YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







AK-ŞAKA

REFAH PAYI
Yazar: ERDAL AKALIN | Tarih: 08/09/2017 | Saat: 23:23

Refah payı, ücretlilerin (memur, işçi ve emekliler) aldıkları maaşlarının enflasyon oranı düşüldükten sonra, yapılan artıştan fazla hesaplanarak ödenen miktarına verilen bir tanımdır.  Kısacası, ücretlileri enflasyona ezdirmemek amacı ile yapılan ek bir zam miktarıdır.

Refah payı deyimi ile ilk kez 17 yıl çalıştığım A.T.A.Ş. ta tanışmıştım.   İşveren ve sendika iki yılda bir düzenlenen ücret ve sosyal haklar görüşmelerinde ki, buna pazarlık deniyordu, ücret artışları gündeme getirilir ilk madde içerisinde.   Arkasından da sendikanın talep ettiği sosyal haklarla ilgili iyileştirmeler karara bağlanır.   Görüşmeler veya pazarlıkların son aşaması ise yapılan ve enflasyonu dengeleyen zamları üzerine eklenecek bir ek zamdır ki, buna refah payı denir.   Refah payı, enflasyonla ancak dengelenen işçi ücretlerine bir küçük ekleme yaparak çalışanların yaşam standartlarını azıcık olsa da olumlu etkilemek ve işine sadakat göstermesine katkı sağlamak ilkesidir.

Yıllar boyu bu aşamaya alışmış ve bunu her işyerinde uygulanan standart bir yürütme olduğunu sanan bendeniz, yıllar sonu bir başka ülke gerçeği ile karşılaşınca şaşırmıştım.

Yaklaşık yirmi yıl kadar önce, dönemin Diyabet Vakfı Başkanlığı görevini de yürüten Prof. Dr. Nazif Bağrıaçık Hocamızın emir telakki ettiğim ricası ile Diyabet Vakfı’nın Mersin şubesi olan Mersin Diyabet Hastanesi bünyesindeki yönetim kurulu üyesi olmuştum.   Beş kişilik kurul da tek tıp mensubu olarak yer almıştım.  Diğer saygın üyeler iş insanı sayılırlardı.

18 ay görev yaptığım yönetim kurulunda, Diyabet Hastanesi için olumlu sayılacak tıbbi önerilerim olmuştu.   Geriye dönüp baktığımda ise, bu önerilerimi onaylayan kurul üyelerinin pratikte kendi bildiklerini uygulattıklarını şaşkınlıkla izliyordum.   Çünkü onlar için orası bir sağlık kurumundan öteye para kazanması gereken bir işletme olarak görülüyordu.  

Bu zihniyet, halen ülkemizde uygulanmaya çalışılan Sağlıkta Dönüşüm Programı gibi düşünülmelidir dersem, yanlış söylememiş olurum.  Hastaları müşteri olarak gören bir düşünce yapısı egemendi.  Hizmet veren sağlık personelini ise işçi olarak yorumlayan ve bu nedenle işleyişin kalitesini değil, müşterilerin sayısını önemseyen kanımca yanlış uygulamalara yol açan bu yeni düzeni aynen çağrıştırmakta idi.   İşçiler, yani doktorlar ve yardımcı sağlık personeli, kendilerine ne veriliyorsa onunla yetinmeleri gereken ülkemin emekçi insanları gibi sadece kullanılacak elemanlardı.   Gerçi doktorlara ‘marabalar’ diye hitap etmediler ama kafalarının görünmeyen noktalarında bu anlayışın varlığını üzüntü ile okuyordum.

Neyse yılsonu gelmiş ve yeni yılın zamlarını karara bağlamak üzere toplanmıştık.   İlk sözü ben almış aklımca doğru bir öneriyi formüle etmenin inancı ile fikrimi söylemiştim.   Sunduğum öneri ise basitti; “enflasyon oranı + o yılın büyüme oranının ücretlere yansıtılması + minik bir refah payı” verelim demiştim.

Önerim üzerine sevgili yönetim kurulu üyelerimizin yüzleri asılmış ve aynı soruyu birlikte sorar gibi bana çıkışmışlardı; “Haydi enflasyon oranını anladık, işleri büyütüyorsak çalışanlara ne oluyor, hele refah payı neyin nesidir?”

Anlamış olduğunuz gibi, o gün toplantı masasından bendeniz yenik ayrılmak zorunda kalmış, ancak sanki çok önemsenecekmiş gibi de birde muhalefet şerhi düşmüştüm.

Kentimizin değerli iş insanlarına, emekçilere verilecek birkaç kuruşluk refah payının elemanlarımıza sosyal bir yardım katkısı olacağını anlatamamıştım açıkçası!

Kısa bir süre önce, Mezitli Belediyesi tarafından ve tabii Sayın Başkanın tartışılmaz katkısı ve onayı ile üzerinde anlaşmaya varılan yeni maaşlara % 4 oranında ek zam yapıldığını okuyunca, çok şükür dedim kendi kendime.   Kentimizde emekçilere minicik olsa da refah payı olabilecek bir katkıyı önemseyen bir yöneticimiz ortaya çıktı diye sevinmiştim.

Bu zihniyete ışık tutan Sayın Başkan Neşet Tarhan’ı bu naçiz satırlarımla kutluyor, selam ve de saygılarımı sunuyorum.   Refah payı kavramının da böylece kentimiz emekçileri için geçerli olabileceği nice sözleşmeler (pazarlıklar) adına bir öncü sayılması diliyorum.

Kıssadan hisse: “Cömertliği olmayan zenginliğin, adaleti olmayan kudretin, karşılığı olmayan aşkın değeri yoktur!”  (Anonim).

                                                                                               Erdal Akalın (08.09.2017) 



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>