YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







BAKIŞ AÇISI VE UYGARLIK
Yazar: DİLEK ÖZCENGİZ | Tarih: 19/03/2008 | Saat: 00:00

İnsanoğlu tarihsel varoluşundan bu yana daha iyinin ve güzelin arayışı içinde yol almıştır. Güzellik kavramının, soyut ve öznel olduğu bilinen bir gerçektir. Sanatın ve uygarlığın ortaya çıkışı, insanlığın bu arayışının bir başlangıcı olarak algılanabilir. “Uygar” kavramı Türk Dil Kurumu Güncel Sözlük’te “Fikir, sanat ve endüstri alanlarında çok büyük bir gelişme göstermiş olan, medeni veya kültürlü, eğitimli, görgü kurallarına uyan, medeni (kimse)” olarak tanımlanmaktadır.

Jung, insanoğlunun görünen her davranış biçiminin tam tersi bir duygu ile iç dünyasında ifade bulduğunu; bir gölgesi olduğunu betimler. Nazik bir davranışın gölgesi şiddetli bir kabalık, neşe saçan bir davranışın gölgesi ise derin bir hüzün olabilir. Her şey zıttı ile kaimdir. Her birimiz inanılmaz ikilemler içinde yaşarız. Bu ikilemlerle zaman zaman yüzleşirken, bazen de kaçar, bilinçaltımızın derinliklerine iter dururuz. Evrenin kendisi gibi bizim iç dünyamızda da dilemmalar birbiri karşısına dizilir durur. Tüm bu karmaşa içinde yolunu arar durur insanoğlu. Referans noktalara gereksinme duyma anlarıdır bunlar. Uygar olmak durumu burada tutunulacak dallardan birisi olabilir. Uygarlık, zamana ve mekana göre değişkenlik gösteren bir kavram olmak durumundadır. Bu koşulda daha gelişkin olabilme şansını ancak değişerek yakalayabilir. Bireysel ya da toplumsal değişim, zor ve sancılı bir süreçtir. Değişmek, farklılaşmak bir bilinmeme, alışıldık dışı, yeni bir uyum dengesinin sağlanma gerekliliğini de içeren bilinmedik bir durumdur. Oysa mevcut durum, kısaca bilindiktir. Uygar insan olabilmek, yeni duruma uyum sağlamak ve yeniliklere belki de yol açmak için çaba harcamak ile olasıdır. Uygar olmak bir başka uygarlık içinde olana “öteki” diye bakmamaktır. Bilimsel ölçütler ve iç gözlemci işe koşulmalıdır uygarlık kavramının çıkmaza girdiği durumlarda. Yaralı bir güvercini elimde tutarken ne kadar çaresiz ve savunmasız olduğunu deneyimlemiştim yıllar önce. Onu tedavi etmek, uçurmak iç gözlemcimin ve aldığım eğitimin bir buyruğuydu. Oysa bir ses vardı derinden gelen; “Ne kadar güçlüsün, istesen onu yaşatmazsın, biraz sıkmak....” Bu ses gölgemin sesiydi. Ne ürkütücü bir ikilem. Aslında farkında olmadan ya da görmezden gelerek ne sıkça bu tür ikilemler yaşıyoruz. Belki bu durumda iç gözlemcinin sesine kulak vermek ve zarar vermemek uygar davranış modeli olabilir. Her birimiz biricik ve özeliz. Kişiliklerimiz ve dünyayı algılayışımız da parmak izimiz kadar özel ve biricik. Tüm varoluş içinde bizimle aynı birisi var olmadı ve olmayacak da. Bu biricik ve özel olma durumu aynı zamanda farklı olmakla da eş anlamlı. Bu, dünyayı her birimizin başka başka anlaması ve algılaması demek oluyor. Bir başka ifade ile hepimiz aynı gezegende ancak farklı dünyalarda yaşıyoruz. Muhtemelen de bu gezegenin gerçekte nasıl olduğunu hiç birimiz bilmiyoruz, çünkü algılayışımız bizim gerçekliğimiz olsa gerek diyor Nietzsche. Uygar olmak burada önemli hale geliyor. Uygarlık da bu durumda farklı bir algılayışla kavranıyor her birey tarafından. Belki de günlük dilde uygar olmak nazik, anlayışlı, sevecen ve yardımsever olmakla eş anlamlı kullanılmaktadır. Olabilir mi? Kim bilir, belki de her birimizin uygarlık tanımı da başka başkadır. Ama ortak paydalar, ortak algılayışlar şüphesiz ki olmalıdır. Barışçıl olmak, başka insanlarla empati kurabilmek, kendini ifade edebilmek, öldürmemek, çalmamak, emek harcamak gibi zamanlar ve mekanlar üstü bir kavram olabilir mi uygar olmak? Bu temel değerler üzerine örüntülerdir dahası diye algılıyorum ben de uygarlığı. Başka bakıyoruz her birimiz dünyaya doğal olarak. Her birimiz var olmak çabasındayız. Hiçlik, belki de yarın için bizi bekliyor olabilir. Bu kaygı içinde kendimiz olmaya çalışıyoruz. Ve... bu dünyada her bireyin de bizim gibi kendisi olmak, diğer bir deyişle otantik olmak çabası ve sancısı var. Kim kimi suçlayabilir ki kendisi olmak çabası içinde? Kimi kınayabiliriz ki “ben” olmak istediği için. Benim “ben” olmak hakkım kadar diğerlerinin de “ben” olmak hakkı. Galiba uygar olmak herkesin “ben” olmak gereksinmesine ve isteğine saygı duymak, benim “ben” olmak isteğim engellenmeden.

Uygar olmak, kısaca birey olmak ve birey olma özgürlüğüne saygı duymak olabilir mi? Her birimizin gerçekliği ve dünyayı algılayışı farklı olduğu için eminim ki her okuyucu için yeni algılayışlar var. Her yeni algılayış ve anlayış karşısında özgürce kendimizi ifade edebildiğimiz ve birbirimizin bakış açısına saygı gösterebildiğimiz sürece uygarız diye düşünüyorum.



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (1) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>