YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







DUYARLI YURTTAŞ

‘ÇILGIN TÜRK’ TURGUT ÖZAKMAN DA YOK ARTIK…
Yazar: MEHMET ALİ SULUTAŞ | Tarih: 07/10/2013 | Saat: 06:08

‘ÇILGIN TÜRK’ TURGUT ÖZAKMAN DA YOK ARTIK…

Mehmet Ali Sulutaş

“Şu Çılgın Türkler”kitabının yazarı tiyatro ve edebiyat insanı Turgut Özakman, 28 Eylül 2013 Cumartesi günü öğle saatlerinde, 83 yaşında, Ankara’da damar sertliği hastalığı nedeniyle “Benden bu kadar” deyip sonsuzluğa göç etti. Hastaneden yapılan açıklamada, “Hastamız Turgut Özakman, koroner arter hastalığı ve kalp yetmezliği sebebiyle 28 Eylül saat 11:40’da vefat etmiştir!..” denildi.

Yarenlik ettiğim üç kuşağın son halkasından Mustafa Hadra yazdı:“2006 Kasım’ında bir dizi söyleşi ve imza günü için Mersin’de konuk ettiğimiz Turgut Özakman ısrarlarımıza karşın ulaşım ve konaklama giderlerini bizim ödememize razı olmadı. Gerekçesi şuydu; ‘Tüm bunların karşılığını bu halk kitaplarımı alarak bana peşin ödedi...’ Onu yakından tanıma şansı bulduğum ve keyifli sohbetlerle dolu iki gün geçirdiğim için çok mutluyum…”

Herkes, “Utanın!”derken Özakman, “Utanmayın!” derdi. Bir gün, “Aşk ihtilaldir!” demişti.

Ateş Yalazan Hürrüyet’te yazdı hurriyet.com.tr/kultur-sanat/haber/24808185.asp 29.9.2013’te: 

“1 milyondan fazla sat(ıl)an ‘Şu Çılgın Türkler’ kitabı başta olmak üzere, Çanakkale’den Cumhuriyet yıllarına uzanan çalışmalarıyla Türk milletinin gönlünde taht kuran tiyatro ve edebiyat dünyasının duayen ismi Turgut Özakman 83 yaşında hayata veda etti. (…)”

           Hastane açıklamasında, “Hastamız Özakman, (damar sertliği) kalp hastalığı tanısı ile 14 Eylül’de hastanemize yatırılmıştır. Uygulanan tedavi ve girişimlere cevap alınamamış, koroner hastalığı ve kalp yetmezliği sebebiyle 28 Eylül saat 11:40’da vefat etmiştir,”denildi.

            Hastalık dönemlerinde bile her sabah 07.00’de kalktı, akşama kadar aralıksız çalıştı. Zaman zaman çalışma süresi 12 saati geçiyordu. Küçük ve mütevazı çalışma odasında, sürekli kitap dağlarının arasında geçti son yılları. Bir sohbette şöyle demişti: “Gece yattığım zaman benim yanımda defterim duruyor. Yeni bir şey düşününce hemen kalkıp notumu alırım.” İlk piyesiMasum Katiller’i yazdığında henüz 16 yaşındaydı. 21 yaşına geldiğinde Pembe Evin Kaderi, Devlet Tiyatrosu’nda sahnelendi, tiyatro yazarı olarak üne ulaştı. Ankara Ü  Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Bir süre avukatlık yaptı. Ardından Köln Üniversitesi Tiyatro Bilimi Enstitüsü’nde eğitim gördü. Devlet Tiyatrosu’na dramaturg (ne demekse) olarak girdi. Genel Müdürlüğe yükseldi. TRT Radyosu’nun kuruluşunda görev yaptı. Merkez Program Daire Başkanlığı’nı yürüttü. Radyo oyunları yazdı. Gençler için ‘Radyo Notları’nı yazdı. Ankara Ü Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’ndeki tiyatro kürsüsünün kuruluşunda yer aldı. Uzun yıllar burada tiyatro dersleri verdi. 2000’li yılların ortasında ders vermeyi bırakana kadar yüzlerce öğrenciye Dramatik Yazarlık dersleri verdi. Özakman, yazdığı bir çok tiyatro oyunuyla sahnelerin önemli kilometre taşlarını döşeyen isimlerin başında geldi. 1965’te yazmaya başladığı ilk romanı Korkma İnsancık Korkma 1994’te yayımladığında Türk edebiyatında büyük beğeni topladı. Ankara’da doğmuştu ama çocukluğunun bir dönemi İstanbul Bakırköy’de geçmişti. İlk romanında İnsancık Korkma’da çocukluk Bakırköy’ünü anlatıyordu. Özakman ardından 2000’de Romantika’yı okurlarıyla buluşturdu.

Özakman’ın geniş kitlelerle tanışması Cumhuriyet tarihinde 3 önemli dönemi anlattığı üçlemesiyle oldu: “Şu Çılgın Türkler, Diriliş - Çanakkale 1915, Cumhuriyet.” Özakman önce Çanakkale Savaşı’nı anlatmak istedi. Ama hazırlığını yeterli görmemiş, durmuştu. Cumhuriyet tarihinde daha hazırlıklıydı. Milli Mücadele ile ilgili kitapları toplamaya 1948’de başlamıştı. Ayrıca yıllar içerisinde bu konuda televizyon dizisi, film senaryoları yazmıştı. Bu kitabın hazırlığını anlatıyordu: “Yalnız anılarla kalmadım, Milli Mücadele ve  Cumhuriyet ile ilgili kitapları da topladım. Yurt dışında yayınlanmış temel kitapları getirtebildim.” (…)

2008’de Çanakkale Savaşı’nı yayımladı. Bu kitabı hazırlarken hastalığı ortaya çıktı. Büyük tutkuyla bağlandığı sigarasından ayrıldı. Hayattan tek dileği, bu üçlemeyi bitirecek kadar yaşamaktı. Diriliş ve ardından Cumhuriyet’i yazmaya oturdu. Hastalığı onu zorluyordu.

           “Şu Çılgın Türkler” kitabının rüzgarıyla Anadolu’nun dört bir yanından gelen çağrıların hepsine katılmaya çalışmış, yorgun düşmüştü. Dumlupınar’da katıldığı bir törende askerler önünde selam durmuş, bir subay önünde eğilip ellerini öpmüştü. Bir Turgut Özakman okuru  oluştu. Binlerce okuru ona fotoğraflar mektuplar yağdırdı. Cumhuriyet’i yazarken hastalığı ilerledi. Kitabı yazma sürecini şöyle anlattı: “Hastalığıma rağmen çalışmalarımdan geri kalmadım. Her gün 8 ya da 12 saat çalıştım.” Büyük rüzgarlar estiren kitabı Şu Çılgın Türkler’den sonra, kitaba sığdıramadığı Kurtuluş öykülerini Hürriyet Gazetesi için yazmıştı. ‘Kitaba Sığmayan Çılgın Türkler’ başlığıyla uzunca bir süre Hürriyet Gazetesi’nde, savaşın bilinmeyen yönlerini yazan Özakman, dönemin gölgede kalmış olaylarını, insan hikayelerini, savaştaki hüznü, kahramanlıkları ve ihanetleri yazmıştı. Özakman’ın yazdığı kitapları:

“Dr. Rıza Nur Dosyası; Atatürk, Kurtuluş Savaşı , Cumhuriyet Kronolojisi; Vahdettin, Mustafa Kemal ve Milli Mücadele” önemli kitaplar arasında yerini aldı. Özakman’ın oyunları ise şunlar: Üç Destan, Delioğlan, Ah Şu Gençler, Hastane, Karagöz’ün Dönüşü, Kardeş Payı, Darılmaca Yok, Berberde, Ben Mimar Sinan, Ak Masal Kara Masal, Pembe Evin Kaderi, Ocak, Kanaviçe, Paramparça, Sarıpınar 1914, Fehim Paşa Konağı, Resimli Osmanlı Tarihi, Bir Şehnaz Oyun, Güneşte On Kişi, Duvarların Ötesi, Töre, Deli Bayramı, Komşularımız. Özakman’a ait film senaryoları: Keloğlan Aramızda, Tuzsuz Deli Bekir, Keloğlan’la Cankız, Mevlana, Yatık Emine, Keloğlan İz Peşinde, Turhanoğlu, Kanije Kalesi, Son Akın, Kurtuluş, Rıza Beyler. ‘Kurtuluş, Cumhuriyet ve Dersimiz: Atatürk, Çanakkale 1915’.

Şehir tiyatroları: Unutulmazlardan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Hilmi Zafer Şahin de öğretmeni Özakman için şu açıklamayı yaptı: “Çağdaş Türk tiyatrosunun kurucu adlarından Turgut Özakman’ın ölümünden büyük üzüntü duyduk. Tiyatromuzda Ocak adlı oyunu sahnelenen Turgut Özakman önemli ve değerli bir yazar olmanın ötesinde iletişim dünyasına ve tiyatro eğitimine büyük katkılar sağladı. Tiyatromuzun unutulmayacak adları arasında yer alacak olan değerli öğretmenim Turgut Özakman’ın anıları ve katkıları önünde saygıyla eğiliyorum. Tiyatroya emek veren meslektaşlarımızın ve tiyatroseverlerin başı sağolsun.”

Özakman, Atatürk’ü yeniden çıkardığı “19 Mayıs 1919 Atatürk Yeniden Samsun’da” eserini 2002’de yayımladı. Süleyman Demirel’den Bülent Ecevit’e, Necmettin Erbakan’dan Tansu Çiller’e kadar bütün liderleri Atatürk’le konuşturdu. Çok tartışılan.bu kitabı yazmaya karar verişini şöyle anlattı: “’68 ya da ’69 yılıydı. Turizm ve Tanıtma Bakanlığı’nın bütçesi Bütçe Komisyonu’nda görüşülüyor, TRT de o zamanlar bakanlık olarak oraya bağlıymış gibi görünüyor. Komisyondaki bütçe müzakerelerini görevli olarak izlemek üzere gitmiştim. O zamanki Turizm Bakanı Türkiye’ye ne kadar turist geldiğini anlatırken, hangi kapılardan kaç turist girmiş saydı, Samsun’a gelince 1 dedi. 1 kişi girmiş Samsun’dan. Hemen bizim sağımızda köşede böyle kordonlar arasında gazetecilere ayrılmış bir köşe vardı, gecenin de geç saati, genç bir gazeteci oturuyor. ‘Yediniz mi babayı?’ dedi. Ama bunu yüksek sesle söyledi. Bütçe müzakereleri iptal oldu, gazeteciyi attılar. Şimdi bu benim aklıma çatıldı. Hakikaten bir gün Atatürk tek başına gelse ne olur gibi. Gazetecinin biri kahkahayla güldü. Herkes bunu Atatürk’müş gibi düşündüğünü anladı.”

Öğrenciyken geceliği 1 kuruşa okuduğu kitaplardan biriktirdiği bilgiler yardımıyla anlattığı Çanakkale kitabını yazarken bütün internet sitelerini taradı. Yüzlerce harita inceledi. Londra’dan bazı temel kitapları getirtti. Yazma sürecini şöyle anlatıyordu, rahmetli:

“Böyle bir hazırlıktan sonra daha evvel gitmiştim ama hem Gelibolu’ya hem Çanakkale kısmına ayrı ayrı gittim, gezdim. Dersime çalışmış olarak gittiğim için daha da iyi kavradım olayı. Geçen sene 1 Mayıs’ta eve kapandım, Ocak’ın ortasında çıktım. 8 ay evden çıkmadım. O arada seçimde bir çıktım, bir iki kere yayınevine gittim o kadar. Her sokağa çıktığımda da Ankara’yı özlemiş olarak çıkıyordum. Çok da hoşuma gidiyordu.”

"Özakman'ın kitabı, tarihsel bir gerçeğin güzelim bir Türkçeyle roman diline dönüştürülmesidir. Kırk yıllık özel çabayla saydamlaştırılan özgün tarihimizin anlamını yeniden ve bu vakitte içimize sindirmek, bize ve yeni kuşaklara her zamankinden daha çok gerekli. Bu kitabı okuyun, çocuklarınıza okutun, dostlarınıza armağan edin!" (İlhan Selçuk)  "Şu Çılgın Türkler'i okuyun, babalarınızla, dedelerinizle onur duyun!..” (Hasan Pulur)  “Olağanüstü akıcı, öğretici, yakın geçmişimizi bir kez daha yaşatan bir eser.”(Emin Çölaşan);  “Hiç 688 sayfa boyunca gözlerinizin sürekli dolduğu oldu mu? Hiç, bir kitap boyu acıyı, kaderi, gururu ve zaferi akıl almaz med-cezirleri arasında adeta yaşadığınız oldu mu?.. Benim oldu. Elleri öpülesi Turgut Özakman'ın 'Şu Çılgın Türkler' kitabını okurken." (Ümit Zileli); "An be an, gün be gün bir kurtuluşun, yeniden varoluşun coşkusunu soluk soluğa ‘Şu Çılgın Türkler'de yaşayacaksınız."(Doğan Hızlan) "K itabı okurken, kendi babamdan, amcamdan, ailemden hep duyduğum olayları yaşadım. Bunu çılgın Turgut yazabilirdi. Doğrusu, haset duymadım desem yalan olur; böyle bir şaheseri kendim yazamadığım için!"  (Altemur Kılıç)  

ADD Mersin Şube Başkanı Fatma Saadet Atay Bilir bildirdi: “Sevgili Türk Halkı,
acımız büyük. Önceki GYK üyemiz, Kuvayı Milliyeci, Kurtuluş Savaşımızın bilge yazarı Turgut Özakman’ı yitirdik. Başımız sağ olsun Türkiye. Gözünüz arkada kalmasın ‘Çılgın Türk.’ Bilgi ve düşünceleriniz, sürdürmekte olduğumuz bağımsızlık mücadelemizde yol göstericimiz olacaktır. Işıklar içinde yatn!..”
Rahmetlinin kitaplarından bazılarını analım:

           ŞU ÇILGIN TÜRKLER: 80 yıldır beklenen kitap dünyadaki en meşru, en ahlaklı, en haklı, en kutsal savaşlardan birinin, emperyalizme, yamaklarına karşı verilmiş ve kazanılmış ilk kurtuluş savaşının, bir millileşme ihtilalinin romanı, şaşırtıcı bir yakın zaman destanı. Özakman'ın elli küsur yıldır süregelen çabasının ürünü. Milli Mücadelemizin, bir serüven romanı gibi rahat okunan ve şimdiye kadar yazılmamış ayrıntılı, çok yönlü öyküsü. Gurur ve ibret verici gerçeklerin, gerçek belgelere dayalı olgu ve olayların, insani içine çeken, şaşırtan, ağlatan, heyecanlandıran, gönendiren anlatısı. Tüm yeni nesillere eşi olmayan bir armağan:

           DR. RIZA NUR DOSYASI: “Bazı çevrelere göre Dr. Rıza Nur'un Hatıraları, "hezeyan"; bazı çevrelere göre de, "yakin tarihimizin bakir gerçekleri üzerine ışık tutan müthiş ifşaat", "Türk tarihine kıymetli bir vesika", "Cumhuriyet dönemine ilişkin sivil belge", "çok kıymetli, zengin ve ibret dolu tarihi vesikalar yığını", "alternatif tarih için çok önemli bir kaynak”tır. Kim hakli? "Turgut Özakman", "Dr. Rıza Nur Dosyası" adlı incelemesinde bu soruları, yine Dr. Rıza Nur'un yardımıyla yanıtlıyor.

           KORKMA İNSANCIK KORKMA: Periler padişahinin kızı Züleyha gibi çırılçıplak saçlarını beline akitmiş, ayakta duruyordu. Su tanecikleri inci dizisi gibi teninden aşağı süzülüyor, su almak için eğilip doğruldukça, ıslak kalçaları Balkiz'inkiler gibi kabarıp sönüyordu. Birden yan dönünce, soluğum kesildi... Sevdiğim her şey onda toplanmıştı.

Tiyatro edebiyatımıza yirmiden fazla oyun kazandırmış, yasayan en önemli oyun yazarımız Turgut Özakman'ın ilk romanı. Cumhuriyete geçiş döneminde, eski yeni karşıtlığını yasayan iki ayrı dünya: Kocabey Konağı, Güvercinli Köşk. İkisi arasında büyümekte olan bir erkek çocuğun yasam serüveni: İlk cinsel kıpırtıları, büyüme sancıları, aşkı. "Gümüş bedenli Tiya Eleni" tutkuya dönüşen sevgisiyle özveri simgesi güzel bir kadın.

"Periler padişahının kızı Züleyha gibi çırılçıplak saçlarını beline akıtmış, ayakta duruyordu. Su tanecikleri inci dizisi gibi teninden aşağı süzülüyor, su almak için eğilip doğruldukça, ıslak kalçaları Balkız'inkiler gibi kabarıp sönüyordu. Birden yan dönünce, soluğum kesildi... Sevdiğim her şey onda toplanmıştı."

           ROMANTİKA: Turgut Özakman'ın “Korkma İnsancık Korkma”dan sonra, ikinci romanı. Yine şaşırtıcı bir aşkın öyküsü. Bir aşk güzellemesi. 1960-87 dönemine özgü çalkantılar. Sürprizler, oyunlar, dönüşümlerle dolu, gizemli bir ilişkinin gizli tarihi. Kuşaklararası çatışmalar. Renkli, ilginç, şaşırtıcı karakterler. Kıvrak, akıcı, neşeli bir dil, yalın bir üslup. Çok açılı bir anlatım tekniği, usta isi bir kurgu. Konusu, kişileri, tekniği, kurgusu ile farklı bir roman.

”Aşk keyifli bir işemedir! Metabolizma hastalığıdır! Afyondur! Köleliktir! Yanılsamadır!, Doğanın aldatmacasıdır! Ask havuzunda kazlar yüzer. Yaşasın seks!" "Kendinden başkasını sevmeyen, bedenini kutsayan, kafası yerine bilmemesi ile düşünen birinin aşkı anlamasını, övmesini beklemenin, bir kurbağadan arya söylemesini istemek kadar gülünç olduğunu bilirim."

"Sevene yılan bile dokunmaz. Bu büyük ve önemli sözü daha duymamış olabilirsin. Çünkü az önce uydurdum. Ama bir gün kalbi olan herkesin, bu sözü benimseyeceğine inanıyorum." "Olayları özel bir yöntemle not ettim. Aklini çalıştırırsan kolayca çözebilirsin." “Her şey şu basit, çocukça, sefil işaretlerin içindeydi, çözemiyorduk. Hani kolaydı baba?" "Bir gün 'aşk ihtilaldir' demiştiniz. Bunun anlamını simdi anlıyorum. Aşk gelince, gerçekten yeni bir dünya kuruluyormuş. İçimde, varlığından haberli bile olmadığım yeni duygular keşfediyorum. Eskiden göl baliğiydim. Simdi akıntıya karsı yüzen bir sazanım." Özlemle sarılmak istiyorum rüyalarını bile kucaklamak için…

           VAHDETTİN: M. Kemal ve Milli Mücadele / Yalanlar, Yanlışlar, Yutturmacalar…

Son yılların, günümüze ışık tutan en geniş ve şaşırtıcı araştırması. Yakin tarihimize yönelik baslıca yalanları, yanlışları ve yutturmacalar büyük bir sabırla derleyen ve titizlikle değerlendiren Turgut Özakman, yüzlerce yerli ve yabancı objektif kaynağa dayanarak gerçekleri açıklamakta, bilinen kıvrak üslubu ile bir kısım yorucu ve ayrıntılı bilgiyi bile, bir solukta okunacak biçimde sunmaktadır. Bütün tarih severlerin ve yakin tarihimizle ilgili gerçekleri öğrenmek isteyenlerin, başucu ve başvuru kitabi olacak bir çalışma. Eserde değinilen yalan, yanlış ve yutturmacaların çoğu ile belki de ilk kez karşılaşacak, çok şaşacak, çok gülecek, belli bir amaçla nasıl bir sahte tarih yaratılmak istendiğini görerek, Türkiye'nin geleceği bakımından çok da düşüneceksiniz.

           1881-1938 / ATATÜRK, KURTULUŞ SAVASI, CUMHURİYET KRONOLOJİSİ:
Açıklamalar, Kaynaklar, Temel Belgeler ve Devrim Yasaları…
"1881-1938 arasındaki 57 yıllık yoğun dönem, aynı zaman dilimi içindeki bazı dünya olaylarıyla, dönemin özelliğini belirten bazı ayrıntılar, sayılarla birlikte verilmiştir. Kitapta, ayrıntılı kronolojiden ayrı olarak renkli sayfalara basili, 1911-1938 dönemini kapsayan bir de "Özet Kronoloji" bulunmaktadır. Bu kitapçık, kuru bir tarih çizelgesi olarak da okunabilir; sıfırdan başlayarak, bin türlü iç ve diş engeli, oyunu, tuzağı, yoksunluğu ve yoksulluğu adım adım aşıp zafere ulaşan; aydınlanmayı yani aklın ve vicdanin özgürlüğünü sağlayan; yalnız maddi kalkınmayı değil, sanat, kültür, hukuk ve. alanlarda da kalkınmayı amaçlayan, 18 yılda başarılmış, benzersiz bir mücadelenin, devrimlerin ve kalkınma çabalarının satırbaşlarından oluşan heyecanlı bir roman gibi de.

           19 MAYIS 1999 ATATÜRK YENİDEN SAMSUN'DA / 1. KİTAP: "Halk ne istiyordu yahu? Atatürk'ü böyle çılgınca özlemleri için ne sebep vardı ki? Ülke gül gibi idare edilmekte. Parti, RTV, üniversite, köprü, baraj, santral, otoyol, fabrikalar çoğalıyor, gökdelenler yükseliyor, döviz serbest alınıp satılıyor, İngilizce Türkçenin yerini alıyor, beceren köşeyi dönüyor, manavda İtalyan eriği, bakkalda  Fransız sirkesi, eczanede Viagra bulunuyor. Cebi olan herkesin bir cep telefonu var. 8 yıllık eğitim de başlamış. Çağ atlamak için daha ne olsundu! Atatürk'ün sözünü ettiği çağdaş uygarlık düzeyine bal gibi ulaşılmıştı! Çağdaş uygarlık düzeyi, neydi? Gerçi bazı ufak tefek sorunlar vardı ama bu kadercik kusur da her demokraside bulunurdu."  "Atatürk olsaydı!", "Bir gelse!", diye özledik onu. Bir mucize gerçekleşip Atatürk 19 Mayıs 1999'da geri dönse ve yeniden Samsun'a ayak bassaydı, ne derdi acaba, Türkiye'de neler olurdu, bugünkü durumun sorumluları ne yaparlardı? Bu özlem, bu mucize sürecinde yaşanan çarpıcı olay, sevinç, umutların, acıların; düşündürücü, şaşırtıcı, uyarıcı, uyandırıcı, eğlenceli sahnelerin romanıdır.

19 MAYIS 1999 ATATÜRK YENİDEN SAMSUN'DA / 2. KİTAP: Atatürk ile silah ve devrim arkadaşları, liderlerden son elli yılın hesabini soruyorlar: Süleyman Demirel, Kenan Evren, Bülent Ecevit, Deniz Baykal, Necmettin Erbakan, Mesut Yılmaz, Devlet Bahçeli, Tansu Çiller. Menderes, Özal, hapishanede bulunan RTE de değerlendiriliyor. Kişilikler, demokrasi, ekonomi, 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, kalkınma anlayışı, laiklik, din sömürüsü, irtica, tarikatlar, Said-i Nursi, Fethullah Gülen, Türk-İslam Sentezi, 2. Cumhuriyetçiler, imam-hatip okulları, türban, YÖK, üniversiteler, TRT, Kültür Bakanlığı, Atatürk'ün vasiyeti, dil sorunu, Devlet Sanatçılığı, PKK, Çiller'in serveti vb. konu ve sorunlara değiniliyor…



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>