YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







SİYASET VE BİR TEMENNİ
Yazar: FİKRET YÜCEL | Tarih: 20/11/2017 | Saat: 08:47

Siyaset sözcüğünün kökeni arabca seyis, yani at bakıcısı, imiş. Türk Dil Kurumunun Türkçe sözlüğünde ise siyaset, devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş ve anlayış olarak tanımlanıyor.

İnsanların varoluşundan başlayarak insanları yönetme sanatı, yani siyaset de vardır. Siyaset asırlarca, yöneten ile yönetilenler arasındaki ilişkilerin düzenlenmesi ve yöneten gücün elde tutulması davranışlarına yön vermiştir.

Siyasetle eş anlamlı olarak kullanılan politika, eski Yunan siyasal yaşamında polis, yani devlete ait etkinlikler olarak tanımlanmaktadır ve zamanla anlam genişlemesine uğramıştır. Eski yunancada politike, devlet yönetme sanatına verilen isimdir,

Tarım ve din toplumlarında bugün anladığımız anlamda devlet yoktu. Egemenlik kralın veya dini liderindi. Politika denen, halkı etkileme, ikna ederek yönetme çabası monarşilerde görülmezdi. Bunun istisnası, 1215 yılında İngiltere’de imzalanan Magna Carta veya Magna Carta Libertatum belgesidir. Bu belge ile kral kendi yetkilerini kısıtlamış ve halka bazı hak ve özgürlükler tanımıştır. Daha öncesinde, eski Yunan ve Roma’da da, bazı benzer örnekler görülmektedir. Ama mutlak monarşilerde söz konusu değildir.

Fransız devrimi sonrasında gücünü dinden alan ve tanrı gibi görülen kralların bu görünümü önemli şekilde sarsılmıştır. Arkasından gelen amerikan devrimi’nin de etkisiyle devlet gücü, mutlakiyetten meşrutiyete ve sonra da cumhuriyete yönelerek toplumsal sözleşmeye dayandırılmaya başlandı. Gelişme içinde hukukilik kabul edilerek bağımsız yargının denetimine izin verilmiş, temsilciler veya halkın vekilleri seçilerek meclis iradesi ile halkın iradesi bütünleştirilmiştir.

Kuvvetler ayrılığı denilen ve devlet organlarının yani, yasama, yürütme ve yargı’nın birbirinden ayrılmış olduğu devlet yönetim modeli ilk kez antik Yunan ve Roma’da uygulanmıştır. Bugünün kuvvetler ayrılığı sistemi ve buna uygun devlet yapısını Fransız Devriminden neredeyse bir asır önce Montesquieu tanımlamıştır.

Bir toplumda çatışma halinde bulunan düşünceler siyaset yapılarak uzlaştırılır, gerçekleştirilmesi ise, yönetim erkinin ele geçirilmesiyle mümkün olur.

Siyaset yapmak, inanılan düşünceleri karşıdaki kişilere kabul ettirmeye ve onları ikna etmeye çalışmakır. Siyaset yaparken kullanılan en önemli araç, sözdür, lisandır. W. Churchill’in siyasete atılmaya karar verdiğinde ilk olarak ingiliz dili üzerinde çalıştığı söylenir. Siyaset yaparken bazı eylemler, davranışlar kullanılırsa da söz, en çok kullanılan araçtır. Çeşitli siyaset teknikleri de vardır. Konuyu dağıtmamak için bunlar üzerinde durmayacağız.

Siyaset evvela yürütme erkini ele geçirmek, bunda muvaffak olduktan sonra yönetmek ve iktidarı elde tutmak için yapılır. Özellikle iktidarı ele geçirmek ve iktidarda kalma amacı ile yapılan siyasette çoğu zaman kantarın topuzu kaçırılır, bile bile, ulaşılması mümkün olamayan hedefler gösterilip gerçekleştirilemeyecek vaadlerde bulunulur. Özellikle bizim gibi kültür seviyesi düşük, tarih bilinci yerleşmemiş, ard arda atlattığı badirelerden ötürü bir türlü huzura kavuşamamış ülkelerde toplum hafızasının zayıf olması, bu tür siyastçilerin önemli avantajıdır. Toplum hafızasının tazelenmesi görevini de yapan medyanın, taraflı tutumu, laf ebesi demagogların ifadeleri istedikleri gibi çarpıtmaları ile muhaliflerin hatırlatma çabaları etkisiz kalır. Bu kısır döngü içinde kullanılan sözlerde etik değerlerden uzaklaşılır, kişisel alanlarda gezinilir, kalite düşer. Bu olgu sebebiyle, dilimizde siyaset yapmak, kandırmak, dalavere yapmak, kurnazlık anlamında da kullanılmaktadır. Bu da siyasetin kötü bir şey olarak algılanmasına sebep oluyor. Gelişmiş ülkelerde de, daha az da olsa böyle durumlara rastlanıyor. Bu davranış tarzına o kadar alışılışmış ki, özellikle seçim zamanlarında sarfedilen abartılı söz ve davranışlara hoş görü ile bakılıyor.  Charles de Gaulle’ün şu sözü ünlüdür: Politika, politikacılara bırakılmayacak kadar ciddi bir işdir. Oysa, yukarda verilen tariflere uygun siyaset, saygı duyulması gereken bir hizmettir. Siyasetçi olmak hizmetkâr olmaya taleptir.

Taallüm-ü siyaset siyaset değildir, yani siyasetin ilmini yapmak siyaset değildir, deyimine rağmen her akşam tv kanallarında isminin önünde Prof. ünvanı bulunan ve kendisini siyaset bilimci olarak tanıtan çok sayıda zevat  açıkça siyaset yapıyorlar.

Türkiyede çok partili döneme girilmesinden itibaren siyasi partiler arası ilişkiler etik ve centilmenlik sınırları içinde seyretmemiştir. İktidar olmak veya iktidarda kalmak için toplumun ekseriyetinin islama olan hassasiyet, saygı ve sevgisi çok kullanılmış, aşırı popülist söylem ve vaadlerden kaçınılmamıştır. Siyasilerin birlbirleri hakkında sarfettikleri hakaretamiz sözler çoğu zaman terbiye sınırlarını  aşmıştır.

Özellikle son yıllarda siyasi görüş ayrılıkları ve bunu dile getirirken kullanılan lisan ve davranışlar kayıkçı kavgası, kan davası deyimlerine uygun şekilde yürümekte, bu da ülkede kutuplaşma ve bölünmelere sebep olmaktadır. Oysa bir taraftan ülkemizin içinde bulunduğu bölgenin olumsuz koşulları, diğer yandan iktidarın çok önemli dış politika hataları dolayısiyle Türkiye bugün önemli tehlikelerle karşı karşıyadır. En önemlisi de bölünme tehlikesidir. Bu durum, mevcut manzaranın tersine, içerde tam bir birlik ve beraberlik içinde olmamızı gerektiriyor.

Keşke, bir organizasyon çıkıp her kesimden gerçek akil adamları biraraya getirip ülkenin temel sorunlarını çözmek yolunda bir ortak akla varmalarını sağlasa.  Bu temel sorunların birincisinin Kürt sorunu olduğunda şüphe yoktur. Bu sebeple geniş alanlı bir mutabakatla çözülmesinden başka yol düşünülemez. Buna alevi sorunu, siyasetin etik kuralları, gerçek ileri demokrasi koşulları gibi konular da eklenmelidir.

İçerde huzur ve birliği tesis etmiş bir Türkiye dışardaki olaylara  daha serin kanlı, komplo teorilerini bir trarafa bırakarak  bakmak imkanına kavuşmuş olacaktır. Bu kendisine, değerlendirmelerini doğru, yapıcı ve inandırıcı olarak yapabilme yeteneğini  sağlar.                                                                 



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (1) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>