YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







AK-ŞAKA

Ekosistem ve Biz !..
Yazar: ERDAL AKALIN | Tarih: 29/06/2015 | Saat: 21:23

Ekosistem ve Biz !..

Ekosistem demekle, aslında tüketici olan insanların yararlandıkları kaynakları anlamak şeklinde eksik bilgilenmemiz söz konusu olmaktadır.  Aslına bakarsak ekosistem derken; flora, fauna, su kaynakları, iklimsel koşullar, gıda üreten tüm kaynakların varlığı, dünya topraklarının bir ahenk içinde korunması ve erozyon ile enerji elde edilen tüm düzenekleri anlamamız gerekiyor.  Yani ekosistem, evrendeki tüm biyo-çeşitliliğin birlikte anlaşılmasını bizlere öğütlemektedir.

İnsanoğlu, kendisini dünyanın efendisi olarak konumlandırdığından bu yana, biyo-çeşitliliği sömürü tarzında kullanmaya başlamıştır.  Ancak son yıllar da bunun, yani ekosistemin tahribatının da bir sınırı olduğunu anlamaya başlamıştır.

Dünyamız, kâinatta var olduğu tahmin edilen 60 milyar galaksiden bir tanesinde yer almaktadır.  Döngüsünde bulunduğumuz güneş sistemi galaksisi içerisinde, Big Bang denen büyük patlamadan sonra oluşan kaosta, belli ki doğru zamanda doğru yerde olmamızın nimetlerini yaşıyoruz dünyamızda.  Evrenin içinde canlı yaşamının olduğu tek gezegen olmakla övünüyoruz.  Ancak acaba milyarlarca galaksi içinde başka canlılar da var mıdır, halen bilemiyoruz.

Dünya gezegenin yaklaşık beş milyar yılı aşan bir var olma süreci idrak ettiğini bilim insanları bize anlatıyor.  Ama şunu da eklemektedirler, bu gezegeninde bir yaşam süresi vardır ve tahminlere göre beş milyar yıl sonra bize yaşam kaynağı sunan güneşimiz sönecek ve bizim gibi etrafında dolanan gezegenleri yutacaktır.  Bunu bize anlatan bulguları gökbilimciler verilere dayanarak ifade ediyorlar.  Evet, beş milyar yıl sonra güneş sistemimiz sönmüş bir cüce galaksi olarak evrende kaybolacak!

Durum mademki bu kadar açık, o halde dünya denen gezegeni idareli kullanmak zorundayız.  Ekosistem denen yaşam desteklerini hunharca aksatarak yok oluşumuzu hızlandırmaktan kaçınmalıyız.  İşte burada da adına ‘çevre’ dediğimiz dokunun korunması başı çekiyor.

Örneğin; her yıl 17 Haziran’da anımsanan “Dünyanın Çölleşmesi ile Mücadele Günü” için bizler de elimizi taşın altına sokmalıyız.  Dünyamız, her yıl 12 milyar hektarlık tarım arazisini yitiriyor, çölleşerek.  Bunun ekonomik boyutu ise yılda 42 milyar dolarlık kaynak kaybıdır. 

Ülkemiz de durum nasıl derseniz, hemen söyleyelim; 2003 ve 2010 arasında 140 bin hektar orman yok edilmiştir.  15 bin maden işletmesi, 2500 turistik tesis tahsisi karşılığı ortaya çıkan tahribat ortalama olarak böyledir.  Buna 3. Köprü inşaatını ve yeni Havaalanı kurulmasını da ekleyiniz.  İktidarlar, buna karşılık 343 bin hektar yeni ağaç dikilmesi ile övüne dursunlar, unuttukları şey yok edilen yetişkin ağaçla yeni dikilen fidanın aynı şey olmadığıdır.  Özellikle AKP dönemi, orman kavramı ile inşaat için verilecek ve adına ‘kupon arsa’ denen kavramın aynı şey olmadığını maalesef anlamamakta ısrarlıdır.  İşte bu nedenle de ‘Çevresel Sürdürülebilir İndeksler’ raporunda, 142 ülke arasında ancak 92. sıradayız.

Bizim günahlarımız artarken, dünya genelinde olumlu gelişmeler oluyor.  Amazon ve Endonezya ormanlarının tahribat hızları düşürülmüştür.  Çin ise ekosistemi korumak için büyük bir ağaçlandırma projesine imza atmıştır.

Ekosistemi olumsuz etkilen en önemli etkenlerin birisi de iklimsel koşulların sera gazları sonucu bozulmakta oluşudur.  Durumun ciddiyetini anlayan ‘G 7’ grubu ülkeler, fosil yakıtlardan tasarruf etmek ön kararını almışlardır.  Aralık ayı içerisinde Paris’te toplanacak kurulun bu konuyu ele alacağı muştusu gelmiştir.  Özellikle Papa Francis ve Şansölye Merkel bu amaçla irade beyan etmişlerdir.

Buna karşılık, Shell şirketince Kuzey Kutbu’nun buzlarının erimesini fırsat bilerek hazırladığı yeni petrol sondajı için yüksek yargıdan onay verilmiştir.

Fransız Bakan Segolene Royal ise, çevrecilik anlayışını bir adım öne taşıyarak, palmiye ağaçlarını korumak üzere palmiye yağı kullanılarak üretilen gıda maddelerine boykot çağrısı yapmıştır.

Ülkemiz genelinde ise halen birçok derenin ve dolayısı ile vadilerin HES’ler adına tahribatına maalesef devam edilmektedir.  Halen güneş panelleri ve rüzgâr enerjisi konusunda olumlu adımlar atılmamaktadır.  Nükleer santral adımları ise felaketin bir başka boyutudur.

En büyük çevre katliamı ise ‘Kanal İstanbul’ denen proje ile oluşacaktır.  Karadeniz ve Ege sularının karışması ile iklimsel değişim ve de fauna ve flora düzeyinde ne denli sıkıntıların yaşanacağını bilim insanları söylemektedir.  Ancak nasıl günleri yaşamaktayız ki, bir yönetici hiçbir bilimsel birikimi olmamasına karşın tek başına bu kararı verebilmekte ve bizler, toplum olarak seyirci kalmak konumuna ötelenmiş bulunmaktayız!

Bu yanlışların tek yorumu, çevre ve ekosistem katliamcısı sayılmak ayıbıdır!

Biz, gene de iyimser olmak adına Çetin Altan’ın bir şirine göz atalım diyorum;

“Aman dokunma varsın / ruhumu daha sarsın / umudun sarmaşığı.

  Ümit gönlüme gülen / talihime dökülen / bir avuç ay ışığı!”

                                                                                                          Erdal Akalın (28.06.2015)



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(Mersin İmece)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>