YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







EKONOMİNİN 1 YIL ÖTESİNE BAKIŞ
Yazar: KORAL ÇEPNİ | Tarih: 29/08/2017 | Saat: 18:23

EKONOMİNİN BİR YIL ÖTESİNE BAKIŞ

             Ekonomideki gelişmeleri doğru değerlendirip, bu günün ötesini görebilmek için biraz uzun vadeli bir bakış açısının gerekli olduğuna inananlardanım. Son 18 ay içinde ekonominin zaten olumsuz bir gelişme göstermesi, başbakan ve hükümet değişikleri, başarısız darbe girişimi, OHAL ilanı, TL’nin önce aşırı değer kaybı sonra tekrar değerlenmesi, referandum ve Türkiye’nin politik sahnesinin tamamen değişmesi ister istemez değerlendirmelerin bu günün hala dar ve bulanık çerçevesinden çıkartılıp, daha geniş bir perspektife oturtmayı gerektirmektedir.

             En geç 2019 yılında bizi iki seçim beklemektedir. Ama kuvvetli bir ihtimal de 2018 yılında bir Cumhurbaşkanlığı ve genel seçim olmasıdır. Seçim tarihini ülkenin ekonomik gidişatının ne ölçüde, ne kadar olumlu bir çizgide sürdüre bileceği belirleyecektir.

             Seçmen tercihini etkileyen en önemli faktör Türkiye’de kanımca işsizliktir. İşsizliğin düşük olduğu zamanlarda hep iktidar partileri konumlarını koruya bilmişlerdir. İşsizlik bir yerde ekonomik büyümeye ve büyüyen ekonominin ne ölçüde yeni iş yeri yarattığına bağlıdır. İşsizliği bulunduğu düzeyde tutmak için Türkiye’de yılda 1 milyon yeni iş yeri yaratılması gerekmektedir. İşsizlik stokunu azaltmak için ise bu rakamın üzerine çıkmak şartı vardır. Mayıs 2017 itibariyle işsizlik verilen tüm desteklere rağmen ancak %10,2’e düşmüştür(Ocak 2017 %13). Genç nüfusta işsizlik aynı dönemde %19,8(Ocak 2017 %24,5) olmuş, iş gücüne katılım oranı ise %47,7’ye çıkmıştır(Ocak 2017 %44,8). Birinci çeyrek 2017’deki %5’lik ekonomik büyüme, ikinci çeyrekteki en az bir o kadar daha büyüme, üçüncü çeyrekteki %7 büyüme ümitleri işsizlik oranına ancak 3 puanlık bir etki yapmıştır. Hepimizin bildiği gibi büyüme devletin sağladığı eşi benzeri görülmemiş desteklerle, kredi pompalanmasıyla(GSYİH’nın %10’u), şirketlerin üzerine ek eleman alınması için baskı oluşturulmasıyla gerçekleşmiştir. Bu destekler maalesef yatırıma değil, tüketim artışına gitmektedir ve bütçede önemli açıklar vererek sağlanmıştır(bir önceki yıla göre iki kart artış, 2017 GSYİH’nın %2’sinin üzerinde). Yüksek bütçe açıkları ek borçlanmayı gerektirmekte, bu da paranın geri devlete gitmesine neden olmakta, mevduat ve kredi faizlerini yükseltmekte ve yatırımlar üzerinde caydırıcı bir etki yapmaktadır. Düşük yatırım düşük büyüme, düşük büyüme gene yüksek işsizlik demektir. Dolayısıyla işsizliğin daha fazla düşmeyeceğine inanıldığı zaman seçim olacaktır. Bu zaman da kanımca 2018 sonbaharına kadar uzanan bir zaman dilimi içindedir. Seçimden sonra zaten 5 senelik bir sessizlik ve çaresizlik dönemi başlayacaktır.

             Seçmen tercihini belirleyen bir diğer faktör de enflasyon ve TL’nin değeridir. Zaten Türkiye’de enflasyonun en önemli belirleyicisi TL’nin yabancı paralara karşı değeridir. Ekonomik karar vericilerin inadı yüzünden geçen sene arttırılmayan faizler, bu yıl arttırılıp yüksek bir düzeyde tutulunca önce TL değeri stabilize olmuş, sonra da TL değer kazanmıştır. Bununla birlikte enflasyonda düşüşe geçmiştir. Yani yüksek faizlerin yüksek enflasyon yarattığı iddiası bir kere daha kanıtlanamamıştır. Ancak yüksek hızda büyümeyle birlikte Türkiye’nin cari açığı da tekrar hızla artmaya başlamıştır. 2017 yılı sonunda cari açığın GSYIH’ya oranı tekrar %5’lere yaklaşıp, 2018 yılında %5’in de üstüne çıkabilir. Bu dışarıdan ek kaynak sağlama ihtiyacını doğurmaktadır. Ancak Türkiye’nin yabancı para cinsinden dış borçları da hızla artmakta olup, Haziran 2017’de özel sektör kısa vadeli dış borcu 16,3, uzun vadeli dış borcu 210,9 Milyar USD, toplam 227,2 Milyar USD olmuştur. 2016 sonunda bu rakam kabaca 217 Milyar USD idi. Dış borç arttıkça, kredi bulmak zorlaşacak, faiz oranı ister istemez artacaktır. Zaten ABD ve AB’de önümüzdeki yıllarda küresel likiditeyi kısacak, faizleri yükseltecek politikalar izlenecektir. Bu gelişme bizi ister istemez daha yüksek kredi maliyetlerine itecektir. Seçim zamanını ise kredi bulmaktaki zorluklar belirleyecektir. Ekonomik karar vericiler ithalatı sınırlayacak, tüketicilerin refah ve zenginlik algısına helal verecek bir yaklaşımdan seçim öncesi kaçınacaklardır. Bu muhtemel gelişmeler bir kere daha 2019 öncesi bir seçim tarihini işaret etmektedir.

                TL’nin stabilize olması enflasyonu kontrol altına almaya katkı verecektir. Ancak değerlenen TL ihracatçının işini zorlaştırmaya başlayacaktır. Zira Türkiye katma değeri yüksek mal üretememektedir. İhracattaki yüksek teknoloji ürünlerinin payı %3 civarındadır. Küresel markaları da yok denecek kadar azdır ülkemizin. İhracata giden mallar fiyat rekabeti ile satıla bilmektedir. Bu da düşük değerli TL demektir. Ama düşük değerli TL bol miktarda enflasyon ithal etmektedir. Yüksek enflasyon seçime kadar istenmeyen bir olgudur. Türkiye’nin uzun süre değerli TL ile gidebilme lüksü yoktur. İşte onun için de seçim zamanı çok uzak değildir.

             Peki, ne yapmalı? Önümüzdeki 9-12 ay kafayı hiçbir şeye takmamalı. Ortalık güllük gülistanlık olacaktır. Sadece seçim sonrasına hazırlıklı olmak gerekir. Bu da güçlü öz sermaye, sabit ve tabii ki düşük faizli uzun vadeli krediler, düşük döviz pozisyonu açığı, alacakları sağlam firmalara bağlamak ve rekabet konumunu arttıracak tedbirler demektir.  

             Herkese kolay gelsin. 

Koral Çepni

29 Ağustos 2017



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>