YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







ULUSAL BİRLİK

Anadolu Eriyor!
Yazar: NURİ CELAL TOROĞLU | Tarih: 09/04/2009 | Saat: 20:59

Son günlerde yaşanan olaylarla ilgili bir yazı kaleme alıp düşüncelerimi aktarmak üzereyken, Yiğit Bulut’un Vatan’da yazdığı yazıyı okudum. Kendi düşüncelerimi bu yazıdan daha iyi ifade edemeyeceğimi düşünüp sizlerle paylaşmak istedim. Ama önce neden böyle düşündüğümü kısaca anlatayım izninizle;

Yazar gibi ben de son derece üzgünüm, telaşlıyım çünkü bence son derece önemli ve tüm ülkeyi etkileyebilecek bir kırılmanın (çöküşün) içindeyiz…Neden mi?

Bakınız geçenlerde ihracat verilerini izlerken dehşet verici bir veriye ulaştım. Şubat ayı ihracatının %20sini Altın dış satımından elde etmişiz. Biraz daha kurcalayınca ortaya çıktı ki Ocak-Şubat 2009 yıllarında 2,7 milyar dolar altın ihracatı yapılmış! Sevindirici gibi gözüküyor değil mi? Her yıl 250 ton altın ithal ederken neden son zamanlarda ithalat durdu da ihracat başladı dersiniz? Neden Kapalıçarşı’ya her gün 1-1,5 ton altın Anadolu’dan akar ki?

Sebep acı hem de çok acı; Anadolu’da ki analar, bacılar, eşler altınlarını satıyorlarda ondan! Bilmeyenler için; Altın, Anadolu insanın en önemli varlığıdır, hasat sonu tüm kadınlar kötü günleri için altın alırlar ve aldıkları altınları da en son elden çıkarırlar, çok çok mecbur kalmadıkça, kocası, oğlu, ailesi büyük bir sorunla karşılaşmadıkça elden çıkarmazlar.

Ne mi oluyor dostlar; Anadolu insanının varlığı eriyor! Anadolu insanı varlığını satıyor, varlıklar yurtdışına akıyor, transfer oluyor...Kazanılan para ne oluyor, buhar oluyor buhar...

Bu varlık kanaması özelleştirme adı altında devlet tarafından uzun yıllardır yapıldı. Vergilerimizle kurulan, halkın tasarrufu ile kurulan kamu varlıkları satıldı. Yabancı ülkeler bunu yaparken genelde varlıkları önce çalışanlarına olmadı halkına sattı. Doğru olan da buydu, halkın parası ile kurulmuş olan varlıklar yine halka verilmiş oldu.

Biz ise blok halinde özel sektöre, onlarda bir süre sonra katlayarak yabancılara, ve genelde de yabancılara sattık. Hemi de 'Babalar gibi'!!! Ne diye çıkılmıştı yola; verim artacaktı, devletin elde ettiği gelirler ile borcu azalacaktı, istihdam artacaktı, vs. Bunların hiçbiri olmadığı gibi hem borçlarımız katlanarak arttı, hem özel sektörün istihdam gibi problemi olmadığından işsizlik arttı hem de devletin gelirleri azaldı da azaldı...

Tam yazıyı bitirirken TUİK Şubat 2009 Sanayi üretiminin %23.7 oranında düştüğünü açıklıyordu!

Bunu çok iyi düşünmeliyiz, sorun artık ekonomik olmaktan çıkıyor, sosyal boyutu da giderek büyüyor ve korkarım patlamaya ramak kaldı!

Obama gelmiş gitmiş istediklerini dikte ettirmiş, tatlı su liboşları ile AKP milletvekilleri gözüne girmek için sıraya girmiş, hava atmış...Bunlar halkımızın sorunlarını çözer mi dersiniz?

Yiğit Bulut/Vatan Gazetesi/08.04.2009

Ülkem adına çok üzülüyorum

 

http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Ulkem_adina_cok_uzuluyorum&tarih=08.04.2009&Newsid=232020&Categoryid=4&wid=

Kendimi çok yalnız hissediyorum. Çok mu safım hatta çok mu gerçeklerden uzağım!

 

İnsanlar, çevrem çok mu akıllı! Ülkemi yönetenler çok mu zeki! Köşe yazarlarının büyük bir bölümü “birer” Einstein mı!

Böyle olsa gerek! Ben algılayamıyorum! Bu kadar güzelliği bir türlü göremiyorum!

Rasmussen “özür dileyecekmiş”! Türkiye “istediğini” almış! Türkiye, 1915’te yaptıklarını kabul etmeliymiş! Kürtlere “özerklik” verilebilirmiş! Ermenilere sınırlarımızı açmalıymışız! Roj TV kapatılacakmış! Ruhban okulu da “mutlaka” bir an önce hayata geçmeliymiş! Kazanan hep Türkiye oluyormuş! Avrupa Türkiye’yi “almalıymış”!

Sevgili dostlar, Türkiye’nin son bir hafta içinde “düştüğü” hallere üzülmekten evden çıkmaz hale geldim! İnanın canım hiçbir şey yapmak istemiyor! TV programlarına çağırıyorlar, gitmek içimden gelmiyor! Hatta kendi programıma bile çıkmaya ayaklarım gitmiyor!

Neyi tartışacağım! Ülkemin nasıl kandırıldığını mı! Yoksa nasıl “aptal” yerine konulduğumuzu mu! İnanmadığım “büyük zaferleri mi” anlatacağım! Ve en kötüsü “kandırılmamıza”, müstemleke havasında “davranılmasına” rağmen, bunların “bir zafer” havasında anlatılmasına mı seyirci kalacağım!

Sevgili dostlarım, hani Rasmussen özür dileyecekti! Hani Roj TV kapatılacaktı! Hani Türkiye “her istediğini” almıştı! Danimarka’da Başsavcı açıklama yaptı; “...Bir TV kanalının kapatılması ile ilgili Rasmussen kim oluyor da söz veriyor, burası bir hukuk devleti...”!

Rasmussen Türkiye’ye geldi, bırakın özür dilemeyi hakaretin dozunu artırdı, kimse anlamadı! Kimse tepki vermedi.

Sevgili dostlar, Türkiye’deki konuşmasında ne dedi Rasmussen? Aynen aktarayım; “Hiçbir dini sembolün, diğerlerini rahatsız edecek şekilde kullanılmasına izin veremeyiz, buna HZ. MUHAMMED de dahil”! Evet, cümlesi aynen böyle! İşin en acısı onu dinleyen hiçkimse “bahsettiğiniz kişi, iddia ettiğiniz-nitelediğiniz gibi “sembol” değil, İslam Dininin Peygamberi, benim dinimin Peygamberi, beni ben yapan inancım” diyemedi!

Özür dilemeyi bırakın, adam hakaretin dozunu daha da artırdı! Peki biz ne karşılığında “bu arkadaşı” NATO Genel Sekreteri yaptık! Sözler neydi! Hani Türkiye kazanmıştı! Bir not düşeyim; Batı dünyasında Rasmussen’in “siyasi özelliği” veya “prim yapma nedeni ne” biliyor musunuz! Dikkatli bakarsanız, görebilirsiniz; “İslam’a ve Türklere karşı verdiği savaş”! Adam, “İslam-Türk karşıtı” olarak Avrupa’da prim yapıyor, Türkiye’nin “üniter yapısını kabul etmediğini” söylüyor, biz “arkadaşı” NATO Genel Sekreteri yapıyoruz! Sadece kuru bir “söz” aldık diyerek!

Aynı “acı noktalar” Obama’nın satır aralarında da vardı. TBMM kürsüsünden “1915 olaylarını kabul edin” dedi, hiçkimse çıkıp da; “Ey Obama, senin konuştuğun kürsü Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ait Parlamento’nun, bu devlet 1915’te yoktu, 1915 ve sonrasında “Ermenilerin yer değiştirmesi” ile ilgili kararlara imza atan Osmanlı Genel Kurmay Başkanı bile “Almandı”, bu konunun yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin Meclis çatısı altında yeri yok” diyemedi!

Sevgili dostlar, uzun lafın kısası: ülkem adına çok ama çok üzülüyorum! Almadan “vermeye”! Olmayan Avrupa Birliği projesi adı altında “kandırılmaya”, yuvarlak laflar ile “oyalanmaya”, “bizi yönetenlerin” bilerek kanmasına ve bunu içeride “bazı köşe yazarları” ile birlikte “zafer gibi satmalarına” dayanamıyorum! Ülkem adına çok ama çok üzülüyorum! Ama elden ne gelir!



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>