YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







İpler Nasıl Çözüldü?
Yazar: HASAN AVŞAR | Tarih: 06/03/2009 | Saat: 22:52

İtalyan bir genç, kız arkadaşıyla yurtdışına çıkar, gezmek niyetiyle. Meşhur ve kalabalık bir dünya şehridir istikametleri. Fakat bu şehir hakkında kafalarında bazı çekinceler vardır. Gittikleri şehir, müslüman bir şehir olduğundan ve İtalya'da o dönemde müslüman sayısı yok denecek kadar az olduğundan kaynaklanır bu çekinceler.  Ayrıca kızın annesi, kızını gence emanet etmiş ve ona göz kulak olmasını tembihlemiştir. Genç çift, bu şehre varıp, kaldıkları yerden ilk kez çıkacakları zaman gencin aklına bir fikir gelir. Kız arkadaşının ve kendinin birer elini bir iple birbirine bağlar. Yobaz ve tehlikeli olduklarına inandığı şehir halkından korunmak için yapmıştır bunu. Fakat dışarı çıkıp şehirde biraz dolaştıktan sonra görmüşlerdir ki, korkacak ya da telaşlanacak herhangi bir durum yoktur. Çünkü gayet normal ve yaşanası bir yerdir burası... Ve çözerler bileklerindeki ipleri... Artık rahattır içleri...

İtalyan çiftin, 20 sene önce, 1988 yılında ziyaret ettiği bu dünya şehri, İstanbul' dur. Yobazlığın kol gezdiği bir yer beklerken buldukları manzara ise çok farklıdır.

Bu olayı bana anlatan, şu an İskenderun' da çalıştığım fabrikada, birlikte çalışma fırsatı bulduğum İtalyan bir mühendistir.

Çalışma odasına girip, "I love this country!" (Bu ülkeyi seviyorum!) diye bi nara atınca, dayanamadım sordum: "Nesini seviyorsun?" diye.
"Yemekler, insanlar, doğa, şehir, ..." diye sıraladı duraksamadan.
"Peki, başka bir şehri ziyaret ettin mi?" diye sorunca ben,
"20 yıl önce, bir defa İstanbul' u ziyaret etmiştim..." diye başlayarak anlattı yukardaki hikayeyi.

Kısa bir şaşkınlıktan sonra, Türkiye'nin müslüman çoğunluğa sahip olup, yönetim şekli Cumhuriyet olan, dünyadaki tek ülke olduğunu söyledim. O da bu gerçeği ve Türkiye' nin farkını öğrenmiş oldu. Konu yönetim şekline gelince, bir fabrikadaki iş sebebiyle, İran'da geçirdiği birkaç yıldan, şeriattan ve oradaki olumsuz görüşlerinden bahsetti. Bakın İtalyan arkadaşımın anlattıklarına:

* Nüfusun yarısını oluşturan kadınların, neredeyse tamamına yakını istihdam etmiyor ve üretime katkıları yok.
* Cuma namazlarına giden erkekler fabrikayı durduruyor ve üretim duruyor. (Kadınlar çalışmadığından, onların yokluğunda üretimi devam ettiremiyorlar ve buradaki duruştan dolayı üretim aksıyor ve fabrika zarar ediyor)
* Fabrikadaki en zeki mühendis bir bayan olduğundan, İtalyan (erkek) mühendis, bu şahısla direk olarak konuşamıyor. Bayan mühendis diğer odada duruyor ve onunla iletişimi başka bir şahıs aracılığıyla yapıyor. Aracı şahıs iki oda arasında mekik dokuyarak, iki kişinin iletişimini sağlıyor. Bu ortamda da, problemlerin çözümü ve sistemin çalışması oldukça zorlaşıyor.
* Sokaktaka gezerken kadınların gözlerine kimse bakamıyor. Çünkü göz göze gelinen kişi bir şeriat polisi olabilir. Ve suç işlemiş olursunuz.
* Sokaktaki ve evdeki yaşamlar birbirinden tamamen farklı. Ziyaret ettiği İran'lı aileler, evlerinde mini etek bile giyinirlerken, dışarıda peçe ve benzeri kıyafetleri giymek zorundalar.
* Aynı fabrikada bulunan ve Avrupa'dan başka bir ülkenin vatandaşı olan iki mühendis, İranlı kızlarla birlikte olabiliyorlar. Tabi kızlarla görünmemeleri lazım. Bir eve birlikte girebilmek için, bu Avrupalı erkekler, önce kara peçe giyiyorlar ve sonra kızlarla buluşuyorlar.

Sonra, İtalyan arkadaşım bana diyor ki: "Sizi Avrupa' da istiyoruz. Ama İran gibi değil, şimdiki gibi olursanız! Laik olursanız!"

Evet! Laik olmalıyız! Ama ne İtalyan arkadaş istiyor diye, ne de AB'ye girmek için...

Ülkemizin ve milletimizin menfaatleri için Laik olmalıyız!

Mustafa Kemal, laikliği bizlere hediye ederek (5 Şubat 1937), yobazlığın "bileklerimize bağladığı ipleri"çömüştü. Bugün bu topraklarda Türkler, İtalyanlar, Almanlar ve diğer bütün insanlar, bileklerini iplerle bağlamadan gezebiliyorlarsa, O'nun sayesindedir.

Şimdi ise, o ipleri tekrar bileklerimize bağlamaya çalışan, bizleri özgürlüklerimizden edip, kelepçeli mahkumlara çevirmeye çalışanlar, bu emellerine ulaşmak için fırsat kolluyorlar.

Böyle bir tehlikenin olmadığına inanmak ve bunu görmezden gelmek ya da uyanık ve tetikte olmak ise insanlarımıza kalmış...



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>