YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







BÜYÜK SAHRA VE ARAP YARIMADASI ÇÖLLERİNDE ÜRETİLECEK ELEKTRİK ENERJİSİNİ AVRUPA’YA TAŞIYACAK 4OO MİLYAR EURO YATIRIM BEDELLİ MEGA GÜNEŞ PROJESİ BAŞLIYOR
Yazar: YUSUF ZEREN | Tarih: 18/08/2009 | Saat: 22:02

Alman Uzay Araştırmaları Merkezi (Deutsches Zentrum Für Luft-und Raumfahrt:DLR) tarafından hazırlanan , Roma Kulübü tarafından oluşturulan TREC(Trans-Mediterranean Renewable EnergyCorporation) desteklenen ve Desertec Vakf’ınca hazırlık çalışmaları finanse edilen “CLEAN POWERFROM DESERTS:The Desertec Concept for Energy,Water and Climate Security” isimli proje ile Kuzey Afrika ve Orta-Doğu  çöllerinde güneş enerjisinden üretilecek elektriği önce kaynak ülkelerin kullanımına sunacak, deniz suyundan tatlı su elde edecek ve fazlasını Türkiye ve Akdeniz altından Avrupa Ülkelerine taşıyacak mega güneş projesi yakında gerçekleşiyor.

Aralarında Deutsche Bank, Siemens, ABB,RWE, Münich Re, MAN Solar Millenium, HSN Nordbank’ın da yer aldığı 12 büyük şirket EU-MENA DESERTEC INDUSTRY INITIATIVE adı  altında bir girişim grubu oluşturmuşlar ve Alman Yasalarına göre 31 Ekim 2009'da bu projeyi hayata geçirecek şirketi kurmak üzere mutabakat anlaşmasını imzalamışlardır.

Yukarıdaki kısaltmalarda;EU (European Union), ME (Middle East) ve NA (Nord Africa) yı işaret etmektedir.

Yapılan hesaplamalara göre dünya çöllerine 6 saat içinde güneşten gelen ışınım enerjisi, tüm dünyanın bir yıllık enerji ihtiyacını karşılayacak boyuttadır. Yerleşime ve tarıma uygun olmayan güneş enerjisi deposu bu geniş alanlardan halen hiçbir şekilde yararlanılamamaktadır.

Bu proje, Fransa tarafından önerilen ve AB tarafından desteklenen Türkiye’nin de içinde yer alacağı ”Akdeniz Ülkeleri Birliği”nin de çimentosu olacaktır.

Hatırlanacağı gibi bugünkü AB, Fransa ve Almanya’nın önderlik ettiği “Kömür-Çelik Birliği” projesi ile başlamış ve bugün 27 ülkeyi kapsayan dev bir ekonomik güce ulaşmıştır.

Bu proje kapsamında uygulanacak teknoloji, uzun süreden beri ABD ve İSPANYA’da başarıyla uygulanan güneşten ısıl yolla elektrik enerjisi elde etmeyi sağlayan ve CSP(Concentrating Solar Power - Yoğunlaştırılmış Güneş Gücü) olarak anılan denenmiş bir teknolojidir.

Fresnel tipi ya da parobolik oluk şekilli yatay konumlu aynalarla oluk merkezine yerleştirilmiş vakumlu boru içinden geçirilen akışkana güneş ışınımı odaklanarak akışkana ısı transfer edilmekte ve sıcaklığı 300 dereceye kadar yükseltilebilmektedir.Bu ısıyla da boylerde kızgın buhar üretilerek jeneratörü tahrik edecek türbine yollanmaktadır. 

CSP Teknolojisinin, PV (Photo Voltaic) teknolojisine göre çöl ortamında daha başarılı ve ekonomik olduğu belirlenmiştir. Çünkü çöllerdeki aşırı sıcaklık, sistemin özelliği nedeniyle, güneş panellerinde verim azalmasına yol açmakta ve diğer taraftan, üretimde sürekliliğin sağlanması için gündüz üretilen elektrik akımının gece kullanılmak üzere akülü sistemlerde depolanması da maliyet açısından uygulanır bulunmamaktadır.

CSP sisteminde, üretilen ısıl enerjinin önemli bir kısmı tuz çözeltilerinde depolanarak, gece enerji üretimi kesintisiz olarak daha ucuz yoldan sürdürülebilmektedir

Zorunlu durumlarda da buhar türbini doğal gazla da desteklenebilmektedir. MENA ülkelerinin çoğunda doğal gaz vardır.

Üretilen enerji dünya nüfusunun önemli bir kısmının yaşadığı Orta-Doğu, Kuzey Afrika ve Avrupa ülkelerine HVDC (High Voltage Direct Current - Yüksek Gerilimli Doğru Akım) iletim tekniği ile taşınacaktır.

HVDC iletim tekniği, HVAC(High Voltage Alternative Current - Yüksek GerilimliAlternatif Akım) tekniğine göre elektrik enerjisinin daha az kayıpla uzak mesafelere taşınmasında kullanılan yeni bir teknolojidir.

Bu sistem, HVAC'ye göre aynı kablo kesitinde daha fazla akım iletebildiğinden, daha  az magnetik kirlilik yarattığından ve daha güvenli bulunduğundan tercih edilmektedir. Ancak, tesis maliyeti HVAC'ye göre kısmen yüksektir.

Bu iletim teknolojisinde akım, doğru akım olarak yüksek voltaj altında hat boyunca 1000 km başına  %3 kayıpla taşınabilmektedir. Hat sonunda da akım, tekrar alternatif akıma dönüştürülmektedir.

Enerjinin  yoğun kullanılacağı Avrupa ülkeleri esas alındığında, toplam uzaklık yaklaşık 3000 km olacak ve bu mesafeye toplam %9 kayıpla enerji taşınabilecektir.

Bu teknolojinin zaman içinde olgunlaşmasıyla kayıplar %5'e kadar çekilecek ve tesis maliyeti de düşecektir.

Buhar üretimi için  ihtiyaç duyulan su, deniz suyundan tatlı su üreten tesislerden sağlanacaktır.

Ayrıca tesiste üretilecek ucuz enerji sayesinde, nano membranlı arıtma tekniğini kullanma imkanı doğacak,  kimyasal yöntemlere başvurulmadan deniz suyundan içme, kullanma ve tarımsal amaçlı su da elde edilebilecektir.

Halen uygulanmakta olan kimyasal tekniklerle deniz suyundan tatlı su elde etmede, 1 m3 tatlı su başına 3,5 kWh’lik enerji tüketilmekte ve fazla miktarda kimyasal atık üretilmektedir

Orta-Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinin 2050 yılındaki tatlı su açığının 150 milyar m3/yıl olacağı öngörülmektedir.

Küresel ısınma durdurulamazsa bu açık daha da büyüyecektir.

Bu kadar tatlı suyun elde edilmesi için ihtiyaç duyulacak enerji miktarının ise 525 TWh olacağı hesaplanmıştır. Bu miktardaki enerji ancak temiz ve ucuz çöl elektriği sayesinde karşılanabilecektir.

Çölde güneş enerjisinin ışınım yoğunluğu ortalama 2400 kWh/m2-yıl düzeyindedir.

Bir varil petrolün(190 litre) enerji eşdeğeri  1600 kWh'dir.Eğer güneş ışınımı kayıpsız olarak elektrik enerjisine dönüştürülebilseydi, 1 m2 çöl alanından yılda 1,5 varil petrole eşdeğer enerji üretilmiş olurdu.

Mevcut CSP teknolojisi ile çölde 1 km2 (1 000m x 1 000m) alanda 250 GWh/yıl enerji üretilebilmektedir.Bu ise yılda yaklaşık 1,5 milyon varil petrol eşdeğeri enerji demektir.

CSP teknolojisi geliştikçe, zamanla sistem verimliliği de artırılacaktır.

Dünya çöllerinde milyonlarca kilometrekare alan boş yatmaktadır.

Tüm Orta-Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinin yıllık petrol üretimi ise ortalama 9 milyar varil/yıl düzeyindedir.

Ayrıca yatay konumlu ve kilometrelerce uzunluğu ve genişliği olacak, oluklu parabolik kesitli ayna tarlasında, büyük bir gölge alan oluşacağından, bu gölge alanda zamanla tarım yapma imkanı da doğacak ve geniş alanların bitkisel üretime katılması  sağlanabilecektir.

Bu proje, petrol ve doğal gazı giderek tükenen MENA ülkelerine sürdürülebilir bir kalkınma sağlamaya da büyük bir destek olacaktır.

Çölde 250 MW'lık bir CSP Santralı için gerekli iş gücü ihtiyacı 1000 kişi civarında olup, proje süresi 3 yıl olarak hesaplanmıştır. Projenin istihdam yaratma özelliği büyüktür.

Bu mega proje kapsamında öncelikle 2020 yılına kadar 5 GW kapasiteli 2 adet CSP santralın kurulması ve yılda 60 TWh (60 milyar kWh/yıl) enerji üretilmesi planlanmıştır.

Santral için 15 kmx15 km'lik bir tesis alanı ve enerji iletimi için de 3100 km x 0,1 km’lik bir taşıma hattı alanına ihtiyaç duyulacaktır. Taşıma alanının önemli bir kısmı deniz içinde kalacaktır.

İlk aşamada tamamlanması planlanan 10 MW'lık  gurup için yatırım tutarı; santral için 42 milyar Euro, iletim hattı için 5 milyar Euro dur. Tesis ekonomik ömrü ortalama 25 yıl, yıllık getirisi 3,8 milyar Euro olacaktır.

Santral çıkışında maliyet, 0,05 Eurocent/kWh, iletim hattı maliyeti 0,01Eurocent/kWh, hat sonu toplam maliyet 0,05 eurocent/kWh olarak hesaplanmıştır.

Proje 10’ar yıllık dilimler halinde 2050'de tamamlandığında, toplam kapasite 20x5GW=100 GW(100.000 MW) güç düzeyine ulaşacak, yılda toplam 700 TWh(700 milyar kWh) enerji üretilecektir.Bu miktar AB ve MENA ülkelerinin elektrik enerjisi ihtiyaçlarının ancak % 15'i düzeyindedir.

Dolayısıyla bu tip yeni mega güneş projelerine ihtiyaç duyulacaktır. Bu bir başlangıç projesidir.

Toplam santral alanı 50 kmx50 km=2 500 km2'ye ulaşacak, toplam hat alanı ihtiyacı 3 600 kmx1 km olacaktır. Bu alan MENA ülkeleri toplam çöl alanının %0.02'si kadardır.

Bu mega proje tamamlandığında, 20 adet her biri 5 GW (5000 MW)'lık santrallar 20 ayrı iletim hattı ile Akdeniz’in altından ve Türkiye üzerinden HVDC hatlarıyla Avrupa’ya enerji taşıyacaktır.

Tesisin toplam santral maliyeti 2050'de 350 milyar Euro, toplam hat maliyeti ise, 45 milyar Euro olacaktır.

2050 yılına kadar fosil yakıtların birim fiyatlarının çok daha yüksek olacağı dikkate alındığında, çöl elektriği piyasası oldukça rekabetçi bir yapıya sahip olacaktır.

Hesaplamalarda kapasite faktörü 2020 için 0,60 ve 2050 için 0,80 olarak alınmıştır. Gündüz üretilen enerjinin önemli bir kısmı gece kullanılmak üzere depolanacağından kapasite faktörü yüksek tutulmuştur.

İlk santralın Sina Çölünde Mısır toprakları üzerinde kurulması ve Gazze Şeridi’nde yaşayan 2-3 milyon insanını iş, enerji ve su ihtiyacını karşılanması düşünülmektedir.

İsrail ve Filistin arasındaki çatışmanın önlenmesi, milyonlarca işsiz insana istihdam yaratılması, bölgenin refah seviyesinin yükseltilmesi ve barışın sağlanmasında da bu projenin büyük katkısı olacaktır.

Bu gelişmeleri yakından izleyen Cezayir hükümeti, Almanya’dan teknolojik ve finansal destek alarak başkentinin 420 km güneyinde Sahra Çölü’nde Hassi R’mel'de 150 MW'lık bir hibrit proje başlatmıştır. Doğal gaz ve güneş enerjisini bir arada kullanacak bir projedir.

Tesisin 25 MW'lık kısmı sadece CSP tekniği ile işletilecektir. Parobolik oluk tipi ayna alanı 180.000 m2'dir(yaklaşık dört futbol sahası büyüklüğü).

Bu proje, yerinde üretilen doğal gaz ve güneş enerjisinin birlikte kullanılacağı ilk hibrit proje olacaktır.

Santral inşaatı 2009 temmuzda başlamış olup, 2010 sonunda bitirilmesi planlanmıştır.Bu proje içsel tüketime yönelik bir pilot projedir.

Cezayir, 33 milyon nüfuslu  bir Kuzey Afrika ülkesidir.Topraklarının 4/5'i çöldür. Hemen hemen tek gelir kaynağı doğal gaz ve petrol  geliridir. Son yıllardaki ihracatı yaklaşık 54 milyar dolardır.

Petrol ve doğal gazı bittiğinde ekonomik sıkıntıya düşeceğini bilen Cezayir hükümeti, bu projeye çok önem vermektedir. Bu proje sektöre önemli bir deneyim kazandıracaktır.

Cezayir’in asıl amacı, 2020 yılına kadar aynı bölgede 6.000 MW'lık CSP ağırlıklı hibrit santrallar kurmak ve çöl elektriğini Avrupa ülkelerine pazarlayarak kalkınmasını sürdürülebilir hale getirmektir. Doğal gazı doğrudan pazarlamak yerine, hibrit santralarda elektrik üreterek katma değeri yüksek ürüne dönüştürüp pazarlamak daha ekonomik olacaktır.

Kömür, petrol, doğal gaz ve uranyumun kullanılabilir yakıt haline dönüştürülebilmesi için ayrıca yoğun bir proses enerjisi tüketilmektedir. Oysa, güneş enerjisi doğrudan kullanılabilmektedir. Dolayısıyla güneşten elde edilecek her kWh'lik enerji aslında küresel enerji bilançosu bağlamında daha değerlidir ve küresel iklim değişikliğini önlemede en etkili çözümdür.

Gerekli önlemler alınmadığında, küresel ısınmaya yol açan C02 konsantrasyonu  2050 yılında iki katına yükselecektir

Bu proje 2050 yılında tamamlandığında EU-MENA ülkelerinin toplam CO2 salımı 2000 yılındaki seviyelerinin  %38 altına düşürecektir. Bu ise özellikle AB ülkelerinin Kyoto Protokolü şartlarını sağlamada önemli bir avantajı olacaktır.

AB ülkeleri 2020'ye kadar toplam enerji tüketimleri içinde yenilenebilir enerjinin payını %20 çıkaracak enerji planını kabul etmişlerdir. 2012'de  başlayacak yeni süreçte bu oran daha da yükseltilecektir. Bu gelişmeler söz konusu mega projenin gerçekleşme şansını artırmaktadır.

Bu proje ile, MENA ülkelerinin tatlı su ihtiyacı daha ekonomik olarak karşılanacak, petrol ve doğal gazın kalan rezervleri daha verimli olarak değerlendirilecek, yeni istihdam alanları yaratılacak, kısmen de olsa gıda güvenliğine katkı sağlanacaktır. 

Avrupa Birliği bu projeye olumlu bakmakta ve uygulanabilir bulmaktadır. Alman Hükümeti ve büyük enerji şirketleri kurulacak şirkete destek vermektedir.

Ürdün Veliaht Prensi Hasan Bin Tallal gerek sponsor olarak, gerekse diğer Arap Ülkelerinin projeye katkılarını sağlamak için yoğun çaba harcamaktadır.

Türkiye’den projeye sadece eksper düzeyinde özel katılım olmuştur.

Türkiye‘de güneş kuşağında bir ülkedir. Enerji tedarikimiz geniş çapta dışa bağımlı ve fosil kaynaklıdır. Gelişmeler bizi yakından ilgilendirmektedir.

CSP teknolojisini hızla edinme ve adaptasyon yeteneğimiz vardır.

Almanya’da 31 Ekim 2009 kurulacak şirkete büyük olasılıkla özel sektör katılımı yanında, kısmi kamu ortaklığı şeklinde de katılımlar olacaktır.

Proje hakkında şimdiye kadar Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı her hangi bir açıklama yapmamıştır.

Bu mega proje yakından takip edilerek, gerek özel sektör düzeyinde ve gerekse kamu ortaklığı şeklinde içinde yer almamızın yararlı olacağı kanaatindeyim.



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>