YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







HEM NALINA HEM MIHINA...

KORKUNUN ECELE
Yazar: METİN ATAMER | Tarih: 08/12/2017 | Saat: 16:30

Askerliğimi yaptığım tarihlerde Sivas’ta bir Kabakyazı, birde Temel Tepe adlı iki askeri yerleşimde askerlere acemilik eğitimi ve diğer eğitim verilmekteydi. Birde Sivas’ta bir dağın üstünde, Erzurum 3 üncü Ordu ile Genel Kurmay arasında telsis bağlantısı sağlayan RÖLE adı ile anılan aktarma istasyonu vardı.  Telsis rölesi Sivasın kuzeyinde Kepenek suyunun sırtlarında 1450 rakımlı tepede  bulunmaktaydı. Bu mekanda telsis operatörleri 24 saat nöbet tutarlar, Genel Kurmay başkanlığı ile 3 üncü Ordu karargahını aksaksız irtibatlarlardı. Bu irtibat marifeti ile telsis sistemi şehir telefon sistemine de bağlı olarak  çalışma kabiliyeti bulunmaktaydı. Kimi zaman bu ıssız dağın tepesine tek başıma yayan gider oradaki arkadaşlarla muhabbet ederdim.

Kimi zamanda Ankara’da bir  telefon numarasını arayıp konuştuğumda olurdu. Bazı akşam hava kararırken , zaman zaman karda, tipide bu mekana kışladan yürüyerek gittiğim çok olmuştu. Bu tarihlerde genç ve dinamik olduğumdan pek fazla korkum yoktu. Zaten korkusu olan 15 kilometrelik bir dağ tırmanışını gerçekleştiremez. Çıkışın ayrıca birde inişi olmaktaydı, bu çıkıştan daha zordu. Bu mekana gidişlerimizin bir defasında, röle binası dışında bir fırın inşaa etmiştik. Muhabere rölesinde çalışanlar çok mutlu olmuştu. Fırında nasıl ekmek pişireceklerini, hatta temin edip verdiğimiz güveçte nasıl sıcak yemek yapabileceklerini öğretmemizden mutlu olmuşlardı. Bizde bu riskli tırmanışın sonunda fırında taze pişmiş ekmek ve fırında güveç  yemekten çok mutlu olurduk.

Telsis ekibinin başında Seyfullah isimli Artvin’ li bir asker vardı. Seyfullah ile bu rölede başlayan dosluğum, senelerce sürdü. Askerden sonra Seyfullah, Türkiye Büyük Millet Meclisinin idare bölümünde yıllarca çalıştı. Mert bir Karadeniz delikanlısıydı. O da rölede iki sene görev süresinde benim yaptığım şekilde çok kez bu dağın tepesine tek başına korkmadan gidip geldiğini bilirdim. İnsanlarin bir riski göze aldığı zaman, sonuna kadar korkmadan götürmesi adettendir.

Her konu hayatta bir risk içerir. Yaşam içinde bu risklerle karşıladığınız müddetce elde edeceğiniz başarı veya getiri, riskin büyüklüğü ile orantılı olduğunu düşünmekteyim. Risk ne kadar tehlikeli olursa, menfaat o kadar büyük olur. Siyasette de kazanılacak edinimlerin karşılığında mutlaka ciddi riskler bulunduğu aşikar. Bazı konular vardır, devlet içinde kalır, topluma sızmaz. Kimi konular vardır toplumun bilgisine sızdığında, zelzele olur. Demokratik ülkelerde siyasi ahlakın en önemli unsurlarından biride, konuların içinde toplum vicdanını rahatlatmak adına bir şeyler yapılması gerektiğinde, problemler bütün açıklığı ile ortada tartışılır. Toplum adına karar verilmesi konusunda, kimsenin hakkı olmaması gerekir. Böyle konularda toplumun vicdanını kimse temsil edemez, etmemelidir.

Aylardır İran asıllı bir kişinin ticari bir döngüyü nasıl yürüttüğü konusunda ülkemizde tartışmaktayız. Bu aynı zamanda gittiği veya götürüldüğü Amerika’da da bir mahkemede tartışılmakta. Bazı siyasilerinde bu döngü içinde rol aldığı iddia edilmekte. Olayın içinde, Türkiye tarafından alınan petrol karşılığının, bir şekilde körfez ülkesine, oradanda İran’a geri dönmesinde  kişilerin çalıştığı ve bunun  karşılığında rüşvet verildiği iddia edilmekte. Burada, sadece adı geçen İran asıllı kişinin bu sistemi yürüttüğüne inanmak zor olsa gerek. Çünki bu işlemde bir çok detay bulunmakta ve her detayda bir çok insan risk alarak bu işi yürüttüğü aşikar. Tek başınıza böyle bir tezgahı çalıştırmanız  kolay olmasa gerek. Türkiye’de, İran’ın kişiler üzerinden yaptığı yatırımlarda, nasıl bir sistem döndüğünü hiç kimse araştırmamakta.

Risk almayı seven insan için siyasetin seçim listesine girmenin bazı bedelleri olsa gerek. Aynı zamanda siyasiler bu bedellerin hesabının birgün verileceğinide kabul etmesi gerektiğini unutmamalıdır. Bakanlıktan ayrılan ve siyasettende uzaklaştırılan insanların üzerinde hala ödenmemiş bir hesap bulunmakta ise , kalkıp Kıbrıs’a giderek oranın vatandaşlığına geçmiş olmaları , bu hesabın unutulacağı anlamına gelmeyeceğine inanmaktayım diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

Metin Atamer   



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>