YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







HEM NALINA HEM MIHINA...

DARBE EDEBİYATI
Yazar: METİN ATAMER | Tarih: 18/07/2016 | Saat: 14:44

Darbe denince aklıma bin bir türlü konu gelmekte. Darbe edebiyatı aslında konuyu başka bir mecraya götürmekte. Benim darbem daha programlı, daha vurucu olur diye konuşulabilir. Hani darbe, vuruş , anlamına gelen bir başka ifade ile izah edilebilir. Kapıya vuruş darbesi olarakta algılanabilmesi mümkündür. Aslında ‘Ihtilal’ veya ‘Baş Kaldırma ‘ olarakta ifade edilmesi daha doğru olabilir. Benim ilk ihtilal ile tanışmam 1960  senesidir.

Mecliste  anayasanın 146 ve 147 inci maddelerinde değişiklik yapan madde konusu önerge olarak hazırlanıp, tahkikat komüsyonuna sınırsız yetki verilmesi mecliste gündeme gelince, Rahmetli İnönü konuyu halka aktarmasi, bir çok infiallere sebep olmuştu. 555 K olarak bilinen Kızılay yürüyüşüne bende katılmıştım. Kızılay’daki olaylar, iktidarın toplumu hiçe sayıp hareket etmesinden kaynaklanmıştı. İsmet İnönü’nün  meşhur ‘‘Demokrasi yolundan ayrılırsanız sizi ben bile kurtaramam’’  sözü kulaklarımda hala çınlar.

Kanımca 27 Mayıs şekil bakımından planlı bir hareket olarak nitelendirilebilir. Halk bir direnç göstermemiş, zaten ezilen asker, hazır anayasa maddesini makul bir sebep gösterilerek iç hizmet kanunun 34 maddesine dayanıp yönetime el koymuştu. Sonradan oluşan olayları ve evvelini onaylamak mümkün olmasa gerek. Ülkeyi bir kaç sene geriye götürmeye yetmişti. Demokrat Parti yöneticilerinin uğradığı acı sonuçları hiçte tasvip etmemiştik.

Seneler sonra İhtilali planlayan Madanoglu’nun ekranlarda eylemlerini nasıl yaptıklarını ve nerede tıkandıklarını dinlerken, hayretler içinde kalmıştım. Bu hareketin aktörlerinden biri olan Mithat Ceylan’ı da Tümen Komutanı olarak  bir vesile olarak tanımıştım. Ancak konuyu planlayanlar ile, icracı olanların ayrı  guruplar olduğunu anlatmıştı. Hatta o tarihte albay olan, aslında 1917 Kıbrıs doğumlu Türkeş’in, 14 lerin içinde yer alması nedeni ile,  ülkeden uzaklaştırılması için elçilik danışmanı olarak Yeni Delhi ye atanmasını anlatmıştı.

Tarihi değerleri iyi okumamız gerektiğini düşünmekteyim. Aynı dönemden olan Harp Okulu komutanı  Albay Talat Aydemir’in , 1963 senesinde bazı ihtilal girişimleri sonucunda idama mahkum olması da başka bir inceleme konusu olsa gerek.

Gelelim 1980 senesinde sağ - sol çatışmasının ülkeyi getirdiği noktada askeri müdahalenin neticesi olarak planlı bir hareketin, sivil idareye müdahalesini , yine iç hizmet kanununun 34 maddeye dayandırılarak yapılmış olması, şekil olarak yalnıştır. Bunun sivil idare olarak ders alınması gereken bir hareket olduğuna da inanırım. Bence hiçbir askeri müdahalenin, sivil yönetime galebe gelmesini tasvip etmem münkün olmasada, sivil idarenin de attıkları adımlarda toplum dışına taşan menfaatlerden uzak kalmasının gerektiğini unutmaması, kaçınılmaz bir şarttır.

Hiç bir askeri hareketin, ülke savunması dışında, makul bir açıklaması olacağını düşünemem. Yalnız Ata rahmetlinin söylediği bir cümle her zaman kulaklarımda çınlar ‘’ Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere , memleketin dahilinde ,Iktidara sahip olanlar  gaflet ve delalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler.’’  Bu cümleden sonrasıda çok önemlidir. Kimi zaman bu cümleleri aramızda konuşup tartışmaktayız.

Ayakkabı kutularından tutunda , kol saatlerine varıncaya kadar, Adana’da yakalanan silahlar gibi   üzerinde durulması gereken bir çok olayı izah etmek gerektiğine inanmaktayım. Nutukta diğer bir cümle ise  ’’ Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler.’’ beni derinden düşünmeye yöneltir.

Bunların ötesinde cami minarelerinden halkı galeyana getirip meydanlara salınmasıda doğru bir davranış olmasa gerek. Meydanlara gelen insanların kontrolsuz hareketlerde bulunması mümkündür. Galeyana gelmiş bir güruhu idare etmek zor ve imkansızdır. Her böyle harekette dükkan yağmalamanın önüne geçilmesi olanaksızdır. Bu nedenle minarelerden halka böyle çağrı yapmakta doğru bir hareket olmasa gerek.

Ülkede çalışmayan bir istihbarat teşkilatından bahsetmek bile istememekle birlikte,   paralel yapıdan destek alarak iktidar olmuş bir idarenin , menfaatler çarpışınca yek diğerine galebe çalma girişimleri içinden bir darbe edebiyatı ortaya çıkarmak zor olsa gerek diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

Metin Atamer 



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>