YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







BU DEFA EKONOMİYE POLİTİKA YOL GÖSTERECEK
Yazar: KORAL ÇEPNİ | Tarih: 16/09/2011 | Saat: 20:37

             Genelde ekonomik gelişmeler sonunda politikacıların ve politikaların rotasını çizer. Şöyle geçmişe bir baktığımız zaman ekonomik kriz sonunda değişen iktidarları, başarılı ekonomik performanslar sürecinde ise iktidarların seçimlerde halk tarafından teyidi hep yaşayıp gördüğümüz süreçler olmuştur. Ancak bu defa sanki tablo değişiyor ve politik güç sahipleri iktidarlarını korumak amacı ile doğru veya yanlış önümüzdeki ekonomik sorunlara getirecekleri yaklaşımlarla kısa ve orta vadedeki ekonomik gelişmeleri belirleyecekler gibi görünüyor.

             Önümüzdeki seçim takvimine baktığımız zaman her şeyden önce piyasaları bekleyen 2012 ABD Cumhurbaşkanlığı seçimleri var. Obama iktidarda kalmak için ekonomik büyümeyi tekrar hızlandırmak, bu sayede işsizliği azaltmak zorunda olduğunun bilincinde. Muhalefetteki Cumhuriyetçi partinin ve ABD Merkez Bankasının henüz bu isteklere nasıl cevap vereceği belirsiz. Obama’nın isteklerini kabul ettirebilmesi halinde bir ihtimal ABD’de enflasyonist baskılar artabilir. Dolar değer kaybedebilir. Bu durumda rezervlerinde büyük miktarda ABD doları tutan ülkeler rezervlerini başka para birimlerine de dağıtmak isteyebilirler ve bu da doların daha bir değer kaybına neden olabilir. ABD’de enflasyon artabilir. Bu da faizlerin artmasına ve gelişmekte olan ülkelere para akışının durması ile sonuçlanabilir. Obama’nın isteklerini kongreden geçirememesi ve/veya ABD Merkez Bankasını ikna edememesi konumunda ise ABD’deki durgunluk büyük bir ihtimalle derinleşecek ve bu olgu da belki küresel bir durgunluğa ve büyük boyutlarda işsizliğe yol açabilecektir. Enflasyon bu şartlarda önemsiz kalacak, para bollaşacak ancak öncelikle güvenilir ülkelere yönlenecektir.

             Almanya’da da 2011/12 yıllarında beş eyalet parlamentosuna seçim ve iktidardaki koalisyonun bunları kaybetmesi halinde belki de bir erken seçim var. Merkel’e partisi içinden ve koalisyon ortağı ve kardeş parti Hıristiyan Sosyal Birlik Partisinden AB’nin periferisindeki ülkelere finansal yardım yapmaya karşı ciddi bir muhalefet vardır. Eğer Almanya Yunanistan’ı iflastan kurtarmaz ise, bunun bir ekonomik epidemi olarak AB’nin periferisindeki diğer ülkelere, hatta İtalya ve Fransa’ya bile bulaşma ihtimali yüksektir. Bu durum da AB’de önemli bir ekonomik düşüş, bununla birlikte yoğun bir işsizlik yaratabilecektir. Yok, Merkel ortaklarını ve partisini Yunanistan’ı ayakta tutmaya ikna eder ise, bu da bir ihtimal Merkel’in Hıristiyan Demokratik Birlik partisinin seçimleri kaybetmesine, enflasyonun artmasına, Euro’nun değerinin önemli ölçüde düşmesine neden olabilecektir. Almanya ve Fransa’nın uzun vadede AB ile ilişkilerini ne düzeyde tutacağı ayrı bir konu olup, AB ve Euro birliği en azından her şartta cazibesini yitirecektir. 2011 yılında para politikaları açısından daha “şahin” kabul edilen Avrupa Merkez Bankası Başkanı Fransız Trichet yerine daha “güvercin” İtalyan Draghi’nin politik bir kararla atanması şimdiden politikaların gevşetileceğinin bir işareti olabilir. Avrupa Merkez Bankası bu seçimden sonra ihtimal bağımsızlığını bir ölçüde kaybedecek ve politikacıların daha fazla etkisi altına girecektir. Paranın bollaşması veya azalması durumuna göre Türkiye gibi ülkelere para akışı hızlanacak veya yavaşlayacak, cari açıklar finanse edile bilinecek veya yüksek cari açığa sahip ülkelerin büyümeleri düşecektir.

             Gerek G7 gurubu, gerekse Türkiye’nin de içinde bulunduğu G20 gurubu bu güne kadar dünya ekonomisini sağlıklı bir yörüngeye oturtacak ortak kararları alamamış, alınan kararlar ise aksiyona dönüşememiştir. Bu da önümüzdeki zamanda ülkelerin bir koordinasyon içinde hareketleri yönlendirmeleri yerine “gemisini kurtaran kaptan” felsefesinden hareket ile karşılıklı rekabet avantajı sağlamak amacı ile devalüasyonlara gitmek, muhtelif korumacılık önlemlerini almak ihtimalini arttırmaktadır. Örnek olarak Türkiye’nin son 9 ayda parasının değerini %15-20 oranında düşürmesini verebiliriz.

             Konu Türkiye’ye geldiğinde zaten 2011 yılının ilk yarısının seçim kazanmak amacı ile ekonominin alabildiğine körüklendiği bir ortamın sonuçlarını yaşamaktayız. Bu tutuma örnek olarak kamu kesimi tüketiminin 2011’in ilk yarısında %7,3 artışına karşılık 2010 yılının aynı zamanında artış sadece %2’de kalması verile bilinir. Faizlerin düşürülmesi ve her türlü tüketimin körüklenmesi sonucunda cari açık Temmuz 2011 sonunda 74,5 milyar dolara yükselmiştir. Bu da USD/TL kurunun hangi düzeyde alındığına bağlı olarak GSYH’nın %9 ile %10’u arasında bir orana eşittir. Bağımsız kurumların bağımsızlığı artık kağıtta kalmaktadır. Bu şartlar altında ABD’nin Orta Doğu, Israil ve İran politikaları büyük önem kazanmaktadır. Türkiye eninde sonunda bu cari açıkla ABD’nin istediği politikaları Orta Doğu’da uygulamak zorunda kalacaktır. İsrail’le korkulduğu ölçüde “sıcak” sorunlar çıkmayacaktır. Aksi takdirde hepimizin bildiği gibi bu günkü düzeydeki bir cari açıkla refah seviyemizi ve ekonomik büyümemizi sağlayan “sıcak para” bir günde Türkiye’yi terk edebilecektir.

             Önümüzdeki dönemde politik kararlar ekonominin yönünü belirleyecektir. İşte bu yüzden de ekonomiye ilişkin tahminler yapmak nerede ise olanaksız hale gelmektedir. Ancak içinde bulunduğumuz ortam kaygan, bu günden yarına her şeyin değişebileceği, kısa vadede risklerin asgaride tutulması gereken bir dönem olarak belirginleşmektedir. Türkiye cari açık sorununu halledemediği sürece- ki bu kısa zamanda büyük bir küresel durgunluk dışında zor-yukarda paylaştığım fikirlerim değişmeyecektir.

16 Eylül 2011          



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>