YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







POPULİZMİN DUMANINDAN MİLLİYETÇİLİĞİN ATEŞİNE
Yazar: KORAL ÇEPNİ | Tarih: 09/03/2018 | Saat: 21:47

                  POPULİZMİN DUMANINDAN MİLLİYETÇİLİĞİN ATEŞİNE

             Ateş olmayan yerden duman çıkmaz derler ancak bu defa önce dumanı çıktı ateş sanki sonra arkadan gelecek gibi.

             Son yıllardan tüm yerkürede gittikçe yayılan bir popülizmin trendini görmemek mümkün değil. Türkiye’den Filipinlere, Avrupa’dan(İtalya, Fransa, İngiltere, vs) Hindistan’a her yerde politikacılar seçmenlerin baskılanmış arzularına tercüman olmaya başladılar. Ekonomik açıdan uzun vadede her zaman seçmenlerin yararına olamasa da, genelde kimi popülist davranışları tolere etmek mümkün oluyordu.

             Ancak özellikle 2010’dan sonra popülist yaklaşımlar gittikçe daha katı milliyetçi söylemlere dönüşmeye başladı. Genelde mülteci karşıtlığı ile başlayan milliyetçi söylemler  ekonomik alana da yayılmaya ve politik otoriterleşme sürecine girdi. ABD, Polonya, Macaristan, Türkiye, Rusya bu son gelişmenin en tipik örnekleridir. Milliyetçiliğin muhtemel ekonomik sonuçları aşağıda analize edilmeye çalışılacaktır.

             Milliyetçiliğin ekonomiye yansıması sanırım en güzel Trump’ın “Önce ABD (America First)” sloganıyla dışa vurulmaktadır. Bu slogan 1700-1800 yıllarının merkantilist ekonomik yaklaşımlarını akla getirmektedir. Elbette milliyetçiliğin ekonomiye yansıması ülkeden ülkeye, o ülkenin küresel rekabet ortamındaki konumu göz önüne alınarak, farklı ekonomik davranışlara yol açacaktır.

             Türkiye gibi uzun süredir beklenen yapısal reformları gerçekleştirmeyen, iç politik sorunlarla uğraşan, gelirin dengesiz bir şekilde fertlere dağıldığı, cari açığın yüksek olduğu, nispeten genç bir nüfusun varlığı ister istemez büyümeyi ön plana çıkartacaktır. Cari açığın arttığı ve borç yükünün yüksek olduğu ülkemizde ekonomik büyümeyi sağlamanın yolu ise tüketim ve piyasaya bol miktarda TL cinsinden likidite pompalamaktan geçmektedir. Bu gelişmenin de enflasyon yaratacağı, ancak ekonomik karar vericilerin bunu kabulleneceği açıktır. 2017 KGF(Kredi garanti fonu), 2018’de ise KGF ve KDV(Katma değer vergisi) iadeleriyle bu para pompalanmış ve pompalanmaktadır. Ancak bu gelişmenin sonucu da daha yüksek bütçe açığı ve faizler olacaktır. Yüksek faizler ve bütçe açığı eninde sonunda büyümeyi olumsuz etkileyecektir.

             Küresel milliyetçilik akımları ihracatı zorlaştıracaktır. Bu günlerde çokça duyduğumuz ithalatta kimi ürünlerde ek vergiler ve “ticaret savaşları” bu gelişmenin işaretleridir. Ancak Türkiye ekonomisini çalışır halde tutmak için önemli ölçüde -en azından kısa vadede- enerji ithaline mecburdur. Dolayısıyla cari açığını düşürmek için ithalatını da azaltmak pek mümkün olmayacaktır. Zaten tüketim üzerinde büyüyen bir ekonomide fertler ithalatın kısıtlanması sonucu tüketim alternatiflerinin düşmesini hoş karşılamayacaklardır. Dışarıdan borç almak ise gittikçe yüksek cari açık ve artan faizler sonucu pahalılaşacak ve zorlaşacaktır. Kimi ülkeler milliyetçi nedenlerden dolayı belki borçları yenilemek istemeyeceklerdir. Ülkeye sermaye getirecek bazı doğrudan yatırımlar bile milliyetçilik dalgası altında hoş karşılanmayacaktır. Cari açığı düşürmek için yerel paranın devalüasyonu da sorunlara çözüm olmaz çünkü enerji ve hatta Türkiye örneğinde ara malı ithaline mecbur olmanın dışında, devalüasyonların ihracatta her zaman beklenen artışları da vermediği ortadadır.

             Ekonomik açıdan sıkışan, milliyetçi söylemlerin yüksek sesle çıktığı otoriter rejimlerin hüküm sürdüğü ülkelerde sık baş vurulan bir yöntem savaştır. Böylece muhalefet baskı altına alınır, sanki ülkede yüzde yüz bir birlik varmış havası uyandırılmaya çalışılır, yaşanan zorlukların milletçe göğüslenmesi gerektiği savunulur ve insanlar ölür.

             Umarım dünya ve ülkemiz henüz böyle bir aşamaya gelmemiştir ve ilerde de gelmez.

09 Mart 2018



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>