YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







YENİ DÖNEM, YENİ HÜKÜMET, YENİ POLİTİKALAR
Yazar: ADANA FİKİR PLATFORMU | Tarih: 13/06/2015 | Saat: 21:42

07 Haziran seçimleri ile sandığa yansıyan halkın iradesi, “AKP iktidarına DUR” diyerek, “demokrasimizin derin nefes almasını” sağlamıştır.

7 Haziran seçimlerinin galibi; halkın kendi özgür iradesi ile sandığa taşıdığı “demokratik Türkiye”, “erdemli ve ilkeli siyaset”, “huzur, barış, eşitlik ve adalet” özlemleridir.

Genel Başkan Kemal KILIÇDAROĞLU’nun özetlediği gibi, “Seçimlerinin tek galibi demokrasidir”.

Bülent ARINÇ, “Biz iktidara mecbur ve mahkum bir partiyiz.” demiş. İlk defa doğru bir laf etmiş...Çok haklı!!!

Çünkü; “Devletin para kaynaklarına (Bütçesine), Devletin kadrolarına hükmetmeden, ‘hortumlama’ ve ‘devlet idaresinin her alanında yandaş kadrolaşma’ erdemsizliğini sürdürmeden”, AKP’nin erimesi ve giderek en dar “inanç ve cemaat sömürüsü alanına geriletilerek, fiilen siyaset alanından silinmesinin” önüne geçmeleri mümkün değildir.

O nedenle, iktidardan halkın iradesi ile düşürülmüş olan AKP’nin, koalisyon ‘al gülüm, ver gülüm pazarlıklarıyla’  bir daha iktidara tutunamamalıdır...

O nedenle hiçbir parti, ne CHP, ne MHP, ne de HDP, AKP ile Koalisyon Hükümeti kurmaya asla yanaşmamalıdırlar. Eğer yanaşırlarsa, kendi sonlarını getirirler...

Belki CHP, MHP, HDP’nin böylesine onurlu ve ilkeli duruşu bazı iç ve dış odakları memnun etmeyecektir. Ancak varsın TÜSİAD ve MÜSİAD, varsın iç ve dış sıcak para ve kent rantı baronları, varsın  uluslararası finans ve siyaset odakları, hatta varsın Kemal Derviş biraz üzülsün!!!

Kazanan Türkiye’nin üreticileri, emekçileri, sanayicileri, herkesimden dürüst insanları ve kesinlikle gençliği olacaktır.

Kazanan, Türkiye’nin geleceği, huzuru, barışı, siyaseti ve demokrasisi olacaktır.  

Seçim sonuçları bir  “altın fırsat” olarak değerlendirilmeli; “demokrasimizin küllerinden yeniden doğması”  için, “ortak akıl ve sağduyu” elini taşın altına koymalıdır...

Son beş-on yıldır Türkiye’nin özellikle “yargısını, eğitim sistemini, iç güvenlik kurumlarını  ve kamu yönetimini” adeta kıskaç altına almış olan “kuralsızlık, hukuksuzluk, ilkesizlik, yolsuzluk, cemaatçılık ve yandaşlık” temelindeki “yozlaşma ve tükenilmişlik” mutlaka hızla aşılmalıdır...

Laik Demokratik Cumhuriyetimizin değerleri ve kurumlarında yaratılmış olan tahribat hızla onarılmalıdır...

Bu yüce amaca dönük olarak, ülkemizin sorumlu siyasetçileri, sivil toplum örgütleri, aydınları ve gençleri “ortak akıl ve vizyonda” kenetlenmeli; demokrasimizin temel ihtiyacı olan bir “yeniden uyanış ve restorasyon” atılımında dayanışma içine girmelidirler...

“Yeniden/Tekrar Seçim” kesinlikle sorunlara çözüm getiremez, sadece zaman kaybı yol açar, toplumsal yaşamda ve ekonomide kaosa yol açar...

Kanaatimce günümüzün çalkantılı siyasi ortamından, belirsizlikten düzlüğe ÇIKIŞ’ın, tek bir anlamlı ve sürdürülebilir yolu vardır...

O da; “CHP, MHP ve HDP’nin (içeriden veya dışarıdan), Koalisyon Hükümeti kurarak devlet yönetimine el koymalarıdır...”

AKP iktidarının, onun eski ve yeni liderleri ile hakim kadrolarının yol açtığı  “tükenilmişlik sendromu”, “vizyon, kimlik ve siyasi ahlak erozyonu” ancak 25. dönem Meclisini oluşturacak diğer üç Partinin (CHP, MHP, HDP’nin) ilkeli dayanışması ve ittifakları ile göğüslenebilir.

Bu büyük  iddia ve amaca dönük olarak, “CHP, MHP ve HDP”;

· Laik Demokratik Cumhuriyetimizin “kuruluş değerleri” ile, M.K. Atatürk’ün “barışı yücelten, teslimiyetçiliği reddeden, halkın iradesi ve ulusal egemenlikden ödün vermeyen” ilkeleri çerçevesinde,

· “Bireysel kültürel haklar ve eşit yurttaşlık” ilkeleriyle tüm vatandaşlarımızı kucaklayan “Ulus Devlet” ve “katılımcı etkin demokratik yerel yönetimlerle” güç kazanan, birlik ve bütünlüğü kararlılıkla korunan “Üniter Devlet” temelinde,

· “Sosyal Demokrasinin” çağdaş evrensel kuralları ve “sosyal adaletin emek öncelikli eşitlikçi vizyonu” içinde,

· “Yürütme-Yargı ve Yasamanın Ayrılığı”, “Bağımsız ve Adil Yargı”, “Evrensel İnsan Hak ve Özgürlükleri” üzerinde yükselen “Çağdaş Sosyal Hukuk Devleti” öncelikleri eşliğinde,

bir ortak  “Program ve Öncelikli Hedefler” çerçevesinde biraraya gelmeli;

“CHP+ MHP+HDP” Koalisyon Hükümeti üzerinde uzlaşma sorumluluğunu paylaşmalıdır...

Böylesine bir tarihsel  “Restorasyon, Aydınlanma, Barış” Projesini,  sahiplenip, onu hayata geçirmek;

· Hem Türkiye demokrasisinin önünü açacak, onu “ben” merkezli müdahalelerden koruyacaktır...

· Hem siyasi şiddetin önünü alarak, ülkemizin güvenliği ve halkımızın huzurunu sağlayacak; ülkemizin bütününde hoşgörü ve barışı egemen kılacaktır...

· Hem, her köken ve inançtan insanlarımız arasında sevgi, saygı ve dayanışma duygularını pekiştirecektir...

· Hem, ekonomimize istikrar kazandırarak, doğal büyüme potansiyelini harekete geçirerek, emeğe ve girişimcilere güven sağlayarak, refahın adil paylaşımına öncelik vererek, üretim temelli hızlı dengeli kalkınmayı hayata geçirecektir...

· Hem de, gençlerimizin bilgi ve bilim ile, dünya teknoloji odakları ile huzurlu ve özgüvenli buluşmalarının güvencesini oluşturacaktır...

Böylesine bir vizyonun hayata geçirilmesi, doğal olarak Türkiye’ye, demokrasimize, tüm insanlarımızın yaşamına büyük kalite ve sürdürülebilir  istikrar ve güç kazandıracaktır.

Diğer yandan, tabiatıyla “Restorasyon, Aydınlanma, Barış” Projesinin hayata geçirilmesi, bu amaçla taşın altına elini koyan, sorumluluğunu paylaşan, onu başarıya taşıyan partilere de büyük onur ve güç kazandıracaktır.

Ben, bir CHP’li olarak, “Restorasyon, Aydınlanma, Barış” Projesi” amacına, “CHP, MHP, DTP Koalisyon Hükümetinin” gerçekleşmesine dönük olarak ancak kendi Partime dönük olarak bazı temel önerilerde bulunabilirim...

Seçim sonuçları, CHP’nin bu döneme ağırlığını koymasını, Türkiye’nin düzlüğe çıkmasında kararlı, güven verici bir duruş sergilemesini zorunlu kılmaktadır. Ancak bunun, CHP açısından derhal yerine getirimesini gerektiren bazı  ön koşulları bulunmaktadır:

(I.-) “YCHP” söylemi ve uygulamaları ile, CHP kendi “kökleri, değerleri, ilkeleri ve programından” kopartılmaktadır. CHP’yi içten çökertmekte olan bu “dışlayıcı duruşa” derhal son verilmeli; YCHP, CHP’leşmelidir:

**CHP tabiatıyla bilgi ve teknoloji çağının gençliği ile, değişmekte olan dünyanın değerleri ile buluşmalıdır; ancak PARTİ, öncelikle kendi kimlik sorununu çözümlemeli; CHP’lilik ruhunu tekrar sahiplenmelidir.

**Son beş yıldır Partimiz üst yönetimlerince “Parti ideolojisi ve temel duyarlılıkları” konularında yaşama geçirilen tepeden inme (bir bölümü Parti dışı kaynaklı) değişiklikler ile; “Cumhuriyetimizin kurucu değerleri, Parti Programımızın ilkeleri, Partinin geleneksel duruş ve söylemleri” üzerinde çok ciddi kafa karışıkları yaratılmıştır.

**Parti yetkilileri tarafından sık sık dile getirilen “CHP artık YCHP’dir” söylemleri ile, 07 Haziran seçimleri sürecinde toplumda böyle bir algının yaratılmasına dönük olarak sürdürülen kampanya çalışmaları, Partimiz tabanında yoğun yabancılaşmalara yol açmıştır. Bu seçimlerde Parti’nin başarısızlığının altında yatan temel nedenlerden biri budur. Bu tutum ve durum kesinlikle sürdürülemez...

(II.-)  Parti içi “birlik ve bütünlük” sağlamalı; Parti içinde sevgi ve saygı duygusu yeşertilmelidir... Parti üst yönetimi, Parti Örgütünü tüm kesimleri ile bir bütün olarak kucaklamalıdır...

(III.-) Partinin “politika mutfağı” tüm potansiyeli ile işlevsel kılınmalı, “ortak akıl ve sağduyuda” buluşulmalıdır.

Parti, “BEN bilirim, BEN yaparım, BEN çözerim” odaklı sığ/sekter siyasetten, CHP’nin ‘çoğulculuk ve dayanışma kültürü’ ile ‘sosyal demokrat değerlerinden’ güç alan “BİZ biliriz, BİZ yaparız, BİZ çözeriz” odaklı kavrayıcı/bütüncül  siyasete yönelmesi sağlanmalıdır.

(IV.-) Bugüne değin CHP’nin “en çok para harcadığı” seçim kampanyasına rağmen, seçim sonuçları yetersizdir... MHP ve HDP ilerlerken, “CHP yerinde saymakta, hatta yer yer gerilemektedir”. Parti üst yönetimi, “seçim sonuçlarının ve seçim kampanyasının özeleştirisini”  mutlaka yapmalıdır...

Bu amaçla “tüm eski ve yeni milletvekillerini, tüm il başbaşkanlarını, tüm eski ve mevcut PM üyelerini” kapsayacak bir genişletilmiş DANIŞMA MECLİSİ, en geç BİR HAFTA içinde toplanmalı; iki günlük çalışma sonuçları örgüt ile paylaşılmalıdır...

V.- Koalisyon Hükümetini oluşturacak Partiler, Koalisyonun oluşumundan evvel belirleyeceği ve kamuoyuna açıklayacağı “Restorasyon, Aydınlanma, Barış” Projesi temelindeki “Program ve Öncelikli Hedefleri” mutabakatlarını “bir dönemlik” iktidarları süresince ek koşul ileri sürmeden, kesintisiz olarak destekleyeceğini topluma taahhüt etmelidir.

Bilgi ve Değerlendirmenize...
Sevgi, Selam ve Saygılar.
Algan HACALOĞLU



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>