YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







12 EYLÜL VE İŞKENCECİLER
Yazar: MAHMUT TEBERİK | Tarih: 12/09/2011 | Saat: 11:41

Soğuk savaş bütün şiddetiyle sürüyordu dünyada. Silaha dayalı, dehşet dengesiyle yönetiliyordu dünya. Ve nüfuz alanlarına ayrılmıştı. NİKSON-BREJNEV bir araya geldiğinde dünyanın geri kalanlarının uykuları kaçıyordu. Ve Türkiye… Siviller yönetemiyordu ülkeyi… Çünkü iktidar hırsı ve oy kaygısı, ülke çıkarlarından önde geliyordu. Okyanus ötesi ve berisi ise Türkiye’de emeğin güçlenmesini, iktidara gelmesini istemiyorlardı.

 Ülke elden gidiyor dediler,
 Komünistler geliyor dediler,
 İrtica hortladı dediler.

Dediler, dediler, dediler ve iktidara el koydular. Ülkede cadı kazanı kaynatılmaya başlandı. Toplama kamplarına dönüştü kışlalar, kapalı spor salonları. Ve işkenceciler girdi devreye, 1. Şubede yuvalandılar. Sorgu Odası…

 Gözler önceden bağlanmıştır…
 Kısa bir tanışma…
 Biraz sertleşme…
 Az biraz yumuşama…
 Ve arkasından hışımla gözleri bağlı, savunmasız kişiye saldırma…

Yatır falakaya, ayak tabanları şişinceye kadar döv, döv, döv. Sonra bir kişi koluna girer, iyice ıslatılmış bir zeminde gezdirme. Maksat, kurbanın ayağı kangren olmasın. Mağdurun gözleri bağlı, hem gezdir hem çözmeye çalış. Suçlamalarla ilgili elde hiçbir belge yok; ne bir yazı, ne bir resim, ne bir görüntü, ne de bir tanık. Sadece suçlama var. Suçlama ile ilgili belge sorarsan dayak var. Suçlamayı kabul etmen isteniyor. Kabul edersen ikinci suçlama, etmezsen falakaya devam.

Kaçakçı, mafya babası Abuzer Uğurlu’yu tanımadın diye dayak yiyorsun. Senaryo önceden yazılmış, sana bir rol biçmişler ve bu rolü istedikleri gibi oynaman isteniyor. Orta oyununda olduğu gibi, rolünü irticalen oynarsan, falakaya devam.

Ey işkenceciler, O günlerde ‘kör olasın demiyorum, kör olmada gör beni’ diyordum sizlere. Tabi içimden tutuyordum bu dileği. Açıkça söylesem, onu da anlamaz, basardınız dayağı. Ve biliyorum, çoğunuz kör olmadınız, daha sonra gördünüz, izlediniz beni… Ben ve benim gibileri yok edip, bitirip, bir köşeye atmak istediniz. İstediniz ki; yuvamız dağılsın, ailemiz perme perişan olsun, iş bulamayıp aç gezelim. Bunda başarılı da oldunuz. Büyük çoğunluğun ocağına incir ağacı diktiniz bu ülkede.

Ama beni bitiremediniz. Bir konuda yanılmıştınız. Çünkü benim aile bağlarım çok mu çok güçlüydü. Ve ailem sahip çıktı bana. Ey işkenceciler, Ben ki yaşamım içinde düşünüyor, tasarlıyor ve üretiyordum. Peki siz ne yaptınız? Birazcık vicdan azabı çektiniz mi? Vatan bölünecek diye korkup beni dövüyordunuz. 31 yıl geçti vatan hala bölünmedi. Sizde birazcık insanlık onuru ve gururu olsaydı birilerinin maşası, kürdanı olduğunuzu anlardınız.

Ben, bu ülkede açlık, işsizlik, yoksulluk olmasın, dedim. Birlikte üretelim, birlikte hakça paylaşalım, dedim. Siz beni susturdunuz, çocuklarınız bugün aç ve işsiz geziyor. Vatan asıl şimdi bölünür. Çünkü aç adamın, karnı doymayan adamın vatanı olmaz. Hep merak ederdim. Sabaha karşı işkence faslını bitirip, evinize döndüğünde ne hissediyordunuz?

 O kirli ellerinizle çocuğunuzu nasıl kucağınıza alabiliyordunuz?
 Ellerinizi yıkayıp sofraya oturduğunuzda elinizdeki kirin çıktığını mı sanıyordunuz?
 “Başkalarına kötülük edersen emzirdiğim sütü helal etmem” diyen annenizin yüzüne nasıl bakıyordunuz?
 Karınızla yatağa girdiğinizde kendinizi bir insan gibi mi, yoksa insani duygularını yitirmiş herhangi bir yaratık olarak mı görüyordunuz?

Ey eli kanlı maşalar,

 Kaç ocak söndürdünüz?
 Kaç ocağın dumanını tütmez ettiniz?
 Kaç cana kıydınız?
 Kaç canı fiziksel ve ruhen sakatladınız?
 Kaç çocuğu öksüz bıraktınız?
 Kaç gelini dul bıraktınız?
 Kaç yuvayı dağıttınız?
 Eğer bugün yaşıyorsanız geceleri uyuyabiliyor musunuz?
 Hala başkaları adına maşalık, fedailik yapıyor musunuz?

Otuz bir yıl geçti aradan. Günler ağır, yıllar çabuk geçermiş. Ben o acı, gözyaşı ve kan kokan defteri kapattım. Otuz bir yılın sonunda sizlere karşı hissettiğim tek duygu var, o da acımak. Hani bir söz vardır: Allah kimseyi sizlerin durumuna düşürmesin. 



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(Yeni Adana Gazetesi)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>