YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







DUYARLI YURTTAŞ

GÜNDÜZÜN VE AYDINLIĞIN DEĞERİNİ KARANLIK BASINCA ANLARIZ…
Yazar: MEHMET ALİ SULUTAŞ | Tarih: 28/09/2009 | Saat: 11:21

 

Acı haber İSK(İçel Sanat Kulübü) iletişim ağı aracılığıyla cep telefonumdan bir iletiyle ulaştırıldı, Samsun yakınlarında, Karadeniz gezimiz sırasında. Alçakgönüllü, bir Mersinliden çok Mersinli Gündüz Artan 20 Ağustos 2009 Perşembe günü öğle saatlerinde ışığa kavuşmuştu. Cenazesi ertesi gün Cuma namazından sonra Müftü Camisinden kaldırılacaktı. Hemen rahmetlinin cep telefonunu aradım, torunu yanıt verdi; bütün aile ve yakınlarına baş sağlığı diledim. Arkasından birkaç arkadaşımı daha arayarak ya bilgilendirdim, ya acımızı paylaştım, ya da cenazede benim de temsil edilmemi rica ettim.

Bulmaca çözdüğüm günlerde zorlandığım zaman kaynaklarına başvurduğum Mersin Halk Kütüphanesi’nin okuma salonunda, 1988 baharında elim böğrümde kaldığım bir gün, hoş gülücüklerle bezenmiş tonton bir gönüllü, hiç ummadığım bir anda, hızır gibi yetişti yardıma. Emekli bir eğitimci olarak, yaptığı araştırmalar sırasında kendisinin de bulmaca çözdüğünü, bana yardımcı olabileceğini söyledi. İşte o ak pak, aydınlık kişi, eğitimci Gündüz Artan idi…

O günden sonra aramızdaki dostluk ve düşün arkadaşlığı gelişti. Pek çok ortam ve konumlarda birbirimizle özdeşleştirilir olduk. Kendisiyle olan benzerliklerimiz, bazı alan ve ortamlarda birlikte çalışmamıza da neden oldu. İçel Sanat Kulübü’nün kuruluşunda ve sonrasında, görünmeyen adam olarak kıyıdan, köşeden destek verdi çalışmalara. Kulüp’ün yayın organı Bülten’in iyi beslenip yanlışsız çıkmasında öncü oldu. Benzer gönüllü hizmetleri başka dergi ve gazetelerde bile sürdürdü. Üniversite, belediye, kurum, kuruluş ve dernekler, kent tarihi ve kültürü konusunda yayınlarını tamamlamak için onun önerilerine başvurdular.

Kaynak bulma, belgelik oluşturma, düzgün konuşma ve yazı metinlerini geliştirme alanında özel bir yetisi vardı. Kendisine yüklenen bir görevi yüksünmeden ve öykünmeden zamanından önce tamamlamak gibi bir özelliği de vardı. Seminer, konferans, söyleşi gibi etkinliklere hiç üşenmeden katılır ve katkıda bulunurdu.

Yazı ve konuşma metinlerinde gördüğü yanlışları sakınmadan söyleyebilen bir kişiliğe sahipti. Dahası, eylemden önce epey tartar, ölçer, biçer sonra dikerdi. O diktiği kültür, sanat, tarih, eğitim, toplum içerikli çalışmalarının, yazın urbalarının bir bölümünü kitaplaştırarak toplumun yararına sunmayı da önemsemişti. İşte o yayımlanmış kitaplarından bazıları:

Takma Ad-Soyadı-Rumuz Dizinleri (Tanzimat’tan Günümüze); İçel Gezginleri;İçel Bibliyografyası;Mersin Basın Tarihi;Atatürk Mersin’de;İçel Tarihi (İşgaldenKurtuluşa);İçel Şairler ve Yazarlar Antolojisi (Şiir I);Mersin / Gönüle Düşen Cemre (Mersin Yazıları);Mersin’de Yaşadılar;Mersin Tarihi Kronolojisi.

Sağlığında adına yayımlanmış kitapların başında, şair-yazar Ali F. Bilir ile Mersin Üniversitesi Öğretim Üyesi Orhan Özdemir’in birlikte hazırladıkları Mersin'de Aydın Olmak/Gündüz Artan'a Armağan” adlı kitap gelmektedir. İlk yazısının yayımlanmasının 50. yılı armağanı olarak 2005’te yayımlanan kitap, yurttaşlık bilincini üretim bilinciyle özdeşleştirmiş bu aydın insana olan şükran duygularımızı sağlığında da paylaşabilmeyi amaçlamıştır. Böyle bir amaç için, ulaşılabilinen Mersinli ya da Mersin'de yaşayan şair-yazar ve sanat insanları yazı ve destekleriyle katkı sağladılar. Saadet bilir ve Vildan Özdemir, bu kitabın oluşma sürecinde yönlendirici önerileriyle destek oldular.

Mersin Deniz Ticaret Odası, kuruluşunun 20. yılı kültür hizmeti olarak, Gündüz Artan’ın 20 yıl boyunca Oda Dergisi’nde yayınlanmış yazılarından seçkilerden oluşan “bir düş müydü o mersin” başlıklı kitabı da yaşarken okura kazandırmasına çok değer vermişti. Çok önemsediği haberlerden birini de son günlerinde duydu: Torununun Ege Üniversitesi’nde (benim 51 yıl önce İstanbul Ü’de kazandığım gibi) İktisat Fakültesi’ni kazanmış olması…

Tire doğumlu, hanım köylü, özverili eğitimci Artan, emekli olduktan sonra Mersin’e yerleşmiş, topluma hep yararlı olmuştu… Yüksek eğitimli çocuklarına, damat ve gelinle birlikte torunlarına ve çevrelerine çok iyi örnek oluyordu.

İl Halk Kütüphanesi, Halk Eğitim Merkezi, Gazeteciler Cemiyeti ve Rotary’den ‘Meslek Ödülü’ de alan, MEŞYAD, THK, TKD ve İSK onur üyesini anacağız hep...

“GÜNDÜZ AYDINLIĞI” başlığıyla bir yazım yayınlanmıştı İSK Bülteni’nde yıllar önce. [Durup dururken, “Gece olunca gündüz nereye gider?” diye sordum kendi kendime. Yanıtını da yine kendi kendime verdim, “Nereye olacak, elbette gecenin koynuna!”

“Ya Gündüz Artan?” diye ikinci bir soru döküldü cin fikirli belleğimden. Yanıt gecikmedi: “Gündüz olduğu gibi, araştırmalar yapmak üzere, yine çalışma odasına, dosyalarının, gazete kesiklerinin, el yazılı kâğıt tomarlarının ve bilgisayarının başına!..”] diye başlayan o yazıma nasıl da sevinmişti…

Kendisini Müftü Deresi’ne yakın apartman dairesinde, Mihrican yaylasındaki bahçeli evinde sık sık tek başıma veya dostlarla ziyaret ederdim. Söyleşi konularımız yazgı değil, hep yazın üzerine olurdu. Çevremizi ilgilendiren insan ve doğaya dönük konulara da değinirdik…

Gündüz Abi’yle 26 Mart 2009 Perşembe günü kuşluk vakti de bir buçuk saat kadar birlikte olmuştum. Deniz Ticaret Odası dergisinde çıkan yazılarından bir seçkinin kitap olarak yayımlanması düşüncesi ve bu nedenle düzenleme çalışmalarından ilaçları bol suyla içmesinden kaynaklanan sıkıntısına; çocuklarının başarılarından torunlarının yardıma gelişine; Türkçe üzerine yayımlanan kitaplarıma ilişkin değişik konularla eşten dosttan, söyleşmiştik.

Yalnızlığını paylaşırken kendisinin yorulmasını da istemezdim… 

Neredeyse 3-5 günde bir kendisini ziyaretim veya telefon görüşmelerimiz sırasında:

Mihrican yaylasına ne zaman ve nasıl gidilip gelineceği, Eylül’de Ramazan Bayramı; hastalığın ve çökmüşlüğün de üstesinden gelebileceği, doktorların ihtimal verdikleri olası bir kalp yetmezliği durumuna yenik düşmesi karşısında duyumsadıkları yer alırdı…

Haziran’da Trakya-Kuzey Ege gezim sırasında ve Mersin’e döndükten sonra telefonla görüştüğümüzde yayla hayatından memnun olduğunu belirtmişti. En son 10 gün önce de kıkır kıkır gülücüklerini duymaktan büyük mutluluk duymuştum. Karadeniz gezimden döndükten sonra kendisini yayla evinde ziyaret etmeyi, gezi anı ve fotoğraflarımı kendisiyle ve sevgili eşi Fethiye Hanımla paylaşacaktım. Dostlarla ve özellikle Kültür ve Turizm İl Müdürümüzle birlikte özel olarak ziyaretine gelecektik. Ama ecel biraz daha bekleyemedi…

Zaman zaman ağlamaklı oluşuna, “Ben bu duruma erken düştüm. Daha yapacak işlerim, verecek bilgilerim var…” bağlamında söylenip sızlanmasına zor dayanırdım dersem gerçeği söylemiş olurum. Sağlık durumunun, bedenini ve kafasını fazlasıyla meşgul etmekte olduğu anlaşılıyordu. Her şeye karşın, belleği tam tamına yerindeydi…

İşte Karadeniz gezisinden bu sabaha karşı döndük; birkaç saat uykudan sonra, telefon edip yine kuşluk vakti başsağlığı dileklerimi sunmak için cenaze evindeydim. Eşi, oğlu, gelini, kızı, damadı, torunları ve yakınlarıyla kucaklaşıp acıyı paylaştık. Alçakgönüllü bir yaşam süren bu değerli eğitim emekçisini uğurlamaya kimler gelmemiş, kimler çiçek göndermemiş ki! Kimler arayıp başsağlığı dilememiş ki! Duymayanları da bu duyuruyla bilgilendirelim…

Eeey, öğretmenler öğretmeni Gündüz Abi! Geçen yıl Mersin Valiliği ve bu yıl Mersin Uluslararası Müzik Festivali tarafından ödüllendirilip gönüllü yaşamı taçlandırılan özverili  insan, meslektaşların, öğrencilerin, dostların, basın-yayın arkadaşların, edebiyat dünyasının önde gelen adları; bağlandığın dünya görüşünü paylaştığın yol arkadaşların tarafından anılacaksın her zaman!..

“Bulunur mu suçlun aransa acep / Vedasız ayırdı yoktan bir sebep /

Can ciğer gibiydik bu dünyada hep / Ahret mekânında rahat uyu sen…”

Işık içinde huzurlu uyu sen!.. / 22 Ağustos 2009  (İçel Sanat Kulübü Bülteni 173)



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>