YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMIN UZUN VADELİ ETKİLERİ
Yazar: KORAL ÇEPNİ | Tarih: 22/03/2012 | Saat: 13:17

             Küreselleşme süreci serbest piyasa ülke ekonomileri arasında küresel bir iş dağılımı gerçekleştirmesi dışında sermaye hareketlerini de ister istemez serbestleştirerek sermayenin küresel akışını da belirlemiş oldu. Hatta denile bilinir ki ancak sermaye hareketleri serbestleştiği için üretimde küresel iş birliği gerçekleştirile bilindi.

             Her türlü yatırım zaten politik risklerin olmadığı ülkeleri seçtiği için, bu faktör küreselleşme sürecinin getirdiği yeni bir olgu olarak değerlendirilmemektedir. Küreselleşmenin getirdiği ilk özgün olgu muhtelif lokasyonların birbirleri ile küresel şirketlerin fiziki yatırımları ve sermayeleri için rekabete girmeleri oldu. Mal ve sermaye hareketleri serbest olduğu için, artık yatırım olarak seçilen lokasyonun pazar büyüklüğü, pazar büyüme potansiyeli, halkının satın alma gücü gibi kriterler tek başına belirleyici olmaktan çıktılar. Bunun yerine coğrafik konum (hedef pazarlara ulaşım maliyeti ve kolaylığı) ve yatırım yapılan yerdeki alt yapı yatırımlarının ne ölçüde var olduğu gibi faktörler belirleyici olmaya başladı. Hatta bu rekabet öyle bir aşamaya geldi ki, belli bir yabancı yatırımı çekebilmek için aynı ülke içinde değişik coğrafi bölgeler bile birbirleri ile rekabete girmeye başladılar. Küresel şirketlerin bu tarz bir yaklaşımı potansiyel yatırım bölgelerinde belli davranış modellerine yol açtı:

-İşçi ücretleri sosyal patlamalara yol açmayacak bir ölçüde baskı altında tutuldu, sendikal hareketlere görünen/görünmeyen sınırlamalar getirilerek de uzun vadeli iş barışı sağlandı. Küresel sermaye yatırımının getirisini kesintisiz alabilme potansiyeline sahip oldu.

-Kurumlar vergisi düşürüldü, küresel anlamda rekabetçi bir konuma getirildi. Yurt dışına kar transferlerinden ek vergi alınmadı. Toplanan vergilerin yetersiz kalması durumunda dolaylı vergiler, ücretli çalışanlardan alınan yüksek vergiler veya özelleştirmelerle aradaki fark kapatılmaya çalışıldı.

-Yabancı paralar karşısında ülke parasının değeri genelde korunmaya çalışıldı veya düşürülerek yatırımın daha cazip kılınmasına yol verildi. Yurt içi piyasalarda fiyatlar döviz bazında belirlenmeye başlandı Cari açığı olan ülkeler faizlerini yükselterek, rekabetçi bir konuma getirmeye, dolayısı ile portföy yatırımları çekmeye çalışıldı.

-Yatırımların sel, deprem ve benzeri tabii afetler yaşanan yerlerden uzak tutulması, bu bölgelerde baraj, alternatif elektrifikasyon sistemleri,  gibi yatırımlara gidilmesini gerektirdi.

-Ulaşım ve eğitimin gelen yabancı yatırımların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde düzenlendi.

-Küresel şirketler kendi ülkeleri dışında yatırım yaparken, önemli araştırma geliştirme projelerini ve şekil/desen çalışmalarını genelde ana vatanlarında yaptılar. Dolayısı ile yatırım yapılan ülkelere teknoloji transferi sınırlanmış oldu. Böylelikle bütün önemli kararlar şirketin ana merkezinde alınacak, çevredeki tüm birimlerin önlerine konulan sonuçları kabullenmek zorunda kalacakları, neticeye bir etkileri olmayacağı bir konuma getirildi. Ayrıca üst düzey yöneticilerin önemli konularda/krizlerde karar verme alışkanlığı sadece ana merkezdeki yöneticilere sağlandı.

             Küresel sermaye-kısa vadeli portföy yatırımlarını bir kenara bırakır isek-yabancı bir ülkeye doğrudan yatırım yaptığı zaman önemli miktarda döviz de getirebilmektedir. Bu da yatırım yapanın ülkenin-eğer var ise-cari işlemler açığını finanse etmekte önemli bir rol oynamaktadır. Üstelik ilk bakışta bu gelen para için bir faiz de ödenmeyecektir. Ancak zaman içerisinde yatırım tamamlanıp, bir gelir ve kar elde edildikçe küresel şirket karlarını yurt dışına transfer etmeye başlayacaktır. Zaman içerisinde bu transferler önemli rakamlara ulaşabilir. 2011 yılında Türkiye’den bu şekilde yapılan transferler hemen 1 milyar USD’ı vurmuştur. Teorik olarak ilerde bir tarihte dışarıya gerçekleştirilen kar transferleri doğrudan yatırım amacı ile ülkeye giren tutarların üstüne çıkabilir ve tasarruf açığı olan ülkelerde ek bir sıkıntı yaratabilir.

             Küresel şirketler genelde her bölgede yapacakları yatırımları planlarken, nerede ne kadar kar edeceklerini de planlamak zorundadırlar. Dolayısı ile hangi ham maddeyi, hangi ara malı, hangi parçayı nereden, kaça, nereye göndereceklerini inceden inceye hesaplamaları gerekir. Bu tip girdilerin fiyatlarını belirlemek, “transfer fiyatları” dediğimiz olguya işaret eder. Amaç elbette her küresel şirket için aynıdır: En fazla karı gerçekleştirip, en az maliyetle bunu transfer edebilmek. Örneğin kurumlar vergisinin yüksek olduğu ülkelerde karı asgaride tutmak mantıklı olabilir. Karı düşük tutmak için başka bir kardeş şirketten(kurumlar vergisi oranı düşük olandan) alınan girdilerin fiyatı yüksek tutularak bu hedef gerçekleştirile bilinir. Küresel şirketler her ne kadar kendi gurupları içerisinde de “piyasa fiyatları” uygulamak zorunda iseler de, hem gerçekten doğru bir uygulama yapıldığını belirlemek, hem de uygulamanın kontrol süreci gerçekten tarifsiz problemlere açıktır. Yatırımı kabul eden ülkelerde transfer fiyatları ciddi vergi kaybı riskine yol açabilir.

             Bu yazının amacı kesinlikle küresel şirketleri kötülemek değildir. Ancak küreselleşmenin gittikçe önemli bir oyuncusu olmayı planlayan Türkiye’nin karşılaştığı ve karşılaşabileceği sorunlara bir kere daha dikkat çekilmesi hedeflenmiştir.

Dr. Koral ÇEPNİ



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>