YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







Tımar, İltizam
Yazar: FATİH ÖZGÜR | Tarih: 08/11/2008 | Saat: 22:33

         Ortaokul ve Lise Tarih derslerinden anımsayacaksınız, “Tımar” ve “İltizam”, Osmanlı Devletinde uygulanan sistem ve yöntemlerdendir. İltizamı kısaca, “eskiden devlet gelirlerinin (vergilerin) bir bölümünün belli bir bedel karşılığında devlet tarafından kişilere devredilerek toplanması yöntemi” olarak tarif edebiliriz. Tımar da ansiklopedilerde “Osmanlı İmparatorluğunda, kamu arazisi (mirî) dahilinde, yönetimi ‘sipahiye’ bırakılmış verimli topraklara verilen ad” olarak geçer. Bu iki sistemin ortak noktası ve özelliği Devlete ait bir hak ile yetkinin, bedel karşılığında kişilere devredilmesi; Kişilerin bedele mukabil sağladıkları “devlet yetkisi”dir.

“İltizam”ı üstlenen ve bir nev’i müteahhit olan “Mültezim” artırma sonucu mutabık kalınan bir miktarı, o “iltizam”dan toplayacağı vergi karşılığında peşinen devlete verirdi. Bu yöntemde, mültezim devlete yaptığı ödemeyi karşılamak ve kendine kâr sağlamak için köylüler üzerinde büyük baskı uygulamak durumundaydı.

Toprak taksimatının en küçük bölümü olan “tımar” ise, senelik geliri 3-20 bin akça arasında değişen askerî dirliklere verilen isim. Devrin imkânları gözönünde bulundurularak bir kısım asker ve memurlara geçimlerini temin hususunda, devletin toprakları üzerinden böyle bir kaynak sağlanıyordu. Günümüzde bu iki sistem de tarihe mal olmuş bulunmakta…

Ancak, siyasetin finansmanının şeffaf olmaması, siyasete soyunanların parasal destek ve harcamalarının hesabının sorulmaması; adeta bazı makamlar için, “bedelini ödeyenlerin” ödediklerinin kat be kat fazlasını çıkaracaklarının doğal kabul olunduğu gibi bir çarpıklığı sürekli gündemde tutmaktadır. Yaklaşan yerel seçimler vesilesiyle, başkanlığa soyunanlara neredeyse, bu “postun bedelini” ödemeye muktedir mi diye sorgulayarak bakılırken; yapılan ödemenin halkın sırtından çıkarılacağının düşünülüp sorgulanmadığı hayret verici değil mi?

Kentlere hızlı göçün elan devam etmekte olması; Belediyelerin imar yetkisi ve İmar Planlarının sebepsiz-gerekçesiz devamlı değiştirilerek rant üretilmesi sonucu, öyle yerler var ki  o “post” için aday adaylığına soyunanın göze aldığı bedel trilyonlardan başlıyor! 

 Elbette bu bir genelleme, tüm adaylar ve aday gösterecek partileri kapsayan toptan kötüleyici bir değerlendirme değil; fakat kimse de “yok öyle bir anlayış” dememeli, eğer gerçekçi ve samimi ise…

Çağdaş ülkelerde bir kamu görevi, bir kamu yetkisi elde etmek üzere çıkılan yolda, peşinen ölçüsüz harcamalarda bulunmak, “kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez” atasözünü çağrıştırır; kuşkulanılır. Demokrasilerde, hukuk devleti anlayışı içinde bu durumları önlemenin yolları bulunmuştur.

Elbette günümüz koşullarında seçim kampanyaları giderek daha pahalı oluyor. Bu nedenledir ki bizde Devlet, partilere yardımını seçim senelerinde ikiye katlıyor. Bir de hesabı sorulmayan-verilmeyen bağış/destek ve katkılar var ki, ayrı bir alem…

Daha dün sona eren ABD seçimlerinde, seçilenin de kaybedenin de seçim bütçesinin, kendi halinde bir ülkenin yıllık bütçesinden fazla olduğu biliniyor. Ama orada, kim, ne kadar verdi şeffaf; açıkta cereyan etti. “Vergi kaçırmak” en ağır suç sayıldığından, kampanya yardımlarının vergisi ödenmiş kazançlardan yapılıp yapılmadığı, muhakkak ilk bakılan husus olmuştur.

Bizde eksik olan; özellikle seçilenin tek olduğu ve önemli yetkilerle donanacağı Belediye Başkanlığı seçim kampanyalarının mali yönden şeffaflığıdır. Hatta halk arasında yaygın kanaat, “yazılı olmayan” adaylık ölçütlerin başındakinin “kampanya bedelini ödeme gücü” ve “en yüksek bütçeye sahip olmak” olduğudur…

Başkanın seçildiğinde elde edilecek yetkiyi düşünerek, kampanyaya katkı verenlerin de açıkça bilinmesi gereğini eklemeli. Böylece seçildikten sonraki takip de kolaylaşır.

Demokrasiyi yozlaştırmamak için ihmale gelmez önemli hususlardır bunlar; İşin başında önemsenmediği takdirde, ardından bir sürü sorunu sürükleyip getiriyor…



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>