YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







YEMEK TARİHİ VE KÜLTÜRÜ ÜZERİNE DENEME - 1
Yazar: MELİH AKINCI | Tarih: 19/03/2008 | Saat: 00:00

“İnsan’’ dediğimiz yaratığın, daha bu adı taşıyacak gelişme düzeyine erişmeden önce, yani var oldu olalı, yaşamak için yapmak zorunda olduğu birkaç temel etkinlikten biri, yemek yemektir. Dolayısıyla, yemeğin tarihini incelemek, birçok bakımdan, insanın tarihini incelemekle eşanlamlı bir uğraştır.

İlk akla gelen sorulardan biri, ta işin başında, en eski zamanda yaşayan atalarımızın etobur mu, otobur mu olduğudur. En eski yaşama tarzlarından birini “avcılık ve toplayıcılık” aşaması diye anıyoruz. İnsan, çevresinde yaşayan öteki hayvanlardan hız ya da koku alma vb. yetenekleri bakımından güçsüz olduğuna göre, ancak işbirliği içinde ya da tuzak kurarak avlanabilir; ayrıca ilkel de olsa, silah kullanmayı öğrenmiş olmalıdır. Bu çerçevede, avcılığa oranla toplayıcılık çok daha kolay ve beslenmenin ilk biçimi bu olmalı. Öyleyse, ilk insanlar da temelde otobur olmalı. Ama doğada hayvanların çoğu bulduğu her şeyi yemeyi öğreniyor, öğrenmek zorunda kalıyor (hele güçsüzse); yani, bir anlamda, “et”ten “ot”tan önce, “obur” oluyor; dolayısıyla atalarımız da, herhalde, “avlanmak” diye tanımlanacak bir etkinliğe girecek aşamaya gelmeden önce, bunu gerektirmeyen boyda posta başka hayvanları yemekte kusur etmiyorlardı. Atalarımızın bu alanda yaptıkları şimdiki “yemek zevki” ölçülerinden bakıldığında bir hayli mide bulandırıcı olmalıydı. “Yemek için mi yaşamalı, yaşamak için mi yemeli”; ilk insanlar kesinlikle yaşamak için yiyorlardı.

            Böcek yediklerine kesin gözüyle bakabiliriz. Hem konuyu “bilimsel” açıdan ele alınca bunun bir sakıncası yok, tersine faydası var: böceklerde protein oldukça fazla. Bugün de bazı bölgelerde yaşayan Araplar ve bazı Afrika kabileleri büyük bir zevkle çekirge yiyor.

            Biraz daha midenizi bulandırmak üzere, “leş” yemelerinin de kuvvetle muhtemel olduğunu ekleyeyim. Kaldı ki eti pişirerek yumuşatma yöntemleri icat olunmadan önce, zaten avlarını bekletmek, yani bir anlamda “leş’’ haline getirmek durumundaydılar. Öyleyse, buldukları leşi niçin reddetsinler?

            Tarih boyunca her medeniyetin yedikleri ve yemedikleri belirginleşti. Çok zaman, uzak ve yabancı medeniyetin mönüsü garip ya da kötü ya da düpedüz iğrenç görünmekle birlikte, aynı medeniyette bazı bölgelerde geçerli yemek adetlerinden de tiksinebiliriz. Çoğumuz Fransız mutfağının üstünlüğünü teorik olarak kabul etse de, iş salyangoz veya kurbağa bacağı gibi seçkin sayılan bir yemeğe gelince öğürtü geçirenlerimiz az değildir. Özellikle “et” kategorisine giren yemeklerde olur bu, ama başka şeylerde de olabilir. Evrensel bir kural olmamakla birlikte, dünyanın birçok yerinde avlanan ya da kesilip yenen hayvanlar genellikle otoburdur. Onun için birilerinin deve, birilerinin de at ve eşek yediğini öğrendiğimizde, bu bilgi iştahımızı açmaz ama, normal  olarak çok güçlü bir iğrenti de duymayız. Buna karşılık, ayı veya sırtlan “etinden” söz edilince, bir takım spazmlar geçirme ihtimalimiz yükselir. Ama avcılık döneminde bunlar yenmiştir.

            “Etobur mu, otobur mu, hangisini yiyelim?” kararı, muhtemelen etin tadına bakılarak verilmedi. Kendisi et yiyen hayvanın evcilleştirilmesi pek kolay bir iş değil. Oysa çoğu otobur evcilleştirilebiliyor. Bunun yolu bulunduktan sonra, el altındaki bu hayvanların eti “lezzet yapısı”nı oluşturmaya başlamış olmalı. Böylece etoburlar, avlansa bile, artık “yenmez” kategorisine girmiştir. Avcılık aşamasının, erkek ve dişi cinsleri arasındaki büyük iş bölümünün temelini oluşturduğu tahmin ediliyor. Avcılığı erkeklerin yaptığı belli; bütün mağara resimleri de bunu gösteriyor. Ayrımın, iki cinsten hangisinin daha “güçlü”, “hızlı” vb. olmasına göre çıktığını pek sanmıyorum. Söz konusu dönemlerde aradaki fark herhalde fazla değildi. Ama kadının çocuk doğurması önemli bir etken olabilir. Hamileyken hareket yeteneğinin kısıtlanması, daha çok da, o aşamada av gibi bir işe girmekle çocuk düşürme riskinin artması gibi nedenler kadınları toplayıcılığa yöneltmiş olmalıdır. Dolayısıyla da tarımı onlar geliştirmiştir.



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>