YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







TARİHTE DİN DEVLET İLİŞKİSİ
Yazar: MAHMUT TEBERİK | Tarih: 20/04/2014 | Saat: 22:33

Bu dünyanın nimetlerini küçük bir azınlığın yiyebilmesi, dünyadaki zenginliğin üzerine oturabilmesi için, yönetenlerin yönetilenleri denetlemesi, sömürmesi, zaptu rapt altına alması, kısacası yönetmesi, yönetebilmesi için de bir araç gerekiyordu.

Bu araç kaba kuvvet olabilirdi. Bu araç zor kullanmak olabilirdi. Ama nereye kadar?

Tarih boyunca yöneticiler ve hakim sınıflar için önemli olan öte dünya değil bu dünyadır. Yönetilenlere ise, umutlarını koruyabilmeleri, isyan etmemeleri için öbür dünyayı işaret etmişlerdir.

Bu dünyada evinde ekmeği olmayan Anadolu halkı, öbür dünyada hurilerle, meleklerle dolu, ağzına kadar tıka basa yiyecek dolu cennet bahçeleriyle avunmaktadır. O halde bu düzenin sürmesi için yönetilenlerin itiraz etmeyeceği, giyotinin altına kendi başını tevekkülle uzatabileceği bir araç gerekiyordu.

Çözüm bulundu. Bu araç din olabilirdi.

Önce çok tanrılı dinler kullanıldı. İyilik, kötülük, bereket, aşk, vb. ne varsa tanrılardan bilindi.

Bazen insanlar tanrı kılığına girdi, bazen de tanrılar Olimpos gibi ulaşılmaz dağlarda yaşatıldı.

Tek tanrılı dinlerde ise bu tanrılar melek oldular. Yeter ki azınlığın çıkarları sürsündü. Her şey onlar içindi. Çoğunluk ise şansını öbür dünyada aramalıydı.

Bu dünyada hem sömürülsün, yönetilenler için ölsün ve öldürsün, onlara hizmet etsin. Ama geleceğini cennette arasındı.

Bütün bunlar için doğaüstü bir güç gerekiyordu. Ve gereken bulundu, din...

Hristiyanlıkta hiyerarşik sıralamada en yukarıda Tanrı ve İsa Mesih vardır. Sonra Papa ve altında Tanrı’nın yeryüzündeki temsilcisi kral yer alır.

Müslümanlık dininde ise yeryüzündeki temsilci padişahtır. Şeyhülislam ise kukladır. Padişahın aldığı kararları, istediği fermanları din adına meşrulaştırır.

Mustafa Kemal ATATÜRK, Anadolu’da emperyalizme karşı kurtuluş mücadelesini başlattığında İngilizlerin Padişaha, Padişahın da şeyhülislama baskısıyla şeyhülislam, “Mustafa Kemal’in din adına katli, yani öldürülmesi vaciptir” fermanını gözünü kırpmadan vermiştir. Mustafa Kemal ise karşı fetvayı Anadolu’daki vatansever müftülerden almakta gecikmemiştir.

Kenya Kurucu Devlet Başkanının bir tespiti: “Batılılar geldiklerinde ellerinde İncil bizim elimizde topraklarımız vardı. Bize, gözlerimizi kapayarak dua etmesini öğrettiler. Gözümüzü açtığımızda ise; bizim elimizde İncil, onların elinde topraklarımız vardı.”

Oysa İncil karın doyurmuyordu. Bir görüş vardır: “Devlet denilen örgüt, kötülüğün sürdürülmesi için vardır. Bütün devletler kötüdür. Hiçbir hükümet masum değildir”. Devletin devletliğini yapabilmesi, kötülüğünü sürdürebilmesi, yaşayabilmesi için her yol mubahtı.

Tarihte dinlerin de yaşamını sürdürebilmesi için illa ki bir güce dayanması, yaslanması gerekmiştir. Bir gücü, erki arkasına almayan hiçbir din ve mezhep yaşatılmamıştır. Bütün gücüne ve ihtişamına rağmen Roma İmparatoru Constantinus din değiştirmeseydi kilise Hristiyanlığının işi zordu. Rakip Hristiyan mezhepleriyle kuşatılmıştı. İmparatorun, gücünü kaba kuvvetten alıp bir zorba olarak görülmektense Tanrı’nın yeryüzünde kutsal adaleti gerçekleştiren temsilcisi olarak görülmesi çok daha elzemdi. Halkın, yöneticiliğin kutsal bir hak, ona boyun eğmenin de kutsal bir görev, bir zorunluluk olduğuna inanması işini kolaylaştıracaktı.

Devlet kilise işbirliğinin yararını sadece imparator değil kilise de uygun gördü. Çünkü sırtını devlete dayarsa kazançlı çıkacaktı. Geçmişten biliniyordu ki, siyasi destekten mahrum olan dinler çok savunmasız kalıyordu. İmparator Constantinus’u hemen“Tanrının vekili” ilan ederek rakip Hıristiyanlık mezheplerini devletin desteğini de arkalarına alarak yok ettiler.

İsa, kendi halinde, Musevilik dini adına vaizlik yaparak geçimini sağlamaktadır. Ancak alt tabakaya yönelik söylemleri Romalı yönetici sınıfın işine gelmeyince hiç acımadan çarmıha geriverdiler.

Hristiyanlık, Rusya’da gelişebilmek için ülkenin en kudretli prenslerine dayanmak zorunda kalmıştır. Almanya’da Martin Luther, ortodoksluğa karşı başlattığı reform hareketinde nihai başarısını ülkedeki güçlü hanedanlarla uzlaşmasına borçludur.

Selçuklu Hakanlarından birisi Bağdat kapılarına dayanır. Bağdat’ta oturan Halifenin kızını istemektedir. Halife direnir. Ancak pabucun pahalı, tehdidin büyük olduğunu anlayınca kızını verir. Üstelik Bağdat camilerinde Hakan adına hutbe okutur. Muaviye, zor kullanarak, kılıç zoruyla kendisini halife ilan etmiştir. Kabul etmeyenlerin kellesi gitmiştir.

Yavuz Selim, Ortadoğu’ya sefer düzenlemiş, Memluk devletini yenmiş ve tarihten silmiş, kutsal emanetleri toplayıp İstanbul’a getirmiş ve kılıç zoruyla kendini halife ilan etmiştir.

Yakın tarihte ülkemizde din elden gidiyor söylemleriyle Çorum, Kahramanmaraş, Sivas katliamları yaşandı. Failler yakalanamadı. Sivas canilerinin avukatları ise AKP den milletvekili oldu.

“Konu para olunca herkes aynı dine mensuptur” demiş Voltaire…

Bugün ülkemizde bazıları bir yandan Allah derken diğer yandan deveyi hamuduyla götürmektedirler.

Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan ve bizim olan bu cennet ve cehennemde, Anadolu’da bütün bakanlıklar, kamu kurumları ve devlete ait teşkilatlar, tarikatlar arasında paylaştırılmıştır. Din, bir kez daha çıkar amaçlı olarak kullanılmıştır.

Bugün ülkemizi yönetenler, Amerikan ve Avrupa Birliği emperyalizminin güdümünde iktidarlarını sürdürebilmek için ılımlı İslam projesinin taşeronluğunu yapmakta, ülkemizi karanlık bir girdaba sürüklemektedirler.

Aynı çevreler Suriye’yi cehenneme çeviren El Kaide vb. terör örgütlerine kucak açmışlar, Suriye’deki kanın, gözyaşının, acının ve zulmün sorumluluğunu taşımaktadırlar. Yine aynı çevreler, Türkiye’de iktidarda kalma uğruna Libya’nın enerji kaynaklarına el koymak için ülkeyi karıştıran, kaos yaratan emperyalistlerin dümen suyunda, onların jandarmalığını yapmıştır.

Çağrımız, namuslu, dürüst, inanan insanlara.

Tanrı ile aranıza kimseyi sokmayın.

Din ve devlet işlerini birbirinden ayrı tutun.

Modern ve çağdaş toplum sınıflı toplumdur. Bu toplum yapısında, bir yanda emek, diğer yanda sermaye vardır. Davranışlarınızı bu eksene oturtun.

Aksi halde patronlar şeyh, çalışanlar mürid olur ve bu sömürü düzeni sittin sene sürer gider.

20 Nisan 2014 Mahmut TEBERİK



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(Yeni Adana Gazetesi Adana Ulus)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>