YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







ALMANYADAKİ YENİ MÜLTECİLERİN UYUM SÜRECİ
Yazar: MEHMET TANLI | Tarih: 20/12/2017 | Saat: 17:01

ALMANYADAKİ YENİ MÜLTECİLERİN TOPLUMA UYUM SÜRECİ

Almanya hepimizin bildiği gibi özellikle iki yıl önce Ortadoğudaki savaşlardan kaçan insanlara kapılarını açarak  AB ülkeleri içerisinde en çok Mülteciyi aldı. Almanyaya gelenlerin büyük bir çoğunluğu Suriyeli ama aralarında Afgan, Afrikalı, Azerbaycanlı, Kırgız, Çeçen,Uygur, Balkan ülkelerinden ( Makedon, Sırp, Romanlar ve Kosovalı ) ve Bengaldeşlide var.

Gelenlerin yani hemen hemen hepsi demokrasilerin olmadığı ülkeler.

Bu Mülteciler arasında yine farklı sosyal sınıflar ve etnik kökenlerden, mezheplerden ıinsanlar var .

Hayat hikayeleri yürek yakıyor.

Hemen hemen her şeyini kaybetmiş  insanlar var Suriyeli Mülteciler arasında.

Gelenlerin hepsi ya ekonomik, ya siyasi yada etnik, dini inancından, mezhebinden dolayı ağır baskı görmüş, takibe uğramış , yasaklardan bıkıp bezmiş kaçmış insanlar .

Suriyeli Mültecilerinin sayısal olarak çoğunluğu Suriyede var olan Esad iktidarına karşı ama dolduruşa geldiklerini söyleyen ve bundan pişmanlık duyan İşidtende kaçıp canını kurtaran Arap ve Kürt/Ezidi kökenli insanlar.

Almanyanın tarihinde böylesi bir kitlesel göç hiç olmamış, görülmemiş. Almanyaya ilk göçmenler Weimar Cumhuriyetine gelen Polonyalı, Çek ve diğer Slav Gruplarmış.

Bu insanlar genelde ağır sanayide, Maden ocaklarında çalıştırılmışlar. Ama ilk düzenli göç 1940 ve 1950 li yıllarda İtalya, İspanya, Yunanistan ve bizim Türkiyeyle yapılan anlaşmalar sonu başlamış.

Birinci kuşak Türklerde başlangıçta burada topluma uyum konusunda büyük sosyal zorluklar yaşamışlar ama sonradan makus talihlerini kırarak bir başarı hikayesi yazmışlar o kıt imkanlara rağmen.

Bugün burda Türkiyelilerin olmadığı, bulunmadığı iş alanı hemen hemen yok gibi.

Bunlar yeterlimi elbette hayır..

Bugün Alman devleti yeni Mültecilere verdiği hakları, sunduğu imkanları ne yazıkki bizim 1. Kuşağa hiç tanımamış.

Bugün yeni Mülteciler ücretsiz Almanca/ Uyum Kursu, Ev kirası yardımı, Çocuklarının eğitim masrafları , ailece sağlık sigortasıyla sağlık hizmeti ve yaşamları için maaş alıyorlar.

Bugün Almanya burda kalma şansı olan, oturma izni alan savaş Mültecilerine verdiği ücretsiz Dil ve Uyum kurslarını zamanında bizimkilere verse Türkiyelilerin uyum süreci belkide çok daha hızlı olurdu.

Almanlar bu son gelen Mültecileri önce dil kurslarıyla sonra eğitim yoluyla, meslek kurslarıyla topluma entegre etmeye çalışıyorlar.

Türkiyedede burdakinin iki misli Mülteci var bu sorunları nasıl çözüyorlar, onların Türkiyede topluma uyumları konusunda neler yapılıyor fazla bilmemekle birlikte hayli merak ediyorum.

Oysaki Türklerin çocuklarını 60 lı, 70 li yıllarda hemen Kreşlere almamışlar. Sağlık sigortalarını ödememiş, ücretsiz doktor ziyareti olmamış, hastanenede tedavilerini yapmamışlar.

Almanya dünyada organizasonu en iyi yapan ülkelerden birisi. Göç ve uyum daireleri bu konuda tüm sosyal ve diğer devlet urumlarıyla, okullarla koordineli olarak çalışıyor.

Bir yıl öncesine kadar her şehirde kasabada Mültecilere yardım için gönüllüler dernekleri, insiyatifleri kuruldu. Geçen yıl Noel öncesi Alman bir ailenin on beş mülteci çocuğa pahalı Noel hediyeleri verdiğini geçici olarak çalıştığım Kampta kendi gözlerimle gördüm.

Müthiş bir hoşgörü kültürü vardı yani o zaman taaki Köln garında yılbaşı gecesi alman kadınlara kızlara toplu taciz, tecavüz ve İşidli Mültecilerin Münihte Berlinde ve farklı şehirlerde yaptıkları kanlı eylemlere kadar.

Şu anda o yardım ve bağış ruhundan çok az eser kaldı diyebiliriz.

Çünkü politik İslamın acımasız, demokrasi düşmanı militanları nankör biçimde aynı Türkiyedeki gibi aynı boyutta olmasada burdada kendisine kucak açan, korumaya alan, iş, aş veren insanları öldürdüler.

TIR’ la geçen yıl bu zamanlar bir Arap Mülteci Berlinde adamların  Noel pazarlarına girip on iki kişiyi ezdi , öldürdü.

Bu nedenle bu insanların buraya uyumu konusunda Almanyayı çok zorlu günler bekliyor.

Genelleme asla yapamam ve bu benim politik görüşüme yakışmaz ama hem bu Mültecilerin çoğunluğu, hem Avrupanın Güneydoğusu Bulgaristan ve Romanyadan gelenler Almanyada problemli, sorunlu gruplar olarak kalacaklar.

Çünkü bu alanda çalışıyorum ve başka şehirlerdeki çalışmaları detaylarına kadar gözlemliyorum. Onlara özelliklede çocuklarına eğitim ve sosyal alanlardaki sorunlarında iş arkadaşlarımla birlikte hizmet veriyor, çok yardım ediyorum.

Mültecilerin ne yazıkki bir çoğu Almanca öğrenmiyor yada ülkesinde eğitim almadığı, okuma yazma bilmediği için öğrenmek istesede çok zorlanıyor.

Mültecilerin eğitimli, bilinçli olanları ise müthiş çaba ve gayret gösteriyorlar. Onlara kimse bir şey demiyor.

Ama yeni Mültecilerin çoğunluğu çok tutucular ve bir Hristiyan ülkesinde kendi geleneklerini, dinlerinin emrettiklerini her şeyin merkezine koyuyorlar. Bu Almanların hiç hoşuna gitmiyor.

Tuhaf taleplerle geliyorlar Almanlara .

Bu talepler nelerdir?.

Bazıları Kız çocuklarını spor ve beden eğitimi dersine , sınıf gezilerine yollamak istemiyorlar.

Okul mensalarında, kantinlerindeki yemekleri islami usüllere göre pişirilmesine , yemeklerde tavuk, kümes hayvanlarının eti olmasına rağmen yemiyorlar.

Daha bir kaç gün önce yeni bir haber düştü Orta Almanyada Hessen Eyaletinde, Bremende, Hammda, Hamburgta, Kassel /Oberzwehrende yada bir çok başka şehirde müslüman kadınlar kendilerinin havuza gireceği saatlerde erkeklerin sokulmamasını yada bir perdeyle havuzun ayrılmasını talep etmişler.

Neden diye soran havuz yetkililerine ''dinimiz erkeklerle aynı yerde suya girmemizi yasaklıyor '' diyorlarmış.

Almanlar bu nedenle şaşkın birazda öfkeli .

Bunlara geçen yılbaşı Köln Tren istasyonunda Alman kadınlara toplu tacizi,tecavüzleride ekleyebiliriz. Bu çirkin şeyleri elbette mültecilerin hepsi yapmıyor ama azınlığı yapsada negatif biçimde müthiş göze batıyor.

İşte bu yüzden yeni kurulan aşırı sağcı,ırkçı Parti AfD ( Almanya için Alternatif Partisi) 24 Eylüldeki seçimlerde oy patlaması yaparak Alman Parlamentosu Bundestaga 94 Milletvekili soktu. Bu nedenlede Parlamentoda aritmetik değişti ve Almanlar Hükümet kurmada zorlanıyorlar.

Şu anda ibre yine Başbakan Bayan Merkelin Hristiyan Demokratlar Partisi CDU ile Sosyal Demokratların ( SPD)  büyük koalisyonuna döndü.

Tüm bu yukarda değindiğim Mülteciler ve Balkanlardan gelen yoksul Bulgar ve Romenler nedeniyle biz Türkiyelilerin, Türkiyenin değeri burda tam anlaşılmaya başlarken AKP-Almanya krizi patlak verdi ve iki tarafın arasında tutuklanan Alman insan hakları savunucusu ve gazetecilerden dolayı soğuk rüzgarlar esti..

Nüfusu azalan, çocuk yapmayan Almanlar milyonlarca göçmene II. Dünya savaşında dünyanın dört bir tarafına yayılan kendi insanlarının o zaman yaşadıklarından dolayıda kucak açtılar. Ama bu nedenlede pişmanlık duymak istemiyorlar . Gerçek şu ki toplumun en az yarısında Mültecilere karşı büyük bir Antipati var şu an.

Mültecilerin Almanyaya bir vefa borcu var. Burdaki fırsatları kullanmaları, ellerine geçen şansı iyi kullanmaları gerekiyor.

Almanya bu kültürel farklılıktan kaynaklanan sorunlar ve yaşam felsefesi bam başka olan bu insanların Almanyaya uyum sorununu orta vadede mutlaka çözmek ve işi şansa, kendi akışına bırakmak asla istemiyor .

Çünkü bu sosyal sorun çözülmezse azda olsa var olan Irkçılığın artmasından , sosyal patlamalardan dolayı ödü kopuyor.

Bu nedenlede Alman hükümeti İltica dilekçesi kabul olmayan ülkeyi terk etme kararı alınmış Mültecilere gönüllü olarak ülkelerine geri dönmeleri için Aile başı 3 bin Avro öneriyor. Bu rakam isveçte 6 bin Avroymuş

Süreç işliyor. Bakıp, yaşayıp göreceğiz ama bu ne kadar sürer bilemeyiz.

Dileğimiz Travma yaşamış , büyük rislker alarak dereleri, tepeleri, denizleri aşarak , hatta insan tacirlerine büyük miktarlarda paralar ödeyerek Almanyaya girmeyi başarıp buraya sığınan bu insanların burada huzurlu, mutlu yaşaması, yeni bir hayat inşa etmeleridir.

Aşk ile...

Günün Sözü: Sevdirmeye gayret etme kendini, sevilmeye terket... Charles Bukowski

Mehmet Tanlı - Almanya



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(ha-ber.com ABC Gazetesi)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>