YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







AK-ŞAKA

YOLSUZLUK MU VAR???
Yazar: ERDAL AKALIN | Tarih: 26/12/2013 | Saat: 07:36

Dün, aydın fikirli bir dostumla oturmuş gündemin son gelişmelerini aramızda tartışırken, arkadaşımın ağzından döküldü bu sözcükler; “Güzel toprakların bahtsız insanları!”

Kuşkusuz sizler de anlamışsınızdır güzel toprakların Türkiye Coğrafyası olduğunu.  Tabii bahtsız insanlar ise biz, siz ve onlar diyerek özetleyeceğim Türkiye Vatandaşları!

Üzerinde düşündüm bu tümcenin.  Sonunda da arkadaşıma hak verdim.

Asya’dan gelerek Avrupa’ya kısrak gibi uzanan bu güzel topraklar, yazılı tarihten nice yıl önceleri Anadolu’yu beğenerek yerleşen insanlarımıza ev sahipliği yapmıştı.  Hattiler’den Hitit’lere, Ege kıyısındaki İyon site devletlerine uzanan kadim tarih, bu güzel topraklar üzerinde kurulmuştu.  Sonra niceleri bu güzel toprakları kanları ile sulamak pahasına geldiler ve tarih yazarak gittiler.

Osmanlı Devleti, dini taassuba kendini kaptırarak batının bilimsel gelişmelerinin farkına varamayınca da olanlar oldu.  Bilimin fendi, taassubu yendi!  Olanlar ise güzel topraklar da yaşayan insanların bahtlarının karalar bağlamasına neden oldu!

Güzel toprakların üzerinde yaşayan insanların bahtları 1919 ile 1950’ler arasında azıcık açıldı dersem, bana hak vereceğinizi umarım.  Sıfırın altından başlayan yeni bir kuruluş ile Türkiye Cumhuriyeti ortaya çıkmıştı.  Güzel toprakların insanları artık ümmet kulu olmaktan çıkarak, uygar dünyanın bireyleri olmaya doğru yol almaya başlamışlardı.  Ama olmadı.

Kader insanlarımızı bahtsız yaratmıştı ki; gene plansız ve programsız, geleceği düşünmeden ve bilimin rehberliğine aldırmadan yapılan icraatlarla insanlarımızın bahtı kararalar bağlar olmuştu.   

Neler olmadı ki o günden bugünlere.  Azıcık ekilebilir toprak kazanmak hırsı ile sulak alanları kuruttuk.  Bilim insanlarımız son 30-40 yıl içerisinde üç Van Gölü büyüklüğünde sulak alanı yok ettiğimizi söylüyorlar.  Örneğin; Hatay İli’nin ortasında nazar boncuğu olan Amik Gölü kurutulunca, bölgenin mikro-kliması bozuldu ve yağışlar yok edildi.  Bundan ötürü işte, Antakyalı hemşerilerim günaşırı su alabiliyorlar evlerine.  Konya Ovası’nın yer altı suları ise sekiz metreden yüz otuz metreye geriledi. Sırada Akşehir, Beyşehir ve Eğridir göllerini yok etmek vardır artık.

Yüzlerce dereye HES denen minik santraller kurmak adına nice vadileri kurutuyoruz, bilim insanlarını dinlememek pahasına.  Faturasını ise güzel toprakların yozlaşması kadar bahtsız insanlarımızın susuz kalması ile ödeyeceğiz.  Kesin!

Medeniyet getiriyoruz derken, ormanlarımızı da yok ediyoruz, yabancı şirketlerin maden kazançları için.  Tahribat diz boyu, getiri ise ortada yok.  Varsa bile bizler göremeyeceğiz, çünkü yerleri belli olmuştur, ayakkabı kutularına yerleştiriliyorlar!

Ayakkabı kutuları derken, son yolsuzluk olaylarına ne buyrulur!

Daha ikinci gün demeden yargı nezdinde yeni atamalar gerçekleşti, Adalet Bakanlığı ise Adli Kolluk Kuvvetleri Yönetmeliği’ni değiştirdi. 

Anlaşılan odur ki; inceleme yapılırken öncelikle hakkında araştırma yapılan yolsuzluk müsebbipleri bilgilendirilecek; ayağınızı denk alın, hakkınızda soruşturma var diyerek!

Zaten ben anlamıştım, 17 Aralık akşamı Hatay’dan yola çıkarak doğruca HSYK’na giden Sayın Adalet Bakanı’nın ani ziyaretinden.  Savcıların değiştirilmesi ve iki yeni takviye yapılması yanında, anlaşılıyor ki; emniyetteki yeni değişmeler sonrası ifadeler de yeniden yazılmışmış.  Yatak odasının içindeki altı kasanın satılan evin nedense bankaya yatırılmayan paralarını korumak amaçlı olduğunu da adı şaibeye karışan sayın bakan ifade buyurunca, tezgâh belli oldu.

Yıllar önce Antakya’dan köken almış bir katakulliye değerli hemşerilerim Ali Dibo oyunu demişlerdi.  Anlaşılan Ali Dibo gene işbaşındadır!

İşin ilginç yanı, Ali Dibo benzetmesine neden olan siyasetçi de şimdiler de Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu, AKP listesinden.  Merak ediyorum; Hataylı seçmenlerin oylarına talip olan bu ünlü siyaset adamımız, sandıktan çıkabilecek mi?!

Gene de belli olmaz demek geçiyor içimden.  Sandık bu, sonucu açılınca anlarız!..

Diğer bir maharetli zat da Hükümet Sözcüsü…

17. Aralık tarihli yolsuzluk soruşturmaları ortaya çıkınca, tam da bütçe görüşmeleri yapılıyordu TBMM’de.  Muhalefet konuşmacıları bütçe tartışmalarını bir kenara koyarak yolsuzluklar ve sorumlu bakanların istifası için söz alınca, iktidara söz hakkı doğmuştu.

İktidar partisi ve hükümet adına söz alan Sayın Bülent Arınç, güzel belagat yeteneğini kullanarak, konuyu merhum Ümit Yaşar Oğuzcan’ın ünlü şiirine bağlayarak yanıtladı diğer konuşmacıları.

Bülent Bey, “Beş kere beş eşit Ayten; yedi kere yedi eşit Ayten” olabilir mi diyerek, muhalefetin her konuyu bakan çocuklarının yolsuzluk ve rüşvet iddialarına bağlamasının yanlışlığına taşıdı, iktidar sözcüsü olmanın mantığı ile.  Kanımızca doğru bir yakıştırma değildi.  Ama eminim ki; ‘kendisini bazı siyasetçilerin münasip yerlerinin kılı’ olarak kabul edenler nezdinde olayı geçiştirmek fırsatı olarak değerlendirdi!

Biz de, bir dönemin ünlü olan ve şimdiler de unutulmuş bu şiirini, Mersin hemşerisi merhum ozanı rahmet ve saygı ile anarak size anımsatmak istedik.

MİLYON KERE AYTEN 

“Ben bir Ayten'dir tutturmuşum 

Oh ne iyi,

Ayten'li içkiler içip 

Sarhoş oluyorum ne güzel.

Hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin 

Biraz Ayten sürüyorum güzelleşiyor. 

Şarkılar söylüyorum. Şiirler yazıyorum 

Ayten üstüne. 

Saatim her zaman Ayten'e beş var, 

Ya da Ayten'i beş geçiyor. 

Ne yana baksam gördüğüm o 

Gözümü yumsam aklımdan Ayten geçiyor. 

Bana sorarsanız mevsimlerden Aytendeyiz, 

Günlerden Aytenertesidir 

Odur gün gün beni yaşatan 

Onun kokusu sarmıştır sokakları 

Onun gözleridir şafakta gördüğüm 

Akşam kızıllığında onun dudakları 

Başka kadını övmeyin yanımda gücenirim; 

Ayten'i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz 

Bir kadehte sizinle içeriz Ayten'li İki laf ederiz. 

Onu siz de seversiniz benim gibi 

Ama yağma yok 

Ayten'i size bırakmam. 

Alın tek kat elbisemi size vereyim 

Cebimde bir on liram var 

Onu da alın gerekirse 

Ben Ayten'i düşünürüm, üşümem. 

Üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar. 

Parasızlık da bir şey mi? 

Ölüm bile kötü değil 

Aytensizlik kadar. 

Ona uğramayan gemiler batsın 

Ondan geçmeyen trenler devrilsin 

Onu sevmeyen yürek taş kesilsin 

Kapansın onu görmeyen gözler 

Onu övmeyen diller kurusun. 

İki kere iki dört elde var Ayten 

Bundan böyle dünyada 

Aşkın adı Ayten olsun!”

Son olarak içimden şöyle demek geçmiyor da değil; Hatay’ın güzel toprakları üzerinde yaşayan aydın insanlarımız, bu kez bahtsızlıklarını oyları ile kırabilirler!...

Peki Türkiye kendini kurtarabilir mi?



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(Mersin İmece)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>