YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







ALMANYA`DAKİ İSLAM TARTIŞMALARININ ALTINDA YATAN IRKÇILIĞA DİKKAT
Yazar: MEHMET TANLI | Tarih: 03/04/2018 | Saat: 13:16

Almanya`da iki hafta önce yeni hükümet kuruldu, bakanlıklar belirlendi. Hükümet daha icraata başlamadan hükümetin küçük ortağı Başbakan Merkel’in kardeş partisi CSU (Hristiyan Sosyal Birliği) nun genel başkanı olan yeni İçişleri Bakanı Bavyeralı Horst Seehofer’’ İslam Almanya’ya ait değil ‘’ dedi ve yeniden bir İslam tartışması başlattı.

Seehofer`i bu nedenle sol, sosyal demokrat ve yeşil politikacılar ve birçok STK sert biçimde eleştirince Seehofer de daha sonra ‘’ tabii ki ülkemizde yaşayan Müslümanlar ülkemizin parçasıdırlar ama biz bir Hristiyan ülkesiyiz öylede kalacağız’’ diyerek açıklamasında biraz düzeltme yaptı.

Seehoferi bu açıklamaları nedeniyle eleştirenlerin kervanına Başbakan Merkel de katıldı, bir türlü olaya el koydu diyebiliriz. Bayan Merkel Alman Parlamentosu Başkanı Schäuble gibi Seehofer`in tam tersi ‘’Almanya’da Müslümanlar ve Müslümanlık var’’ diyerek ona ince bir ayar verdi.

Daha sonra Seehofer`e aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisinden ve bir önceki hükümette Ulaştırma ve Dijital Yapılanma Bakanı olan ve şu anda CSU`nun Federal Meclisteki Eyalet Grubu Başkanı Alexander Dobrindtten destek geldi.

Almanya için Alternatif Partisi(AfD) nin başkan yardımcısı, ırkçı çıkışlarıyla tanınan sivri dilli politikacı Alexander Gauland ta hatırlayacak olursak 2015 yılında ‘’ İslam belki en erken iki yüz yıl sonra buraya ait olacaktır’’ demişti.

Yine 2010 da o zaman Alman Cumhurbaşkanı olan CDU lu Christian Wulff ta ‘’ İslam Almanya ait’’ dedikten kısa bir süre sonra 700 Euro kendisine kredi alımında haksız avantaj sağladığı için yeni seçildiği makamından olmuştu. Medyadan, sokakta, işyerinde görüyor duyuyoruz Avrupalıların bir kısmı burada yaşayan, her geçen nüfusu artan kültürleri, gelenekleri farklı olan Müslümanlardan dolayı endişeliler.

"Kimliklerinin, geleneklerinin bu son yabancı güç olarak tanımladıkları İslam nedeniyle tehlike altında olduğunu gören sağcı, muhafazakâr ya da ırkçı Avrupalılar "İslam dünyasında demokrasi yok, devlet ve din işleri ayrı değil, İslam’da hiç reforma gidilmedi, Din direkt devlete ve toplumsal yaşama müdahale ediyor’’ diyorlar.

Bunu iddia edenlerin partisi AfD son seçimde Parlamentoya 96 Milletvekili soktu yani yüzde 16’nın üzerinde oy aldı. İslam’ın, Müslümanların Alman toplumuna uyum sağlaması mümkün değil diyen bu zihniyetin amacı birazda üzüm yemek değil bağcıyı dövmek gibi geliyor bana.

Tüm bu açıklamaların temelinde bu Irkçı olan Alman politikacıların, Adamların refahı kendi dinlerinden, kültürlerinden olmayan insanlarla paylaşmak istememesi ve CSU partisinin  AfD ye giden oyları tekrar kazanma manevrası yatıyor.

Ama bu ülkede beş kuşaktır, 60 yıla yakındır yaşayan 4 milyon küsur nüfusa sahip bir Türkiyeli kitlesi, 5-6 milyon toplam Müslüman nüfusu var.

Bunu nereye koyacağız? Bu insanların anneleri, babaları, dedeleri savaş sonrası burada en ağır işlerde çalışıp Alman ekonomisini ayağa kaldırdılar.

Ben müthiş bir genelleme görüyorum bu tip kışkırtıcı açıklamalarda.

Çünkü İslam içerisinde farklı mezhepler, farklı sosyal sınıflar var.

Ayrıca her Müslüman İşid’li mi , Salafist mi hayır.

Evet insan dilini, dişini bilmediği “önce gurbet sonra vatan” olan bir coğrafyada yaşarken, ayrımcılığa maruz kalıyor, dışlanıyorsa bazen daha muhafazakâr, dindar olabiliyor.

Ama herhangi bir müslüman göçmen burda Alman Anayasasına, ülkenin kültürüne, toplumuna saygı duyuyor, işine gücüne gidiyor, çocuklarının eğitimiyle ilgileniyorsa bırakalım Camisine, Cem evine, Kilisesine, Sinagoguna gitsin ibadetini yapsın.

Din artık sosyal bir realite, olgu arkadaşlar. İster kabul edelim ister etmeyelim. Doğru veya yanlış bugün Almanya’da en çok üyesi olan, insanların yöneldiği Dernekler, Çatı örgütleri İnanç Kurumlarıdır. Bunlar Alevi ya da Sünni olsun fark etmiyor.

Bize aslında Ortodoks, fanatik olmayan aydın Müslüman lazım. Modernleşme, Avrupai yaşam tarzı İslam için ne bir tehdittir ne de ona ihanettir.

İnsan sosyal ve kültürel kimliğini koruyarak da pekâlâ buralara uyum sağlayabilir.

Tabii ki burada da uyum sorunu yaşayan, kızını spor dersine, yüzmeye, sınıf gezisine yollamayan aşırı dindar insanlar var. Ama bunlar gerçekten küçük bir azınlık.

Genellemek ve tüm Müslümanları genel, toplu şüpheli göstererek sanık sandalyesine oturtmak son derece mantıksız bir şey.

Bu nedenle ne olursa olsun hem burada yeni Mölln ve Solingen facialarının olmaması, NSU cinayetlerinin olmaması, ırkçı, faşist saldırılara karşı hem de İslam ülkelerinde akan kanın durması için, belki şu anda ütopi-hayal olacak ama Müslümanlar bir an önce birleşmelidir.

Bu tip politikacılara ve onların hedef gösteren açıklamalarına dur diyebilmenin tek yolu ise tüm (Müslüman) Göçmenlerin ortak yanlarını ön plana çıkarıp, ortak çıkarlarını tespit edip, kendi can güvenliklerini düşünüp bir araya gelmesi ile mümkün.

Müslümanlar mutlaka birleşmelidir. Sadece bu ırkçı, Anti İslami söylemlerle mücadelede Terörle mücadelede değil, ekonomik, sosyal, kültürel … vs. her alanda sıkı bir iş birliğine girmeliler.

Artık yeni sayfa açılmalı. Bu asla yaşadığımız ülke ya da topluma karşı cephe açma değil, ırkçılığa karşı savunma ve ortak, birlikte mücadele çağrısı, refleksidir.

Bizim sorunumuz ırkçı ve fanatiklerle ama her iki taraftan da.. Almanya’da Katolik ve Protestan acil, önemli ve özel durumlarda birleşmiyor mu?

Bunun için de burada ve İslam ülkelerinde insanların öncelikle hoşgörü ve demokrasi kültürüyle farklılıklara saygılı yetişmesi, eşit haklar vermesi bilime, buluşa yönelmesi gerekli.

Gerçekçi olalım. Yoksa Müslümanların ve ülkelerinin  Batılıyla, Batıyla rekabet şansı yok, hemen hemen sıfır denecek kadar da az.

Bugün Almanya’da topyekûn Müslümanları dışlayan politikacıların Ortadoğu’da dökülen kanda eli, Egede, Akdeniz’de sulara gömülen insanların ölümünde parmağı, suçu var.

İnsanları o ülkelerin yönetimlerindeki maşalarıyla mezhepsel ve etniksel sorunları körükleyerek birbirine düşüren, kırdıran, silah satan, sonra da savaşta yerle bir olan şehirlerin yeniden inşasını alan kim bunlar değil mi?

Artık gerçekleri konuşmamız, yazmamız, direnmek için birleşmemiz lazım. Türkiye’yi zamanında dışlayıp AB‘ye almayan ülkenin kaderiyle oynayan Helmut Kohl, Chirac, Sarkozy ve biraz da Merkel değil mi? Yani bunların da günah defteri çok dolu çok.

Aşk ile... Mehmet Tanlı

Günün Sözü: Zorluklar, başarının değerini arttıran süslerdir.

(Moliere)



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>