YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







AK-ŞAKA

BİR OZANIN ÖLÜMÜ!..
Yazar: ERDAL AKALIN | Tarih: 12/09/2017 | Saat: 22:52

“Bir ozan ölmüş diyeler
Soğuk suyla yuyalar

Üç gün sonra duyalar
Öyle garip Onur Şenli’leyin!”

Yazı konusu olan Dr. Onur Şenli, her müzikli bir olanak doğduğunda katılımcılar tarafından da seslendirilen ünlü bir güftenin ( daha doğrusu bir şarkıya temel olmuş şiirin) ozanıdır.

Şiirin yazarı Onur Şenli’dir.  1940 doğumlu ve orta eğitimini babasının görev yerlerinin değişmesi nedeni ile değişik iller de tamamlamış bir insanımızdır.  Afyon Lisesi öğrencisi iken, Sayın Ahmet Necdet Sezer’le ve Mersin’in ünlü emekli doktorlarından aziz dostum Dr. Gürbüz Yavuz’la sınıf arkadaşı da olmuştur.

1959 yılında İzmir Tıp Fakültesi birinci sınıf öğrencisi iken yazdığı bu şiirin bir gençlik aşkına yönelik olduğunu da kendisi ifade ediyor.  Şöyle ki, Üsküdar Musiki Cemiyeti’nin kurucularından olan babası Sabahattin Şenli’nin bir mesai arkadaşının evinde iken, her iki baba kendi çocuklarının seslerinin güzel olduğunu söyleyerek onlardan birer şarkı dinlemek isterler.  Onur Şenli; “Anladım sevmeyeceksin beni sen nazlı çiçek” şarkısını söyler.  Baba dostunun güzel kızı da bir tango ile karşılık verir; “Seni sevmem de haksız / Sevdim demem de haksız”.

Bu karşılıklı şarkılar, Onur Şenli’nin kalbini dağlar ve bir daha göremeyeceği genç kıza âşık olur.  Platonik bu aşk için nice mektuplar yazmış olsa da yanıt alamaz.

Aşkına cevap alamayan tıbbiye birinci sınıf öğrencisi kendisini alkolle teselli etmeğe başlar ve ucuz olduğu için İzmir’in Agora semtindeki salaş kokoreççi meyhanelerine gitmeye başlamıştır artık.  1959 yılının kasım ayında bir akşam, duygularını vurgulayacak bir mektup yazmaya başlar.  Sonra bakar ki bu mektup değil, bir şiir olmuştur.

Günün modasına uyarak şiirine İngilizce bir başlık koyar; “Night, Wine, Love”.  Yani; “Gece, Şarap, Aşk”.

Şiiri kendisi de beğenir ve yayınlanması için Neşter Dergisi editörüne gönderir.  Şiiri uzun bulan editör yayınlamaz ama orada bulunan Sayın Şadan Gökovalı şiiri beğenir ve başlığını Agora Meyhanesi olarak değiştirerek Ege Expres Gazetesi içeriğinde yayınlar.  Şiir çok beğenilir ve çeşitli yayın organlarınca dağıtımına başlanır.  Kaldı ki, ünlü şairimiz Sayın Ataol Behramoğlu, bu şiirde tezat kavramının çok etkili bir kullanım alanı bulmuş olmasını takdir ederek övgü ile yorumlar.

Ankara’da yaşayan bestekâr İsmet Nedim’in eşi, bir şekilde bu şiire rastlar. Beğeni ile okuduğu şiiri eşine verir. İsmet Nedim ilk bestesini eşi beğenmeyince, ikinci kere besteler ve beste beğenilir.  Yıl 1968 ve Gönül Yazar bestelenmiş şiiri şarkı olarak okur.  Çok tutulur ve sonra kimler okumaz ki; Müzeyyen Senar, Zeki Müren ve diğerleri.  Şiirin yazarı ise en doğru ve anlamlı yorumun Zeki Müren tarafından yapıldığını ifade etmiştir.

Gönül Yazar, bestekârın İsmet Nedim ve güfte yazarının Suphi Kaner olduğunu belirtmiştir.  Bu tanıtım Onur Şenli’ye ağır gelir.  İsmet Nedim İzmir’e geldiğinde gazeteci kimliği ile kendisi ile konuşur ve şiirin kendisine ait olduğunu söyleyerek telif hakkını ister.  Sonunda da mahkeme kararı ile 66 bin TL telif ücreti kazanır.

Şimdi gelelim işin bir başka tarafına ki, ilginç bir gelişmedir.

Kaptan Asteri, balıkçılıktan vazgeçince İstanbul Balat’ta bir salaş meyhane açar.  Adını da Rumca ‘Meydan’ anlamına gelen ‘Agora’ koyar.  Tahta fıçıların masa olarak kullanıldığı bu meyhane, bu şarkıdan sonra birden ünlenir.  Öylesine ki, 286 Türk filmi için ev sahipliği bile yapar.  Hâlbuki gerçek şiirin bu Agora Meyhanesi ile ilgisi yoktur. Şiirin başlığını aldığı Agora ise İzmir’in bir semtinin adıdır.

Yıllar sonra Dr. Onur Şenli, güfte yazarı merhume Aysel Gürel’le bir sohbetinde İstanbul da Agora Meyhanesi adlı bir meyhane olduğunu ve Balat’ta bulunan bu meyhanenin artık kapalı olduğunu öğrenir.  Merak ederek gittiği bu meyhanenin ise kendisinin şiirinde belirttiği gibi sekiz köşeli bir kurulumda olduğunu görünce, şaşkınlık bile geçirir.  Bu meyhane, Kaptan Asteri’nin kurduğu orijinal Agora Meyhanesi’dir ve tabii ki İzmir’le ilgisi de yoktur.

Gelelim Onur Şenli’nin yaşamına dönelim.  Bu şiirle ünlenen ve edebiyata gönül veren Onur Şenli, tıp tahsilini uzattıkça uzatır.  Zira bu arada gazete muhabirliği de yapmaktadır.

Nerede ise verilen aralarla çok uzun süren tıp eğitimini sonunda başarı ile tamamlar.  Tayini Kilimli İlçesi’ne çıkar.  Orada yıllar boyu çalışır. 

Son yıllar içerisinde gene şiir yazmakta olsa bile şiir kitabı çıkarmaz.  Bu kararını merhum Zeki Müren’le tanışması sonrası almıştır.  Dönemin en ünlülerinden bir tanesi olan Zeki Müren’in, ünlü olmak sonrası nasıl bir yalnızlığa terk edilmiş olmasını bir yaşam dersi olarak kabullenmiştir çünkü!

Bu arada da maalesef sevimsiz bir hastalığa yakalanmıştır.  Onunla savaşırken, İzmir’in bir ilçesinde inzivaya yakın bir yaşamı tercih ederek hayata tutunmaya çabalar.

Bu yazıyı 2015 yılının son baharında tamamlamaya çalışırken, kendisi ile telefon dostluğu kurmuş ve içe dönük bir yaşamı tercih ettiğini bana anlatmıştı.  Kaldı ki, o tarihli iki yazımı tamamlayarak kendisine bir arkadaşının internet adresi ile sunarken, sağlık sorununun olumlu gelişmesine yürekten temennilerim ile katılmıştım.  Ki, sonunun bugün sizlerle paylaşacağım bir yazı olabileceğini tahmin ederek!

Dün akşam, Afyon Lisesi sınıf arkadaşlarından Dr. Gürbüz Yavuz beni telefon ile arayarak Dr. Onur Şenli’nin vefat haberini verince, kaçınılmaz yolculuğa çıktığını öğrenmiş oldum.   İşin güzel tarafı, ölümü ile ilgili bir internet sitesi dışında büyük tirajlı gazetelerimizde dahi bir satır haber çıkmamıştı.  Yazıya ön başlık olarak attığım kısa dörtlüğü bu nedenle bilerek ve üzülerek seçtim zaten!

Umarım, yaşamımızda başka bir dünyanın da olduğunu böylece anımsarız diye düşünerek sizlerle bu ünlü şiiri paylaşmak istiyorum;

AGORA MEYHANESİ

Sana bu satırları bir sonbahar gecesinin

Felç olmuş köşesinden yazıyorum

Beş yüz mumluk ampullerin karanlığında

Saatlerdir boşalan kadehlere şarkılarını dolduruyorum

Tabağımdaki her zeytin tanesine

‘‘simsiyah bakışlarını” koyuyorum

ve kaldırıp kadehimi

Bu rezilcesine yaşamaların şerefine içiyorum.

Burası agora meyhanesi

Burada yaşar aşkların en madarası ve en şahanesi

Burada saçların her teline bir galon içilir

Gözlerin her rengine bir şarkı seçilir

Sen bu sekiz köşeli meyhaneyi bilmezsin

Bu sekiz köşeli meyhane seni bilir

Burası agora meyhanesi

Burası arzularını yitirmiş insanların dünyası…

Şimdi içimde sokak fenerlerinin yalnızlığı

Boşalan ellerimde kahreden bir hafiflik

Bu akşam umutlarımı meze yapıp içiyorsam elimde değil

Bu da bir nevi namuslu serserilik

Dışarda hafiften bir yağmur var

Bu gece benim gecem

Kadehlerde alaim-i semaların raks ettiği

Gönlümde bütün dertlerin hora teptiği gece bu

Camlara vuran her damlada seni hatırlıyorum

ve sana susuzluğumu

Birazdan şarkılar susar, kadehler boşalır

umutlar tükenir, mezeler biter

Biraz sonra bir mavi ay doğar tepelerden

bu sarhoş şehrin üstüne

Birazdan bu yağmur da diner

Sen bakma benim böyle delice efkârlandığıma

Mendilimdeki o kızıl lekeye de boş ver

Yarın gelir çamaşırcı kadın her şeyden habersiz onu da yıkar

Sen mesut ol yeter ki ben olmasam ne çıkar?

Dedim ya burası agora meyhanesi

Bir tek iyiliğin tüm kötülüklere meydan okuduğu yer

Burası agora meyhanesi

Burası kan tüküren mesut insanların dünyası!..


Bu şiiri ve tabii güzel bestesini okuyarak veya dinleyerek Dr. Onur Şenli’yi saygı ve rahmetle anımsayacak siz değerli okurlarım, varın sizler de kendinize bir Agora Meyhanesi bulun demek istiyorum.   Yaşamımızı güzel duyguları ile kutsayan bu güzel insanlar, beyaz atlarına binerek bulutlar üzerine yükselirken, sizler de kendinize sekiz köşeli, olmasa da bir uygun mekân bularak yaşamın güzelliklerini yaşayın isterim!

Bu yazım aracılığı ile aziz meslektaşım ve değerli ozanımız Dr. Onur Şenli’ye rahmet diliyor ve bize miras bıraktığı güzel duygu dolu dizeleri karşısında saygı ile eğiliyorum!..

 

Erdal Akalın (11.09.2017) 



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

  • YSK, 'AKP devleti' için kullanıldı!
    07/05/2017
    http://www.birgun.net/haber-detay/ysk-akp-devleti-icin-kullanildi-156194.html>>

Devam >>