YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







Statüyü Sarsmak-2
Yazar: MAHMUT TEBERİK | Tarih: 21/08/2009 | Saat: 21:36

Peki Ne Yapmalı?

Yaşam, bir endişeyi bir kenara bırakıp ötekine koştuğumuz, bir arzudan sıyrılıp kendimizi başka bir arzunun kollarında bulduğumuz bir süreçtir. Oysa araçların en zarifi ve en donanımlısı bile bize güzel bir ilişkinin yaşattığı doyumu sağlayamaz; bir kavganın veya ayrılığın yaşattığı hüsrana deva olamaz. O nedenle paraya tapınmak yerine bu dünyada mutluluğu ve doyumu yaşamak gerekir.

Zenginlik, illa da para değildir. Duyarlılık, alçakgönüllülük, paylaşmak, başkalarına yardım etmek, yani yaşam demektir. Örneğin, geceleyin yıldızların altında olmanın keyfi, dostlarla birlikte türkü söylemenin zevki zenginliktir.

Meteliksiz olmak, yaşam oyununda bir kaybeden olmak değildir. Nakitte değil, başka alanlarda zengin olunabilir. Para, ruhun ihtiyaçlarından hiçbirisi için gerekli değildir.

“İki gül kondurdum yanaklarına / Açan bir gülücük yaptım dudaklarında / Geriye itme beni, yasamız açık / Ektiğini biçme hakkı da vardır her insanın”. Bu dizelere hangi paranın, hangi haksız zenginliğin ya da servetin gücü yeter?

Ölüm düşüncesi her şeyden önce, toplumun ödüllendirdiği bir takım özelliklerden sıyrılmamıza neden olur. Ölüm, statü edinmek için çırpınmanın değersizliğini ve geçiciliğini yüzümüze vurur. Bir cenazenin başında, başkalarının düşüncelerinin her zaman samimi olmadığını anlarız.

İnsanlar arasındaki farklar ne kadar fazla olursa olsun, büyük çöllerin, yüksek dağların, buzulların ve okyanusların oranlarıyla karşılaştırıldığında çok küçük kalır. Bu nedenle çevremizdeki insanlarla olan farklılıklarımızı büyütmeyelim.

Diğer insanlarla kendinizi eşit görebilmeniz için onlara çocuklara baktığınız gibi bakın. Hayatta hiçbir bebeyi ya da çocuğu kıskandığınız oldu mu? Kıskanmayı bırak, kızabildiniz mi onlara? O halde yetişkinleri birer çocukmuş gibi hayal edin.

Boşverin toplumun değer yargılarını. Sizin kendi değer yargılarınız, görüşleriniz, inançlarınız yok mu? Beyniniz ve vicdanınız ne diyor? En büyük otorite insanın kendi vicdanıdır, siz ona bakın, on hesap verin. Var olan kişisel yetenek, beceri, vb. özelliklerinizi öne çıkarın.

“Yetenekli insanların kişisel özgünlüklerinden vazgeçmeleri, Tanrı’nın bir hizmetçiye dönüşmesine benzer” diyor Victor HUGO
“İnsan olan, toplum kurallarına uyum sağlamaz” diyor, Emerson.

Kendine Saygı, başarıların beklentilere oranıdır. Beklentileriniz karşılayabildiğiniz oranda, yani başardığımız ölçüde kendinize saygınız artar. Kendinize saygınızın sürmesi için ya yukarıda belirtilen bedelleri ödeyip başarılarınızı arttıracaksınız ya da beklentilerinizi azaltacaksınız. Kararı siz verin.

Zafer ve yenilgileri konulan hedefler belirler. Kendimize duyduğumuz saygı ve güveni belirleyen, yöneldiğimiz hedeflerdir. İşler geçicidir. Aslolan bizim yaşamımızdır. İşlere, gururu ve kendimize olan saygımızı koymayalım. Başarısız olursak canımız sıkılır.

Kişisel gelişim kitapları, henüz “olmamış” kişilere “nasıl olunacağını” anlatırlar. Tarihte sıfırdan başlayıp dolar milyarderi olmuş insanların yaşamöykülerini örnek verirler. Ancak o insanların bu yolda gururundan, onurundan ve kişiliğinden ne verdiklerinden söz etmezler. Böylece okuru daha büyük hüznün kucağına iter ya da bırakırlar. Bu kitapları çok da fazla kaale almayalım.
İşyerlerinde piramidin tepesinde yer alan insanlar, illaki çok başarılı kişiler olmayabilir. Belki de siyaset sanatının karanlık yüzünde ustalık edinmiş olabilirler. Niçin onlara kızıp, kıskanıp ya da özenip kendimizi yiyip bitirelim?

Her organizasyonun amacı, hammadde, işgücü ve makinalar için en düşük fiyatı ödeyip üretilen malı en yüksek fiyata satıp kar etmektir. Ancak işgücü mal değil, insandır ve bu süreçte acı duyabilir. Bu gerçeği hiçbir zaman unutmayalım.

Varlıklı olmak, mutlak değil göreceli bir kavramdır. Kaynaklarımız ne olursa olsun, paramızın yetmediği bir şeyi arzularsak fakirleşiriz. Ekonominin temel kurallarından biri de: “İhtiyaçlar sınırsızdır”. Sınırsız olan bir şeyin peşinde ömür törpülemek niye? Elimizdekilerle yetinebiliyorsak zenginiz demektir.

Zengin olmanın iki yolu: Daha çok para kazanmak ya da arzuları sınırlandırmaktır. “Değildir yoksul, azla yetinmesini bilen” diyor Hayyam. Tercihinizi siz yapın.

Bir şeyi yüceltmeye son vermenin en hızlı yolu ona sahip olmaktır. (Örn. Evlenmek) Başarıların ardından beklediğimiz tatminle bizi bekleyen süreç çok farklı olduğu için sahip olduktan sonra onu unutur yeni şeylere sahip olma arzusuyla yanıp tutuşuruz. O halde yeni şeylere sahip olma arzumuzu törpüleyemez miyiz?

İdeal bir dünyada yaşasaydık ve kendi değerlerimizin farkında olabilseydik sonuç farklı olurdu. Dışlanmaya ya da övülme ve pohpohlanmaya bu kadar önem vermezdik. Peki, kendi ideal dünyamızı kendimiz oluşturamaz mıyız?

Soru: Kişiler ya da bireyler kendi değer yargılarına göre mi, yoksa Tanrı’nın veya toplumun değer yargılarına göre mi yaşamalıdır?

Başkalarının görüşlerine fazla değer veren kişi, onlara hak ettiklerinden fazla şeref bahşeder. O halde dışarıdan gelecek onay ya da yergilerin izini sürecek yerde kendi içsel bilincimize kulak kabartmalıyız. Önemli olan, nasıl göründüğümüz değil, aslında ne olduğumuzdur.

Dürüstlük ve nezaket, kesinlikle başkalarının tanıklığına gerek duymamalıdır. Her övülen illa da iyi değildir. Altın ve zümrüt, övülmediği zaman değer kaybetmez.

Sonsöz

Günümüz egemen düşüncelerini yorumlarken uyanık, sıradışı ve sorgulayan bir politik akıla sahip olup “gerçekten böyle mi?” diye sorduğumuz anda durum değişir. Böylece kendisini başarısız gördüğü için kıvranan insanlarda suçluluk hissi ve utanç ortadan kalkar ve değişim başlar.

Var mısınız, bu soruları sorup değişimi başlatmaya?

Statüleri sarsmaya ne dersiniz?



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (1) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>