YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







AK-ŞAKA

KANAL İSTANBUL!..
Yazar: ERDAL AKALIN | Tarih: 12/05/2014 | Saat: 01:37

Sayın Başbakan tarafından ‘asrın çılgın projesi’ olarak bizlere bildirilen ve bir TV animasyonu ile kamuoyuna tanıtılan Kanal İstanbul Projesi hakkında yeni bilgileri, internet aracılığı ile gelen bilgisayar iletisi ile öğrenmek şansını bulduk.

Yazarınız AK-ŞAKA, iletinin kaynakça olarak işaret ettiği sitelere girerek konuyu kendince toparlamaya çalıştı.  Sıra geldi, bu nispeten eksik bilgileri okurları ile paylaşarak, konuya daha vakıf olanların katkıda bulunması için köşemize taşımaya.  İşbu yazımızın muradı da budur.

Anlayabildiğimiz kadarı ile konunun gündeme gelmesi II. Dünya Savaşı sonrasına denk düşmektedir.   Savaş sonrası Sovyetler Birliği’nin bir yeni tehlike olarak belirmesi üzerine bazı istişareler yapılmıştır.  Bu toplantıların ağababası A.B.D. olmuştur.  Amaç; Rusya’nın olabilecek bir saldırısına karşı savunma hatları yaratabilmektir.

1947 yılında Truman Doktirini adı verilen çalışmalar,  Sovyetler Birliği’nin sıcak denizlere inmek için kullanmayı düşündüğü en geçerli yol olan Türkiye topraklarını korumak ve kollamak üzerine kurgulanmıştır  Burada amaç, Rusya’nın Akdeniz’e inebilmesini önlemektir.  Bunu takiben; 1950 ve 1960 yılları içerisinde aynı amaca yönelik yapılan yeni askeri planlamaları ise Eisenhower Doktirini olarak adlandırsak bile varılan ana sonuç aynı sayılmalıdır.

Rusya’nın Balkanlar üzerinden sızmasına önlem olarak saptanan savunma hattı, Balkan Savaşları sırasındaki Osmanlı Devleti’nin savunma hattının aynısıdır.  Büyük Çekmece ve Terkos gölleri arasında donatılacak bu savunma hattı, Çatalca Hattı olarak bilinir.  Bu hat, Montrö Boğazlar Sözleşmesi uyarınca askeri gemilere kısıtlama getiren antlaşmayı zorlamamak adına, o projede aynı zamanda bir kanal olarak düşünülmüştür.  Böylece Marmara Denizi ile Karadeniz arasında bir su kanalı açılarak, batılı askeri gemilerin Montrö Anlaşması’nı zorlamadan Karadeniz’e girebilmeleri planlanmıştır. 

Çanakkale Boğazı da Montrö Sözleşmesi maddelerine tabi olduğundan, Ege’nin kuzeyinden yani Saros Körfezi kenarından Gelibolu üzerinden bir başka su kanalı açılarak, Ege’ye gelmiş donanmaların Marmara’ya girebilmeleri ve buradan da Kanal İstanbul yolu ile Karadeniz’e açılmaları askeri uzmanlarca planlanmıştır.

Tayyip Erdoğan’ın ‘çılgın projem’ diye sunduğu ve bazı gazetecilerin alkış tuttuğu proje, aslında budur. Sayın Başbakan, kanalı biraz daha batıya kaydırmıştır.  Kanımca bu proje için, merhum Özal’ın yanına dışişleri mensuplarını almadan Baba Bush’la yaptığı görüşmede bu konu üzerinde de mutabakat sağlanmıştı.  Benzeri bir fikir birliğini de, Dışişleri Bakanı’nı yanına almadan Oval Ofis’te A.B.D. Başkanı ile başbaşa görüşmeyi kabul eden Sayın Başbakan göstermiş olabilir mi, bilemiyoruz.  Kayıt altına alınmamış her iki görüşmenin gün gelecek ancak A.B.D. tarafından açıklanabileceğini umuyoruz. Sayın Tayyip Erdoğan’a tercümanlık yapan Egemen Bağış ise, belki günü gelirse bizleri bilgilendirebilir.

Gerek Truman ve gerekse Eisenhower doktirinleri çalışmaları sırasında da, ülkemiz konulu bazı özel planlamaların olduğunun duyumunu almıştık. Yakın tarihlerimizde yaşanılan Yugoslavya örneği gibi, Türkiye hakkında da bazı öngörülerin A.B.D. uzmanlarınca dikkate alındığını da okuduğumuz kaynaklar bize aktarmaktadır. 

Buna göre; Trakya ve batı Marmara illerini kapsıyan bir Marmara Devleti veya Cumhuriyeti; Akçakoca-Polatlı-Muğla sınırlarından oluşan Batı Anadolu Devleti projesi ve Sinop-Divriği-Hatay hattı ile oluşturulacak bir Orta Anadolu Devleti projesi, ne akla hizmetse dillendirilmiştir.  Tabii ki, doğu ve güneydoğu bölgelerimiz de Kürdistan Devleti olarak işaretlenmiştir  (Devletler yerine eyaletler de diyebilirsiniz!).

Son zamanlar, gerek HDP ve gerekse BDP parti sözcülerince dillendirilen özerklik dilekleri, acaba bizim bilmediğimiz ama Kürt liderlerinin bildiği bu projelere mi atıf yapılarak dile getirilmektedir?   İmralı ve Kandil yerleşkelerine taht kurmuş (!) olanlar ve de Barzani tarafından da bu projeler bilinmekte ve hatta üzerinde bir anlaşma bile yapılmış mıdır, itiraf ediyorum merak etmekteyim.  AKP İktidarı, daha doğrusu Sayın Başbakan ise bu projelerin içeriğini ne denli bilmektedir ve onaylamaktadır? Yoksa; adına çözüm denen bu süreçte, doğu ve özellikle güneydoğu bölgelerinde olduğunu duyduğumuz bazı nahoş gelişmelere, mülki ve askeri yetkililerce aşırı hoşgörü gösterilmesinin izahını, bu projeyi AKP İktidarı’nın onaylamış olmasına mı bağlamalıyız? 

Konuyu inceleyince; 22.06.1936 tarihli Montrö Boğazlar Sözleşmesi hükümlerinin sonsuza dek devamı kararı verilmiş olduğundan, en azından Kanal İstanbul projesinin ana amacının İstanbul Boğazı’nı olabilecek gemi kazalarından korumaktan öteye, askeri amaçlı olarak düşünülen bir çaba olduğuna inanmak gerektiğine kani oluyorum.  Saros Körfezi ile Marmara Denizi’ni birleştirmek ise işin kolay tarafıdır zaten.

Bu projelerin çok yüksek mali portresinin ise, ekonomisi zorlanan Türkiye adına ne denli sorun olabileceği kesindir.  Gerçi bu tür harcamaları ve hatta yeni havaalanı inşaatının büyük maliyetini hazine üstlenebildiğine göre, demek ki konu Atlantik ötesinden de destek almıştır diye düşünmekteyim.  Bu konuya açıklık getiren ‘Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları’ eserini okuyanlar, John Perkins’in itiraflarında ülkemizin bu sorunlarına yanıtı da bulabileceklerdir.

Evet, ben kendimce erişebildiklerimi gene kendimce özetlemeye çalıştım.  Konuya ilgi duyanlar ve ayrıca daha fazla bilgisi olanlar varsa, bizleri aydınlatmalarının çok önemli bir hizmet olacağına inanmalarını dilerim.

(Kaynak olarak; http://www.midafternoonmap.com./2013/01/the russiana-are-coming-or-still-seeing-html. ve  “The Joint American Military Mission for Aid to Turkey”).

Kıssadan hisse: “Görmeden ölürsem millette ümit ettiğim feyzi / Yazılsın seng-i kabrime vatan mahzun, ben mahzun!”    (Namık Kemal).

                                                                              Erdal Akalın



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(Mersin İmece)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>