut var içinde,              

                Kavuşmak ümidiyle saklıyor hevesini”.

               

                Ali, hep heyecanla anlatırdı;

               “Dezzem oğlu, yayla zamanı gelince benim halim ne olur?” Derdi.

              Ali’nin bu sözlerinin ne manaya geldiğini bilmeme rağmen yine de bilmiyormuş gibi sorardım.

              “Ne olur senin halin  Ali?” Dediğimde,

             Ali’nin, “Sorma dezzem oğlu, ben biterim, ben ölürüm, ölürüm ben dezzem oğlu” diyen mahsun ve çaresizlik ifade eden sesine meftun olurdum. İçimden “bu çocuk verem olacak” diye düşünürdüm. Üzülürdüm Ali’ye, kendine sezdirmeden. 

Ali, bana birkaç gün öncesinde ve daha önceki günlerin gecelerinde  bilmem kaçıncı defa anlattığı aşkına dair olayı sanki hiç anlatmamış gibi yeniden, yeniden anlatırdı. Ben hep dinlerdim. Sabırla dinlerdim Ali’yi. Ara sıra dinlediğimi fark ettirmek için; “Ah Alim, ah” dediğimde, Ali daha bir şevkle anlatırdı.   

Her defasında ilk defa duyuyormuş gibi heyecanla  dinlerdim, Ali’yi. “Karabiberim”  derdi Ali, başka bir şey demezdi. “Karabiberim”. 

Akşam oldu mu, Baranın Gözü’nden ta Boz Burun’a kadar ay ışığında yürüdük.  Ali anlatır ben dinlerdim.  Sabahlara kadar sürerdi Kara Biber hikayesi… Ama Karabiber’in, Ali ile yaşadıkları aşk hikayesinden haberim olduğuna dair bir bilgisi yoktu.

Gündüz herkes gibi Ali de ben de işimizde gücümüzdeydik. Ama Ali’nin Karabiber ile yeni durumlar yaşadığında  bana anlatmak için akşamı iple çektiğini düşünürdüm. Hoş ben de zaten Ali’nin anlatımlarına abone olmuş gibiydim. Bir nevi bağımlılık.  

Bir defasında;  “yayla zamanında neden ölüyorsun Ali” diye sorduğumda,

 “Dezzem oğlu, karabiberimle aramızda haberleşme için kullandığımız bir günümüz ve parolamız/işaretimiz  var. Yayla zamanı geldiğinde bizim günümüz de, parolamız da işe yaramıyor.” Demişti  Ali. Ali’nin bu cümlesini sonra  hayli merak eder olmuştum  gün ve parola/işaretini…  Mutlaka Ali’ye sormam, öğrenmem gerektiğini söylüyordu içimden bir ses….

 “Sor, sor” diye.

 Ben, Ali’ye sormadan Ali’nin bunu bana anlatacağına dair sezgilerimi dinleyerek, içimden gelen “sor, sor” sesine itibar etmemiştim ama içim de rahat değildi…

Bizim oralarda orman yangını olduğunda sadece orman idaresinde çalışan yangın söndürme ekipleri ya da askerler değil, onların yanında tüm halk gönüllü olarak yangın söndürme hareketine katılırdı. Temmuz ayı ortalarındaydı, sıcaklar kasıp kavuruyordu ortalığı.  O günlerde Kırksu Karapınar mevkiinde meydana gelen bir orman yangını hadisesi yaşanmıştı. İki-üç  gün süren yangın söndürme ve soğutma faaliyetine ben ve Ali de katılmıştık. Haliyle iki, üç gece bir araya gelememiştik. Oysa gündüzleri orman istihsal alanında birkaç arkadaşımızla beraber çalışıyorduk. Nedense gündüzleri Karabiber ile ilgili konuyu hiç konuşmazdı Ali. Ben de diğer arkadaşların yanında kendisine hiç sormazdım…

...

             Cuma günüydü  işten eve dönerken, Ali’nin  “Akşam sohbet edelim mi dezzem oğlu” demesi benim için pek sürpriz olmamıştı ama  heyecanlanmadım da diyemem.

             Akşam olduğunda bu sefer Boz Burun’dan başlamıştı sohbetimiz.

             Konuyu ben başlatmıştım.  Ali’ye “şu yayla zamanı konusunu ve parola-işaretini anlamasını isteyerek.

              Ali bu, durur mu?

             “Dezzem oğlu, Karabiberim ile aramızda Bozyer’deki  goca ardıç var ya hani ikindiye doğru Almalı’nın gölgesi goca ardıcın üzerine düştüğünde yani “goca ardıcı gölge bastığında”   Her  pazar  günü bahçelerinde bir yerde buluşup, görüşüp, konuşarak hasret gideriyorduk. Karabiberim de  ailesi ile birlikte  yayla zamanı, yaylaya gittiği için  parolamız da,  işareti de suya düşüyor, hiç işe yaramıyor” derken son nefesini veren az sonra mevta olacak birinden gelen bir ses gibiydi sesi… İçim titremişti.

              Aradan geçen zaman içinde araya yaylalar girdi, okullar girdi, çit-çubuk girdi.

             Derken, Alim;

           “İşte şimdi kader yolu ayrı düştü             

            Sana başka, ona başka biri düştü.

            Olmuyor bak zor ile Alim, zor ile,

            İçimize Karabiber harı düştü.” 

                        Veli BİLİCİ



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>