YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







KÜRESEL GİRİŞİMCİLİK EKOSİSTEMİNDEKİ MODELLER BİZE UYAR MI?
Yazar: HAMİT SERBEST | Tarih: 24/08/2017 | Saat: 22:26

Bu soruya cevap verebilmek için, öncelikle, ülkemizi dünyaya kıyasla doğru konumlandırmalıyız. Türkiye, ekonomisinin büyüklüğü itibariyle ilk 20 arasında yer alan bir ülke ama bu konumunu ileri teknolojili/yüksek katma değerli ürün satarak elde etmiş değil. Halbuki, dünyada artık büyüklükler ekonominin ne kadar bilgi temelli olduğuna ve sahip olduğun teknolojik yetkinliğe göre belirleniyor. Hepimizin gözlediği gibi, ürkütücü boyutlara varan bir “teknolojik yenilik” yarışı var. Bu yarışta başı çekebilmenin olmazsa olmazı bilgiye değer vermektir. Tabii bulunduğunuz ortamda bilgi bir ekonomik değer yaratabiliyor ise.

Küresel modellerden çıkan araçlar ancak bilginin ekonomik değere dönüştüğü ortamlarda hayata geçer ve varlığını sürdürür. Sonuçta, bu süreçlere yatırım yapan kişiler/kurumlar ne kadar kazançlı olduklarına bakar; ayrıca, diğer yatırım araçlarının da olası kazançlarıyla kıyaslar. Sonuçta, ekonominin kuralları işleyecektir. Sosyal sorumluluk anlayışıyla sistem çalışmaz.

Bilindiği gibi; ülkemizde bilginin ekonomik değer yaratabildiğini söylemek zor. Bilgiye yatırım yapılacağı günleri yaşayabilmemiz için daha uzun bir zamana ihtiyaç var gibi görünüyor. 1980 öncesinde tasarruf amacıyla parasını arsaya yatıran insanımız 1980’li yıllara doğru bankerlik sistemiyle tanıştırıldı ve tabii ki sonu hüsran oldu. Buna rağmen, paradan para kazanma virüsü bir kez topluma bulaşmış oldu. 2000 sonrasının modası da kupon arsa ve inşaat. Taşa toprağa dökülen bu paralar uzun vadede kazanç sağlamayacağı, yine kitlesel yıkımlara neden olacağı açık. Ülke açısından baktığımızda da toplumumuza hiçbir şey kazandırmadığı gibi kaybettireceği de kesindir.

Bu tabloya bakarak, dünya ile kendimizi kıyasladığımızda bence ümitsizliğe kapılmak gerekmez. Çünkü, her tür olumsuzluğa rağmen üreterek ayakta kalmaya, büyümeye çalışan sanayi kuruluşlarımız var. Rant yoluyla para kazanmak yerine, belki de tüm varlıklarını riske ederek, yabancı şirketlerle hem kendi ülkelerinde hem de küresel pazarlarda rekabet etmeye çalışıyorlar. Büyük çoğunluğu teknoloji tabanlı rekabet edebilecek yetenekte değiller. Teknoloji seviyesi düşük, katma değeri düşük ürünlerle ancak fiyat bazlı rekabet edebiliyorlar. Sanayicimizin teknolojik yenilik desteğine ihtiyacı var. Başka türlü ayakta kalması, varlığını sürdürülebilir kılması mümkün değil.

Diğer taraftan; sanayiciye bu gerçeği göstermek, anlatmak ve kabul ettirmek ise çok zor. Anlamıyorlar diyerek arkamızı dönüp gitme lüksümüz yok. Sanayicinin bir evrim geçirmesi gerekiyor, bu kısa zamanda olacak bir şey olmasa da yapılmalıdır. 1990’larda üniversite-sanayi iş birliğine hayal deniyordu, bugün artık kimse boş bir hayaldir demiyor. Bu gelişimi ivmelendirmek ve sanayinin tekil problemlerini çözmenin ötesine geçip sürdürülebilir bir yenilikçilik kültürü oluşturmak gerek.

Bu konuda, girişimcilik dünyamızın acımasız kurallarını ülkemiz çıkarlarına uygun sonuçlar üretecek hale dönüştürmeliyiz. Küresel girişimcilik dünyasının araçlarını, modellerini alalım ama hedef kitle olarak uluslararası yatırımcılar yerine yerel oyuncuları, sanayicilerimizi görelim. Sanayicimize de bu oyunun esas oyuncularından birisinin kendisi olduğunu gösterelim. Bu dünyanın araçları, modelleri içinde sanayicimize birey olarak yer verelim ve adını/rolünü söyleyerek şartlandırmayalım, kendi rolünü kendisi seçsin. Böylece, raftan ürün seçer gibi, tamamen edilgen biçimde, fikir/buluş seçmek yerine süreçlerde etkin olabileceği değişik yöntemler bulalım. Unutmayalım ki;

·      Hem buluşçuda hem de sanayicide önce güven yaratılmalı ve her iki tarafın da çıkarlarının eşit biçimde korunacağı anlatılmalı

·      Tarafların beklentileri somutlaştırılmalı, bu beklentileri güvence altına alacak hukuki zemin oluşturulmalı

·      Gizlilik başta olmak üzere tarafların hak ve yükümlülüklerini belirleyen yazılı sözleşmeler olmalı

·      Sanayicilerle buluşçuları bir araya getirecek etkinlikler düzenlenmeli ve bu etkinlikler girişimcilik dünyasının gösterişli olaylarından farklı bir formatta olmalı

·      Sanayi şemsiye kuruluşlarını bu süreçlerin içine çekecek yöntem bulunmalı

·      Sanayicinin bu sürece girmesinde en etkili unsurun “heves” olacağı unutulmamalı ve hevesini kıracak bir yaklaşım gösterilmemeli

·      Fikrin ürüne dönüşme sürecinde devletin sağladığı desteklerle sanayiciye yansıyacak maliyetin ve riskin azalacağı anlatılmalı

·      Girişimcilik sistemindeki yöneticiler, uzmanlar, mentorlar,… sanayiciye sıcak yaklaşmalı ama karşılanamayacak beklentiler de yaratmamalı

·      Kuluçka, hızlandırıcı,… gibi yapılarda yer alan bilimsel ve teknolojik yapılabilirliği kanıtlanmış buluşları yeniden sorgulamasına izin verilmemeli

·      Endüstriyel prototip oluşturulmasında sektör gereksinimlerine dayanarak yol göstermesi istenmeli

·      Fikirler/buluşlar arasından kendi işletmesine veya bildiği başka işletmelere yararlı olabilecekleri işaret etmesi istenmeli

·      Fikrin kullanılabilir olması için ne tür geliştirmeler yapılması gerektiğini söylemesi beklenmeli

·      Prototip yapımı, piyasa talebinin belirlenmesi,… gibi konularda sanayicinin fikir/buluş sahibi ile stratejik ortaklık yapması hedeflenmeli

Sanayicimizin erken aşamadaki fikir/buluş için sermaye koymasını veya onu kendisinin geliştirmeye kalkışmasını beklememek gerekir. Ürüne dönüştürülmesi sürecini birlikte yaşadığı takdirde ancak bu teknolojik yeniliğe güvenle yaklaşabilecektir.

Hazine Müsteşarlığının 2013 yılında kurduğu Bireysel Katılım Sermayesi Sistemi (BKS)  yukarıda tanımlanan beklentileri karşılar mı? Maalesef hayır; çünkü BKS “küresel girişimcilik sistemi” kurallarını baştan kabul ediyor ve kendi insanımızın da bu kuralları benimsemesini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Bu sistemin ana unsuru olan BKY - Bireysel Katılım Yatırımcısının kişisel varlıklarını, tecrübelerini ve birikimlerini başlangıç veya büyüme aşamasındaki girişimlere aktarmaları bekleniyor. Hazine Müsteşarlığı tarafından verilen BKY lisanslarının yıllara göre dağılımına bakıldığında (2013 yılında 155adet, 2014’te 119, 2015’te 68, 2016’da 71 ve 2017’nin ilk çeyreğinde 8) sistem doyuma gittiği açıkça görünüyor. Sistemi oluşturan toplam 421 lisanslı BKY, Müsteşarlık tarafından akredite edilmiş 13 adet Bireysel Katılım Yatırımcısı Ağının bünyesinde faaliyet göstermektedir. Bu ağların ikisi doğrudan yabancı yatırımcı, ikisi internet girişimleri için uluslararası pazara hizmet etmekte, birisi doğrudan bir banka adına çalışmakta, dört tanesi bağlı oldukları üniversitelere hizmet vermekte, dört tanesi de bağımsız olarak faaliyet göstermekte. 2013’ten bu yana sistemin ürettiği sadece 20 yatırım ve bunların %86’sı yazılım ve internet uygulamalarına ilişkin.

Denebilir ki; küresel sistemin araçları/modelleri bize uymuyor ama bizim sanayicimiz sisteme nasıl dahil edilecektir? Sanayiciye bunu anlatmak kolay olmayacaktır; bir kısmı anlamsız bulacak, bir kısmı zaman kaybı diyecek, bir kısmı da cesaret edemeyecektir. Kolay değildir, zordur ama yapılmalıdır. İlk aşamada birkaçını heveslendirmek, süreçlere katılmaya ikna etmek, başarı örneklerini de devamında getirecektir.

Batının modellerini/araçlarını onların kurallarıyla yaşama çabasının bizi bugün bulunduğumuz noktadan bir adım bile öteye götürmeyeceği açıktır…



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>