YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







DUYARLI YURTTAŞ

UZUN YOLUN KISASI – 8-9
Yazar: MEHMET ALİ SULUTAŞ | Tarih: 03/07/2009 | Saat: 13:39

Bilmeden (bugün 72’ye girmiş) Ali Ortaç’ın doğum gününe yetişmişim de ne kadar şanslı olduğumun farkında değilmişim. Ali, eski fotoğrafları ortaya çıkardı ve onlardan birkaçını bana verdi. Hele bir tanesi Kırklareli Lisesindeki Ana Arılar’ın birlikte fotoğrafıydı:

 

1) Yücel Cengiz (Arı Beyi), babası Kırklareli Bayındırlık Müdürü; 2) Tuncer Yalçındağ (Eşgüdümcü), babası Kırklareli Garnizon Komutanı; 3) Güngör Özyürek (Bilgi Bankası), ağabeyi Lüleburgaz Ana Gazete Bayii; 4) Mehmet Ali Sulutaş (Boksör), babası yok; 5) Selim Karanlık (Gündüz Feneri), baba kim bilir nerede! Ayrıca Ali Ortaç (1/4 numaralı), amcası Kırklareli Devlet Hastanesi Baş Hekimi . Bir de İstanbul’dan katılan 3½ numaralı Oğuz Oktay (tiyatrocu) …

 

Ali’yle 55 yıl öncesine giderek önemli saydığımız bazı anılarımızı tazeledik:

 

1. Kırklareli Şeytan Dere’de Muzaffer’i dövmeye çalışan çete ile kavga: dere içinde her iki tarafın üyeleri de hem dayak yedi hem dere içinde debelendi. Sonuç: “sıfıra sıfır elde var sıfır…”

 

2. Tuncer ve kardeşi Tuncay ile birlikte Tren Garı’nda, Tuncer raylar üstünde yürürken, “Normal insan gibi…” deyince Tuncay da, “Muazzam zekâ…” deyiverdi. Hepimiz gülüştük…

 

3. Tuncer’in başarısız kaçışı: Karanlık Selim’in evinde geçici olarak kalan Tuncer, babasının haberi olmadan trenle İstanbul’a kaçacak. Kendisini tanınmayacak şekilde Selim’in evinde giydirdik. Aksayan bir adam olarak, bizler yanında Tren Garı’na kadar yürüdük, biletini aldık ve trene bindirdik derken jandarmalar her tarafı çevirdi ve biraz sonra Gar’a gelen babasına teslim ediverdiler…

 

4. Karaköy’den Kadıköy’e vapurla geçerken, Yücel’in fikrine uyup 3-5 Arı tek sıra halinde ‘rap-rap’ alt-üst salonlarda ve dışarıda bir süre yürüdük, yolcuların garip bakışları arasında. Ne için?..

 

5. Yine Yücel’in başı altından çıktı, Moda Caddesi’nde bir cenaze tabutu taşıdık. En önde ben, atletimi sarık yapıp başıma sardım, ‘imam’ kılığına girdim, dualar okuyarak tabutun önünde yürüdüm, öteki Arılar da yeşil bir örtü altında bir tabut taşıdılar. Ne için?..

 

6. Bir 1500 metre koşusu sonucu bana yapılan bir haksızlık nedeniyle yatakhanede mütalaaya çıkmayışım karşısında, odasında bana tokat atmak isteyen nezaretçi öğretmeni kollarımla havaya kaldırıp savurmam sonucu tavandaki ampulün kopması olayını tazeledik.

 

Günün asıl önemli olayı, evinde kutladığımız, Ali’nin doğum günü buluşması ve yemeğiydi. Bütün gün ve gece Ali telefonla tebrikleri kabul etti. Konuklar arasında bir yerel radyo sahibi bayan da vardı. Yayıncılıkta kullanılan Türkçe de söyleşi konuları arasındaydı.

 

Akile anlattı: Üç yıl önce yeni bir fırın açılmış İzmir Aliağa’da. Vitrine yazmışlar:

 

“Kepekli, çavdarlı, tayinli ekmek…” Akile tepkiyle karışık uyarmış yetkiliyi,

 

“Tahinli yerine tayinli yazmışsınız, bunu düzelttirin, lütfen…” diye. Bir öğrenci kız,

 

“Bu böyle yazılır, öyle okunur,” deyivermiş. Akile de sessiz kalmamış,

 

“Yanlış öğretmişler, Türkçe yazıldığı gibi okunur ve okunduğu gibi yazılır,” diye ısrar etmiş. Yanlışın düzeltilmesi için de söz almış fırıncılardan, ama üç yıl sonra aynı yazı camekânda asılı duruyormuş.          İlginç bir saptama yapmak gerekir burada. İngilizce öyle yazılır böyle okunur, bu doğru, ama öğrencilere ya Türkçe de aynı ikilem içinde öğretiliyor, ya da öğrencilerin bu yanlış saplantıları öğretmenleri tarafından düzeltilmiyor. (Devamı var – 23.6.9)

 

Aliağa’nın “Ağır Sanayi Bölgesi” ilan edilmesinin ardından 1960’ta kurulan sanayi kuruluşlarının 50 yıldır ruhsatsız çalıştıklarının, kamu kurumlarının sorumluluklarını yerine getirmediğinin ve kanser olaylarının anlaşılması üzerine ilgililer düşünmeye başlamışlar…

 

Sabah olsa da kalksak, Türkçe nasıl yazılıp okunur, denetim nasıl yapılır bir anlatsak!

 

 

 

Vatan gazetesi bir yemek tarifi kitabı bastırıp dağıtmış okurlarına, “MÖNÜ” diye başlık atarak ve “KENDİ MÖNÜNÜ KENDİN YARAT” diye alt başlık yaparak. Vatan Gazetesi Yönetim Kurulu Başkan Vekili Güngör Mengi’ye bir mektup yazıp (Vatan’ın kimi yazarlarına da kopyalayarak) e-posta ile gönderdim. “Kitap, ‘TAM 512,000 YEMEK LİSTESİ’ ya da ‘TAM 512,000 YEMEK TARİFİ’ başlığıyla ve ‘KENDİ YEMEK LİSTENİ/TARİFİNİ KENDİN YARAT’ alt başlığıyla basılıp dağıtılsaydı bir diyeceğimiz olmazdı.” diye de öneride bulundum.

 

Üç gün süren yangın 200 hektar ormanı ve sayısız villayı yok etti Yeni Foça’da. Söndürülmemiş sigara izmariti veya piknik ateşinden ya da anız yakmaktan kaynaklanmış olabilecek yangın yine millî serveti kül, insanları yersiz/huzursuz etti. 7 uçak, 4 helikopter, 33 araç, 5 yer ekibi ve sayısız askerin görev yaptığı söndürme çabaları hasarı sınırlı tuttu.

 

Aliağa’dan dün telefonla aradığım (Eski Foça’daki) Yaşar Gönen arkadaşımdayım.

 

Güller, ortancalar, karanfiller, hatmiler, biberiyeler, asmalar arasında bir yaşam evi burası.

 

 

‘İnsanlığın Sözleri’ konusunun değerlendirileceği 16. ‘Ütopyalar Toplantısı’ Karaburun’da 29 Haziran-5 Temmuz arasında düzenlenirken Foça’dan ayrılıyorum, ne yazık ki. Bu yılki çağrı metninde, “Anlatılan Senin Hikayendir” vurgusu yapılıyor. Karaburun Belediyesi, Bilim ve Gelecek Dergisi’yle çok sayıda STK’lerin öncülüğünde hazırlanan etkinliklere konusuna egemen kişiler bir araya gelecek ve sözü olan ortaya serecek.

 

“İnsanın sözü bozkırı tutuşturacak kıvılcımdır.  İnsanlığın sözleri, insanlık mücadelesinin koçbaşıdır. Toplumun kıvama geldiğinin, çözümün gündeme girişinin ilk fark edilişidir…” görüşlerinin yer verildiği duyuruda ayrıca şu sözler de yer alıyor:

 

“İnsanlığın elçileri vardır. Bu elçi bazen bir bilge, bir filozof, bilimci ya da sanatçı olur. Bazen bir devlet adamı, bir isyancı, bazen sıradan biri hâttâ bir çocuk bile olabilir. ”

 

‘70’li Yıllarda Karaburun’ ve ‘Nasıl Bir Yerel Yönetim’  konulu açık oturumlar yanında, ‘Karikatür’ ve ‘Çin’den Getirdiklerim’ konulu sergilerle yöre köylerine geziler düzenlenecek.

 

 

… (Devamı var – 24-27.6.9)

 

Bir anlamlı anı bırakmak için dünyaya…

 

 

Bir anlamlı bakış bırakmak için dünyaya…

 

 



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>