YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







AK-ŞAKA

SON DÜZLÜK ve E.G.O.
Yazar: ERDAL AKALIN | Tarih: 27/02/2014 | Saat: 13:20

Son Düzlük !..

Yazımızın başlığını at yarışlarına ilgi duyan meraklılar hemen anlamışlardır.  Son Düzlük, at yarışları için düzenlenmiş olan hipodromların koşu kulvarlarının sonuncu metreleri ile ilgili bir terimdir. 

Bilenler bilirler ama biz bilmeyenler için özetleyelim istiyorum.  Hipodrom olarak tanımlanan at yarışı alanları çoklukla elips şeklinde koşu yolu içerir.  Bu koşu yolları hipodromun büyüklüğüne bağlı olarak genellikle 1600 ile 1800 metrelik bir şerittir.  Elips düzeni ile inşa edildiklerinden yumuşak dönüşlü dört köşeye sahiptirler.  Koşu şeridinin son dönemeci dönülünce, hemen her hipodromda aynı olan 400 metrelik düz bir yola girilir.  Burası atların jokeyleri tarafından kamçı ile uyarılarak hızlanmaları gereken son metrelerdir.  Burada gerek atlar ve gerekse jokeyler kan ter içinde yarışı kazanmak için son çabalarını sarf ederler.  İşte bu son şerit, yarışın finali olan son düzlük ismi ile anılır.

Son düzlük atlar ve jokeyler için ne denli önemli ise, yarış severler için de o kadar önemli bir bölümdür.  Zira yarış son düzlüğün sonundaki bitiş noktasında sonlanacak ve kazanan at ile ilk dört dereceye girmek başarısını gösterenler belli olacaktır.  Bazıları bahis oynayarak ve bir kısmı da seyir zevkini tatmin için hipodroma gelen seyirciler, son düzlük noktasından itibaren kendi beğenilerini yansıttıkları atlar için tezahürata başlarlar ve jokeyleri teşvik ederler.  Bu teşvikler arasında en çok kullanılan tezahürat deyimi ‘Ayrıl da gel!’ olur.  Yarış meraklıları kendilerince favorileri olan atların diğerlerini kolayca geçerek birinci olmasını böylece teşvik ederler.

Son Düzlük, hipodromlara özel bir terim olmakla birlikte, yaşamın birçok evrelerinde de aynı çağrışımları yapan son bir çabalama noktasıdır.

Örneğin; yerel seçimler adına artık son dönemecin dönüldüğü ve başta liderler olmak üzere tüm adayların yoğun tanıtım çalışmalarına hız verdiği günler, kanımca seçimler adına son düzlüktür.  Tabii partililer de son düzlükte koşuşturan liderlerini ve kazanmak isteyen adayları teşvik eden ve coşturan taraftarlardır.

Seçimler için son düzlüğe girilince, son ayların öne çıkan dinleme ve tape denilen konuşma kayıtlarının miktarı da arttı.  Özellikle Sayın Tayyip Erdoğan ile birebir ilişkili olan dinleme kayıtları, 17 Aralık tarihli dört bakanın ve üç bakan çocuğu ile bir banka genel müdürünün başrol oyuncuları olduğu yolsuzluklar dizisini gölgede bıraktı.

Sayın Başbakan’ın oğlu Bilal ile yaptığı telefon konuşmaları sırasında sıfırlanması istenilen evde bulunan paranın miktarı da dudak uçuklattı.  Keza, ikinci bir dinleme kaydı ile bir iş adamı ile Sayın Başbakan arasında akçeli bir ilişkinin ortaya çıkması çarpıcı oldu.

Konu hakkında ilk açıklamayı yapan siyasetçi, kendisine ‘Özgül ağırlıklı özel bir siyasetçi’ rolü biçen Sayın Bülent Arınç olmuştu.  Bülent Bey, kendi güzel belagati ile konuyu sulandırmış ve montaj veya dublaj olabileceğini ima etmişti.  Ancak gelişmeler Sayın Arınç’ı yalanladı ve kanımca özgül ağırlığını hayli sarsmış oldu!

Sayın Tayyip Erdoğan, montaj veya dublaj yerine, kullanmış olduğu kriptolu telefonların nasıl dinlenmiş olabileceğini öne çıkarınca; bizler, yani T.C. Vatandaşları, anladık ki olgunun doğru olduğunun bizzat Sayın Başbakan tarafından itirafıdır bu söylem.

Şimdi ilk suçlular olarak kripto şifrelerini yazan TÜBİTAK kökenli beş bilim insanı bir kenara alınarak, incelemelerin başlatıldığı ilan edilmiş oldu.  Gerisi de gelecekmiş!

Gerisi gelecek olanlar yargısal incelemeler mi, yoksa yeni dinleme kayıtları mıdır, yakında göreceğiz.

Son düzlüğe giren Sayın Başbakan, izlediğimiz kadarı ile kendi seyircisinin moral bozukluğu ile kısmi bir yalnızlığa itilmektedir.  Bülent Arınç Bey kadar özgül ağırlığı olmasa da, AKP Milletvekili Mehmet Metiner, TV kanallarının şimdiki gözdesi olarak Sayın Erdoğan’a göğsünü siper eylemekle meşguldür.  Ancak hitabet yeteneği Sayın Arınç’la kıyas edilemeyecek kadar kötü olmakla birlikte, üstüne üstlük kavgacı kimliği ile sivrilmekte oluşu, yaptığı fedakârlığı gölgelemektedir.  Ayrıca anlaşıldığı kadarı ile eski bir gazeteci olmakla birlikte bilgi ve kültür düzeyinin sığ oluşu, çabalarını anlaşılmaz kılmaktadır.

Sayın Başbakan adına korucu melek olmak için kendini öne atanlar arasında bir başkası ise ‘Jöleli gazeteci’ olarak tanınan Yiğit Bulut’tur dersek, yalan olmaz.  Rüyasını anlatarak işe koyulan Sayın Bulut, T.C. Vatandaşları için itibarını yitirmiş olan adını korkarım yanlış kullanmaya devam etmektedir.  Meslek büyüklerinden birisinin ağabeylik ederek “Abesin müdafaası olmaz!” demesine sanırım ihtiyacı vardır.,

Salı günkü grup toplantıları sırasında, AKP Grubu dinleyicileri olarak toparlanan partili kişilerin T.B.M.M. çatısı altında yaptıkları tezahürat, hipodromların son düzlük teşviklerini de gölgede bırakmıştı.  Sanırım, Sayın Cemil Çiçek Bey’in başkanlık odasının duvarları ses yalıtımlı olduğundan bu durumu fark edememiş ve CHP liderinin konuşmasını veren TV kanalını kestirmek becerisini bu tezahüratlar karşısında göstermek şansını bulamamıştır.     

Eh, son düzlükte bu kadarı da olur diyelim!..

Kıssadan hisse: Bugünün dizeleri Ozan Birsen Oğuz’a ait; “Irk, mezhep diyerek besleyip kini / Birbirini yiyene yazıklar olsun / Menfaati için kullanıp dini / Kan döküp doyana yazıklar olsun!”

                                                                                                     Erdal Akalın (27.2.2014)

E.G.O. !..

Başlık olarak sunduğum kısaltmayı, 1960’lı yıllar boyunca Ankara’da yaşayanlar iyi anımsarlar.  E.G.O., Ankara Belediyesi tarafından bir halk hizmeti dizisi olan ‘Elektrik, Gaz, Otobüs’ işletmelerini içerisinde toplayan bir kurumlaşmanın kısaltılmış simgesidir.

O yıllar, üniversite öğrencisi olan bizler, kent içi ulaşımlarımız için E.G.O.’nun araçlarını kullanırdık.  Bir kısmı dumansız ve sessiz taşıtlar olan troleybüslerden oluşmuş ulaşım filosu, öğrenci bileti olan 15 kuruş karşılığı bizleri gideceğimiz semte taşırdı.

Anımsadığım kadarı ile Dikimevi ilk duraktan bindiğimiz troleybüs ki, hat numarası 17 idi, bizi MKE’nin yanındaki Fen Fakültesi’ne kadar salimen ve üşütmeden götürürdü.  Tek sorun, yoğun bir kitlenin tercih ettiği seferler olduğundan yer bularak oturmak zorluğu olurdu.  Bizler ilk duraktan bindiğimiz için en arkaya oturur ve kimseye yer vermek zorunda kalmadan rahatça yolculuk ederdik.  Az geç kalanlar oturacak koltuk bulamadıkları için ayakta kalırlar ve ellerini üstte uzanan borulara tutuşturarak seyahati tamamlardı.  Arka koltuğa yerleşmiş bizler, sıcak koltukların keyfini çıkarırken, ayakta kalmış arkadaşlarımıza ve bazen de gözümüze çarpan genç hanımlara laf atardır; “Erken Gelen Oturur!”

Bir nostalji şeklinde aklıma gelen bu tekerleme, aslına bakılırsa gündemin yeni bir çağrıştırmasıdır; “Erken Gelen Okur!”

Biliyorsunuz, son haftalar internet ortamına düşen birçok telefon konuşması ve çözümlenmiş tapeleri gırla gidiyor.  Hemen hepsi, AKP İktidarı’na ilişkin şaibeleri taşıyan bu dinleme kayıtları, tabii ki iktidarın ve özellikle Sayın Başbakan’ın hoşuna gitmiyor.  Nasıl gitsin ki, hepsi değişik yolsuzları aktarıyor bizlere. 

Sayın Başbakan, baktı ki bu işin sonu kötüye gidiyor, bir internet yasakları dizisi içeren yeni yasa hazırlattı.  Sözde kişisel özgürlüklere saygı adına hazırlanmış bu maddeler, çocukları ve gençleri zararlı yayınlardan korumak bahanesi ile Meclis’e sunuldu.  Tartışmalar oldu ise de sonuç belli; ‘Kabul edenler, etmeyenler, yasa kabul edilmiştir!’

Sayın Cumhurbaşkanı ise neredeyse gözleri yaşla dolu olarak bu yasayı onayladı ve yürürlük kazanmasına katkı sağladı.  Eee, amaç çocukları ve gençleri zararlı yayınlardan korumaktı ya!

Şimdi de hemen olumlu (!) etkilerini görmeye başladık.  Yolsuzluklar ile ilgili dinleme kayıtları ve tapeleri düşerse ekranınıza, artık sonuç bellidir.  TİB yetkilileri gereğini yapmışlardır; “Bu sayfaya ulaşım engellenmiştir!”.

Bazen bu yazı ile yetinilmeyerek kırmızı bir kareye eklenmiş iki nokta ki, gözler oluyor herhalde ve aşağı sarkık bir dudak çizgisi de çıkıyor.  Bu da olguyu daha çok karikatürize ederek sizlerin hayır dualarını alıyor.

Size iletiyi sunan kaynaklar bellidir ki, içeriğini izlemişlerdir ve size de yararlı olabilir düşüncesi ile göndermişlerdir ama iletiyi taşıyan görünmeyen sihirli güvercin henüz havada iken TİB’in hınzır şahinleri tarafından yakalanmış ve ham edilmişlerdir!

Bu dinleme kayıtlarına bazı çok bilenler montaj demektedirler.  Konuyu bilenler ise montaj olmadığı ve gerçek telefon konuşmaları olduğunda hemfikirdirler.

Ya bizler?  Bizler de siyasi meşrebimize göre montajdır veya aslıdır diyerek ilgileniyoruz!

İster montaj desinler, isterse de yasal olmayan dinlemelerdir diye konuyu tu kaka etsinler, artık biliyoruz ki, AKP İktidarı yolsuzluklara batmıştır!

Yatak odalarına konulmuş kasaların ve para sayma makinesini veya ayakkabı kutularına istiflenmiş milyonlarca dolarların şantaj veya montaj diye nitelenmesine kim inanır?!

Olsa olsa yandaş medya inanır!

Bu nedenle sizler bilgisayarınızın karşısına erkence oturun ve henüz TİB görevlileri ve AKP tarafından interneti gölgelemek için maaşa bağlanmış altı yedi bin kişilik sansür heyeti henüz çaylarını içerken yeni gelenlerine bir göz atın, derim!

Demiştik ya; “Erken Gelen Okur”!..

Kıssadan hisse: “Ahlâk ilkelerini bile bile çiğneyen, halk avcısı, fırsat düşkünü bir medya; eninde sonunda kendisi kadar alçak bir halk kitlesi yaratır!” (J. Pulitzer)

                                                                                                    Erdal Akalın (26.2.2014) 



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(Mersin İmece)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>