YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







AK-ŞAKA

NAZMİ’NİN ELLERİNİ ÖPTÜĞÜ BÜYÜĞÜ KİMDİR?!.
Yazar: ERDAL AKALIN | Tarih: 15/02/2014 | Saat: 23:52

- Alo, alo, alo Nazmi!

- Buyurun Beyefendi benim Nazmi, karşınızdayım.

- Nazmi Bey, ben şimdi bir kaplıca otelindeyim. Ama bilgisayardan senin gazeteyi okuyorum. Senin elemanlar neler yazıyorlar yahu!

- Hayırdır inşallah Sayın Büyüğüm?

- Bak Nazmi, bu işin hayırı mayırı kalmamış. Nerede ise tüm yazarların bizim millete hizmet hamlelerimizi görmezden gelerek eleştiriler yazmışlar.

- Hangisi Sayın Büyüğüm?

- Hangisi değil ki! Örneğin; şu soyadı Yağmur mu, Dolu mu olan birisi var ya, Denemeler köşesini yazan. Kardeşim bu çocuk tam bir münafık. Allah korkusu bile yok bu adamının. Bunca yıllık iktidarımızın yaptığı nice olumlu girişimleri görmemek için gözlerine bant çekmiş nerede ise!

- Efendim, Abidin Yağmur gazetenin en deneyimli yazarı olmakla kalmayıp, aynı zaman da genel yayın yönetmenimdir. Ben, gene de kulağını çekerim Efendim.

- Kulağını çekmek yetmez. Maaşını sen veriyorsan, işten de atmayı bileceksin.

- Sayın Büyüğüm, arkadaşımız yeni baba olmuştur ve işsiz kalırsa maazallah ekmeğini de yitirebilir.

- O zaman yazarlıktan al, senin gazete dağıtıcın olsun. Alsın koltuğunun altına gazeteleri, kapı kapı dolaşsın kerata. Ben arkadaşlara söylerim, havuzdan da birkaç kuruş vererek geçimini sağlarlar.

- Takdir sizindir Sayın Büyüğüm.

- Ha, bir de elinde kocaman bir fotoğraf makinesi ile gezen muhabirin var. Kocapınar mı, Acıpınar mı, ne. Şu kulağı küpeli olan yani.

- Serdar Kocapınar Efendim. En çok koşturan habercimizdir.

- Onu da gönder gitsin. Parklar da fotoğraf çekerek cezasını çeksin kerata.

- Emredersiniz Efendim.

- Ha, bir de bir kız var sende, muhabir mi, haberci mi her neyse.

- Meltem Ahatoğlu’dur ismi. Aynı zamanda da sayfa editörümüzdür.

- Her neyse. Elinin hamuru ile bize muarız haberlere elini sokmasın. İşten atmaya kıyamıyorsan, onun işi de ‘Biçki-Dikiş Sayfası’ olsun, bitsin.

- Nasıl tensip buyursanız Efendim.

- Üçüncü sayfanın devamlı yazarı olan bir adamın var, karanlıktan aydınlığa diye saçma bir köşenin yazarı. Acilen gitsin. Zaten bizim arkadaşlar araştırmışlar, sakıncalı personel listesinde imiş. Gönder.

- Sayın Büyüğüm, Bedir Solmaz arkadaşımız gazetenin kurucularındandır. Hatta isim babasıdır diyebilirim.

- Göndermezsen gönderme, ama yazı yazmayacak artık. Aksi halde bedelini ödersin.

- Anlaşılmıştır Efendim.

- Şimdi gelelim yılanın büyüğüne. AK-ŞAKA diye kendince bir köşe uydurmuş birisi var sende. Kardeşim, bir insan bu kadar muhalefet etmez ki iktidara. Her yazısı bir ayrı sorun. Araştırdı bizim çocuklar, üstelik zamanında bu da sakıncalılardanmış. Yetmez gibi de CHP üyesi imiş. Gönder gitsin.

- Sayın Büyüğüm. Erdal Akalın, emekli bir doktordur. Üstelik bizim maaşlı yazarımız değil, amatör köşe yazarıdır. Ama ben gene de kulağını çekerim.

- Mademki, bu emekli doktoru maaşsız idare ediyorsun ve bir köşeni vermişsin, o zaman yazılarını kontrol etmek sana düşer Nazmi. Bizim istihbaratçı arkadaşlara göre elinden mutfak işleri de gelirmiş. Üstelik Antakyalı olduğuna göre AK-ŞAKA köşesinde sadece Antakya Mutfağını tanıtan yazılar yazsın. Örneğin; maklube yemeğini veya ayva yahnisini yazsın. Hatta bizim aşçıya da birer kopya gönder ki, bizim de midemiz bayram etsin. Tamam mı Nazmi!

- Efendim emirleriniz başüstüne ama bir sorun var.

- Nedir?

- Sayın Büyüğüm, Mersin’in Basın-Yayın Müdürü arkadaşımız yerel gazetelerin en azından yedi tane sigortalı çalışanı olmasına çok dikkat ediyor. Şimdi ben Abidin’i, Serdar’ı, Meltem’i işten çıkarırsam Umut Bey karşıma dikilir ve sorun çıkarır.

- Ha, ben o çocuğu tanıyorum. Eli yüzü düzgün ve yakışıklı bir oğlandır. Söylerim arkadaşlara, hem ücretli izine çıkarırlar ve hem de bir TV dizisinde ona bir rol ayarlarlar. Bizim Adnan Oktar’ın kediciklerinden de ikisi karşısına koydular mı, sana uğramak aklına bile gelmez.

- Anlaşılmıştır Efendim. Allah ömürler versin Sayın Büyüğüm.

- Bana bak Nazmi, bana bir daha aramak için neden yaratma. Gözlerinden öperim.

- Bendeniz de ellerinizden öperim Sayın Büyüğüm.

Bu konuşmalardan tüm gazetecilere ve medya patronlarına sunulacak bir kıssadan hisse Mehmet Akif Ersoy’dan:

“Bir külah kapmaksa şayet bunca hırsın gayesi;
Kendi namusun olur er geç onun sermayesi!”

Yukarıda ‘Alo Nazmi !’ diye sorguya çekilenin Nazmi Akdağ olduğunu anlamışsınızdır. Ama Nazmi’nin ellerini öptüğü meçhul büyüğü kimdir diye soracaksınız. Bu nedenle de; Nazmi’nin eleştirilerini emir kabul ettiği değerli büyüğünü açıklamak zorunda kalıyorum.

Öncelikle bilenler bilirler, Nazmi Akdağ, Mersin yerel gazetecileri arasında medya patronu olarak en önde gelen isimdir. Mersin İmece ve Anadolu gazetelerinin sahibi ve aynı zamanda da başyazarıdır. CHP üyesi olarak milletvekilliği aday adaylığı gibi, yakın tarih itibari ile kolay anımsanacak bir siyasi heyecanı da vardır. Esasen mali müşavirlik yaparken, yazı yazmak hevesi ve Mersin’de güçlü bir yerel gazete çıkarmak heyecanı ile yıllar önce bu sektöre adım atmıştır. Bilenler, bu adımın azmettiricisi olarak Sevgili Bedir Solmaz’ı öne çıkarırlar. Zaten çıkarılacak gazeteye İmece ismini uygun bulanın Bedir olduğunu en azından ben bile biliyorum.

Nazmi Akdağ, gazeteci kökenli olmadığı için kentin basın emekçilerini ve özellikle duayen sayılacak kalem sahiplerini hep saygı ve sevgi ile anmıştır. İşte, saygılarını sunduğu ve ellerini öperek önerilerini bir talimat olarak kabul ettiği gazeteci büyüğü ile de ilişkileri bu hasletinden ileri gelir.

Evet, Nazmi Akdağ’ın ellerinden öperek saygılarını sunduğu büyüğü, sadece Mersin’in değil, uzun yıllar çalıştığı Hürriyet Gazetesi Ailesi’nin tanınmış bir kalemşoru olan Sevgili Müfit Bekiroğlu büyüğümüzdür.

Müfit Bey, Van’ın halen saygı ile anılan Bekiroğlu Ailesi’nin bir üyesidir.  Doğum tarihi ülkemizin tek partili dönemine denk düşer.  İlkokulu takiben, o yılların ünlüsü olan Haydarpaşa Lisesi’ne öğrenci olarak İstanbul’a gelir.  Dönemin meşhur öğretmenlerinin eğitim kadrosunda yer aldığı bu liseyi başarı ile tamamlar ve bugün İletişim Fakültesi olarak bilinen o yılların Basın Yayın Yüksek Okulu mezunu olur.

Diplomalı gazeteci adayı olarak Hürriyet Gazetesi Ailesi’ne katılır.  Burada büyük usta Haldun Simavi Bey’in has çırağı olarak gazetecilik mesleğini, özellikle gazeteciliğin etik değerlerini öğrenir.  Haldun Bey’in rahle-i tedrisi sonrası, O’nun vekil harcı olabilmek güvenirliliği ile de taltif edilir.

Haldun Bey, genç gazeteci Müfit Bekiroğlu’nu hep ileri hatlara sürmüştür.  Kuzey Irak’ta Barzani Ailesi’nin ayak sesleri duyulurken, Müfit Bey, merhumlar Ömer Sami Coşar ve Ümit Deniz gibi o günlerin gazeteci devleri ile katır sırtında oralara giderek izlenimlerini kaleme almış coşkulu bir gazeteci olmuştur artık.

Kıbrıs’ta Makarios’un hamleleri başladığında da Ömer Sami Coşar ve Müfit Bekiroğlu Kıbrıs’tadır.  Ki, Makarios’un adaya girmelerini yasakladığı birkaç gazeteciden birisi olmak onuru Müfit Bey’in evlatlarına bırakacağı bir mirastır.

Derken ailenin büyümüş işlerini yönetmek üzere Van’a dönmesi gerekir.  Ticareti bilmeyen Müfit Bekiroğlu, hem ailenin ve hem de kendisinin sıkıntılara düşmesinden sorumluluk duyar ve yeniden esas mesleğine dönmeye karar verir.

Yeni görevi Hürriyet’in adres gösterdiği Adana’dır.  Orada, artık bir elin parmakları kadar kalmış kıdemli gazetecilerle birlikte önemli hizmetler verirken, Mersin’in entelektüel potansiyelini o yıllar da keşfeden Haldun Simavi tarafından Mersin’e yollanır.  Haldun Bey, Mersin İli için bir matbaa kuracak ve ciddi bir yerel gazete çıkaracaktır.  Ortak olarak seçtiği Mersinli iş insanları, gazetenin hemen her şeyinde etkili olmak isteyince, Haldun Bey; ‘Gazetecilik, iş insanlarının değil, gerçek gazetecilerin işidir’der, yerel gazete işinden vazgeçer. 

Ortada kalan Müfit Bey, hem Hürriyet’in kent temsilcisi olmuştur ve hem de ilan ve reklam bürosu açmıştır artık.  Bu büronun kepenklerini de birkaç yıl önce kapatmış ve emekliliğe ayırdığı kendisine, evinin mutfağında bir takım işler aramaya başlamıştır.  Maalesef mutfakta yer almasına karşın, elinden bir şeyler de gelmediğini en azından ben biliyorum.

Müfit Bekiroğlu, kentin en kıdemli emekli gazetecisi ve tabirim doğrudur, gazetecilerin duayenidir.  Ancak birçok genç gazeteci tarafından yeterince tanınmadığı gibi, maalesef kentin gazeteciler topluluğunu yöneten kişileri de, kendisine bir vefa gecesi tertiplemeyi bile düşünmemişlerdir.  Kanımca, ağabeylerine karşı ahd-ı vefa denen noktada kusurludurlar!

Müfit Bey, iletişim özgürlüğünü ve gazeteciliği etik değerlerini en iyi bilen ve uygulayan bir basın emeklisi olarak, bazen gazete patronlarını kibarca uyarmıştır.  Önem verdiği Mersin İmece Gazetesi’nin son dönemlerde medyaya yansıyan bazı sıkıntılara düşmemesi için önerilerini Nazmi Akdağ’a aktarması ve gazetenin birkitle gazetesi olmasını arzu etmesi, dünkü yazımıza konu olmuş ve AK-ŞAKA’nın muzip üslubu nedeni ile de dün yazıldığı şekle ve kara mizah kisveye bürünmüştür.

Okurlarımın bilgisine sunarken, saygı sunulan büyüğün kim olduğuna bu yazımızla inananlar, lütfen inanmayanları ikna etsinler diyorum!..

Merhum Şükrü Karaca’nın bir şiirini kendisine saygılarımla sunuyorum;

“Dostlarımız; Onlardı duyan henüz bestelenmemiş çığlıklarımı
Bilinmezdi, aşkları mı büyük yalnızlıkları mı?
Her baktıkları yerde çiçekler büyütürler
Bunlar az tanınan bir güneşin ışıkları mı?”



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>