YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







AK-ŞAKA

ORTA DOĞU'NUN DRAMININ ŞİFRESİ!.
Yazar: ERDAL AKALIN | Tarih: 17/02/2018 | Saat: 23:51

Ülkemizin tüm dikkati ister istemez Orta Doğu’ya ve özellikle Kuzey Suriye de süren askeri harekâta yoğunlaşmış bulunuyor.   Önce Fırat Kalkanı askeri harekâtı yapılmış ve İdlip bölgesi teröristlerden arındırılmış, özellikle DEAŞ örgütü ayıklanmıştı.   Şimdi de benzeri bir askeri harekât Afrin bölgesinde yapılmaktadır ve burada da öne çıkanlar gene terör örgütleri olan DEAŞ, El Nusra ve hatta El Kaide grupları ile PYD ve PKK yandaşlarıdır.

Ülkemiz bu eylemleri ile güney sınırımıza konuşlanmak isteyen terör gruplarını dışlamak ve sınırlarımızdan olabilecek militan gruplarının sızmasını önlemek amacındadır.  Bu talebinde haklıdır ve uluslararası yasalar bizi desteklemektedir.

Gelinen nokta ise Suriye’nin kuzeyinde başka devletlerin etkinlikleri olduğunu da bizlere göstermektedir.  Suriye’nin kuzey bölgesi Fırat’ın doğusunda ABD’nin, Suriye’nin kıyıya yakın batı şeridinde ise Rusya’nın etkin olduğu alanlar konuyu karmaşık hale getirmiştir.  Ki, İran’ın da bazı bölgelere etkin olduğu ve özellikle Lübnan da güçlü olduğunu anlıyoruz.

Şimdi ana sorun, Türkiye ile ABD’nin karşı karşıya gelmesi noktasına evirilmektedir.  Soruna diplomatik bir çözüm bulunması için karşılıklı görüşmeler yapılmaktadır.  Umarız ortak bir çözümde buluşulur.

Ancak bu konuya müdahil olan ana aktörün aslında İsrail Devleti olduğu nedense gölgede kalmaktadır.  Çünkü günümüzde ortaya çıkan bu bölgesel dramın altında İsrail’in stratejik plânının olduğu anlaşılmaktadır.  1980 yılında kaleme alınmış olan Oded Yinon makalesi bize günümüzün tablosunu anlatmaktadır.  Ze’ev Schiff imzalı yazının ana fikri “Büyük İsrail Projesi” olarak biliniyor.  Burada vurgulanan ana nokta ise, İsrail’in genişlemesi ve büyümesi konusudur.

İsrail’in genişlemesi ve büyümesi demekle düşünülen kısa ve orta vadeli proje, Orta Doğu kökenli Arap ve Müslüman devletlerin, Balkan devletleri örneğinde olduğu gibi küçük parçalara ayrılarak bölünmeleri stratejisine dayanmaktadır.  Bunun meşru yönteminin ise bölgede mezhepler arası düşmanlık ve nefret yaratarak hedefteki ülkeleri bölmek olduğu karar altına alınmıştır.   Arzu edilen bölünmeler nerede ise eyaletler ve küçük federasyonlar düzeyinde olmalıdır ki, elde edilmeleri kolay olabilsin!

İsrail’in bu projesinin gerçekleşmesinde, enerji kaynaklarına sahip olmak niyetindeki ABD’nin büyük gücüne gereksinim duyduğu açıktır.   Zaten ABD, Büyük Orta Doğu Projesi (BOP) ile bölgeye girmek kararlılığındadır.   İngiltere ise konuya müdahil olmak niyetindedir.

Seçilen ilk hedef ülke, İran’la savaştığı için kısmen zayıflamış olan Irak olmuştur.  Gerekçeler ise; ilk olarak Saddam’ın katı yönetimi öne çıkarılarak Irak’a sözde demokrasi getirmek ve ikinci olarak da Saddam’ın elinde nükleer silah vardır ve bölgeye tehdittir bahanesi yaratılarak Baba Bush döneminde Irak saldırıya uğramıştır.  Bu ilk harekâtı izleyen diğer başkanlar döneminde de senaryo aynen işlemiştir.  Amaç, Irak’ta birer tane Şii ve Sünni devleti ile kuzeyde bir Kürt federasyonu yaratmaktı.  Halen tablo budur ve henüz sular durulmamıştır.

Suriye ikinci hedeftir ve İsrail’in hemen doğusunda yer alan önemli bir topraktır.  Burada da aynı gerekçelerle mezhepsel ayrımlar kamçılanmıştır.   Bu ayrılıkları güdümlemek üzere araya terör grupları monte edilmiştir.   El Nusra, El Kaide ve DEAŞ halen etkin güçler olarak sahnededirler.  Özellikle DEAŞ denen grubun İsrail Gizli İstihbarat Servisi ve ABD destekli olduğu anlaşılmaktadır.  Hepsi Müslüman kökenli olan bu örgütler, ne ilginçtir ki çok uzun yıllar boyu Müslümanlarca düşman kabul edilen Yahudilere bir kurşun dahi sıkmamışlar ve sadece Müslüman olan Irak ve Suriyelilere saldırmışlardır.  Maalesef ülkemizde hedefe girmiştir.  DEAŞ grubu arasında batılı cani teröristlerin varlığı da bilinmektedir.  Hatta bazı DEAŞ yaralılarının İsrail de tedavi edildiği de saptanmıştır.

Suriye’nin parçalanma planı ise şöyle düşünülmüştür; kıyı şeridi Şii, Halep ve civarı Sünni, Şam’ın etrafı ise Halep grubuna hasım gene Sünni ve Golan tepeleri civarı da Dürzi grupların yer aldığı küçük federatif devletçikler olacaktır.   Halen sorun sayılan Esad’ın gönderilmesi ile ortaya çıkacak boşluk, stratejik plana göre böylece yapılandırılacaktır.

Ürdün, küçük bir devlet olduğundan kısa vade için değil, orta ve uzun vade için çözümlenecek bir lokma olarak kenarda bekleyecektir.  Mısır, daha önce İsrail ile kapıştığı ve halen ABD tarafından kontrol altına alınmış olduğundan şimdilik Büyük İsrail Projesi’nin bekleme odasındadır.

İşte bu stratejinin ana fikri İsrail bayrağında özetlenmiştir.  Ana amaç Nil’den Fırat’a kadar tüm bölgeye egemen olmak idealidir.  Bunun işareti, İsrail bayrağının alt ve üst kenarlarında görülen mavi şeritlerdir ki, bu şeritler Nil ve Fırat’ı simgelemektedir.   Ki, bu kararın İncil de yazılı bir ayet uyarınca tarihsel geçmişi olduğuna da inanılmaktadır.

Türkiye ise mezhepsel yakınlık ve Neo Osmanlıcı bir taraf olmak yanlışına kapılarak konuya dâhil olmuştur.   Şimdi ise bu hatanın onarımı için TSK görevlendirilmiş bulunuyor.   Mübarek şehitlerimizin sayısı artmadan bu sıkıntılı dönemi kısa sürede aşmayı diliyorum.

ABD, Büyük İsrail Projesi’ne destek vererek hem Yahudi cemaatine katkı sağlamaktadır ve hem de Suriye’nin kuzeyindeki petrol alanlarını elinde tutmak niyetindedir.  Rusya ise uzun yılların rüyası olarak sıcak denizlere açılmak planını gerçekleştirmek üzere Suriye’nin kıyı şeridine yerleşmiştir.  Biz ise Neo-Osmanlı rüyasının karabasanını yaşamak nedeni ile Suriye’nin kuzeyindeyiz ve Orta Doğu dramının bir gariban oyuncusu rolündeyiz!

AK-ŞAKA olarak Orta Doğu Dramından benim anladığım da işte budur!..

                                                                                          Erdal Akalın (14.02.2018)  



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>