YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







ALT ÜST OLAN KİMLİK
Yazar: METİN ATAMER | Tarih: 22/08/2009 | Saat: 21:43

Günlerdir ülkemde yaşayan binlerce vatandaşımın düşüncelerinde ve ekranlarda  tartışılan bir kaç konudan biri, ve de en önemlisi, açılım,  engin bir denizde yüzme hevesi olduğunu düşünmekteyim. Deniz engin, biz de yüzmeyi bilmiyoruz.  Aslında çırpınarak yüzme öğrenmek kolay olduğunu  zannedersek de, bu yüzmenin bir kaç kuralı olsa gerek. Her konuda olduğu gibi bu konuda da mektepli olarak düşünmek gerek. Alaylı veya Kasımpaşalı gibi düşünmenin çözümden ziyade zarar üreteceğine inanmaktayım. Her kesimden insanla konuşmak gerekir. Kendilerini Kürt alt kimliği ile toplumdan soyutlamak isteyen insanların yanında , bu soyutlanmadan rahatsız olan kürt kökenli diğer vatandaşlarımızın sayısı önemli yer tutmakta.

Benim köylüm, benim çiftçim, benim Kürdüm diye mi meydanlara inip seçim konuşmaları yapacağız diye düşünmekteyim. Benim ülkemde yaşayan insanları kısır döngülerle bölmeye kalkmanın bu ülkeye iyilikler getirmeyeceği aşikar. Komşularımız şimdi ellerini ovuşturarak  böyle bir hadiseyi ve ülkenin yan kimliklerle sarsılmasını dört gözle beklediği aşikar. Kanımca Birleşik Devletlerin olmazsa olmaz konularından biri olan güney doğu konusu, 200 yıllık bir geçmişe dayandığını kimse inkar etmemekte. Bu konunun kaşınmasında F tipi planlama ile gelişmesi, Amerika da oturup Türkiye’dekilerin idare edilmesi, ne kadar acı bir gerçek olduğunu düşünmekteyim. 

29 Temmuz 1883 senesinde Italya'da doğan Benito Amilcare Andrea Mussolini 1922 senesinde ülkesindeki Ulusal Faşist Parti üyesi olarak, siyasi hayatında çok ünemli bir aşama kayıt ederek ülkesinin Başbakanı  oldu. Kendisini  II DUCE olarak tanımlayan halk, onun verdiği her karara uymakta hiç tereddüt etmedi. Ordu kökenli olmadığı halde her toplantıya mareşal üniforması ile katılması en ilginç yanı idi. Özel gizli polis teşkilatını, Hitler’in Nazi teşkilatını örnek alarak kurduğunu bilmekteyiz. Italya'da 1925 ile 1927 seneleri arasında polis devleti hüküm sürdüğünü, halkın korkarak siyaseti izlediğini öğrenmekteyiz. 

Benito'nun hayatında önemli kilometre taşını teşkil eden Berlin-Roma hattıdır. Buna yabancı dilde AXİS gücü denilmektedir. Bu gücün temelinde ırkcılık yatmakta olduğu bilinmekte.  Mussolini konuşmalarında Hitler gibi saf ırktan bahseder, fakat saf ırkı %95 olarak nitelendirmekteydi. Mussolini  Asaletin kendisi gibi saf bir Teuton ırkından gelmek olduğunu tanımlamaktadır.  Savaş sürecinde önce Fransa’ya  sempati besleyen Mussolini daha sonraları Hitler’in yanında yer alır. AXİS bağlantısında Rusya’ya açılan cephede fazla bir etkisi olmadığı halde yenilginin faturalarını ödemek mecburiyetinde kalması, olumsuzlukların bir bölümünü teşkil etmekteydi. 

Mussolini aslında incelenmesi gereken bir karaktere sahipti. Hiç bir dine inanmayan, fakat toplumda taraftar kaybetmeme pahasına katolikmiş gibi görünmesini iyi sergilemişti. Tanrı diye bir oluşumun olmadığını zaman zaman belirten Andrea, dindar kesimin yanında bu düşüncelerini dile getirmemek için  gayret sarfederdi.

İkinci Dünya Savaşının sonunda, iflas eden faşism sonrası yanındaki bazı AXES‘in yetkili adamları ve seviyeli ilişki yaşadığı  Clara Petacci ile  Isviçre’ye  kaçarken COMO  kasabasında 27 Nisan 1945'de  yakalanır. Kendi yetiştirdiği komünist subaylar tarafından Clara ile birlikte ormanda öldürülür. Faşist  Lider Benito’nun  öldürülmesi bile bir ibret verici olayıdır.

Mussolininin hayatı tarihciler ve sosyologlar hatta piskologlar tarafından incelenmesi gereken bir hayat süreci olduğuna inanmaktayım. Irk üzerine felsefe üretmenin toplumu nerelere götürdüğünü yaşanmış tarihten ders almak  gerekir. Mussolini ve onun Faşist Diktatör olarak yönettiği ülkesi için yaptığı işleri objektif olarak incelemede fayda olduğuna dair  görüşleri paylaşırım.

Bu günlerde çeşitli açılımlarla toplum içinde değişik, fakat saf kimliklerle yaşamak isteyen, başka konumda yaşamak isteyen, toplumsal yönetimi paylaşan, veya paylaşmayan, olmayan Demokrasi adına siyaset üreten insanların var olduğu garip bir ülkede nefes almaktayız.

Bazı deyimlerin doğru, bazı deyimlerin ise laf olsun diye söylendiğine inanırım. ‘’Atın adamı denizde, çırpınırken yüzmeyi öğrenir’’ ama öğrenme kabiliyeti varsa, veya ’’ kervan yolda düzülür’’  ama nasıl...



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>