YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







Türkiye’de Elektrik Enerjisi İlk Tarsus'ta Üretildi
Yazar: HAMİT SERBEST | Tarih: 31/08/2009 | Saat: 00:12

15 Eylül 1902’de yani İkinci Abdülhamit’in hüküm sürdüğü bir dönemde Tarsus’a su değirmeniyle çevrilen 2 kW gücünde küçük bir dinamo ile elektrik veriliyor [Çukurova İşletmeleri San. A.Ş. Bülteni].  Bu, Türkiye’de elektrik enerjisi üretiminin başlangıcıdır. Bir rivayete göre, Tarsus Belediyesinde teknik eleman olarak çalışan Avusturyalı Dörfler santralı Tarsus'a getirmek istiyor; diğer bir rivayete göre de Avusturya hükümeti tarafından Saraya hediye olara verilmek isteniyor. Ancak, Abdülhamit, suikast endişesiyle bunu reddediyor. Daha sonra Tarsuslu Karamüftüzade Hulusi Paşa Padişahtan gerekli izini alabiliyor ve onu Tarsus şehir merkezinden 1800 metre uzaklıktaki Bentbaşı yöresine kurduruyor. Şehrin ileri gelenlerinden Müftüzade Sadık Paşa ile Ramazanoğulları’ndan Sorgu Yargıcı Yakup Efendi’nin evi ve tüm sokaklar aydınlatılıyor. Hava karardığında dinamo çalıştırılarak her taraf aydınlatılmış ve akşam belirli bir saatte dinamo kapatılmış.

I. Dünya Savaşının başlamasıyla gaz sıkıntısı başgösterince elektrik enerjisine talep oluşmuş. Askerlerin de ilçeye yerleşmesiyle talep daha da artınca yeni bir tesis eklenmiş. 1918 yılında Fransızlar Tarsus'u işgal ettiğinde şehrin elektriğe ilgisinden yararlanıp kazanç sağlamak istemiş ve evlerden lamba başına ücret almışlar. Sanırım, İstanbul'dan sonra ilk ücretli elektrik enerjisi Tarsus’ta kullanılmış. 27 Aralık 1921'de Tarsus'un işgalden kurtulmasının ardından, bölgedeki elektrik enerjisi üretimi konusundaki gelişmeler, ülkenin genelindeki uygulamaya paralel olmuştur. 1940 yılına kadar ihtiyaca göre santral kapasitesi arttırılmış, 200 kadar ev ile 150 sokak lambası aydınlatılmış ama sadece akşam ve sabah elektrik verilebilmiş.

Türkiye'de elektrik enerjisinin ilk üretildiği mekânı ve santrali bulmak amacıyla 1989 yılında Tarsus'ta birtakım incelemeler yapmıştım. Elektrik enerjisi konusunda Tarsus’un bu özelliklerini bilen meslektaşlarımdan Sefa Kurdak’ın yardımıyla ilk santral binasını kolayca bulmuştuk. Berdan çayının kenarındaki küçük bina, dış görünümü ile santral binası olduğunu anlatıyordu. Tarsus Belediyesi’nden binayı kiralayan kişiler orayı “kurbağa kesimhanesi” olarak kullanıyorlardı. 1989 yılında o binayı gördüğümde, fotoğrafını çekmeyi ne yazık ki düşünememiştim.

Daha sonra, 2001 yılında o binayı bulmak ve fotoğrafını çekmek istedim. Doğrusunu söylemek gerekirse, binayı bulmaya niyetlendiğimde onun pek de fazla zarar görmüş olabileceğini hiç tahmin etmiyordum. Binayı bulduğumdaki acıklı manzarayı aşağıdaki fotoğraflar gösteriyor ve bina "Tarsus Gübre Fabrikası" olarak kullanılıyordu. Binanın o halini gördükten sonra 1989 yılında binayı “kurbağa kesimhanesi” olarak kullananlara haksızlık ettiğimi anladım. Çünkü eskiden gerek binanın içi gerekse dış görünümü, buranın bir santral binası olduğunu gösteriyordu. Ne yazık ki o halinden neredeyse hiç bir eser kalmamıştı.

Binayı bulmakta zorlanmamın nedenine gelince, binanın bulunduğu bölge eskiden boş iken şimdi tamamı Tarsus’a göçle gelen insanların yerleşim yeri olmuş. Tarsus barajına kadar uzanan bu mahalle ile Berdan nehri arasına DSİ, ya selden korumak için veya nehir kenarına yerleşimi önleyebilmek için aşağıda fotoğrafta görülen duvarı ördürmüş. Santral binası da yerleşim birimlerinin dışında kalmış.

Binayı bulmakta çaresiz kalınca ümitsiz bir şekilde insanlardan bilgi almaya çalıştığımda hayretle gördüm ki yöre halkının hepsi binayı da tanıyor, önemini de biliyor. Ama, ne yazık ki yetkililer yöre halkı kadar bilinçli değiller. Tarsus Belediyesi’ne ait bu binanın müze haline getirilmesi gerekirken sırf gelir sağlamak amacıyla kiraya verilmesini yadırgadığımı, tarihi ve kültürel varlıklarımıza sahip çıkamayışımıza üzülmüştüm. Bina şu anda boş ve kullanılmıyor, etrafındaki fazlalıklar da temizlenmiş. Bu hale gelmesi bile kazanç, umarım Belediye binanın değerini dikkate alarak böyle bir girişimde bulunmuş olsun.

Elektrik enerjisinin ilk üretimi hakkında merak ettiğim diğer bir husus da  eski jeneratörlerin akıbeti idi ve Tarsus’ta bir köşede atılmış vaziyette bulmayı ümit ediyordum. Tarsus Belediyesi depolarında ne yazık ki böyle bir hurda bulunamadı, kayıtlarda da bir bilgiye rastlanmadı. Ancak, Tarsus Belediyesinden emekli olan bir kişi, Tarsus’tan sökülen eski bir jeneratörün ihale yoluyla satıldığını söyledi ama kaç yılında kime satıldığı konusunda bilgi veremedi. Bunun ilk generatör olması mümkün değildi ama tarihe ışık tutar ümidiyle izini sürdüm. Jeneratör hurda da olsa alan kişinin kullanma amacı olabileceği dolayısıyla varlıklı bir kişi olması gerektiği düşüncesinden hareketle Adana’daki bankalardan yardım istedim. Nitekim; Yapı Kredi Bankası Adana Bölge Müdürü, Çorum'un Osmancık kazasında Tarsus'tan satın alınan bir jeneratörün olduğunu belirledi. Kızılırmak nehrinin hemen kenarındaki Osmancık kazasından Derindere ailesi, 1958 yılında Tarsus'ta yaşanan sel felaketinden sonra sökülen bu jeneratörü 1964 yılında satın almış. 250 kVA gücündeki bu jeneratörü aile tamir ettirmiş ve Kızılırmak kıyısına kurmuş.

Bu jeneratör, 1989 yılında bir çeltik ve bir un fabrikasını çalıştırıyordu. Yan yana bulunan fabrikalara 15 kV ile aktarılan enerji ilk 12 saatte un fabrikasını diğer 12 saatte de çeltik fabrikasını çalıştırıyordu. 11 ay boyunca 24 saat çalıştırılan sistem her yıl 1 ay dinlendirilmiş, bakım yapılmış. Tüm bu hizmetleri 3 tane eğitimsiz teknisyeni vardiyalı çalıştırarak sağlamışlar. 2002 yılında ailenin büyüğü Sakin Derindere'den jeneratörün hala çalışmaya devam ettiğini öğrendim, şu andaki durumunu ise bilmiyorum.

Tarsus'un tarihinde elektrik konusunda ilginç bir kişisel girişim var, onun da bilinmesi ve sahip çıkılması lazım. 1935 yılında Sadık Eliyeşil, Çukurova İşletmeleri adıyla bilinen fabrikasına elektrik enerjisi getirmek istiyor. Ancak, Tarsus Belediyesinin ilçeye verdiği enerji yeterli olmadığından kendisi üretmek zorunda kalıyor. Aşağıdaki fotoğraflar fabrika içindeki santral binasını gösteriyor.

Fabrikanın bulunduğu yer Berdan Nehrinden oldukça uzakta olduğu için jeneratörleri çalıştıracak suyu önce getiriyor. Berdan Nehrinden 1600 metre uzunluğunda kanal açtırıyor ve suyu cazibe ile akıtarak fabrikaya kadar getiriyor ve buradaki türbini çalıştırıyor. Aşağıdaki fotoğraf da santral binasına gelen su kanalını göstermektedir.

Yedekli olarak çalışan 1934 yapımı 450 kVA gücündeki bu jeneratörler, fabrika giderek büyüdüğü için 1990’lı yıllardan sonra güç ihtiyacının hepsini karşılayamaz olur. Bu nedenle, ihtiyaç duyulan fazla enerji Tarsus elektrik şebekesinden alınır ama genel elektrik sistemi ile fabrika jeneratörlerini eş zamanlı çalıştırmak konusunda problemler yaşanır. Teknolojinin eskimiş olması ve jeneratörlerin ekonomik ömürlerini tamamlamış olmaları nedeniyle devre dışı bırakılırlar. Artık Karamehmet ailesine ait olan Çukurova İşletmeleri tüm üretim faaliyetlerini yeni fabrika binasına taşıdığı için Tarsus'un girişindeki bu fabrika sadece depo olarak kullanılıyor ve buradaki bu jeneratörler de ne yazık ki çürümeye terk edilmiş durumda. 

Elektrik enerjisinin ülkemizdeki tarihçesini araştırırken yaptığım çalışmalarda bir kez daha gördüm ki; birçok konuda olduğu gibi teknoloji konusunda da tarihi değerlere sahip çıkamıyoruz. Türkiye’de ilk elektrik üretilen santral binasının ve mülkiyeti Karamehmet ailesine ait olan jeneratörlerin ve kanalların korunması konusunda başta Tarsus Belediyesi olmak üzere yetkililerin ve bölge insanı ile Elektrik Mühendisleri Odası’nın gerekli ilgi ve hassasiyeti göstermesini diliyorum.



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (4) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>