YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







12 EYLÜL'Ü YARGILAMAK
Yazar: SAMİH AZMİ EZER | Tarih: 07/07/2009 | Saat: 12:25

12 Eylül 1980 darbesini gerçekleştirenlerin yargılanmasının sağlanması yolunda bazı adımların atılmasına henüz kalkışılıyordu ki, bu darbeyi kişiliklerine, benliklerine yedirmiş, sindirmiş, özümsemiş ve bu darbe sayesinde bir yerlere gelmiş bazı odaklar, yerlerinden destursuz fırlayıverdiler.

“Sağ-sol çatışması vardı”, “sokaklara, mahallelere hatta kentlere girilemiyordu”, “günde 20-25 kişi ölüyordu”, “memleket ateşe düşmüştü”, “o günleri ne çabuk unuttunuz”…

Bunlar ve benzeri argümanlar, darbe yanlılarınca bir anda ve peş peşe dile getirilir oldu; ortalığı bir vaveyla kapladı.

Bu yönde başı çekenlerden biri de Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök oldu. Özkök, yukarıda belirtilenler benzeri, 29 yıldır çiğnenen klişe sakızları dile getiriyor, darbecilere bir şekilde minnet ve şükranlarını sunuyordu. Daha sonra da, yazdıklarına gösterilen tepkilere aldırmadan, görüşlerinde ısrarı sürdürüyor, Kenan Evren’in, yargılanmaktansa intihar edeceğini belirten sözlerine aracılık ediyor, kendisine teşekkür eden bir “12 Eylül mağduru”nun anlattıklarını aktarıyordu. Bu “mağdur”, 12 Eylül’ün ardından 12 ay hapis yattığını anlatan Agah Oktay Güner idi. Güner, darbenin kendisini hapis yatırdığını anımsıyor ama nedense sözkonusu darbenin ona ve aynı siyasal görüşe sahip daha birçok kişiye milletvekilliği ve bakanlık koltuğu sunduğunu gözden ırak tutuyordu.

12 Eylül, başlangıçtaki, “kardeş kanını durdurma”, “sağ-sol çatışmasına son verme” gibi gerekçelerine ve sağa da sola da eşit uzaklıkta durma savlarına karşılık, esas olarak sola karşı yapıldı. Göstermelik olarak sağa da birkaç darbe vuruldu, ölüm makinesi durumundaki birkaç sağ eylemci idam edildi. Ama asıl büyük saldırı solu hedefledi; sol dağıtıldı, silindirle ezildi.

12 Eylül öncesi yaşanan olaylar, sağ-sol çatışması değildi. Daha aydınlık, daha güzel bir Türkiye için, eşitlik, özgürlük, insan hakları için, insanların insanca yaşaması için mücadele eden solculara paramiliter sağ eylemcilerce yöneltilen saldırılar vardı. 12 Eylül, o paramiliterlerin başaramadığı solun yok edilmesi görevinin, bizzat militer güçlerce yerine getirilmesinin adı oldu.

Sağa başlangıçta vurulan küçük darbelerin ardından, 12 Eylül gerçek yüzünü gösterdi. 24 Ocak 1980 kararlarının mimarı Turgut Özal, önce Başbakan Yardımcılığı, sonra Başbakanlık, en son da Cumhurbaşkanlığı makamına getirildi. Darbe öncesinin sağ eylemcileri ve onların fikir babaları, legal ya da illegal görevlere atandı. Kimi bakan oldu, kimi milletvekili; kimi müsteşar, kimi de gizli operasyonlarda tetikçi kimliğiyle ortaya çıktı. Darbeciler ve halefleri, onları “vatansever” ve “şerefli” unsurlar olarak koruyup yücelttiler.

12 Eylül’ü doğru okuyan hiç kimse, 1982 oylaması da dahil yapılan seçimlerin, halkın özgür iradesiyle, hiçbir baskı altında kalma sözkonusu olmadan gerçekleştirildiğini söylemeyecektir. Geniş, büyük ve emin adımlarla sola doğru yürümekte olan halkımız, 12 Eylül ile omuzlarından sıkıca yakalanmış, kuvvetle sarsılmış ve 180 derece döndürülerek tam ters yöne, sağa, karşı devrime yürümeye zorlanmıştır.

Kentlerde çevremize şöyle bir dönüp baktığımızda, 12 Eylül ile ilgili ilginç bir göstergeye rastlarız. Darbe sonrasında oluşan yerleşim bölgelerinde açılan cadde, bulvar ya da meydanlara verilen adlar, 12 Eylül’ün çizgisinin ne yönde olduğunu hiçbir kuşkuya yer bırakmayan bir açıklıkla ortaya koyar. Turgut Özal, Süleyman Demirel, Adnan Menderes’in adını taşıyan yollar, bir şekilde Kenan Evren ve Alparslan Türkeş’in adını taşıyanlarla kesişir ya da paralel gider.

Yürütülen bilinçli, kapsamlı çalışmalar sonucunda bugün Türkiye, tam da hedeflenildiği gibi, iktidarıyla muhalefetiyle sağ bir ülke durumuna getirildi. 12 Eylül’den sebeplenenler bugün tüm sektörlerdeki kilit noktalarda –ki bu sektörlere basın da dahildir- ülkenin kaymağını yemekle meşguller. Varlıklarını darbeye borçlu olanların darbenin yargılanmasını istemelerini beklemek elbette safdillik ötesi olur.

Ama büyük, suskun ve sessiz çoğunluğun 12 Eylül’ün ne olduğunu bunca yıl sonra doğru görmesini ve darbecilerin yargılanmasını istemesini beklemekten de kendini alamıyor insan.

Böyle bir yargılama, ülkemizde ileriye dönük darbe heveslerini kıracak, sağlıklı, güçlü bir demokrasinin yaşama geçirilmesinin sağlam adımlarının atılmasına olanak tanıyacaktır.



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>