YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







AK-ŞAKA

CHP ve Kılıçdaroğlu ile Karaoğlan!..
Yazar: ERDAL AKALIN | Tarih: 15/11/2015 | Saat: 18:48

Seçim Sonrası ve CHP!..

Seçim sonrası oluşan siyasi tablo medya mensuplarına müthiş bir olanak sunar.  Özellikle köşe yazarları taifesi için gün doğmuştur.   Her bir köşe yazarı kendince yorumlarını sergiler ki, bu yazıların ana teması ‘Ben zaten demiştim!’ noktası kehanetleri ile bağlanır. Yaklaşık iki haftayı bu düzende geçirdik.  Birçok yazarın yorumlarını okuduk, bilgilendik. 

Tabii birçok uzmanın ve akademisyenin güncel siyasetle ilgili kişisel çalışmalarını ve anketlerini yeniden öğrenmek şansımızda oldu.  Kanımca yararlıdır ve mide ekşimesi ve de peklik yaratmaz, yalaktan su içen ineklere de zararı yoktur!

Araştırmacı amatör köşe yazarınız AK-ŞAKA, tabii ki bu hengâmeden uzak kalamazdı.  O’da bir şeyler döktürmeli ve köşesinin namusunu kurtarmalı idi.  İşbu yazı, işte bu mantıkla yazılmıştır!

 AKP, beklendiğinin ötesinde bir oy toplayarak hem birinci parti olarak seçimi başarı ile tamamladı ve hem de ülke siyasetinin egemen partisi olduğunu teyit etti.  Anlaşıldığı kadarı ile % 40 civarında olduğu bilinen sağ seçmenin, merkez sağdan sağın uç yelpazesine kadar olan tüm seçmenlerin oylarını aldı.  Hatta partinin kurmayları bile bu boyutta bir oy yüzdesini beklemediklerini itiraf ettiler.

AKP, 7 Haziran’dan 1 Kasım’a kadar, kendisine oy veren seçmen sayısını beş milyon civarında arttırmıştır.  Bu artışta da sağın bir diğer partisi olan MHP’den ciddi boyutta oy devşirmesi etkili olmuştur.  Aynı oy kaymasının HDP’nin tabanında da görebilmekteyiz.

Ülkenin sağ kanadında kümeleşen seçmenlerin bloklaşması ve AKP için oy kullanmakta oluşu aslında yıllar boyu izlenen ülke siyasetinin yarattığı bir durumdur.  Özellikle kırsal kesim insanları ve köyden kente taşınan insan grupları, AKP döneminde kendilerine sosyal yardım adı altında verilen ve bir sadaka kültürü sayılacak olanakların kaybetmek riskine girmek istememişlerdir. Bu kitle, muhafazakâr, dindar, hatta şövenist eğilimlere teşne olan bir gruptur ve tercihlerini ya AKP ya da MHP üzerinden yapmaktadırlar.  Bu kez ağırlıklı olarak AKP’ye meyletmişlerdir.

Seçimde bir atılım yapması beklenen CHP ise, aynı hamam aynı tas denecek şekilde gene % 25 oy düzleminde kalmıştır.

CHP, orta sınıf olarak niteleyebileceğimiz merkezin solunda kalan seçmenlerden oy alır. Ancak bu insanlarımız 12 Eylül’den bu yana yedikleri tokatla sersemlemiş olan sol eğilimli seçmenlerden geride kalan, artık oldukça cılız bir topluluk hüviyetindedir.

Bazı siyasi bilimcilere göre kendisinin solda gören seçmen oranı % 15-20 düzlemindedir.  Bellidir ki, CHP yıllar boyu bu seçmen tabanında artış sağlayamamıştır.  CHP yönetimi, seçmen tabanını genişletmek için kendince bir model oluşturmaya çalışmış ve sağ seçmene şirin görünmek üzere Yeni CHP takıntısını uygulamaya koymak istemiştir.  Bunu yaparken, kendisinin ana şifresi sayılan Altı Ok ile işaretlenmiş hedeflerinden de taviz vermiştir.

 Ancak sonuç çok açık ve net olarak karşıdadır.  Bu yeni strateji tutmamıştır.  Son beş altı seçimin sonuçları bunu belgelemektedir. Demek ki, CHP için ana sorun partinin ideolojisini yeniden düzenlemekten ve fabrika ayarlarına dönerek Altı Ok şifresini tartışılmaz şekilde uygulamaktan geçmektedir.

Hemen her seçim sonrasında olabildiği gibi CHP’de sular tekrar bulanmıştır.  Lider değişikliği talepleri her zaman olduğundan daha güçlü olarak ortaya çıkmıştır.  Kendilerini deklare etmiş bulunan yeni genel başkan adaylarının sayısı artmakta ve kurultay beklentisi ağırlık kazanmaktadır.   Şimdi gereksiz bir tartışma ile kurultay olağanüstü mü olsun, olağan mı olsun noktasında yoğunlaşıyor.

Olağanüstü kurultay isteyenler, mevcut delegelerle toplantıya katılmak istiyorlar.  Mevcut yönetim ise tamamlanacak ilçe ve il seçimleri sonrası oluşacak yeni bir delege kadrosunu arzuluyor.  Yeni delegelerin Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyecek partililerden seçilmiş olması genel merkezce tercih ediliyor.  Şimdi de iller ve milletvekilleri bazında tercihler konuşulmaya başlanmıştır.  Örneğin; Mersin’in CHP milletvekilleri henüz mazbatalarını alır almaz fikir beyan ederek ve olağanüstü kurultayı desteklemediklerini söyleyerek Kılıçdaroğlu için destek verir pozisyonu sergilemektedirler.  Doğru bir yaklaşım mıdır, CHP seçmeninin iradesini yansıtmakta mıdır, kanımca tartışılabilir!

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, düzgün bürokratik yaşamı, akçeli sorunlardan uzak durması, sakin ve saygılı siyasi duruşu ile CHP seçmeni için beğeni toplamıştır.  Partiyi iktidara taşımak için kendisi ve yakın çalışma arkadaşları ile düzenlemiş olduğu Y-CHP stratejisi ise artık anlaşıldığı kadarı ile yeterince başarılı olamamıştır.  Demek ki, bu yaklaşımın eksik ve yanlış uygulamaları vardır.  Özellikle sağ yelpazeye yaslanmak çabaları meyvesini vermemiştir.  Ülkemizin solunu teşkil etmesi beklenen emekçi kesimi ve mavi yakalı aydınlar ile de partinin arasına nerede ise kara kedi girmiştir.  Örneğin; asgari ücretin 1500 Tl olması, ev kadınları için sosyal hesap açılması, çiftçiye ucuz mazot verilmesi, taşeron işçiliğin kadrolu olmaya evirilmesi gibi sosyal içerikli yaklaşımla bile emekçi bloklardan ve özellikle işçi sendikalarından olumlu bir tepki almamış ise, kanımca eksik nerededir diye düşünmek zamanıdır.  Bu strateji de ısrar ise beyhudedir!

Kanımca Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, henüz seçildiği günde söylediği üzere ‘iktidar olamazsam giderim’ sözünün gereğini yerine getirmeli ve Türk siyaseti için bir örnek davranış daha göstermek özverisinde bulunmalıdır.  Bence; ‘Bu coğrafyadan bir de Kılıçdaroğlu geçti!’ denebilmesini böylece hak edebilmelidir!...

CHP, Atatürk'ün kurduğu partidir. Cumhuriyet'i kuran, laikliği getiren, hilafet ve saltanatı kaldıran, özgürlük ve demokrasiyi getiren partidir. Çok değerleri çıkarmıştır içinden, dahalarını da çıkaracaktır. Bu değerlerin en önemlilerinden birisi de Bülent Ecevit'tir...

Bu Coğrafyadan Bir Karaoğlan Geçti!..

Onu ilk gördüğümde üniversite öğrencisi idim.  1960’lı yılların fakültelerce düzenlenen panelleri olurdu ki, bir tanesine O’da katılmıştı.  O dönemlerin Çalışma Bakanı olarak konuşması ve siyasi duruşu ile bizleri büyülemişti dersem, bilmem abartmış olur muyum?!

Merhum Bülent Ecevit, 28 Mayıs 1925 yılında İstanbul’da doğmuştur.  Babası Prof. Dr. Fahri Ecevit, adli tıp hocasıdır.  Annesi Nazlı Ecevit ise ressamdır. 

Robert Koleji 1944 yılında bitirdikten sonra sınıf arkadaşı Rahşan Hanım’la evlenir.  1946 ile 1950 yılları arasında Londra Büyükelçiliği Basın Ataşesi olarak çalışır.  1950 yılında Ulus Gazetesi yazarları arasındadır.  Bu dönemde iki kez A.B.D. de tetkik ve eğitim için bulunmuştur.  1957 yılında CHP kadrosuna katılır ve Meclis’e girer.  Bu tarihten 1972 yılına kadar İsmet İnönü’nün yanında yer alır.  Parti genel sekreteri olur.

1961 yılında Kurucu Meclis üyesidir.  Kurulan İnönü Hükümeti içerisinde ise 36 yaşında Çalışma Bakanı olarak görev almıştır.  Türk İnsanı emekçinin alın terini değerlendirmek ve güvence altına almak için sendika ile tanıştırmış, grev ve lokavt yasalarının çıkarılmasında çok emeği olmuştur.

1970’li yılların sonuna doğru CHP’nin çizgisini sosyal demokrat yöne çevirmek için ünlü ‘Ortanın Solu’ projesine imza atmıştır.  Ki, Merhum İsmet İnönü’yü ikna ederek bu projeyi partinin programı olarak metine koydurmuştur.

1971 tarihli muhtıraya karşı çıkmış ve Nihat Erim hükümetine CHP kadrosundan da bakan verilmesini eleştirmiştir, sonunda da İnönü ile ters düşerek genel sekreterlikten ayrılmıştır.

1972 Kurultayı ile CHP Genel Başkanı seçilmiştir.  CHP’yi, 1974 ve 1977 seçimlerinde de birinci parti yapabilmiştir.  !974 yılında MSP ile koalisyon hükümeti kurmuş ve Kıbrıs Barış Harekâtı’nın mimarı olmuştur.  Ki, Karaoğlan Efsanesi olarak anılması o yıllara rastlar.

1974 ve 80 arası, Demirel ve Ecevit zıtlaşması yıllarıdır.  Maalesef her ikisi de uzlaşma zemini yaratamamış hem kendilerini ve hem de ülke siyasetini yıpratmışlardır.

12 Eylül sonrası cunta ile ters düşer ve hapis cezası alır.  Ankara Hilton Günleri olarak anılan hapislik döneminde çok ciddi maddi sıkıntılar çeker.  Hatta kendisine mektup gönderen CHP kökenli gençlerin zarfın içine önceleri 5 TL ve sonra ise posta pulu koydukları bile söylenir.

1987 yılında eşinin başkanlığında kurulan DSP ile siyasete döner ve 1999 yılında birinci parti olarak koalisyon hükümetine başkanlık yapar.  2000’li yıllar sağlığının bozulmaya başladığı dönemlerdir ve sonunda da zaten bozulan koalisyon sonrası seçimi de kaybederek evine çekilmek zorunda kalır.  5 Kasım 2006 yılında da ebediyete göçer.

Ülke siyasetine damgasını vurmuş gerçek bir aydındır.  İyi öğrenim görmesine ek olarak şairdir ve yazardır.  Kibarlığı, zarafeti, sadeliği ve tevazuu dolu yaşamı artık günümüze bakılırsa nostalji sayılacak hasletlere örnek teşkil etmiştir.

Güçlü bir kalem sahibidir.  Ulus’la başladığı köşe yazarlığına Forum, Milliyet, Özgür İnsan ve Arayış dergi ve gazeteleri ile devam etmiştir.  Şiir kitapları da vardır.  Keza ünlü Hint şairi  Tagore’u Türkçeye kazandırmıştır.

Kendisi hakkında da köşe yazıları ve kitaplar yazılmıştır.  Örneğin; merhum Kayhan Sağlamer’in kaleme aldığı ‘Bir Başbakanın Doğuşu’ akla ilk gelen güzel bir örnektir.

Gelin merhum Büyük İnsan Bülent Ecevit’i bir özel şiiri ile anımsayalım;

 İNSAN

Elbette senden güzel olacaktı

Çizdiğin resim

Yaptığın heykel

Senden büyük olacaktı

Senden yakışıklı

Elbette senden doğru söyleyecekti

Yazdığın şiir

Elbette senden çok duyacaktı

Söylediğin türkü

Sen olduğundan büyüksün

Sen olduğundan iyisin

Sen olduğundan güzelsin

***

Bülent Ecevit’i rahmet, saygı ve özlemle anıyorum.  Işıklar içinde yatsın!..



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(Mersin İmece)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>