YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







AK-ŞAKA

Buruk Bir Bayram Sabahı!..
Yazar: ERDAL AKALIN | Tarih: 09/08/2013 | Saat: 07:38

Buruk Bir Bayram Günü !..

Sizleri bilemem, ama çoklukla bayram sabahları ayrı bir heyecan sarar beni.  Sanırım birçoğumuz aynı şekilde sıyrılırız yataklarımızdan, sanki tatlı bir sürpriz beklemektedir bizleri bayram gününün ilk saatlerinde!

Bu heyecanlı bayram sabahlarımızı çocukluk günlerimize borçlu olduğumuzu düşünmüşümdür hep.  Henüz tüketim çılgınlığının başlamadığı kısıtlı aile bütçemiz içerisinde bayram sabahı tam bir yıla yayılacak bir güzellikler barındırırdı.

Örneğin; ben, ramazanın son haftasında merhum babamın arkadaşı olan rahmetli İrfan Usta’ya gider ve ayağımı bastırdığım bir karton parçasına kalemle çizilen ayakkabı ölçümü verirdim.  İskarpinden öteye bir asker potinine benzeyecek yeni ayakkabımın taslağı olurdu bu ziyaretim.  Yeni ayakkabıma kavuşmak için annemin dolaba kaldırdığı kunduramla ilk buluşmam ancak bayram sabahı gerçekleşebilirdi.

Elbisem için ise aynı tören uygulanır ve ancak bayram sabahı tanışmak şansım olurdu nerede ise tüm yıl boyunca benim tek giysim olacak takım elbisem ile.  Gömleğimi ise zaten annem dikmiş olurdu günler öncesi.

Bu bayram seremonisinin heyecanını yıllar boyu taşıdığımı bu yıl daha iyi anladım.  İlk kez tanışılacak bir çift ayakkabı ve ilk kez giyilecek bir takım elbiseye gereksinim duymadığımız şu tüketim çılgınlığı döneminde de!

Bu bayram sabahı, ne ilginçtir ki, geçen yılların heyecanı yoktu üzerimde.  Aksine adını ancak sonradan koyacağım bir buruklukla kalkmıştım yatağımdan.  Sanki “Bayram gelmiş neyime, aman aman garibem!” havasına girmiş halim, günün ilk gazetelerine göz atınca açıklığa kavuştu kısa süre sonra.   Anladım ki; ben halen 5 Ağustos 2013 gününün Silivri kararlarına takılı kalmıştım!

Bu hukuk skandalını içime sindirememenin burukluğu yaşamakta idim halen!  Tam gün devam etti bu ruh halim!  Bu yazıyı da aynı duygusal karamsarlık içerisinde ve ancak ertesi sabah yazabilmek üzere klavye başına geçtiğimde de bu günümün farklı geçmeyeceğini anlamıştım ve içine düştüğüm karabasan çukurunda halen debelenmekte olduğumu hissettim!

Ben bu ruh halinde isem, acaba Silivri tutsakları ve Balyoz hükümlüleri ne durumdadır acep?!

Ve hepsinin aile bireyleri?!

Gün gelecek özgür kaldıklarında yüzlerine hangi aymazlığımız ile pişkince bakacak ve Sayın Başbakan’ın başdanışmanının kindarlık kokan demecini içimize nasıl kolayca sindirmiş olabileceğimizin hesabını verebileceğiz?!

Sizleri bilemem, içinde yaşadığım takvimi dikkate alırsak, büyük olasılıkla ben o özgürlük günlerini göremeyeceğim.  Allah sizlere ömür versin, sizler düşünün gayri!

Neyse, aklıma gelen bir fıkra ile devam edelim istiyorum.  Yaşananlara uyuyor zaten!

Bektaşi Babası, alışveriş için geldiği kentten kırsal alandaki yerleşkesine dönerken, yolunu zaptiyeler kesmiş şehir çıkışında ve sormuşlar;

“Nereden gelip nereye gidersin omzundaki tüfekle?”

Baba erenler, tüm bu tür fıkraların kahramanları gibi şakacı bir kişi imiş ve latife ile yanıtlamış zaptiye kumandanını;

“Görmez misiniz bre kolcular.   Sultanımızı devirmek için payitahta yürürüm!”

Cahil zaptiyeler bu şakayı ciddiye alarak ve vatan kurtaran aslanlar havasına girerek Bektaşi Babası’nın yaka paça kadının karşısına çıkarmışlar.

Kadı Efendi sormuş;

“Bre zındık, doğru mudur bu tüfekle payitahta giderek Haşmetli Sultanımıza darbe yapacağın?”

Bektaşi Babası yanıtlar Kadı Hazretlerini;

“ Muhterem Kadı Hazretleri, ben köyüme giderken omzuma bu tüfeği almamın nedeni karşıma çıkacak kurt ve çakallara karşı kendimi savunmak içindir.  Darbe yapacak kim, buradan yaya olarak payitahta yürüyecek kim?  Ben sadece latife yapmak istedim zaptiyelere.”

Kadı Hazretleri, makamının ağırlığının tadını çıkarmak havası ile gürlemiş;

“Padişah Efendimize darbe yapmağa teşebbüs amacı ile suç aleti taşıdığından beş yıl hapis cezasına mahkûm edilmene karar verilmiştir.  Diyeceğin son sözün var mıdır?”

Baba Erenler;

“Gene de insaflı davrandınız ve cezamı kısa tuttunuz Kadı Hazretleri.  Hiç olmaz ise zinadan ek ceza vermediniz.  Sağ olun!”

Kadı merak ve hiddetle bakarken, Bektaşi Babası devam eder;

“Malum, donumun içinde taşıdığım zina aletini görmezden geldiğiniz ve zinaya teşebbüsten ek bir ceza vermediğiniz için sağ olun ve var olun!” 

                                                                      Erdal Akalın (9. 8. 2013 / Mersin İmece)    

      



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(Mersin İmece)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>